Ozelders.com
Ana Sayfa   Arama   Haberler   Yazılar   Şehir Değiştir   Site Hakkında   Yardım   Tavsiye Edin   Bize Ulaşın  
  
Ders almak ve ders vermek isteyenlerin buluştuğu nokta, Ozelders.com. Üye Ol  Üye Girişi  

05 Mart 2009 Perşembe

Çevreci okuların finalistleri belli oldu

INEPO Çevre Derneği"nin öncülüğünde , Çevre ve Orman Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı , Fatih Koleji ve Fatih Üniversitesi tarafından düzenlenen 17. INEPO Uluslar arası Çevre Proje Olimpiyatı"nın Ulusal Aşamasında yarışacak finalistler belli oldu.

14-15 Mart tarihlerinde İstanbul"da yapılacak olan ve Bank Asya"nın ana sponsorluğu, Haber 7'nin basın sponsorluğunda gerçekleşen 17. INEPO" ya, 51 ilden , 501 proje başvurmuştu.

Türkiye"nin değişik üniversitelerinden 75 bilim adamı , yaptıkları değerlendirme sonucu 73"ü lise, 42"si ilköğretim olmak üzere 115 projeyi finalist olarak belirlediler.

DEVLET OKULLARINDA ARTIŞ VAR

30 ilden İstanbul"a gelecek olan finalist projelerde devlet okullarında artış görüldü. Finalist projelerin yüzde 40"ı devlet okullarından. Bu yıl ilk defa olimpiyata katılan Hakkari"den 2 , Batman"dan 3, Bitlis"ten 1 proje finalist olmaya hak kazandı. İstanbul 23 projeyle en çok finalist çıkaran il oldu.

Çevre Biyolojisi, Çevre Kimyası, Çevre-Sağlık, Çevre-Fizik ve Sosyal Çevre kategorilerinde yapılacak olan olimpiyatın ulusal aşamasında birbirinden ilginç projeler madalya için yarışacak:

BİRBİRİNDEN İLGİNÇ PROJELER

KARATURP"UN SUYUNDAN DETERJAN ETKİLİ ÇEVRECİ SABUN , NAR VE MERSİN YAPRAĞININ YAĞINDAN MEYVE VE SEBZELERİN RAF ÖMRÜNÜ UZATAN AMBALAJ , AYAK KOKUSU VE MANTARINA SON VEREN AYAKKABI TABANI, SOĞUK HAVALARDA TESİSATTAKİ SUYUN DONMASINI ÖNLEYEN YENİ BİR SİSTEM, BİYOEV, TOHUM BANKASI, GELECEĞİN ALTERNATİF ENERJİ KAYNAĞI PELET, ÇEVREYİ KORUYAN MAGNETİK ARABA, ERAK AĞACININ HAFIZA GELİŞİMİNE ETKİSİ, RÜZGAR ENERJİSİ İLE HIZLI TRENLERDE ELEKTRİK ÜRETİMİ, DETERJANA ALTERNATİF: ODUN KÜLÜ, ÇÖLDE TARIM, KIZARTMA YAĞLARININ ZARARININ ENGELLENMESİ, SÜPER LAVABO, AKILLI KAVŞAK, ISI KULESİNDEN ENERJİ ÜRETİMİ, ZAMZALAK AĞACINDAN DOĞAL BÖCEK İLACI, ÇOKTAN SEÇMELİ SINAVLARDA KODLAMA HATASINI ÖNLEYECEK ÖZEL BİR KURŞUN KALEM, ENGELLERE DUYARLI ROBOT . ve daha birçok yeni icat. Genç mucitler ufkumuzu açmaya devam ediyor.

Ön elemeyi geçen projeler 17.INEPO Uluslar arası Çevre Proje Olimpiyatının ulusal aşamasında, 14-15 Mart tarihlerinde İstanbul"da madalya için yarışacak.

BİR PROJE ABD'DE YARIŞACAK

13-19 yaş gurubu gençlerin çevre sorunlarının çözümüne yönelik ürettiği projelerin yarışacağı 17. INEPO" yu UNESCO da destekliyor. 17.INEPO"nun ulusal aşamasında, 27 Mayıs"ta İstanbul"da yapılacak olan 17.Uluslararası Çevre Proje Olimpiyatında Türkiye"yi temsil edecek proje belirlenecek. Ayrıca bir proje de Mayıs ayında ABD"de yapılacak olan 60.INTEL-ISEF Uluslar arası Bilim ve Mühendislik olimpiyatı için seçilecek.

ÇEVRECİ BASINA ÖDÜL

Bu arada 17.INEPO kapsamında dağıtılacak olan 2009 ÇEVRE BASIN ÖDÜLLERİ için başvurular başladı. Haber Yarışması ve Çevre Özel Ödülü kategorilerinde dağıtılacak olan Çevre Basın Ödüllerinin Haber yarışmasında dereceye girenler PARA ÖDÜLÜ VE PLAKET ile ödüllendirilecek.

17.INEPO Uluslar arası Çevre Proje Olimpiyatının basın sponsorluğunu Haber 7, TGRT HABER, SAMANYOLUHABER TV, ZAMAN Gazetesi, TÜRKİYE Gazetesi, KANAL A, MEHTAP TV, Marmara FM ve Samanyoluhaber.com yapıyor.





150 öğrencinin 2023 İstanbul hayali

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren İstanbul Öğrenci kulüpleri platformu 2. OR-GE (organizasyonel gelişim) kampını tamamladı. Kampa, Edebiyatçı-Araştırmacı yazar Prof. Dr. İskender Pala, Sanatçı Özhan Eren, Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali ve Deprem Dede titriyle tanınan Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara katıldı.

27 şubat Cuma günü başlayıp 1 Şubat Pazar günü sona eren kampa üniversitelerde aktif faaliyet gösteren 150 öğrenci kulübü katıldı. İlk gün açılış oturumu ve vaka analizi eğitimleri ile başlayan kampta ikinci gün gençler Cumhuriyetin 100. yılı olan 2023'te hayal ettikleri İstanbul"u tartıştılar.

Oluşturulan 15"er kişilik gruplarda beyin fırtınaları, ortak proje üretme ve geliştirme üzerine çalışmalar yapıldı. İkinci oturumda oluşan gündem analizlerinde en doğru çözümü üreten grup aldıkları puan doğrultusunda 1. seçildi.

1. olan grup daha sonra "sosyal belediyecilik" üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Eğitim, spor ve kültür içerikli bir belediyecilik nasıl olur? sorusuna cevapğ arayan gençler hayallerini diğer katılımcılarla paylaştı. Sporun bir lüks olmadığının altını çizen grup üyeleri, herkesin rahatça evinin yanıbaşında spor yapabildiği, dünya olimpiyatlarının yapıldığı bir İstanbul'u hayal ettiler.

Kampın üçüncü gününde ise vaka analizi "İstanbul 2023"ün sunumları yapıldı. Analiz eğitimleri aralarında yapılan topluluk toplantıları, film gösterimi, kulüp etkinlikleri ve canlı müzik gösterimleri ise öğrencilerin büyük beğenisini kazandı.



