Ozelders.com
Ana Sayfa   Arama   Haberler   Yazılar   Şehir Değiştir   Site Hakkında   Yardım   Tavsiye Edin   Bize Ulaşın  
  
Ders almak ve ders vermek isteyenlerin buluştuğu nokta, Ozelders.com. Üye Ol  Üye Girişi  

27 Ocak 2009 Salı

Bilişim öğretmenleri atama bekliyor

Milli Eğitim Bakanlığı"nın, 2009/1 atamalarını yakın biz zamanda açıklaması beklenirken, geçen atamalarda umduğunu bulamayan öğretmen adayları da; MEB ve sivil toplum kuruluşlarına mail yoluyla başvuruda bulunuyor. Bilişim Teknolojileri öğretmenleri de; Bakan Çelik"in; alanlarında açık olduğunu açıklamasına karşın az sayıda atama yapmasına tepki göstererek, 2009/14 atamalarında açığı kapatacak sayıda atama yapmasını istedi.

Milli Eğitim Bakanlığı"nın, 2009/1 atamalarını yakın biz zamanda açıklaması beklenirken, geçen atamalarda umduğunu bulamayan öğretmen adayları da MEB ve sivil toplum kuruluşlarına mail yoluyla başvuruda bulunuyor. Bilişim Teknolojileri öğretmenleri, Bakan Çelik"in, alanlarında açık olduğunu açıklamasına karşın az sayıda atama yapmasına tepki göstererek, 2009/1 atamalarında açığı kapatacak sayıda atama yapmasını istedi.

Bilişim Teknolojileri öğretmen adayları, 2009/1 atamaları yaklaşırken Milli Eğitim Bakanlığı, sivil toplum örgütleri ve basın kuruluşlarını mail yağmuruna tutmaya başladı. Gönderdikleri maillerde, değişen teknolojiyi, bu teknolojiye ayak uyduran Türkiye"nin geleceği olan çocuklara öğretmekten başka amaçlarının olmadığını belirten öğretmen adayları, son atamada hayal kırıklığı ile karşı karşıya kaldıklarını kaydettiler. 2009 MEB Bütçesi'nde yeraldığı gibi 106 bin tanesi 2008 Aralık ayında olmak üzere 727 bin bilgisayarın okullara gönderildiğini anımsatan bilişim teknolojileri öğretmen adayları, "Okullarımız teknolojik donanımlarla donatılmaktadır ama yeterli eğitimci bulunmamaktadır. Sayın Bakanımız da 2008-2009 eğitim yılı açılışı haftasında TRT 4'te katıldığı bir programda en fazla alım sınıf öğretmenliği daha sonra İngilizce ve bilişim teknolojileri diyerek dile getirmiştir. Ancak 2008/3 Sözleşmeli öğretmen alımında söylenildiği gibi sınıf ve İngilizce öğretmenliği ilk sıralarda yer alırken bilişim teknolojilerine 307 kontenjan ayrılarak bölümümüz 13. sırada kalmıştır. En azından 2009 Şubat atamasında Milli Eğitim Bakanlığı'nın yapmış olduğu bilişim sınıflarının sadece fiziksel bir sınıf olarak kalmamasını ve yapılan bu değerli çalışmanın yeterli ve beklenen kabiliyete sahip öğretmenlerimizle doldurulmaya ihtiyacı vardır" dediler.



(ANKA)

Okullar geç açılacak

Hükümet Sözcüsü, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, 2009-2010 eğitim-öğretim yılının, ilk ve ortaöğretimde Ramazan Bayramı'ndan sonra belirlenecek bir tarihte başlayacağını bildirdi.


Çiçek, daha önce eğitim-öğretim yılının Eylül ayının ortasında başlamasının öngörüldüğünü hatırlattı.


Ramazan Bayramı tatili nedeniyle bu tarihte değişikliğe gidildiğini ifade eden Çiçek, eğitim-öğretim başlangıcının Ramazan Bayramı sonrasındaki bir tarihe alınmasına karar verildiğini ifade etti.

Ramazan Bayramı 20 Eylül'de başlıyor, 22 Eylül'de bitiyor. Okulların ya 23 Eylül Çarşamba ya da haftabaşı olacaksa 28 Eylül'de açılabileceği belirtiliyor.


