Okul yaptirmak icin luks dairelerini satisa cikardi
İmkansızlıklar nedeniyle okuyamayan ilkokulu 40 yaşında dışarıdan bitiren 71 yaşındaki İsmail Hazar, ticaretten elde ettiği kazançla 1 ilköğretim okulu yaptırdı, 4 okul daha yaptırmak için gayrimenkullerini satışa çıkardı.
1937 yılında Malatya'nın Akçadağ ilçesinin bir köyünde dünyaya gelen İsmail Hazar, 1960 yılında Adana'ya yerleşerek ticarete atıldı. Askerde saat satarak 300 lira para biriktiren ve askerden sonra Gaziantep'ten aldığı çarşaf, perde ve havluları 7 yıl boyunca Adana'da satan Hazar, 2 yıl sonra Vakıflar Çarşısı'ndan dükkan alarak işlerini büyüttü. Dükkanı depo alarak kullanan ve ticarete devam eden İsmail Hazar, gayrimenkul alım-satım işlerine de başladı. Şakirpaşa Mahallesi'ne yerleşen Hazar, burada arsa sattığı yaklaşık bin kişiyi ev sahibi yaptı. Maddi imkansızlıklardan dolayı 4. sınıfa kadar okuyabilen Hazar, 8 çocuğunu da üniversitede okuttu. Hazar, çocukları üniversiteyi bitirdikten sonra kendisini hayır işlerine adadı.
Maddi imkansızlıklar içinde bir hayat sürdükleri için okuyamadığını belirten Hazar, "Ben ilkokulu bitiremedim. Çünkü ben babamı hiç görmedim. Annem bana hamileyken babam hayatını kaybetmiş. Annem de ancak kardeşlerimin karnını doyurabildi. Zaten köyde de okul yoktu. Evlerde eğitmenler ders verirdi. Biz sınıf nedir bilmezdik. Okulu hiç görmedik. Bu nedenle 4. sınıfa kadar okuyabildim. Sonra askere gittim. Askerden geldim, okuyup meslek sahibi olamadığım için Adana'ya gelip, ticarete atıldım. Ticarette ilerlerken ilkokul diploması gerek oldu, dışarıdan öğretmenlerin sayesinde diploma aldım. 40 yaşında ancak ilkokul diploması aldım" dedi.
Adana'ya geldiğinde Türkçe bile bilmediğini sadece Kürtçe konuşabildiğini vurgulayan Hazar, şunları kaydetti:
"Bugün Türkiye'nin durumuna, dünyanın durumuna bakıyorum, her şey var ama hiçbir şeye sahip olamıyorsun. Bunların hepsi kültürsüzlüğün, okulsuzluğun ürünü. Onun için Türkiye'de edebiyat, bilim, teknik, uygarlık, medeniyet, sanat yok. Okul olmadığı için bunların hiçbiri olmadığı gibi çocukların geleceği de yok oluyor. Ben yokluktan okuyamadım. Ancak günümüzdeki çocuklar okumayıp cahil kalmasın. Gerideki insanlara faydalı olabilmek için kendimi bu yola adadım. Artık bütün servetim ile ilköğretim okulu yaptıracağım."
Bundan sonraki kazancından mezarının tapusunu alacak parayı ayırarak, geri kalanıyla 5 okul yaptırmak istediğini vurgulayan Hazar, 5 okul yaptırmadan ölmesi durumunda gözünün açık gideceğini söyledi.
Bu yıla kadar Adana Valiliği ve Milli Eğitim Müdürlüğü ile protokol imzalayarak 8 dairesini satıp, 1 okul yaptırdığını, ancak 4 okul daha yaptırmak istediğini anlatan Hazar, "4 okul daha yaptırmak için kollarımı sıvadım. Bunun için 5 lüks dairemi ve 2 milyon TL tutarındaki 2 gayrimenkulümü satışa çıkardım. Bunları satıp okul yaptırmak istiyorum. Ayrıca, milli eğitime gayrimenkul ve daire bağışlayabilirim" diye konuştu.