(moralhaber.net)

Sınıf öğretmeni, sınıfta ders anlatan değil orkestra şefi olmalı

Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr.Turan Temur'un konuk olduğu ve sunuculuğunu Radyo Dumlupınar Genel Yayın Yönetmeni Özlem Soyer Zeyrek'in yaptığı Akademik Gündem Programında Türk Eğitim Sistemi ve yeni öğretim programı enine boyuna tartışıldı.

Yrd. Doç. Dr. Turan Temur yaptığı konuşmada 2004-2005 yıllarında ilk olarak uygulamaya başlanılan yeni öğretim programıyla geçmişten çok farklı öğretmen merkezli değil öğrenciyi merkez alan onu etkin kılan bir yaklaşımdan söz edilebileceğini belirtti.

Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu tarafından hazırlanan yeni İlköğretim Programının hazırlık aşamasında komisyonlarda bizzat görev alan Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Turan Temur programda Türk Eğitim Sisteminin dönüm noktası olarak ifade ettiği yeni öğretim programı ve eğitim sistemimizdeki yenilikler hakkında şunları kaydetti;

"Bu yeni öğretim programlarının hazırlanma aşamasında ciddi çalışmalar yapıldı. Birey yetiştirme politikalarını düzenlemek amacıyla 2004 yılında Talim Terbiye Kurulu Prof. Dr. Ziya Selçuk başkanlığında ciddi bir atılım yaparak öğretim programlarını değiştirme kararı aldı. Bundan önceki programlar kişisel gelişim açısından öğrencilerin yaratıcı olmalarını sağlayacak yapıda değildi. Hazırlanan yeni program ile öğrenci bilgiyi kendisi araştıracak bulacak o bilgiyi çözümleyebilecek ve eleştirecek herhangi bir problemle karşılaştığında problemini kendisi çözebilecek seviyeye getirmeyi amaçlamaktadır. Yeni eğitim programının eğitim tarihimizde dönüm noktası olduğu görüşündeyim. Bu yeni öğretim programını dönüm noktası kabul etmemizin nedeni ise önceki programlar davranışsal psikolojiye önem verirken yeni program yapısalcı bir yaklaşımla işi ele almakta. Burada öğretmenin rolünde bir değişim söz konusu öğretmenlerin sınıf içerisinde ders anlatan konumda değil o sınıf ortamını düzenleyen adeta bir orkestra şefi olarak algılamayı öngörmekte. Bu program öğretmenin aktifliğinden daha çok öğrencinin etkin olarak katılımını sağlayan bir bakış açısı getirdi. Bilgiye bakış açısı, bilgiyi sunma yöntemi diğer programlardan oldukça farklı. Programlar ölçme değerlendirme yöntemlerini de değiştirdi klasik ölçme anlayışından uzaklaşıldı yeni sistemle hem sonuç hem de süreç değerlendirmeye alındı."

04 Mart 2009 Çarşamba

Hüseyin Çelik'ten eğitime destek çağrısı

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, hayırseverlere eğitime destek çağrısında bulunarak, "Yol ikidir; adın ya mezar taşlarına yazılacak ya da böyle ilim irfan yuvalarının alnına yazılacak, çocukların gönlüne yazılacak" dedi.

Çelik, Balıkesir Valiliğinde okul yaptıran hayırseverlere plaket verdikten sonra, iş adamı Mehmet Bolluk tarafından Gazi Osman Paşa Mahallesinde inşa edilen 18 derslikli Gülser-Mehmet Bolluk Anadolu Lisesi'nin açılış törenine katıldı.

Bakan Çelik, törende yaptığı konuşmada, 2003 yılında başlatılan "Eğitime Yüzde 100 Destek Kampanyası"nda büyük başarı sağlandığına dikkati çekerek, AK Parti Hükümeti döneminde hayata geçirilen 133 bin dersliğin 24 bininin, hayırseverler tarafından yaptırıldığını vurguladı.

Hayırseverlerin sosyal sorumluluk anlayışlarının takdire şayan olduğunu ifade eden Çelik, şöyle konuştu:

"Hayırseverlere bir kez daha eğitime destek çağrısında bulunuyorum. Mevlana, (Eğer yoksa sana ait yeryüzünde bıraktığın bir eser, yarın gelir yerinde yeller eser) demiş. Çalışıp çabalar 80 sene yaşarsın, mal mülk biriktirirsin, ondan sonra çeker gidersin, bütün varisler onu adam akıllı yerler. Yol ikidir; adın ya mezar taşlarına yazılacak ya da böyle ilim irfan yuvalarının alnına yazılacak, çocukların gönlüne yazılacak. Ben zenginlere diyorum ki (madem Allah size vermiş, siz de paylaşmasını bilin.) Ama bazılarının cebinde akrep var. Bazı insanlar, sadece kasasının ve kesesinin bekçiliğini yaparak bu alemden göçüp giderler. Ama onlar unutulurlar bazı insanlar da harika eserler bırakırlar ve kalıcı olurlar."

6 bin 500 sözleşmeli öğretmen atanacak

Edinilen bilgiye göre, atamalar Bakanlığa bağlı resmi eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacını karşılamak amacıyla 2009-1 atama döneminde 25 Şubatta sözleşmeli öğretmenlikten kadrolu öğretmenliğe atananlardan boşalan 6 bin 500 pozisyona yapılacak.

Bakanlık, 33 alandan 2007 ve 2008 KPSS 10 puan üstünlüğü esasına göre ilk defa görevlendirme biçimiyle sözleşmeli öğretmen atayacak.

Adaylar, ''http://personel.meb.gov.tr'' internet adresinde yayımlanacak ''2009-1 Sözleşmeli Öğretmenlik İçin Başvuru ve Atama Klavuzu''nda belirtilen şartlara göre, 5-16 Mart arasında internet aracılığıyla başvurabilecek.

Başvurular, il ya da ilçe milli eğitim müdürlüklerinde oluşturulan başvuru bürolarından herhangi birinde onaylatıldıktan sonra resmiyet kazanacak. Başvurularda hiçbir gerekçe ile ücret alınmayacak.

Görevlendirmeler 19 Martta bilgisayar ortamında gerçekleştirilecek ve aynı gün Bakanlığın internet sitesinden duyurulacak.

Sözleşmeli öğretmenlik için başvuracakların görevlendirilecekleri alanlar, taban puanları ve kontenjanları şöyle:

''Beden Eğitimi: 70-126,

Bilişim Teknolojileri: 60-212,

Biyoloji: 80-96, Coğrafya: 70-166,

Çocuk Gelişimi ve Eğitimi: 60-52,

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi: 50-209,

Elektrik Elektronik Teknolojisi 1: 75-37,

Felsefe: 75-65,

Fen ve Teknoloji/Fen Bilgisi: 85-380,

Giyim Üretim Teknolojisi: 80-5

Görme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği: 50-5,

İHL Meslek Dersleri: 50-30,

İHL Meslek Dersleri Arapça: 50-7,

İlköğretim Matematik Öğretmenliği: 80-354,

İngilizce: 65-786,

İşitme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği: 60-5,

Kimya: 80-51, Matematik: 80-288,

Muhasebe ve Finansman: 80-17,

Müzik: 50-83,

Okul Öncesi Öğretmenliği: 70-404,

Rehber Öğretmen: 50-307,

Resim-İş/Resim/Görsel Sanatlar: 65-55,

Sağlık Bilgisi: 60-1,

Sınıf öğretmenliği: 70-1545,

Sosyal Bilgiler: 80-190, Tarih: 80-120,

Teknoloji ve Tasarım: 50-91,

Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme: 75-4,

Türk Dili ve Edebiyatı/Dil ve Anlatım/Türk Edebiyatı: 60-424,

Türkçe: 80-291,

Yiyecek İçecek Hizmetleri: 70-3,

Zihin Engelliler Sınıfı Öğretmenliği: 50-91.''