Geçmişte köy ve şehir okullarının ayrı tarihlerde açılırken, daha sonra bu uygulama ülke genelinde ortak bir tarih olarak belirleniyordu.


Bu arada, Milli Eğitim Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın, bölgesel iklim şartları ve ekonomik faktörleri dikkate alarak, okulların il il farklı tarihlerde eğitim öğretime başlamaması ve bitmesi konusunda bir çalışma yapacağı öğrenildi.



Hürriyet

Tüm öğrenci ve öğretmenler izlenecek

15 milyon öğrenci ve 600 bin öğretmenin tüm bilgileri kayıt altına alındı. Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Nizami Aktürk, e-okul projesi ile Türkiye'deki 15 milyon öğrenci ve 600 bin öğretmenin her türlü bilgisinin kayıt altına alındığını açıkladı.

Aktürk, "Devletin verilerini sağlıklı hale getirdik. E-okul bir devrimdir" dedi. Proje kapsamında öğrencilerin yaş, cinsiyet, boy, kilo hatta ayakkabı numarası bilgilerinin bile sistemde kayıtlı olduğunu belirten Aktürk, "Bu proje ile çocukların bedensel ve ruhsal gelişimlerini daha yakından takip edebilir hale geleceğiz. Bu sayede gelecekteki eğitim yaklaşımları belirlenebilecek" diye konuştu.

BİLGİLERİ HERKES GÖREMEYECEK

Aktürk, E-okul sistemine kayıtlı olan bilgilerin tamamının yalnızca Milli Eğitim Bakanı ve üst düzey bürokratlar tarafından görülebildiğini kaydetti. Çocuklarla ilgili bu bilgileri şu an için kimseyle paylaşmadıklarını belirten Aktürk bu verilerin MERNİS ve TÜİK tarafından derlendiğini, verilerin birkaç yıl içerisinde sadece eğitim alanında değil başka alanlarda da gelişmelere öncü olacağını söyledi. - bugün






Üniversiteler Arası Kurul toplantısı başladı

ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantının açılışında gazetecilere açıklama yapan Ceylan, toplantıda görev süresi dolan YÖK üyesi Prof. Dr. Atilla Eriş'in yerine seçim yapılacağını ve YÖK'ün hazırladığı Doçentlik Sınav Yönetmeliği Taslağı'nın görüşüleceğini söyledi.

Ceylan, bu taslağın ÜAK bünyesinde oluşturulan bir komisyon tarafından incelendiğini ve bazı öneriler hazırlandığını, görüşmelerin bu öneriler üzerinden gerçekleştirileceğini ifade etti. Ceylan, görüşmelerin ardından ortaya çıkan değerlendirmenin YÖK'e sunulacağını belirtti.

-ÜAK KOMİSYONUNUN ÖNERİLERİ-

YÖK'ün hazırladığı doçentlik sınav yönetmeliği taslağı üzerinde çalışan ÜAK komisyonu görüşlerini bir rapor halinde kurul üyelerine sundu. Raporda, mevcut yönetmelikte doçentlik başvurusunda bulunabilmek için adaylarda aranan, İngilizce, Fransızca veya Almanca'dan birinde merkezi yabancı dil sınavında 65 puan alma şartının aynı şekilde korunması istendi. YÖK'ün hazırladığı taslakta, puanın 60 olması öngörülüyordu.

Raporda, başvuruda esas alınacak özgün bilimsel kitap biçiminde daha önceki yönetmelikte de tanımlanmış olan çalışmaların (tez, kitap) halen olduğu gibi hukuk, ilahiyat vb. alanlar için geçerli olması, diğer alanlarda şu anda geçerli sistemin korunmasının bilimsel yayın yapılmasını teşvik açısından gerekli görüldüğü belirtildi. Raporda, ''Bilimsel çalışma ve onun bir sonucu olan ve uluslararası hakemli dergilerde yapılacak bilimsel yayının özendirilmesi temel hedef olmalıdır. Bu konuda ÜAK tarafından temel alanlara göre yapılmış asgari başvuru koşullarının tanımlanmasının korunması uygun olacaktır'' denildi.