Hazar, Pınar Mahallesi'nde yaptırdığı ilköğretim okuluna geldiği zaman çok duygulandığının altını çizerek, "Biz okul nedir bilmeden, okul görmeden büyüdük. Ama şimdi yaptırdığım okulu gezmeye geliyorum. Bu beni çok duygulandırıyor. İnşallah Allah ömür verirse daha çok okul yaptırarak, yavruların okumasına sebep olmak istiyorum" şeklinde konuştu.
Yarı yıl tatili pazartesi günü sona eriyor
İlköğretim ve ortaöğretim okullarında 2008-2009 eğitim-öğretim yılının ikinci yarısı 9 Şubat Pazartesi günü başlayacak.
Eğitim-öğretim yılının ikinci dönemi sınavlar nedeniyle öğrenciler için yoğun geçecek. Seviye Belirleme Sınavı, ilköğretim 6. sınıflar için 13 Haziran 2009, 7. sınıflar için 7 Haziran 2009 ve 8. sınıflar için ise 6 Haziran 2009 tarihlerinde yapılacak.
İlköğretim 5. sınıf ile liselerin 9, 10 ve 11. sınıflarında okuyan öğrencilerin katıldığı Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (DPY) 3 Mayıs 2009 tarihinde gerçekleştirilecek. İlköğretim 8.sınıf için DPY sınavı 6 Haziran 2009, ilköğretim 7. sınıf için 7 Haziran 2009, ilköğretim 6. sınıf için ise 13 Haziran 2009 tarihlerinde düzenlenecek.
Üniversiteye giriş sınavı ÖSS, 14 Haziran 2009 tarihinde yapılacak.
2008-2009 eğitim-öğretim yılı 12 Haziran Cuma günü sona erecek. Okullar gelecek eğitim-öğretim yılında daha geç açılacak. 2009-2010 eğitim öğretim yılı 24 Eylül 2009 Perşembe günü başlayacak.
AA
Uzaktan eğitime denklik getirildi
YÖK yurtdışında bulunan ve uzaktan eğitim veren okullara getirilen denklik yasağını kaldırdı. Özcan, yaptığı açıklamada 'Harvard'da bile uzaktan eğitim alanı kabul etmiyorsunuz. Böyle şey olmaz' dedi. Yükseköğretim Kurulu'ndan (YÖK) yurt dışındaki uzaktan eğitim veren okullara devam eden öğrencilere sevindirici haber geldi.
YÖK, geçtiğimiz aylarda yaptığı yönetmelik değişikliği ile yurtdışındaki üniversitelerde uzaktan eğitim alan öğrencilere 'uygun şartları sağlamaları' halinde denklik verecek. Başta ABD, İngiltere olmak üzere aralarında Malezya'nın da bulunduğu çeşitli ülkelerdeki üniversitelerde uzaktan lisans ve yüksek lisans eğitimi alan öğrenciler, Türkiye'de denklik alamıyordu. YÖK, uzaktan eğitim kurumlarının faaliyet gösterdiği ülkedeki yetkili kuruluşlar ve YÖK tarafından tanınan bir akreditasyon kuruluşu tarafından akredite edilmesi şartını da getirdi.
'BU DEĞİŞİKLİK BİR DEVRİMDİR'
Konuyla ilgili AKŞAM'a bilgi veren YÖK Başkanı Prof. Yusuf Ziya Özcan, internet üzerinden yurt- dışındaki ciddi üniversitelerden diploma alındığını ancak bunların bugüne kadar tanınmadığını ifade ederek, 'İngiltere'deki, ABD'deki çok iyi üniversitelerden mezun olanlar var. Harvard'da bile uzaktan eğitim alanı kabul etmiyorsunuz, bu çağda böyle şey olmaz' dedi. Özcan, 'ABD'de öğrencilerin yüzde 35'i uzaktan eğitim alıyor. Bu önemli bir sektör haline geldi. Bizim bu yaptığımız değişiklik bir devrimdir. Yıllardır 'biz bunlara güvenmiyoruz' deniliyordu. Teknoloji çağında, internetin bu kadar yaygın olduğu günümüzde böyle bir şey deme imkanımız yok. Çağdaş tutumlar benimsemeliyiz. Şimdi denetlemek de kolay' diye konuştu.