AA

İşsizlik öğretmen adaylarını vuruyor

Türkiye'nin 81 ilinde binlerce genç tarafından kurulan Genç Meclis, Türkiye'nin "Gençlik Durumu Raporu"nu hazırladı. Rapora göre, kayıt dışı çalışanların büyük bir bölümünün gençler olduğu, özellikle hizmet, tekstil gibi bazı sektörlerin kayıt dışı çalışan işçilerin neredeyse tamamını gençlerin oluşturduğu ortaya çıktı.
Genç Meclis, çalışmalarına hızla başlarken Türkiye'nin 81 ilinde yaptığı araştırma sonucunda Türkiye'nin Gençlik Durum Raporu'nu hazırladı. Söz konusu rapora göre gençlik, önündeki problemler nedeniyle geleceği düşünemez hale getirilirken, aldığı eğitim de yetersiz bulunuyor.
Rapora göre, 15 yaşındaki gençlerin yüzde 32'sinin okuduğunu anlamadığı, yüzde 52'sinin basit matematiksel problemleri dahi çözemediği belirtilerek, bu durumun nedeni olarak ÖSS mantığıyla "şıklardan giderek" matematik sorusu çözmeye çalışan "lise gençliğinin" yetiştirilmesi olduğu kaydedildi. Liselileri zorlayan durumun matematik ya da bilim olmadığı belirtilen raporda, verilen eğitimin "öğrenmeye değil, yarışmaya dönük" olduğu ifade edildi.

-SANATSAL BECERİLER "KARIN DOYURMUYOR"-

Oyuncu, heykeltıraş, müzisyen, dansçı gibi mesleklerin "meslek olarak kabul görmediği kaydedilen raporda, bu durumu yaratan en önemli unsurun hükümetlerin sanata önem vermemesinden kaynaklandığı vurgulanıyor. İşsizliğin yüksek olduğu bu dönemde meslek olarak sanatçılığı seçmenin "zor ve cesur" bir durum olarak gösterilen raporda, sanatçıların üretim imkânları olmadığı gibi güvencelerinin olmadığı kaydedildi. Politikalar nedeniyle sanatsal becerilerin daha da önemsizleştiği ifade edilen raporda, gençlerin de "karın doyurmaması" nedeniyle sanatçılık mesleğine ilgisinin azaldığı belirtiliyor. Söz konusu politikalar nedeniyle de kültürel anlamda ilerleme kaydedemeyen Türk toplumunun, gün geçtikçe resme, heykele, baleye ve birçok sanat yapıtına daha duyarsız olduğu vurgulandı.

-RESİM VE MÜZİK DERSLERİNDE "ÖSS SORUSU" ÇÖZDÜRÜLÜYOR-

Raporda kültürel, sanatsal ve sportif gelişimin de ortaöğretim okullarında çok düşük kaldığı belirtilerek, "Birçok lisede resim ve müzik dersleri verilmiyor. Ya da bu dersler, gençlerin '100 tane daha ÖSS sorusu' çözmelerine yarayan bir 'etüt saati' olarak görülüyor" denildi. Lise son sınıflarda okuyan öğrencilerin ikinci dönemin son iki ayında türlü yollarla okula gitmediğine de dikkat çekilen raporda, dershaneye gitmenin ise bir zorunluluk haline geldiğine dikkat çekildi.

-"GENÇLER KPSS, TUS GİBİ SINAVLARLA KUŞATILDI"-

Eğitimde önemli eşitsizliklerin olduğu kaydedilen raporda şu tespitlerde bulunuldu:
"En düşük sosyoekonomik düzeydeki öğrencilerin yüzde 51'i meslek liseleri ve çok programlı liselere devam ederken yüzde 5'i Anadolu Lisesi'ne gidebiliyor. En yüksek sosyo ekonomik düzeydeki öğrencilerin sadece yüzde 3'ü meslek liseleri ve çok programlı liselere giderken, yüzde 49'u Anadolu liselerinde eğitim görüyor. Annenin tek ebeveyn olduğu hanelerde kız çocuklarının ilköğretime katılım oranı yüzde 38, ortaöğretime katılım oranı yüzde 69 daha düşük. Babası bir yıl daha fazla eğitimli erkek çocuklarının ortaöğretimde eğitime katılım olasılık oranı yüzde 15, kızlarınki yüzde 10 daha yüksek. Gelirinin yarısından fazlası tarımdan gelen hanelerde kızların eğitime katılım olasılığı yüzde 19 daha düşük. Zorunlu ilköğretimde yüzde 100 okullaşma hala sağlanabilmiş değil. Bölgeler arası farklar artıyor. Güneydoğu Anadolu'nun kırsal kesiminde yaşayan bir kız çocuğunun ilköğretime erişim olasılığı yüzde 48-52.
Üniversiteden mezun olan öğrenciler kendi alanlarında iş bulamamak gibi sorunlardan muzdaripken aslında iş arama hakkına dahi sahip olamayabiliyor. Yetkin mühendislik, stajyer avukatlık uygulamaları bir taraftan, Tıpta Uzmanlık Sınavı, KPSS başka bir taraftan mezunları kuşatmaktadır."

-"İŞSİZLİK ÖĞRETMEN ADAYLARINI VURUYOR"-

Eğitim Fakülteleri ve Fen Edebiyat Fakülteleri öğrencilerinin en büyük sorununun işsizlik olduğuna dikkat çekilen raporda, iki yüz bin öğretmen adayının işsiz olarak atama beklediğine işaret edildi. Genç öğretmenlerin yoğun işsizlik nedeni ile hiçbir güvencesi ve geleceği olmayan sözleşmeli öğretmenliğe "razı" bırakıldığı vurgulanan raporda, "Fen Edebiyat fakültelerinin bazı bölümlerinin mezunları ise formasyon alarak yani iki yıl daha öğrenciliğe devam ederek öğretmenlik hakkı kazanabilmektedir. Başka bir iş bulma şansı olmadığı içinde genelde bu yola başvurulmaktadır. Böylelikle yükselen işsizlik rakamlarının bir parçası olarak öğretmenler özel dershanelerde çok ağır koşullarda düşük ücretle çalışmak zorunda bırakılmaktadır" denildi.