Raporda, taslağın ikinci maddesinde yer alan ''Doçentlik sınavı ancak anabilim dalında veya bilim dalında açılabilir'' hükmü konusunda da şu değerlendirme yapıldı:

''Bu tanım yerine halen uygulanmakta olan Temel Alanlar kavramının korunması uygun bulunmaktadır. Esasen 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ilgili maddesi de bilim disiplinini esas almaktadır. Anabilim dalı veya altında yer alan bir bilim dalından başvuru yapılması uygulaması getirilmesi halinde bin 500'ü aşkın başvuru alanı ortaya çıkacaktır ki bu durumda ciddi bir kaosun yaşanılması kaçınılmaz hale gelecek, bazı dallarda jüri kurulma olanağı dahi bulunamayabilecektir. Ayrıca bu durumda adayın başvuru alanı da fazlasıyla daraltılmış olacaktır. Benzer şekilde aday ve jüri üyeliği için doktoraya sınırlı kalmanın da uygun olmayacağı görüşündeyiz.''

-İNTİHAL-

Raporda, yönetmelik taslağının intihal ile ilgili düzenlemeleri de değerlendirilerek, ''Taslağın, 6. maddesinin sadece intihali değil diğer bazı durumları da kapsaması açısından 'İntihal ve Disipline Aykırı Fiiller' başlığıyla düzenlenmesi daha uygun olacaktır. İntihal dışındaki araştırma ve yayın etiğine aykırı davranışların da kapsam dışında tutulmaması gerekir'' denildi.

Doçentlik Sınav Komisyonu'nun farklı anabilim dallarından seçilecek en çok 11 üyeden oluşmasının daha dinamik bir yapı oluşturulması açısından yararlı görüldüğü belirtilen raporda, komisyonun gerek duyulması halinde bazı alanlarda alt komisyonlar kurarak görevini daha sağlıklı yerine getirebileceği kaydedildi. Jüri üyeleri için getirilen ''3 aday'' kısıtlamasının bazı alanlarda başvuruları karşılayacak sayıda jüri oluşturulmasını engelleyebileceği dile getirilen raporda, bunun yerine jüri üyelerine verilecek her bir aday için bir ay dosya inceleme süresi verilmesi önerildi.

Raporda ayrıca, yeni yönetmeliğin yayınından önce eski yönetmelik esaslarına göre başvuru yaparak sınavın belli aşamalarını tamamlamış adayların haklarının geçici bir maddeyle korunması gerektiği vurgulandı.



AA

25 Ocak 2009 Pazar

76 yaşında okuma yazma öğrendi

Kursa katılan 76 yaşındaki Hayriye Çolak da okuma yazma öğrenerek okumanın yaşının olmadığını gösterdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan tarafından ülke genelinde başlatılan 'Ana-Kız Okuldayız Kampanyası' çerçevesinde Çilimli Halk Eğitim Merkezi tarafından ilçede okuma yazma kursu açıldı. Kursa katılan 23 kursiyer, törenle bugün belgelerini aldı. Çilimli Öğretmenler Lokali'nde düzenlenen törene; İlçe Kaymakamı Gökhan Gürbüzerol, İlçe Milli Eğitim Müdürü Fazıl Ahmet Bektaşoğlu, Halk Eğitim Merkezi Müdürü Vekili Sinan Kahraman ile çok sayıda davetli katıldı. Törende öncelikle okuma yazma kursu görüntülerinin yer aldığı slayt gösteri sunuldu.

İlçe Kaymakamı Gökhan Gürbüzerol, yaptığı konuşmada, eğitime önem verilmesi gerektiğini belirterek, "Özellikle varoşlarda, okuma yazma bilmeyen genç kızlarımız var. Türkiye genelinde okuma yazma bilmeyen beş milyon kişi bulunuyor. Bunların büyük çoğunluğu bayan. 21. yüzyılda böyle bir manzara bize yakışmıyor" dedi.

Kaymakam Gökhan Gürbüzerol, nüfusunun yarısını bayanların oluşturduğu bir ülkede, okuma yazma bilmeyen bayanların çoğunlukta olmasının ülkenin aklının yarısını kullanamadığı anlamına geldiğini söyledi.

İlçede açılan kurs sayesinde 23 vatandaşımızın okuma yazma öğrendiğini anlatan Gürbüzerol, "Zoru başardılar ve okumanın yaşı olmadığını gösterdiler" dedi.