DERS TAMAMLAMA İMKANI
KARAR sayesinde Türk üniversitelerinde okuyan ancak bazı dersleri eksik kalan öğrenciler de bu dersleri uzaktan eğitim ile tamamlayabilecek. Üniversitelerin uzaktan eğitim kurumları ile yapacakları anlaşmalar ile daha kısa sürede ders tamamlama imkanı doğacak. Uzaktan eğitim kurumlarında bölümlerine göre 2 bin dolar ila 15 bin dolar arasında değişen ücretlerle okumak mümkün.
Z. Kıvanç EL / ANKARA
Akşam
ÖSS'de 2 aşamalı sisteme geçiliyor
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 2010 yılında yapılacak olan Öğrenci Seçme Sınavı'nın (ÖSS) iki aşamalı olacağını açıkladı.
YÖK Genel Kurulu toplantısı sona erdi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan başkanlığında yapılan toplantının ardından yazılı bir açıklama yapıldı.
Açıklamada, ortaöğretimden yükseköğretime geçişte iki aşamalı sınav yapılacağı belirtilerek, sınavın birinci aşamasının Yükseköğretime Geçiş Sınavı olarak adlandırılan ortak ve tek bir sınav olacağı ikinci aşamasının da Lisans Yerleştirme Sınavları olarak adlandırılan 5 sınavdan oluşacağı belirtildi.
Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na orta öğretimi başarıyla tamamlayan ve yükseköğrenim görmek isteyen kişilerin tabi tutulacağı, yükseköğretime geçiş için yeterliği ölçen bir sınav olduğu kaydedilen açıklamada bu sınavın adayların açıköğretim programları ile örgün ön lisans programlarına yerleştirilmesinde esas alınacak olan başarı puanını, lisans programlarına yerleştirilebilmesi için yapılacak Lisans Yerleştirme Sınavlarına girebilmeleri için aranan asgari başarı puanını belirleyeceği bildirildi.
Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nda orta öğretimde okutulan ortak derslerin yükseköğretim açısından temel ve belirleyici olanlarından soru sorulacağı belirtilerek, bu sınavın Türkçe (dil ve anlatım), temel matematik, sosyal bilimler ve fen bilimleri alanlarında test usulüyle yapılacağı ifade edildi.
Lisans Yerleştirme Sınavlarının ise adayların ders düzeyindeki bilgi ve yeteneklerini ölçen ve açıköğretim dışındaki örgün lisans programlarına yerleştirmede esas alınacak başarı puanını belirleyen sınavlar olacağı kaydedilen açıklamada,
Lisans Yerleştirme Sınavlarının da Matematik, Geometri Sınavı (LYS 1), Fen Bilimleri (Fizik, Kimya, Biyoloji Sınavı) (LYS2), Türk Dili ve Edebiyatı, Coğrafya 1 Sınavı (LYS3), Sosyal Bilimler (Tarih, Coğrafya, 2, Felsefe grubu) Sınavı (LYS 4) ve Yabancı Dil Sınavı (LYS 5) olmak üzere beş alanda yapılacağı belirtildi.