-GENÇLERİN ÖNÜNDEKİ ENGEL: HARÇ-

İlk olarak 1984 yılında alınmaya başlanan öğrenci "katkı payları"nın başlarda cüzi bir miktarda olduğu anımsatılan raporda, 2008 yılına gelindiğinde ise bu katkı paylarının çok yüksek miktarlara ulaştığı ve gençliğin yüksekokul okumasının önünde büyük engel teşkil ettiği belirtildi. 2005 yılında Manisa Celal Bayar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğrencisin harç parasını ödeyemediği için intihar ettiği, geçen ay da Gaziantep Üniversitesi Fizik Mühendisliği Bölümü öğrencisinin harç parasını ödeyebilmek için Gaziantep'te bir kuyumcuyu soyduğu anımsatılan raporda, harcını ödeyemediği için üniversiteden atılan veya fiili olarak okuyan ancak üniversite hizmetlerinden yararlanmayan öğrencilerin de olduğuna işaret edildi. Öğrencilerin indirimli harç ödemesini sağlayan katkı kredilerinin ise kısa vadeli bir çözüm olduğu kaydedilen raporda, kredi almaya başlarken imzalanan binlerce TL'lik senetlerin öğrencileri büyük bir borcun altına soktuğu belirtildi. Yurtkur'dan düzenli olarak öğrenim ve katkı kredileri alan bir öğrencinin okulu bitirdiğinde devlete yaklaşık 9 bin TL borçlu olduğu anımsatılan raporda, ödenmeyen her yıl bu borcun "diplomalı işsizler" düşünüldüğünde ciddi bir oranda artarak sıkıntı yarattığı vurgulandı.

-GENÇ İŞÇİLER KAYITDIŞI-

Raporda, askerliğini yapmadan çalışma yaşamına giren işçilerin kayıt dışı çalışmaya mahkum edildiği, bekar kızların ise sadece çeyiz parasına çalıştırıldığı ifade edilerek, bu durumun toplumda yaygın olarak kabul gördüğüne de dikkat çekildi. Genç işçilerin, hizmet, tekstil gibi bazı sektörlerde kayıt dışı çalışan işçilerin neredeyse tamamını oluşturduğu belirtilen raporda, "İşsizlerin sayıca fazla olmasının kayıt dışı çalışmayı kolaylaştırması, çalışma yaşamına ilk kez giriş yaparken kayıtlı çalışmanın işçiler açısından önemsenmemesi, günlük çıkarlarını düşünen işçiler açısından telafisi mümkün olmayan gelişmeleri barındırıyor" denildi.


Mynet haber

Tıpta Uzmanlık Sınavı için son gün

TUS, tıpta uzmanlık eğitimi görmek üzere Sağlık Bakanlığı eğitim hastanelerine, üniversitelerin tıp fakültelerine ve Gülhane Askeri Tıp Fakültesine alınacak adaylara yönelik yapılacak.

Sınava, tıp fakültesi mezunları ve sınav tarihine kadar stajyerliğini tamamlayacak teğmen, üsteğmen veya yüzbaşı rütbesindeki askeri sağlık personelinin yanı sıra Sağlık Bakanlığı eğitim hastanelerinde Tababet Uzman Tüzüğü'nün 6. maddesinin (b) bendinde belirtilen dallarda uzmanlık eğitimi görmek isteyen veteriner, eczacılık fakülteleri, fen fakültesi ve dengi fakültelerin biyoloji, kimya bölümü mezunları; Tıpta Uzmanlık Tüzüğü'nün 19. maddesine göre üniversitelerdeki tıpta uzmanlık programlarında aylıksız olarak eğitim görmek isteyen tıp fakültesi mezunu yabancı uyruklu adaylar başvurabilecek.

Adayların başvuru sırasında, mezun olma şartı bulunuyor. Başvurular, ÖSYM tarafından belirlenen başvuru merkezlerinde elektronik ortamda yapılacak. Başvuru, sınavın uygulanması ve değerlendirilmesi ile yerleştirme işlemlerine ilişkin bilgiler sınav kılavuzunda yer alıyor. Adaylar, sınav kılavuzuna ve başvuru merkezleri adres bilgilerine ÖSYM'nin ''www.osym.gov.tr'' internet adresinden ulaşabilecek.

TUS'un birinci basamağını oluşturan yabancı dil sınavı 11 Nisan Cumartesi günü gerçekleştirilecek. Sınavın bu basamağında başarılı olan adaylar 12 Nisan Pazar günü Bilim Sınavı'na alınacak.



AA

03 Mart 2009 Salı

TED'den eğitim bursu!

Türk Eğitim Derneği,(TED) 2009-2010 öğretim yılı için "Tam Eğitim Bursu" sınavı yapıyor. Türkiye'nin dört bir yanındaki başarılı ama maddi olanakları yetersiz binlerce öğrenci için büyük bir fırsat tanıyacak sınavın başvuru süresi ise 15 Mart'ta sona eriyor. Tam Eğitim Bursu için sınav tarihi ise 12 Nisan 2009.

Türk Eğitim Derneği, bu yıl "10 Bin Genç Meşale Daha Aydınlık Türkiye" sloganı ile bir kampanya başlattı. Bu kapsamda 2009-2010 öğretim yılında TED Okullarına Tam Eğitim Bursu kapsamında öğrenci almak üzere 12 Nisan 2009 tarihinde sınav yapılacak. Türkiye'nin dört bir yanındaki binlerce gence yeni bir yaşamın kapılarını açacak olan sınavın başvurusu süresi ise 15 Mart 2009 pazar günü sona eriyor. Sınava girmek isteyen adaylar, bu tarihe kadar www.turkegitimdernegi.org.tr sayfasından sınav kriterleri hakkında bilgi alarak online başvuru yapacaklar.

Sınava girecek öğrencilerde T.C. vatandaşı olması, en son aldıkları karnedeki not ortalamasının 5 olması, ekonomik koşulları itibariyle maddi desteğe kesinlikle ihtiyaç duyması gibi kriterler aranıyor. TED'e bağlı okullarda öğrenimini sürdüren öğrenciler burs sınavına giremiyorlar.

Tam Eğitim Bursu, burs desteği verilen öğrencilerin servis, yemek, giyim, kitap-kırtasiye harcamalarını ve harçlıklarını üniversite lisans eğitiminin sonuna kadar karşılıyor. Tam Eğitim Bursu alan öğrenciler, öğrenimlerinin üniversiteye kadar olan kısmını Türk Eğitim Derneği okullarında sürdürüyorlar.


Vatan

TUS'a başvurular yarın sona eriyor

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezinden (ÖSYM) yapılan açıklamaya göre, tıpta uzmanlık eğitimi görmek üzere Sağlık Bakanlığı eğitim hastanelerine, üniversitelerin tıp fakültelerine ve Gülhane Askeri Tıp Fakültesine alınacak adaylara yönelik TUS'un 2009 ilkbahar dönemi 11-12 Nisanda gerçekleştirilecek.

Tıp fakültesi mezunları ve sınav tarihine kadar stajyerliğini tamamlamış teğmen, üsteğmen veya yüzbaşı rütbesindeki askeri sağlık personelinin yanı sıra Sağlık Bakanlığı eğitim hastanelerinde Tababet Uzman Tüzüğü'nün 6. maddesinin (b) bendinde belirtilen dallarda uzmanlık eğitimi görmek isteyen veteriner, eczacılık fakülteleri, fen fakültesi ve dengi fakültelerin biyoloji, kimya bölümü mezunları; Tıpta Uzmanlık Tüzüğü'nün 19. maddesine göre üniversitelerdeki tıpta uzmanlık programlarında aylıksız olarak eğitim görmek isteyen tıp fakültesi mezunu yabancı uyruklu adaylar da bu sınava başvurabilecek.

Adaylar, başvurularını yarına kadar yapabilecek. Başvuru sırasında, mezun olma şartı bulunuyor.