İlçe Milli Eğitim Müdürü Fazıl Ahmet Bektaşoğlu da, eğitimin temel bir insan hakkı olduğuna işaret ederek şöyle konuştu: "Tarih boyunca dünya bilimine, sanatına ve kültürüne büyük katkı sağlamış bir medeniyetten gelen millet olarak her şeyde olduğu gibi ilimizde de öncü olmamız gerekirken, bilginin en büyük değer olarak kabul edildiği çağda, ülkemizde okuma yazma probleminin devam ediyor olması üzücü bir gerçektir. Bilindiği üzere çocuklar 17 yaşa kadar daha çok annelerinin etkisi altında yetişmektedir.

Okuma yazması olmayan veliler, kendi haklarını koruyamadıkları gibi eğitimin önemli üç ayağından birini teşkil etmesi nedeniyle, çocuklarını geleceğe hazırlama da yetersiz olacaklardır."

Halk Eğitim Merkezi Müdür Vekili Sinan Kahraman ise, 'Ana-Kız Okuldayız Kampanyası' çerçevesinde şu ana kadar 5 adet 1. kademe kurs açıldığını belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Yaşı, cinsiyeti, ekonomik durumu ve sosyal konumu ne olursa olsun hiçbir vatandaşımızın eğitim imkanlarından mahrum kalmasını kabul etmemiz asla mümkün değil. İnsanımızın eğitim seviyesini yükseltmek ve emsalleriyle yarışır hale getirmek için yaygın eğitim alanında, bu amaçla ilçemizde her yıl okuma yazma kursları
açılmaktadır."

YANLIŞ OTOBÜSE BİNMİŞ

Törende ayrıca, kursa katılarak okuma yazma öğrenen Aynur Koca da bir konuşma yaptı. Kursa katılarak okuma yazma öğrendiğini ve hayatının değiştiğini belirten Aynur Koca, şöyle konuştu: "Okumak yeni şeyler öğrenmek, başkalarına muhtaç olmadan yaşamak çok güzel. Artık hayatım değişti. Bundan birkaç sene önce Çilimli otobüsüne bineceğim diye sadece Ç harfini tanıdığım için Çamköy minibüsüne binmiştim. Epey bir yol aldıktan sonra yanlış bir otobüse bindiğimi fark ettim. O gün okuma yazma bilmediğim için kendime kızmıştım. Şimdi ise dünyanın öbür ucuna gidebilirim. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum."

Belge töreninin en dikkat çekici ismi ise 76 yaşındaki Hayriye Çolak oldu. Kızı Remziye Yıldız ile birlikte kursa katıldığını ifade eden Hayriye Çolak, "Öğrenmenin yaşı yok" şeklinde konuştu.



AA

Burs alacak öğrencilere ek süre tanındı!

Kredi ve burs müracaatları sonrasında taahhüt senetlerini zamanında tanzim ve tasdik ettiremeyen öğrenciler ile ikinci tahsiste burs, öğrenim ve katkı kredisi almaya hak kazanan öğrencilere, 26-28 Ocak tarihleri arasında ek süre tanındı.

Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumundan yapılan açıklamada, ''2008-2009 öğrenim döneminde burs veya öğrenim kredisi verilen 258 bin 575 öğrenciden, zamanında taahhüt senetlerini yaptıramayan 25 bin 318 öğrenciye öğrenim kredisi veya burs, katkı kredisi verilen 171 bin 134 öğrenciden 42 bin 840 öğrenciye ise katkı kredisi için 26-28 Ocak 2009 tarihleri arasında ek süre verilmiştir'' denildi.

Açıklamada, bu öğrencilerin taahhüt senetlerini noterde tanzim ve tasdik ettirerek kuruma teslim etmeleri halinde burs veya öğrenim kredilerinin 9 Şubatta ödeneceği bildirildi.



AA

Çocuğunuzun verimli bir sömestr tatili geçirmesi için

Yarı yıl tatili yaklaşırken anne babaları bir telaş sardı. "2 hafta sürecek tatil boyunca çocuğum derslerinden uzak kalacak mı, tatili sadece oyun oynayarak mı geçirecek ya da tatil dönüşü uyum problemi yaşayacak mı?" şeklindeki sorular anne babaların kafasını meşgul ediyor.
Karnesinde kırık not olan öğrencilerin velileri de aynı şekilde huzursuz. Ancak işin kolayına kaçıp çocuğu suçlamak yerine basit birkaç tedbir alarak sömestr tatilini çocuğun en verimli şekilde geçirebilmesini sağlamak mümkün.