Bu sınavlar kapsamına birden fazla dersin yer alması halinde adayın her bir ders için aldığı puanın ayrı ayrı hesaplanacağı ifade edilen açıklamada,
"Lisansa Yerleştirme Sınavlarında alınan puanlar, Matematik-Fen (MF), Türkçe-Matematik (TM), Türkçe-Sosyal (TS), Yabancı Dil (YD) olmak üzere dört grupta hesaplanır. Bunlardan Matematik-Fen (MF), grubu puan için Matematik, Geometri Sınavı (LYS 1) ve Fen Bilimleri (Fizik, Kimya, Biyoloji) Sınavına (LYS 2), Türkçe-Matematik (TM) grubu puan için Türk Dili ve Edebiyatı, Coğrafya 1 Sınavı (LYS 3) ve Sosyal Bilimler (Tarih, Coğrafya 2 Felsefe Grubu) Sınavına (LYS 4), Yabancı Dil (YD) puanı için sadece Yabancı Dil Sınavına (LYS 5) girilmesi şarttır. Bunlardan her bir gruba giren puanın hesaplanmasında, Yükseköğretime Geçiş Sınavındaki Temel Matematik ve Türkçe testleri belli oranda dikkate alınır. Bu puan türlerinin her birinde ayrıca MF1, MF2, MF3 veya TM1, TM2, TM3 veya TS1, TS2, TS3 veya YD1, YD2, YD3 gibi tasnifler oluşturulabilir" denildi.
Öğrencilere ilk sınavda 180 soru sorulacak
Mart 2010'da yapılacak 180 dakikalık sınavda 180 soru sorulacak, haziran ayındaki 5 sınavda ise 2.5 saatlik sürelerde 120-150 sorunun yanıtı istenecek..
2010 yılında iki bölüm olarak yapılacak üniversiteye giriş sınavı, 6 aşamada gerçekleşecek. Birinci aşama Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS), ikinci aşama ise Lisans Yerleştirme Sınavı (LGS) olarak adlandırıldı. Bu yıl, lise 3'üncü sınıfta öğrenim gören öğrencileri kapsayan yeni sistemin ders ve soru dağılımını, puan hesaplamalarını Uğur Dershaneleri Sınav koordinatörü Turgay Polat ve Eğitim Danışmanı Banu Gürün SABAH'a değerlendirdi. Yeni sistemle getirilen iki aşamalı sınavın ilk ayağı olan YGS, 2010 Mart ayında yapılacak. Öğrencilere ortak olan alan derslerinden 180 dakikada 180 soru yöneltilecek. Bu bölümde sadece 'Temel Matematik' ve 'Temel Türkçe'den alınan puanlar LYS'ye etki edecek. Alınan puan Meslek Yüksek Okulu ve Özel Yetenek Sınav'ı baraj puanını belirleyecek. Bu sınavda belirlenecek barajı geçemeyen öğrenciler, ikinci aşamaya giremeyecek. Sınav soruları, derse bağlı olmayan, muhakeme gücü yüksek ve yorum becerisi içeren sorulardan oluşacak. Sınavdaki soru dağılımı ise şöyle olacak: Temel Matematik (Matemetik-Geometri: 45 soru), Türkçe (Türkçe: 45 soru) Fen Bilimleri (Fizik-Kimya-Biyoloji: 45 soru) Sosyal Bilimler (Tarih-Coğrafya-Felsefe: 45 soru)
LYS HAZİRANDA
Kısa adı LYS olan Lisans Yerleştirme Sınavları ise haziranda yapılacak. Sınavlar, farklı günlerde toplam 5 oturumda gerçekleşecek. Her oturumda farklı bir test uygulanacak. Öğrenciler, girmek istedikleri yükseköğretim programına göre en az iki teste katılacak. AOBP uygulaması devam edecek, ancak etkisi azaltılacak. Her testte 120-150 arası soru bulunacak ve 2.5 saat süre verilecek. 5 ayrı sınavın içerdiği dersler şöyle olacak:
1- LYS-1 = Matematik-Geometri-Analitik Geometri
2- LYS-2= Fen Bilimleri-Fizik-Kimya-Biyoloji
3- LYS-3= Türkçe-Edebiyat-Dil Anlatım-Coğrafya
4- LYS-4= Sosyal Bilimler-Tarih-Coğrafya- Felsefe grubu