Başvuru, sınavın uygulanması ve değerlendirilmesi ile yerleştirme işlemlerine ilişkin bilgiler sınav kılavuzunda yer alacak. Başvurular elektronik ortamda alınacak, kılavuz dağıtımı yapılmayacak.

Adaylar, sınav kılavuzuna ve başvuru merkezleri adres bilgilerine ÖSYM'nin ''www.osym.gov.tr'' internet adresinden ulaşabilecek.

TUS'un birinci basamağını oluşturan yabancı dil sınavı 11 Nisan Cumartesi günü gerçekleştirilecek. Sınavın bu basamağında başarılı olan adaylar 12 Nisan Pazar günü Bilim Sınavı'na alınacak.



AA

02 Mart 2009 Pazartesi

İTÜ'lü öğrencilerin büyük başarası

İTÜ'den yapılan yazılı açıklamada, İTÜ Gemi Makinaları İşletme Mühendisliği ve Deniz Teknolojisi Mühendisliğinde öğrenim gören 4 öğrencinin, ''Hidrojen Üreten Açık Deniz Yapısı Projesi'' ile CESA ve EMEC tarafından düzenlenen ''Geleceğin Gemileri ve Açık Deniz Yapıları Yarışması''na katıldıkları belirtildi.

Yarışmaya, çeşitli ülkelerdeki 40 üniversitenin 23 projeyle katıldığı kaydedilen açıklamada, alanında uzman akademisyenlerin değerlendirmesinde, İTÜ'lü öğrencilerin projesinin birinciliğe layık görüldüğü vurgulandı.

Açıklamada, Türk öğrencilerin projesinin, hidrojenin alternatif yakıt olarak kullanılmasını destekleyen bazı kuruluşların ilgisini çektiği de ifade edildi.

Ödül töreninin, 17 Şubatta Belçika'nın başkenti Brüksel'de düzenlendiği kaydedilen açıklamada, projeyi hazırlayanlardan Deniz Teknolojisi Mühendisliği öğrencisi Sabri Alkan'ın, AB Komisyonu'nun Sanayiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Günter Verheugen'den birincilik ödülünü aldığı bildirildi.

Açıklamada, projenin danışmanlığını Doç. Dr. İsmail Hakkı Helvacıoğlu'nun yaptığı da kaydedildi.



AA

Türk övün, çalış, güven ama abartma

SERKAN KARA'nın haberi

Birçoğumuz henüz ilkokul sıralarındayken tanıştık, çoktan seçmeli sorularla. O günlerden beri ders çalışmayı seven de oldu, sevmeyen de... Deli gibi ders çalışanların sınavlardaki başarısızlıklarını gözlemledik yıllarca; hakeza günde 1-2 saat çalışanların başarılarını...

Bir türlü anlam veremedik bu duruma. Çok çalışanlar aptaldı da, az çalışanlar zeki miydi yoksa? Düzenli ders çalışmanın ne olduğunu bilmiyorduk. Uykusuz geceler geçirdik. Çay, kahve içtik; bunlar da kesmeyince hap attık. Ebeveynlerimiz, ders çalışmak için odasına hapsolan komşu çocuklarını anlatınca sinirden kudurduk. Aldırmadık. Hırs edinip 11 saat çalıştık. Ve öldük! Evet, öldük!

Geçen hafta, gazetelerin üçüncü sayfalarında yayımlanan bir haber, bütün öğrencileri yakından ilgilendiriyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden dereceyle mezun olan Merve Şengil, Tıpta Uzmanlık Sınavı'na 'bilinçsiz bir şekilde' hazırlandığı için yaşamını yitirdi. 24 yaşındaki genç doktorun ölüm nedeni, ders çalışırken 11 saat boyunca hiç hareket etmemesi ve buna bağlı olarak 'akciğer ambolisi'ne yakalanması olarak açıklandı.

Konunun uzmanlarına, öğrencilerin sınava hazırlanma sürecinde neler yapması gerektiğini ve bu süreçte ailelere düşen sorumlulukları sorduk.

Ders çalışırken hayatınızı riske atmayın

ÖSS, ÖSYS, KPSS, TUS, YDS, DGS, ALES, YGS, LYS, SBS, DPY, ÖOS, PYBS, ALS, PMYOS ve daha niceleri... Üç nokta öncesine kadar yazdıklarımız karmakarışık görünse de, aslında bu kısaltmalar, herkesin hayatında özel bir yere sahip. Kimileri için başarıyı, kimileri içinse başarısızlığı ifade ediyor. Ama illaki herkes için siniri ve stresi...

Birçoğumuz henüz ilkokul sıralarındayken tanıştık, çoktan seçmeli sorularla. O günlerden beri ders çalışmayı seven de oldu, sevmeyen de... Deli gibi ders çalışanların sınavlardaki başarısızlıklarını gözlemledik yıllarca; ha keza günde 1-2 saat çalışanların başarılarını... Bir türlü anlam veremedik bu duruma. Çok çalışanlar aptaldı da, az çalışanlar zeki miydi yoksa? Hocalarımıza sorduk. Yarım yamalak cevaplayanlar da oldu, kapısından boş çevirenler de... Ailelerimizse 'ders çalış' diyerek destek oldular güya! Yanlış giden bir şeyler vardı ve bunun ne olduğunu bir türlü bulamıyorduk.

Lisede ÖSS'den, üniversitede KPSS ve TUS'tan söz etmeye başladık. Hayatımız o sınavlardan alacağımız sonuçlara göre şekillenecekti nitekim. Düzenli ders çalışmanın ne olduğunu bilmiyorduk. Saldırdık! Evet, resmen saldırdık. Çünkü bizim, eğitim sisteminden edindiğimiz izlenim, başarının gece gündüz ders çalışmayla sağlanabileceğiydi. Uykusuz geceler geçirdik. Çay, kahve içtik; bunlar da kesmeyince hap attık. Ebeveynlerimiz, ders çalışmak için odasına hapsolan komşu çocuklarını anlatınca sinirden kudurduk. Aldırmadık. Hırs edinip 11 saat çalıştık. Ve öldük! Evet, öldük! Geçen hafta, gazetelerin üçüncü sayfalarında yayımlanan bir haber, tüm öğrencileri yakından ilgilendiriyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden dereceyle mezun olan Merve Şengil, Tıpta Uzmanlık Sınavı'na 'bilinçsiz bir şekilde' hazırlandığı için yaşamını yitirdi. 24 yaşındaki genç doktorun ölüm nedeni, ders çalışırken 11 saat boyunca hiç hareket etmemesi ve buna bağlı olarak 'akciğer ambolisi'ne yakalanması olarak açıklandı.