'Tembel, sorumsuz' gibi suçlamalar çocuğunuzun özgüvenini zayıflatır

Bebeklik döneminde çocuklar doğal olarak öğrenme güdüsüne sahiptir. Doğal öğrenme güdüleri olumsuz olarak etkilendiği zaman bilgiyi kavramak için çaba göstermezler. Çocukların öğrenme yeteneklerini etkileyen bazı durumlar vardır; öğrenme güçlükleri, dikkat eksikliği, uyum ve davranış sorunları, gelişimsel bozukluklar, olumsuz yaşam olayları, geçiş dönemleri -ilköğretimden liseye- gibi. Ailenin yüksek başarı beklentisi ve 'tembel, sorumsuz' gibi olumsuz sıfatlarla çocuğu etiketlemesi onun kendine duyduğu güveni zayıflatır. Bu nedenle aile öğrenciyi suçlamaktan kaçınmalı, okul başarısızlığı olarak tanımlanacak sorunu çözebilmek için çaba göstermelidir.

Çocuğunuzun öğretmeni ile irtibat halinde olun

Öğrencinin gelişme gösterdiği ve zorlandığı alanları belirlemek için çocuğunuzla birlikte öğretmeniyle görüşün. Belli konularda başarılı olamayan öğrencilere yönelik okulun kurs, etüt gibi özel düzenlemelerden yararlanın. Ailenizde ve çevrenizde size bu konuda destek olabilecek insanları belirleyin.

Gerektiğinde uzman yardımı almaktan çekinmeyin

Öğrenme güçlükleri, dikkat eksikliği gibi akademik başarıyı etkileyen konularda okuldaki öğretmen ve psikolojik danışmanların çocuğunuzla ilgili kuşku ve önerilerine önem verin. Gerekli durumlarda uzmanlardan yardım alın.

Çocuğunuzun karnesinde zayıf not varsa düzeltmek için koca bir dönem sizi bekliyor

Karnedeki notlar öğrencinin yarı dönem okul başarısını yansıtır. Sömestr tatilini, çocuğunuzun okulda neden zorlandığını belirledikten sonra, uygun çalışma programıyla başarıyı yakalaması için bir fırsat dönemi olarak değerlendirin.

Tatilde ailenin bir araya gelmesi için fırsatlar oluşturulabilir

Örneğin aile paylaşım geceleri düzenlenebilir. Haftada bir gece en az üç saati birlikte geçirin. Özellikle ergenlerin aile törenlerine ihtiyaçları vardır. Aile bağlarının pekiştirilmesi için geniş aile olarak tanımlanan büyükanne, büyükbaba, hala, teyze, amca, dayı, yeğen, kuzen vb. yakınlarla paylaşmak amacıyla ziyaretler düzenlenebilir. Şehir veya memleket dışında yaşayan yakın akrabalarla görüşmek için düzenlenen geziler, geniş aileyle kaynaşma fırsatı sundukları gibi, aile bireylerine doğdukları, büyüdükleri yerleri görme, anılarını tazeleme ve paylaşma olanağı da sağlarlar. Çocuklar anne-babaların geçmişe ilişkin anılarını dinlemekten zevk alır.

Tatili de çocuğunuzun kişisel gelişimine uygun olarak yönlendirmek elinizde

Araba, otobüs, tren vb. ile yapılan yolculuklarda çocukların güzergahı haritalara bakarak takip etmeleri, trafik levha ve işaretlerini izlemeleri etkin öğrenmeyi sağlar. Çevredeki tarihî ve doğal zenginlikleri tanımak ve yaşayarak öğrenmenin gerçekleşmesine yol açar. Çocuğun gelişimi sosyalleşme sürecini de içerir. Bu nedenle kişiliğini geliştirmesi için ilgileri doğrultusunda sportif ve sanatsal etkinliklerden yararlanmalı, yaşıtlarıyla birlikte aynı ortamı paylaşabileceği kulüp, kurs gibi faaliyetlere katılmalıdır.

PEDAGOG DR. MELDA ALANTAR*

Uzaktan eğitimde eş zamanlı e-danışmanlık hizmeti

Anadolu Üniversitesi (AÜ), uzaktan eğitim sistemiyle iktisat ve işletme fakültelerinin 4. sınıflarında öğrenim gören öğrencilere 20 dersten oluşan "eş zamanlı e-danışmanlık" uygulaması başlatıyor.