5- LYS-5= Yabancı Dil
Lisedeki bölümlere göre öğrencinin girmesi gereken 2 sınav ise şöyle gruplanıyor:
* Türkçe-Matematik bölümü: LYS-1 ve LYS-3
* Matematik-Fen bölümü: LYS-1, LYS-2
* Türkçe-Sosyal bölümü: LYS-3, LYS-4
* Yabancı dil bölümü: LYS-5
PUAN HESAPLAMASI
Sınava katılacak öğrenciler, girdikleri testlere göre farklı puanlar alacak. Öğrencilerin her ders için alacağı puanlar ayrı hesaplanacak. Girdikleri testlere göre de MF 1-2-3, TM 1-2-3, TS 1-2-3 ve YD 1-2-3 puanları hesaplanacak. Bu puanlar hesaplanırken derslerin ağırlığı farklı olacak. Örneğin MF-1 ve MF-2 de fizik dersinin katkısı değişecek. Fakültelerin hangi puan türüne göre öğrenci alacağı üniversitelerden görüş alındıktan sonra YÖK tarafından belirlenecek. Örneğin Makine Mühendisliği bölümü sadece MF değil TM alanına göre de öğrenci alıp almayacağını bildirecek. YÖK'ten yapılan açıklamada şöyle denildi: "YGS test puanları üzerinden belirli yeterliliklerin aranması LYS'deki derslere ait testlerin ağırlıkları, puan türlerindeki testlerin ağırlıkları, aynı yükseköğretim programı için birden fazla puan türü tanımlanması hususları fakültelerden görüş alınarak YÖK tarafından daha sonra karara bağlanacaktır."
Sabah
Yunanistan, Türk gençlerine burs veriyor
Yunanistan, AB projeleri kapsamında Türk gençlerine yönelik dil ve lisansüstü araştırma bursları verecek. Burslar için son başvuru tarihi ise 6 Şubat 2009 olarak belirlendi.
Yunanistan, proje kapsamında 4 adet lisansüstü araştırma bursu, 6 Adet Yunan Dili Ve Medeniyeti Yaz Bursu verecek. Burs almak isteyen gençlerin lisans mezunu olması, araştırma için Yunanca veya İngilizce dillerinden birini iyi derece bilmesi, Yüksek Lisans için ayrıca Yunanca bilmesi gerekiyor. Yaz bursu için başvuracak adayların ise üniversitelerinde en az 3. sınıf öğrencisi olması, "yeterli" seviyede Yunanca bilmesi gerekiyor. Burslar eğitim ücreti, yatak, yemek ve kültürel programları kapsıyor. Başvurular Milli Eğitim Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'ne 6 Şubat 2009 tarihine kadar yapılacak. Başvuruların yüksek olması halinde ise 10-11 Şubat tarihlerinde sınav yapılacak.
Hürriyet
İşte öğretmenlerde bulunması gereken nitelikler
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ilköğretim öğretmenlerinde bulunması gereken nitelikleri tek tek belirledi. Aynı çalışma, ortaöğretim öğretmenleri için de başlatıldı.
MEB, konuyla ilgili 2002 yılında başlatılan proje çerçevesinde bir öğretmende bulunması gereken "bilgi, beceri ve tutum özellikleri" saptayarak, "Öğretmen Yeterlikleri" adı altında yayımladı.
Alınan bilgiye göre, "öğretmen yeterlikleri" belirlenirken, düzenlenen seminer ve çalıştaydan çıkan sonuçların yanı sıra ABD, İngiltere, Seyşel Adaları, Avustralya ve İrlanda gibi ülkelerdeki örnekler de göz önünde bulunduruldu. Ortaya çıkan çalışma ile ilgili olarak, pilot belirlenen 6 ildeki öğretmenler, okul yöneticileri; sendika, dernek ve sivil toplum örgütü üyeleri, kamu kurumu mensupları, öğretim elemanları ve öğretmen adaylarından oluşan toplam 6 bin 743 kişinin görüşü alındı.