Konuyu, Sabah gazetesindeki köşesine taşıyan Engin Ardıç, 'Gençlerimiz ders çalışmayı bilmezler' isimli bir makale yayımladı: "Yok efendim, moruk ağzı yapıyor değilim, 'okumuyor haytalar' gibilerden... Ders çalışmanın 'tekniğini' bilmezler demek istedim. Çünkü öğretilmez. Çünkü anası babası da bilmez, hocası da. Bizim memlekette, derse girilir, not tutulur, bir kenara atılır, ya da derse girilmez, bir arkadaştan not çekilir, nice sonra, sınav günü gelip çatınca oturup 'hafızlama' ya da 'inekleme' süreci başlar. Yani, 'yumurta kapıya gelince' yöntemi geçerlidir. Uykusuz geceler geçirilir, uykuyu geciktirmek için çok tehlikeli ilaçlar bile kullanılır... Sınav sabahı da şiş gözler ve kazan gibi kafayla okula gidilir... Sonra da ya çakılır ya geçilir. Yıllardır gençlerimize, ders çalışmada 'Amerikan yöntemini' salık veririm. Amerikan yönteminin bütün püf noktası, o gün öğrenilen dersi hemen o günün akşamında, sıcağı sıcağına gözden geçirmektir! Taze taze... Sonra bırakın, bilinçaltınızda yatsın. Bir daha açıp bakmasanız da olur. Yani, ertesi günün sınavına değil, sınavına daha üç ay gibi uzun bir süre bile olsa o gün aldığınız derse çalışacaksınız, bu kadar basit."

Uzmanlar, ders çalışma ve öğrenme sürecinin Engin Ardıç'ın bahsettiği kadar basit ve tek bir yöntemle olamayacağı görüşünde birleşiyor. TRT 2'deki Hayatımız Sınav programını hazırlayıp sunan Cihat Şener, "Öğrenme kişisel bir olgudur ve her birey için farklılıklar gösterir. Kimi gece daha iyi çalışır, kimi gündüz. Kimi masa başında, kimi yatarak. Kimi müzik eşliğinde kimi sessizlikte. Amaç çalışmaktır. Bunun biçimini ise birey kendi belirlemelidir. Önemli olan verimliliktir. Yani bence çalışın da nasıl çalışırsanız çalışın." diyor. Buna karşın FEM Dershanesi Rehberlik Uzmanı Faruk Ardıç, müziğin ders çalışırken dinlenmemesi gerektiğini söylüyor. Konunun uzmanlarına, öğrencilerin sınava hazırlanma sürecinde neler yapması gerektiğini ve bu süreçte ailelere düşen sorumlulukları sorduk.

Sigara ve alkole dikkat!
Belkıs Ertürk (Psikolog): Gün içinde kendinizle gurur duyacağınız aktiviteleri kaydedin. Hayata daha sıkı sarılmak için dostlarınızla birlikte olmaya çalışın. Dostların oluşturduğu sevgi çemberi sizi anlamaya çalışacak, yanlış yollara başvurmanızı engelleyecektir. Başarısız geçen sınavların ardından sigara ya da alkol bağımlılığı artabiliyor. Bu süreçte ailelerin vereceği destek öğrencinin kişiliğini güçlendirecektir. Aileler için bütün bu sınavlar bir amaç değil araç olmalıdır. Çocuklarınızı sınavı kazanması yönünde eğitirken onları duygusal olarak kaybetmeyin. Çocuğunuzun sınavı kazanması önemlidir; ama hayat sadece derslerde öğrenilecek ezber kalıplarından ibaret değildir.

***

Sistem öğrenciyi strese sokuyor
Adem Güneş (Uzman Pedagog): Türkiyenin uyguladığı klasik eğitim sistemi öğrencilerin stresini artırıyor. "Müfredat" odaklı bu metotta başarısızlık "öğrenciye ait"tir. Klasik eğitim sisteminin hedef olarak koyduğu başarıyı yakalayabilmek için öğrenci var gücü ile çalışmak zorunda olduğunu hisseder. Merve de bu başarıyı yakalamak için insan bünyesinin de üstünde bir çalışma sergilemek zorunda kalmıştır. Hâlbuki modern dünya artık "öğrenci" odaklı. Modern eğitim metodunda öğrenci tanınmadan program hazırlanmaz. Öğrenci odaklı eğitimde tek bir müfredat yoktur. Öğrenciler kendi kabiliyetlerine göre ayrı ayrı müfredat takip ederler. Buna göre bazı öğrenciler için iki saat matematik yeterli olurken, bazısı için on saat matematik dersi konulabilir. Modern eğitim sistemindeki başarısızlık ya eğiticiye ya da kullanılan metoda aittir. Kesinlikle öğrenciye mal edilmez.

***

Duygusal patlamalara dikkat
Faruk Ardıç (FEM Dershaneleri Rehberlik Uzmanı): Sınava hazırlık sürecinde kişinin beden ve ruh sağlığı çok önemli. Özellikle bu dönemde uyku düzenine dikkat edilmeli. Çok uykusuz kalındığında duygusal patlamalar yaşanabilir. Hatta aşırı uykusuzluk, daha ciddi psikolojik sorunlar da ortaya çıkarabilir. Ara vermeden yapılan bütün çalışmalar verimsizdir. Bir ders süresince (50 dakika) çalışanlar 10 dakika, 3-4 saat ders çalışanlar ise mutlaka 1-2 saat ara vermeli. Aksi takdirde hayatları Merve gibi riske girer. Öğrenilenlerin belli aralıklarla tekrar edilmesi gerekir. Ancak bir bilgiyi ilişkilendirme yapmadan papağan gibi tekrar etmek de etkisiz bir öğrenmedir. Ders, telefon olmayan bir odada çalışılmalı ve cep telefonları mutlaka kapatılmalıdır. Öğrencilerin ebeveynlerine karşı davranışları, sınavın oluşturduğu stresten dolayı kaba ve serttir. Bu nedenden ötürü anne-babalar çocuklarına karşı daha hoşgörülü olmalılar.

***

Bilgi değil, bilgiyi kullanma becerisi ölçülüyor
Cihat Şener (Hayatımız Sınav Programı): Günde kaç saat çalışıldığı yerine hangi düzeyde ve içerikte çalışıldığıdır önemli olan. Masa başında boşa geçen işlevsiz saatler yerine planlı ve nitelikli çalışma çok daha işlevli olacaktır. Vicdanı rahatlatmak için masa başında saatlerce oturmak bir çalışma yöntemi değildir. Bunu yapan öğrencinin ya da yetişkinin ruh sağlığı sorunları olması da kaçınılmazdır. Bir bilginin belleğimize yerleştirilmesi ve onun uzun süreler orada kalması amaçlanmamalıdır. Gerektiğinde kullanılır olması çok önemlidir. Yani bilmek yetmez. Onu kullanma becerisini de göstermek gerekir. Bu nedenle gerçekleştirilmesi gereken, "öğrenme"dir. "Akşam sıcağı sıcağına tekrar edin" ezberlemek ya da hatırda tutmak için önerilebilir ama "kullanılır aktif bilgi" için bu pek de geçerli değildir. Özellikle çoktan seçmeli test sınavları bilgi ölçme sınavları değildir. Bu tür sınavlarda "bilgiyi kullanma becerisi" ölçülür. Yani bilgi şarttır ama yeterli değildir. Onu kullanmayı da bilmek gerekir. Bunun için olabildiğince birbirinden farklı örnekler çözülmelidir. Birbirini tekrar eden sorular öğrenmeyi geliştirmez, aksine engeller.

Sağlıklı ve kaliteli ders çalışabilmenin metotları

Ders çalışma metodu olmalı: En kolay öğrenme yolu, beyinde şekiller oluşturarak ve bilgileri birbirine bağlayarak öğrenmedir. Böylece aynı bilgiler gruplar halinde toparlanır, kategorize edilirse, öğrenme kolaylaşır.