AÜ Rektörlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, uzaktan eğitim sistemiyle öğrenim gören iktisat ve işletme fakültelerinin son sınıf öğrencilerinin ders çalışmasının kolaylaştırılması ve eş zamanlı destek sağlanması amacıyla e-danışmanlık hizmetine başlanıyor.

Bu hizmet aracılığıyla "www.e-ogrenme.anadolu.edu.tr" adresli internet sitesinde derslere ait eş zamanlı e-danışmanlık odalarına katılan öğrenciler, kitap, televizyon ve e-öğrenme portalında yer alan derslerden anlayamadıkları konuları dersin danışmanına ileterek, danışmanlarıyla eş zamanlı görüşebilecek.

Eş zamanlı e-danışmanlık sisteminin uygulamasında sanal sınıflardan yararlanılıyor. Öğrenciler, derslerinin eş zamanlı e-danışmanlık odalarında sorularına hemen yanıt alabiliyor, diğer öğrencilerin sorularına verilen cevapları görebiliyor, duyuru panosundan danışmanların duyurularını okuyabiliyor. Danışmanlar da sorulara yazılı, çizimle veya sesli yanıt verebilme imkanına sahip bulunuyor.

Eş zamanlı e-danışmanlık hizmeti iktisat ve işletme fakültelerinin 4. sınıfındaki uluslararası işletmecilik, maliye politikası, Türkiye ekonomisi, vergi hukuku, uluslararası mali ilişkiler, yerel yönetimler, siyaset bilimi, örgütsel davranış, işçi sağlığı ve iş güvenliği, insan kaynakları yönetimi, muhasebe denetimi ve mali analiz, sermaye piyasaları ve finansal kurumlar, stratejik yönetim, girişimcilik, iktisat tarihi, iktisadi kalkınma ve büyüme, finansal ekonomi, uluslararası çalışma normları, endüstri ilişkileri ve Türk dili derslerinde veriliyor.

Böylece AÜ, uzaktan eğitim sisteminde internete dayalı verilen e-alıştırma, e-kitap, e-televizyon, e-sınav, e-sesli kitap ve e-danışmanlık hizmetlerine şimdi de sanal odalarla eş zamanlı e-danışmanlık hizmetini eklemiş oldu.

Sanal karneler 'tık' rekortmeni

İlk ve ortaöğretim okullarında okuyan yaklaşık 15 milyon öğrenci dün karne heyecanı yaşadı.

İki hafta sürecek olan yarı yıl tatiline çıkan öğrenci ve öğretmenler için ikinci yarıyıl 9 Şubat Pazartesi günü yeniden başlayacak ve 12 Haziran'da sona erecek. Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) geçen yıl ilköğretimde, bu yıl da ilk kez liselerde başlattığı sanal karne uygulaması rekor kırdı. MEB'in www.meb.gov.tr internet adresini karnesini görmek isteyen yaklaşık 15 milyon kişi tıkladı. MEB yetkilileri günlük 1 milyon kişinin ziyaret ettiği sitenin dün öğretmen atamaları ve sınav yerleştirme sonuçlarının açıklandığı günlerden bile daha fazla tıklanarak, rekora imza attığını bildirdiler.


Hürriyet

Özel okul müjdesi

Veliler için müjdeli Özel Okullar Birliği Derneği Başkan Yardımcısı Mehmet Gazaz verdi.

Türkiye'de çocuklarını özel okula gönderen velilerin yüzde 70'i orta ve üst düzey yöneticiler. Küresel krizin en çok vurduğu bu veliler için müjdeyi Özel Okullar Birliği Derneği Başkan Yardımcısı Mehmet Gazaz verdi. Gazaz, "Yeni yılda birçok okulda indirim gelecek, zam yapmama yolunda fikir birliği var. Nisan'da zam yapmama kararı için toplanacağız" dedi.

Küresel krizin vurduğu velilerini kaybetmemek için özel okullar yeni eğitim döneminde zam yapmama yolunda fikir birliğine vardı. Özel Okullar Birliği Derneği Başkan Yardımcısı Mehmet Gazaz, " Türkiye'de özel okul ücretleri çoğunlukla peşin olarak ödenir. Zira peşin ödemelere yüzde 15-20 indirim yapılır. Ücretlerin büyük bölümü kriz daha Türkiye'yi vurmadan önce ödendiği için bizi şimdiye kadar etkilemedik. Ancak 2009-2010 eğitim döneminde bir sıkıntı yaşanabileceğini öngörüyoruz. Bu nedenle özel okul sahipleri yeni eğitim döneminde zam yapmama konusunda fikir birliğine vardı" dedi.