Çalışma sonucunda, "öğretmenlerde bulunması gereken bilgi, beceri ve tutum özellikleri"ni içeren "genel yeterlikler"in yanı sıra ilköğretimdeki Türkçe, İngilizce, Fen ve Teknoloji, Bilişim Teknolojileri, Okul Öncesi, Görsel Sanatlar, Matematik, Sınıf Öğretmenliği, Sosyal Bilgiler, Müzik, Beden Eğitimi, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Teknoloji Tasarım ve Özel Eğitim (Görme Engelliler-İşitme Engelliler-Zihinsel Engelliler) öğretmenliğin nitelikleri de "özel alan alt yeterlikleri" adı altında sıralandı.
GENEL YETERLİKLER
Projeye göre, bir öğretmende bulunması gereken "bilgi, beceri ve tutum"dan oluşan niteliklerden ve yapması beklenen davranışlardan bazıları şöyle:
- Öğrenciye ismiyle hitap eder. - Öğrencilerin fikirlerine ve ürettiklerine değer verir. - Sınıf içi ve dışı etkinliklerde demokratik davranır. - İnsan haklarına uygun biçimde davranır. - Uluslara, bireylere ve inançlara karşı ayrımcılık yapmaz. - Öğrencinin geçmişine ve sosyo-ekonomik durumuna göre ön yargısız davranır. - Her öğrencinin başarılı olacağına inanır. - Öğrenciler sorulara farklı yanıtlar verdiğinde olumlu tepki gösterir. - Stresle başa çıkma yollarını bilir ve kullanır. - Kişisel bakımına ve sağlığına özen gösterir. - Zorluklarla mücadele eder. - Türk milli eğitim sisteminin dayandığı temel değer ve ilkeleri bilir. - Mesleki gelişimine yönelik yayınları izler. - Okulun iyileştirilmesinde ve geliştirilmesine çevre olanaklarını kullanır. - Öğrencilerin sahip olduğu değerlere saygı gösterir. - Öğrencinin kişisel gelişimini ailesiyle paylaşır. - Öğrencilerin ilerlemelerini izlemek amacıyla kayıtlar tutar. - Sınıf kurallarını öğrencilerle birlikte belirler. - Öğrencilerin kendilerini güven içinde hissetmelerini sağlayacak ortam oluşturur. - Aileleri tanımak için bireysel ya da gruplarla veli görüşmeleri düzenler. - Ailelerin yaşadıkları sorunlara karşı duyarlı davranır.
"ÖĞRETMENİN YOL HARİTASI"
MEB Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürü Ömer Balıbey, öğretmenlerin sürekli kendilerini yenilemeleri gerektiğini belirterek, "Burada amaç öğretmenin kalitesini artırmak. Meslek yeterliklerinde kriterler var. Öğretmenler belirlenen bu meslek yeterliklerine bakarak kendilerini hazırlayacaklar" dedi.
Bu yeterliklerin, öğretmen yetiştirme politikasında yol gösterici olacağını söyleyen Balıbey, çalışma tamamlandıktan sonra öğretmen adayı yetiştiren eğitim fakültelerinin müfredatının da bu doğrultuda yapılanmasının hedeflendiğini anlattı.
Aynı çalışmanın ortaöğretim için de başlatıldığını anlatan Balıbey, "Çalışma tamamlandıktan sonra, öğretmen adaylarının buna göre yetişmeleri için YÖK'ün önüne koyacağız. Öğretmen yeterliği çalışmasıyla öğretmenin bir yol haritası ortaya çıkıyor" diye konuştu.
Hürriyet
Matematik öğretmeninin atom araştırması
Mersin'in Tarsus ilçesinde matematik öğretmenliği yapan Erkal Şengül, atomlar üzerindeki ilginç araştırmasını ve buluşlarını değerlendirecek bir kuruluş arıyor.
33 yıldır öğretmenlik yapan 55 yaşındaki Erkal Şengül, 10 yıllık araştırmaları sonucunda atomlardaki elektron yörüngelere olan orbitallerin 7 kat enerji silindirlerinin (x, y ,z boyutlarındaki) kesişimleri olduğunu bulduğunu söyledi. Şengül, araştırmalarını Zonguldak Karaelmas Üniversitesi'ne gönderdiğini ve buradaki profesörlerin yaptığı incelemede buluşun ve bütün kuantum sayılarının doğrulandığını kaydetti.