Öğrenilenler aktif hafızaya kaydedilmeli: İlk öğrenilen şeyler, pasif hafızadadır. Kişi öğrendiği şeyi, bir başkasına öğrettikçe kendisi de daha iyi öğrenir.

Ders çalışma süresi iyi ayarlanmalı: İnsan beyni bir konu ile verimli olarak en çok 40 dakika civarında ilgilenebilir. Bu süreden sonra öğrenme kapasitesi yavaşlar. Dışarıdan takviye edilen ilaçlar ve dikkat artırıcı içecekler her ne kadar kişiyi zinde tutsa da, zihnin çökmesine neden olacağı için asla tavsiye edilmez!

Zihninizi dinlendirin: Zihin belli aralıklarla dinlendirilmezse öğrenme bir eziyete dönüşür. Zihnin dinlenmesi yatarak ya da uyuyarak olmaz! Zihin dinlenmesi yoğunlaşılan bir konudan zihni uzak tutarak, yani bir başka konuya yoğunlaşarak olur. Bu nedenle aynı tür dersler art arda çalışılmamalı.

Ders çalışma zemini iyi ayarlanmalı: Öğrenci ders çalışırken, fiziksel rahatlık içinde olmalı. Eğri oturmalar, rahatsız edici koltuklar, çevredeki gürültü, ışıkların yanlış ayarlanmış olması, telefonun açık olması gibi dikkat dağıtıcı faktörler öğrenmeyi güçleştirir.

Yazarak öğrenmek öğrenmeyi kolaylaştırır: Öğrencinin çalıştığı şeyleri el yazısı ile bir yerlere yazıyor olması, notlar alması ve yazdıklarını da seslice okuması öğrenme sürecini hızlandırır.

Kendini doğru motive edebilmek: Öğrenciler başarısızlığı, kendi kişiliği ve seviyesizliği ile bütünleştirmemeli. Öğrenciyi etraftan destekleyen kişiler "sana güveniyoruz" cümlesini kullanmamalı. Öğrenci, başarısızlığı halinde mutlaka B planının olduğunu bilmelidir. Bu, ona sunulmalıdır.

İnsan zihni hangi saatlerde daha kolay öğrenir: İnsan zihninin öğrenmeye en açık olduğu zaman dilimi sabahın ilk saatleri ve akşam güneş batmadan önceki birkaç saattir. Öğle saatlerinde bir şey öğrenmeye çalışmak beyne eziyettir. Gece yatmadan önce ders çalışmak da öğrenmeyi kolaylaştırır. Bu saatler haricinde ders çalışmak konunun öğrenilmesine değil zorlaşmasına neden olur.



Zaman-Gençlik

KPDS için başvurular yarın başlayacak

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yapılacak KPDS, 3 Mayısta Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Konya, Malatya, Samsun, Sivas, Trabzon ve Van ile Lefkoşa'da yapılacak.

Sınava, yabancı dil tazminatından yararlanmak isteyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu'na göre çalışanlarla kadro karşılığı sözleşmeli personel ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/c maddesine tabi sözleşmeli personel katılabilecek.

Ayrıca, personelinin yabancı dil bilgisi seviyesini tespit etmek isteyen diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar da bu sınava girebilecek.

Yurt Dışında Görevlendirilecek Memurların Seçim Esaslarına Dair Yönetmelik gereğince, kamu kurum ve kuruluşlarınca yurt dışı teşkilatında sürekli göreve atanacak memurlarla diğer görevlilerin de bu sınava girmesi gerekiyor.

Kamu kurum ve kuruluşlarında mütercim ve tercüman ya da bilgi işlem çözümleyicisi ve programcısı olarak görev yapanlar ile bu görevler için başvuruda bulunan, ayrıca, herhangi bir kurumda çalışmamakla birlikte yabancı dil bilgisi seviyesini tespit ettirmek isteyen fakülte veya yüksekokul mezunları ile üniversitelerce kendilerinden KPDS puanı istenen öğrenciler de bu sınava katılabilecek.

Doçentlik Bilim Sınavına Almanca, Fransızca veya İngilizce dışında bir yabancı dil sınavı sonucu ile başvurulmak isteniyorsa, bu dilin Üniversitelerarası Kurul tarafından kabul edilmesi ve bu dilden KPDS'de 65 veya daha yüksek puan alınması gerekiyor.

Araştırma görevlisi seçme ve atama işlemlerinde, yabancı dil yeterlik sınavı yerine KPDS sonuçlarının kullanılması olanağı bulunduğundan lisans programlarının son sınıfında veya son sınıftan bir önceki sınıfta okuyan öğrenciler de KPDS'ye katılabilecek.

Sınav, Almanca, Arapça, Bulgarca, Çince, Danimarkaca (Danish Dili), Ermenice, Farsça, Fransızca, Gürcüce, Hollandaca (Dutch dili), İngilizce, İspanyolca, İtalyanca, Japonca, Korece, Lehçe, Macarca, Portekizce, Rumence, Rusça, Sırpça, Ukraynaca ve Yunanca dillerinde yapılacak.

Kılavuz dağıtımı ve satışı yapılmayacağı için adaylar ''2009-KPDS İlkbahar Dönemi Kılavuzu ile Aday Bilgi Formuna'' ÖSYM'nin ''www.osym.gov.tr'' internet adresinden ulaşabilecek.



AA

SBS'ye başvurular yarın başlıyor

Sınava başvuracak öğrencilerin velileri, öğrencinin T.C Kimlik Numarası ile 10 TL sınav ücretini 2-20 Mart arasında Ziraat Bankası, Türkiye Vakıflar Bankası veya Türkiye Halk Bankası şubelerinden birine ''Kurumsal Tahsilat Programı'' aracılığıyla yatıracak. Öğrenci, sınav ücreti yatırdığı banka dekontunu saklayacak.

Bankaya sınav ücretini yatıran öğrencinin başvurusu otomatik yapılmış olacak. Ancak başvuru süresi içinde bankaya sınav ücretini yatırmayan öğrenciler başvuru yapmamış sayılacak.

2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamına giren öğrencilerden sınav ücreti alınmayacak. Bu öğrencilerin durumu okul müdürlüğü tarafından e-Okul sisteminden takip edilecek.

İlköğretim 6 ,7 ve 8. sınıf öğrencileri, Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı'na girmek istiyorsa 10 TL sınav ücretini 2-20 Mart arasında yatıracak. Bu öğrenciler SBS ile sınava gireceği için ayrıca sınav ücreti yatırmayacak.

-YURT DIŞINDA BULUNAN ÖĞRENCİLERİN BAŞVURULARI-

Yurt dışından SBS'ye başvuru yapmak isteyen öğrencilerin e-Okul sistemine kayıtlı olması gerekiyor. Bu öğrenciler, T.C vatandaşı ise T.C Kimlik numarasıyla, KKTC vatandaşı ise e-Okul sisteminde kayıtlı geçici numarayla Ziraat Bankasına ''Kurumsal Tahsilat Programı'' aracılığıyla 10 TL sınav ücreti yatıracak.