İndirim de yapılacak

Türkiye'de çocuğunu özel okula gönderenlerin yüzde 70'inin orta ve üst düzey yöneticiler olduğunu anlatan Gazaz, bu velilerin de krizden en çok etkilenen kesimler arasında yer aldığının altını çizdi.

Kriz nedeniyle şimdilik birkaç özel okulda az sayıda veli ödeme sıkıntısına girmiş. Özel okul yönetimleri bu velilerle özel olarak görüşüp, yeni ödeme planları hazırlayarak öğrencilerini kaybetmemek için bazı fedakarlıklar yaparak, krizi yönetmeye çalışıyor. Ancak beyaz yakalıları ciddi biçimde vuran işsizlikteki artış, gelecek eğitim döneminin bu kadar kolay geçmeyeceğini ortaya koyuyor. Bu nedenle özel okul yöneticileri görüş birliğine vararak yeni dönemde eğitim ücretlerine zam yapmama kararı almaya hazırlanıyor.

'Devletten destek bekliyoruz'

Mehmet Gazaz, birçok okulun artan maliyetlere rağmen ücretlerde indirim yapmayı da planladığını açıkladı. Nisan ayında özel okul yöneticilerinin biraraya geleceğini söyleyen Gazaz, "Bu toplantıda zam yapmama kararını netleştirip açıklayacağız" dedi. Özel okulların kriz nedeniyle önemli bir fedakarlıkta bulunacağını belirten Gazaz, devletten de destek beklediklerini vurguladı.

Çocukların yüzde 2'si özelde

Türkiye'de eğitim gören çocukların yüzde 2'si özel okula gidiyor. Yani anaokul dahil 300 bin çocuk bugün özel okullarda eğitim görüyor. "Avrupa'da özel okula giden çocukların oranı ortalama yüzde 20'dir. Bizde sayı bunun 10'da biri" diyen Mehmet Gazaz her yıl 1.5 milyon çocuğun okula başladığı Türkiye'de özel okullarda eğitim görenlerin sayısının yüzde 20 ila 30 arttığını söyledi. 2009 için hedef ise 'küçülmemek'. Gazaz'a göre özel okullar yeni yılda öğrenci artışı beklemiyor, tüm planlar 300 bin rakamını bu kriz yılında da tutturmak üzerine yapılıyor.

2001 kabusu yine yaşanmasın

Özel okullar, 2001 krizinde yaşadıkları tecrübeyle bu krizi daha hafif atlatmak için çalışmalara başladı. 2001 krizi sonrasındaki eğitim dönemini özel okullar 0 büyüme ile geçirmiş, pek çok veli çocuğunu özel okuldan almak zorunda kalmıştı. Mehmet Gazaz, "Krizlerde insanlar ev almıyor, arabasını değiştirmiyor ancak çocuğu özel okuldan almamak için son ana kadar dayanıyor" dedi.


Vatan

Okul servisine rehber şartı

Milli Eğitim Bakanlığı sık sık şikayetlere konu olan servis araçlarına yönelik yeni bir düzenlemeyi hayata geçirdi. Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Muammer Yaşar Özgül, valiliklere öğrenci servis araçlarında okul öncesi ve ilköğretim öğrencileri için mutlaka bir 'rehber personel' bulundurulması için talimat verdi. Özgül valiliklere gönderdiği genelgede, "Servis araçlarında okul öncesi ve ilköğretim öğrencileri için mutlaka bir 'rehber personel' bulundurulmalı. Taşıma sınırı üzerinde öğrenci taşınmasına izin verilmemeli. Belirtilen güzergahın dışına çıkılmasına ve araçlara öğrenci dışında yolcu alınmasına izin verilmemeli."


Yakup Bulut
Yeni Şafak

'Alo karnem kırık' hattı

Veli ve öğrenciler, '0416 2232210' no'lu telefonu arayarak Yrd. Doç. Dr. İbrahim Yerlikaya'dan destek alabilecek. Yerlikaya velilere şu tavsiyelerde bulundu: Çocuğunuz başarısız bir karne getirirse öncelikle kabul edici olmalısınız. Karnedeki notlar, çocuğun kişiliğine verilen notlar değildir.