Halen Cengiz Topel Lisesi'nde matematik öğretmenliği yapan 3 çocuk babası Şengül, buluşunun; zaman mekan makinesi yapmaya yarayacağını iddia ediyor.
İleride ders kitaplarına da girebilecek olan bu araştırma için 14 şema hazırladığını belirten Şengül, buluşunun; matematik, kimya ve fizik bilimlerinin birleştiği bir zirve oluşturduğunu ifade etti.
MEB'den üniversitelere içki genelgesi
Bakanlık tarafından gönderilen genelgede, tanıtım gezilerinde içki içen öğrenciler hakkında Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Ödül ve Disiplin Yönetmeliği kapsamında ceza verileceğinin öğrencilere duyurulması istendi.
Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Muammer Yasar Özgül"ün imzası ile üniversitelere gönderilen 2008/87 sayılı "Üniversiteleri Tanıtım Gezileri" konulu genelgede, üniversiteler uyarıldı. Söz konusu genelgede, Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü; ve Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı"ndan yapılan ihbar mektubu üzerine söz konusu uyarının yapıldığı belirtilerek, okuldaki eğitiminde temel amacın öğrencilerin zihinsel, bedensel ve ruhsal açıdan gelişmesini sağlamak olduğuna vurgu yapıldı.
-"KURUMLARDAN ÖNLEM ALINMASINA YÖNELİK TALEPLER GELDİ"-
Genelgede, öğrencilerin ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirilip üst programa geçişlerinin sağlanması, kendileri için en uygun yüksek öğretim programın seçebilmeleri böylece istedikleri yönde eğitim almaları için üniversitelerin öğrencilere gerekli tanıtımları yapmasının son derece önemli olduğu vurgulandı. Genelgede, şöyle denildi: "Son günlerde Bakanlığımıza intikal eden bilgilerden, bazı üniversitelerimizin kendi üniversitelerini tanıtmak amacıyla düzenlemiş oldukları tanıtım programlarında, ortaöğretim öğrencileri açısından uygun düşmeyen, öğrencilerimizde psikolojik ve pedagojik anlamda olumsuz etkiler yaratabilecek, gezinin esas amacı dışına yönelik olarak öğrencileri içki içmeye teşvik edici içkili eğlenceler düzenlenmesi gibi uygulamalarda bulunulduğu, bu durumun çok sayıda öğrenci ve velileri rahatsız ettiği anlaşılmaktadır. Ayrıca Bakanlığımıza resmi, özel, kişi ve kurumlardan ulaştırılan yazılarda da bu tür olumsuzlukların önlenmesine yönelik talepler yer almaktadır."
-İÇKİ İÇEN ÖĞRENCİYE CEZA-
Söz konusu durum üzerine üniversiteleri tanıtım amacıyla, düzenlenen programlarda gezilerin, eğitimin bir parçası ve devamı niteliğinde olduğu için gezi programlarında öğrenciye uygun olmayan davranışlardan kaçınılması gerektiğinin vurgulanması istendi. Tanıtım programına katılacak öğrencilerin mutlaka yönetici veya rehber öğretmenler nezaretinde katılmalarının sağlanması gerektiğine dikkat çekilen genelgede, tanıtım programı öncesi, program süresi ve program sonrasında öğrencilerin davranışlarını olumsuz yönde etkileyecek ortam ve davranışlardan uzak tutulması istendi. Ayrıca genelgede, tanıtım programının amacı dışına çıkmamasına özellikle özen gösterilmesi gerektiğinin altın çizilirken "aksi davranışlarda" bulunanlar hakkında hakkında Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Ödül ve Disiplin Yönetmeliği hükümlerinin uygulanacağının öğrencilere duyurulması istendi. MEB Müsteşarı Özgül, "Gerekli titizliğin gösterilmesi ve okul idarelerinin gerekli tedbirleri alması hususunda gereğini rica ederim" dedi.