Kurumsal Tahsilat Programı, KKTC dışında kullanılmadığından, diğer ülkelerden başvuru yapacak öğrencilerin sınav ücretini yurt içinden yakınları vasıtasıyla yatırmaları gerekiyor.

e-Okul sistemine kayıtlı olmayan yurt dışından başvuru yapmak isteyen öğrenciler ise ''www.meb.gov.tr'' ve ''http://oges.meb.gov.tr'' adreslerinde yayımlanan belgeyi eksiksiz doldurup, çıktısını alacak. Öğrenciler bu çıktıyı ''Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Ölçme Değerlendirme ve Açık Öğretim Kurumları Daire Başkanlığı, 06500, Teknikokullar Ankara'' adresine APS veya dengi posta yoluyla gönderecek. Faksla veya e-posta yoluyla gelen formlar kabul edilmeyecek.

SBS fotoğraflı sınav giriş belgesi, ilköğretim 6'ncı sınıf için 1 Haziran 2009, 7 ve 8'inci sınıflar için 25 Mayıs 2009'da okul müdürlüklerince öğrencilere teslim edilecek. Fotoğraflı sınav giriş belgesi posta yoluyla gönderilmeyecek.

-ÖZÜRLÜ ÖĞRENCİLERE KOLAYLIK-

Özel eğitime ihtiyacı olan öğrenciler, sürekli kullandıkları araç-gereç ve cihazları kendilerinin getirmesi kaydıyla sınavda kullanabilecek.

SBS'ye girmek isteyen görme engelli öğrencilere sorular Braill alfabesi ve CD ortamında hazırlanan soru kitapçıkları şeklinde sunulacak. Öğrenci kullanım becerisine göre bunlardan birini seçerek sınava girecek.

Bu öğrenciler, başvuru tarihleri arasında öğrenim gördüğü okul müdürlüğüne müracaat ederek sınavda kullanmak istediği yöntemi öncelik sırasına göre tercih edecek.

Görmeyen, işitme yetersizliği, ruhsal ve duyusal yetersizliği, yaygın gelişimsel bozukluğu, bedensel yetersizliği ve süreğen hastalığı olan öğrenciler tek kişilik salonlarda sınava alınacak.

SBS ilköğretim 6'ncı sınıflar için 13 Haziran 2009, 7'inci sınıflar için 7 Haziran 2009, 8'inci sınıflar için 6 Haziran 2009'da yapılacak.



AA

MEB'ten okullara SBS ve PYBS genelgesi

Bakan Çelik imzasıyla yayımlanan genelgede, SBS ve PYBS'nin, MEB Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünce yurt içi ve yurt dışı sınav merkezlerinde gerçekleştirileceği belirtildi.

Genelgeye göre, SBS ve PYBS'ye, ilköğretim 6'ncı sınıflar 13 Haziran 2009, 7'nci sınıflar 7 Haziran 2009, 8'inci sınıflar 6 Haziran 2009'da girecek.

İlköğretim 5 ile ortaöğretim 9, 10 ve 11'inci sınıflar için PYBS ise 3 Mayıs 2009'da yapılacak.

SBS için başvurular, 2-20 Mart 2009'da T.C kimlik numarasıyla bankaya yatırılacak 10 TL sınav ücreti ile yapılacak.

Okul müdürleri, velilere ve öğrencilere sınav ile ilgili rehberlik edecek. Okul yöneticileri başvuru tarihleri arasında e-Okul sisteminden öğrencilerin başvuru yapıp yapmadığını kontrol edecek. Başvuru yapmayan öğrenciler belirlenerek, başvuru yapmama sebepleri araştırılacak, öğrenci ve velilere bu sınavların önemi ve sınava katılmama halinde ne gibi kayıplarının olacağı anlatılacak.

-PYBS VE POLİS KOLEJİ BAŞVURULARI-

PYBS'ye başvuru ücreti, ilköğretim 6, 7 ve 8'inci sınıflarda 2-20 Mart 2009, ilköğretim 5 ile ortaöğretim 9, 10 ve 11'inci sınıflarda 23 Mart-3 Nisan 2009'da kılavuzda belirtilen banka şubelerine 10 TL olarak yatırılacak. SBS için başvuruda bulunan öğrenciler ayrıca ücret yatırmayacak.

Bu sınava girecek tüm öğrenciler için, sınav ücretini yatırdıktan sonra ayrıca öğrenim gördüğü okullardan elektronik başvuru yapılacak.

İlköğretim 6, 7 ve 8'inci sınıf öğrencileri PYBS'ye başvurmaları halinde ayrıca bir sınava girmeyecek, SBS sonuçlarına göre PYBS puanı hesaplanacak.

Polis Koleji için başvuru şartlarını taşılan öğrenciler ise 1-10 Nisan 2009'da ''http://www.meb.gov.tr'', ''http://oges.meb.gov.tr'' ile ''http://e-okul.meb.gov.tr'' adreslerinden başvuruda bulunabilecek. Bu öğrenciler, SBS'ye girmek zorunda oldukları için SBS başvuru döneminde sınav ücretini yatıracak, bunun dışında bir ücret ödemeyecek.

Yatılı İlköğretim Bölge Okullarının (YİBO) 8'inci sınıfında yatılı öğrenci olarak öğrenim gören ve YİBO kontenjanından yararlanarak sınavsız olarak ortaöğrenimlerine pansiyonlu okullarda devam etmek isteyen öğrencilerin başvuruları ise 23 Mart-3 Nisan 2009'da alınacak.

-ÖZÜRLÜ ÖĞRENCİLERLE İLGİLİ HUSUSLAR-

Okul müdürlükleri, okulunda özel hizmet alması gereken özürlü öğrenci varsa bu öğrencileri bağlı bulunduğu Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) Müdürlüğüne yönlendirerek özür bilgilerinin sisteme işlenmesini sağlayacak.

Özürlü öğrencilere ait yetersizlik durumlarını gösteren belgeler, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğüne gönderilmeyecek. Bu belgelerin bir nüshası RAM'larda saklanacak.

İlk defa bu yıl, görme engelli öğrenciler için tercihlerine göre farklı yöntemlerde sınav uygulaması yapılabilecek. Bu öğrenciler okullarından SBS için elektronik ortamda yöntem tercihi yapacak.

Sınavlara tüm başvuru işlemlerinin doğruluğundan okul müdürlüğü ve adayın velisi sorumlu olacak.

Sınav anında bireyin yetersizliğiyle ilgili ortaya çıkabilecek sorunları en aza indirmek amacıyla sınav salonunda görevlendirilecek öğretmenler, öncelikli bireyin özrüne uygun branşlardan, öğretmen bulunmadığı takdirde özel eğitim öğretmeni veya rehber öğretmenlerinden görevlendirilecek.

Adaylar, başvuru ve tercih dönemlerinde okul müdürlüğüne, kırtasiye, internet bağlantısı, fotokopi giderleri için okul aile birliği makbuzu karşılığında 2 TL ödeyecek.

İnternet bağlantısı olmayan veya başvuru süresince teknik bir sebeple internet bağlantısı çalışmayan okullar, en yakın ADSL bağlantısı olan bir başka okuldan veya bağlantı sorunu olmayan il-ilçe milli eğitim müdürlüğünden başvuru onaylama işlemi yapacak.



AA








© 2006, 2007, 2008 - Ozelders.com - Özel Ders İlanları
Site Haritası | Site Kullanım Kuralları | Gizlilik Politikası