Ve zil tatile çaldı...

TÜM Türkiye'de meraklı beklenen gün geldi. 15 milyon öğrenci karnelerini alıp, yarı yıl tatiline girdi. Okulun son günü kimi için hüzün kimi için mutluluk vardı. 2. dönem 9 Şubat'ta başlayacak.

AKŞAM






'Bak onun karnesi ne güzel' demeyin

Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Verimli, özellikle birinci karne dönemlerinde en önemli şeyin çocukların başarılı ya da başarısız olarak algılanmaları olduğunu söyledi. Prof. Dr. Verimli, çocuğunun karnesi kötü olan velilere çağrıda bulunarak "Birinci karne dönemlerinde çocuğunuzun başarılı ya da başarısız olup olmadığını onunla konuşmayın. Neden bu notun düşük diye sormayın. Çocuğu bir başkasıyla kıyaslamayın" dedi.
Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Verimli, ANKA"ya yaptığı açıklamada, çocukların istenilen notu götürmediği durumlarda anne ve babasının gözünden düşeceği korkusuna kapıldığını söyledi. Anne ve babanın herhangi bir şey söylemese dahi çocukların ön yargı ile davranacağını ifade eden Prof. Dr. Verimli, ebeveynlere de uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Verimli, "Bu tür birinci karne dönemlerinde lütfen çocuğunuzun başarılı ya da başarısız olup olmadığını onunla konuşmayın. Neden bu notun düşük diye sormayın. Çocuğu bir başkasıyla kıyaslamayın. Eğer karnede istediğiniz düzeyde bir not gelmezse bunun nedenlerini bir profesyonel ile araştırın" dedi.

-ÇOCUKLAR TATİL DÖNEMİNDE BOL BOL DİNLENSİNLER-

Prof. Dr. Verimli, 15 günlük tatilin istenen başarıyı yakalamak için gerekli bir süre olmadığına işaret ederek, "Çocuklara öğretmenler asla ödev vermemeli. Sadece ve sadece ders kitabı dışında kitap okuması verebilirler" dedi. Tatil döneminde çocukların bol bol dinlenmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Verimli, "Anne ve baba da çocuğa bu dönemde çalışması için asla baskı yapmamalıdır" diye konuştu.

(ANKA)






'Avcılar Modeli'yle okulda şiddete son

Okullarda şiddeti önlemeye yönelik olan ve Hayatboyu Eğitim Gelişim Derneği (HEGEM) başkanı Prof. Dr. Adem Solak'ın önerdiği modelin Avcılar'da başarıya ulaştığı bildirildi. Model, birkaç yıl önce en üst noktasına ulaşan okulda şiddeti önlemek için Karadeniz Teknik Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Adem Solak tarafından tavsiye edildi. Pilot bölge olarak Avcılar'ın seçilmesi nedeniyle de "Avcılar Modeli" olarak adlandırıldı. İlköğretim okulları ile liseleri kapsayan çalışma Eylül 2007'de başlatıldı, 2009 başında tamamlandı. "Avcılar Modeli"nin Türkiye genelinde uygulanmasının planlandığı belirtildi. Uygulamaya, Cumhurbaşkanlığı, Adalet Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler destek verirken mali destek de Borusan Kocabıyık Vakfı'ndan geldi. Modelin, devamsızlık, geç gelme, kavga çıkarma, okul mallarına zarar verme gibi davranış bozukluğu gösteren öğrencilerin aileleri ile birlikte uzmanlar tarafından yakından takip altına alınmasını ve sorunun giderilmesini içerdiği açıklandı.

18 BİN VELİYE EĞİTİM VERİLDİ

Avcılar'daki öğretmenlere 144 saatlik eğitim verildi. Ailelere ziyaret yapıldı. Çalışmalar çerçevesinde 35 rehber öğretmene de 120 saat eğitim verildi. 18 bin veliye eğitim verilirken, 30 bin aileye, annebaba eğitimi konulu ücretsiz kitap dağıtıldı. 2007 yılında bin 971 olan okulda şiddete bulaşmış öğrenci sayısı 2009 başında neredeyse sıfırlandı.



Sabah








© 2006, 2007, 2008 - Ozelders.com - Özel Ders İlanları
Site Haritası | Site Kullanım Kuralları | Gizlilik Politikası