(ANKA)
Ogretmen adaylari mitinge hazirlaniyor
Öğretmen adayları, miting ile "sorunlara çözüm üretememekle" nitelendirdikleri YÖK, Hükümet, Milli Eğitim Bakanlığı ve "öğretmen adaylarının sesine kulak vermemekle" suçladıkları siyasi partileri protesto edecekler.
Sayıları 200 bini bulan öğretmen adayları, Milli Eğitim Bakanlığı önünde dev mitingi yapmaya hazırlanıyor. Kamudan Haber isimli haber sitesi tarafından başlatılan kampanya ile ilgili sitede, konuyla ilgili şu bilgi verildi: "Amacımız, eğitim fakültelerinde yetiştirdikleri öğretmenleri, tekrardan sınava sokan, öğretmen arkadaşlarımızın hayalleriyle oynayan bu zihniyete karşı çıkmaktır. Sayın Başbakan, iktidar olmadan önce kürsülerden öğretmen adaylarına seslenerek, "Binlerce işsiz öğretmen bekliyor, KPSS sınavı da neymiş. Okullarımızda öğretmen yok, biz iktidar olduğumuz zaman öğretmenler KPSS Sınavına girmeyecek, okulu bitiren gidip okullarda işe başlayacak" demişti"
Kampanya kapsamında sivil toplum örgütleri ve sendikalardan destek istenecek mitingin zamanı daha sonra belirlenecek.
(ANKA)
Hüseyin Çelik: Bana göre de kamera pedagojik değil
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, okul öncesi eğitim kurumlarında, ailelerin çocuklarını izlemesini sağlayan kameraların kaldırılmasıyla ilgili, "Sınıf ortamında çocukların kamerayla sürekli takip edilmesinin çok pedagojik olmadığı yönünde birçok uzman görüşü de alınarak, Talim Terbiye Kurulu bunu yasaklayan bir karar aldı ve okullara bildirdi. Benim de görüşüm bu yönde" dedi.
Başkent Öğretmenevi'nde düzenlenen "Yeni Öğretim Programlarının Uygulanmasının Değerlendirilmesi"toplantısına gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çelik, okul öncesi eğitim kurumlarındaki kameraların kaldırılmasına yönelik düzenlemenin hatırlatılması üzerine şöyle dedi:
"Bu meşher (eski) hikayeyi biliyorsunuz, bu Yeniçeri'nin Hz. İsa'nın öldürülmesini sorgulamasına benziyor. Çünkü 'Bu 18 asır önceydi' demişler, o da 'Ama ben yeni öğrendim' demiş. Bu dokuzuncu ayda verilen bir karar, bu yeni bir şey değil ama gazete şimdi öğrenmiş, belki siz de şimdi öğrendiniz.
Sınıf ortamında çocukları gözetlemek pedagojik değil ama güvenlik amaçlı olarak belki koridorların gözlenmesi veya dış mekanların gözlenmesi mümkün olabilir. Koridorlar da çok zaruri değil ama sınıf ortamında sürekli çocukların kamerayla takip edilmesinin çok pedagojik olmadığı yönde bir çok uzman görüşü de alınarak daha 9. ayda Talim Terbiye Kurulu bunu yasaklayan bir karar aldı ve okullara bildirdi."
Çelik, "velilerin görüşünün alınıp alınmadığı" yönündeki soruya, "Bu tip kararlar alınırken elbette velilerin görüşü alınır ama pedagojik olanı-olmayanı velilerden çok uzmanlar bilir. Netice itibarıyla eğer uzmanlar bunun böyle olmasına karar vermişlerse, velilerin de buna saygı duyması gerekiyor ki memnunlar bu işten" yanıtını verdi.
Toplantıda yaptığı konuşmada, eğitimde "fiziki ve teknolojik altyapı, insan kaynakları ve programın bir bütün olarak önemine" işaret eden Çelik, bu nedenle altyapı ve müfredat gibi konuları aynı anda ele almayı benimsediklerini anlattı.
|