Yurt dışında lisansüstü eğitime gönderilecek 1000 öğrenci
Milli Eğitim Bakanlığınca, MEB Şura Salonu'nda 'Yurt dışında Lisansüstü Eğitime Gönderilecek 1000 Öğrenci' konulu bilgilendirme toplantısı düzenlendi.
Milli Eğitim Bakanlığınca, MEB Şura Salonu'nda `Yurt dışında Lisansüstü Eğitime Gönderilecek 1000 Öğrenci? konulu bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantıya, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan ve 19 ayrı ülkede lisansüstü eğitim görmek üzere yarın yola çıkacak öğrenciler de katıldı.
Toplantıda öğrencilere seslenen Milli Eğitim Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik, kendisinin, YÖK Başkanı Özcan'ın ve toplantıda bulunan MEB Müsteşar Yardımcısı Abdüssamet Aslan'ın da yurt dışında burslu okuduklarını belirtti.
Bilgi çağında yaşandığına işaret eden ve bu çağın gereklerinin yerine getirilmesi gerektiğine dikkati çeken Çelik, bilgiye sahip olanların, bilgiyi üretenlerin ve bilgiyi teknolojiye dönüştürebilenlerin ''esas zengin'' olduğunu kaydetti.
Bakan Çelik, küreselleşmeye değinirken insanların küreselleşmeye karşı çıkmakla kendilerini onun etkisinden kurtaramayacaklarını belirtti. Milletini, vatanını en çok sevenlerin, işini en iyi yapan insanlar olduklarını ifade eden Bakan Çelik, şöyle konuştu: "Millet olarak hamasetin, ucuz milliyetçiliklerin peşine takılıp gitmeyeceğiz. Siz iyi master, doktora öğrencisi olursanız, ABD'den, Japonya'dan İngiltere'den, Yeni Zelanda'dan, Hindistan'dan veya Çin'den eğer bu ülkeye faydalı olabilecek, gerçekten bu ülkenin bilimsel gelişmesine katkı sağlayacak donanımla dönerseniz, yeni teknolojiyle donanmış olarak dönerseniz, dünyanın en büyük milliyetçisi sizsiniz. Ama sabahtan akşama kadar milliyetçilik nutukları atmakla siz iyi bir milliyetçi olamazsınız."
MEB'in yurt dışına lisansüstü öğretim öğrencisi göndermesinin "fırsat eşitliği" açısından önem taşıdığını söyleyen Bakan Çelik, "Ben, Sayın YÖK Başkanımız, Sayın Müsteşar Yardımcımız eğer 'pederbank' imkanlarıyla yurt dışına gitmek isteseydik kesinlikle gidemezdik. Eminim ki birçoğunuz da 'pederbank'a kalsaydınız gidemezdiniz" dedi.
Bakan Çelik, başarılı ancak maddi imkanları iyi olmayan öğrencilere devlet tarafından böyle bir imkan sağlanmasının hem sosyal devlet açısından hem de fırsat eşitliği açısından anlam taşıdığını kaydetti.
"Benim babamın oturduğu köyde ilkokul bile yoktu. Eğer devlet bana parasız yatılı imkanı vermemiş olsaydı ben ilkokulu bile okuyamazdım" diyen Bakan Çelik, ilkokulu, ortaokulu ve liseyi yatılı okuduğunu, üniversitede kredi aldığını, yurt dışında burslu okuduğunu anlattı. "Baba parasıyla bunları yapmasının mümkün olmadığını'' dile getiren Bakan Çelik, "İşte Türkiye'de elitizmi elinin tersiyle kenara iten, sadece kişizadelere fırsat tanıyan bir zihniyet değil, halk çocuklarının, herhangi bir vatandaşımızın başarı göstermesi halinde ona imkan hazırlamanın boynumuzun borcu olduğunu düşünen bir zihniyete sahibiz" dedi.
Türkiye'de üniversite sayısının 130'a çıktığına işaret eden Bakan Çelik, bu üniversitelerin öğretim elemanlarına ihtiyacı olduğuna dikkati çekti. Türkiye'nin kalkınan bir ülke olduğunu kaydeden Bakan Çelik, gelişmiş ülkelerle aradaki mesafenin hızla kapatılması gerektiğini vurgulayarak, öğrencilere şöyle seslendi: "Biz sizi ülkenize dönesiniz diye gönderiyoruz. Ama gidip de tezkere bırakanlar var. Bir daha dönmeyenler var. Onlara da 'canın sağ olsun' diyoruz ama bizim istediğimiz bu değil. Kendi imkanlarıyla veya devlet imkanlarıyla gidip devlete olan borcunu ödeyen, bugün dünyanın değişik üniversitelerinde, dünyanın en iyi üniversitelerinde kürsü sahibi olan, söz sahibi olan, dünya çapında meşhur olan Türk bilimadamları var. Biz onlarla iftihar ediyoruz. Onların varlığı da bizim için son derece önemlidir. Ama tabii biz o varlıkları haklı olarak kendi ülkemizde görmek istiyoruz. Yükseköğretim alanında dünyada muhteşem bir mobilizasyon var. Bilim bir ülkenin sınırı dahilinde tutamazsınız. Bugün 2 milyon öğrenci kendi ülkesinin dışında master yapıyor. Güle güle gidin, dolu dolu dönün. Güle güle gelin, size bağrımız da açıktır, işiniz de hazırdır. Biliyorsunuz size burs verdiğimiz zaman aynı zamanda size iş garantisi veriyoruz. Dolayısıyla bu önemli bir fırsattır."
Öğrencilerden, gittikleri ülkelerde zamanlarını iyi değerlendirmelerini isteyen Çelik, kendisinin yurt dışında bulunduğu sürede şahit olduğu bazı durumlar nedeniyle üzüldüğünü anlattı. Bakan Çelik, "Devletin kendisine verdiği burs için 'bu bana yetmez' diyerek, az bulup maalesef yapması gerekeni bir tarafa bırakan kebapçılık yapan, dönercilik yapan insanlar gördüm. Ülkem adına çok üzüldüm. Aç kaldığı için değil, kirasını ödeyemediği için değil..." diye konuştu.
Bakan Çelik, yurt dışına gönderilecek öğrencilere aylık 1235 dolar burs verileceğini, yol paralarının, kırtasiye giderlerinin karşılanacağını anlatarak, "Anadolu'da bir halk sözü vardır, 'çerçi kızı boncuğa aşıktır' diye. Siz çerçi kızı, çerçi oğlu değilsiniz. Siz bilime talipsiniz. İncik boncuğa talip olmaya gitmiyorsunuz. Şunu unutmayın, siz her biriniz Türkiye'nin büyükelçisisiniz" dedi.
Öğrencilerin herhangi bir sorunları olduğu zaman Bakanlık yetkililerini aramalarını isteyen Bakan Çelik, kendi e-mail adresinin de öğrencilere verileceğini söyledi.
Bakan Çelik, toplantıda bulunan, öğrencilerin gidecekleri ülkelerin büyükelçilik temsilcilerine de "Gençlerimize sorun çıkarmayınız, kolaylık göstermeniz. Özellikle vize almalarında, gidiş-gelişlerinde kolaylık sağlamalarını istiyoruz çünkü biz onları size emanet ediyoruz" diye seslendi.
MEB Müsteşar Yardımcısı Abdussamed Arslan da, kendisinin de devlet bursuyla yurt dışında okuduğunu hatırlatarak, öğrencilerden çok çalışmalarını istedi.
Yükseköğretim Genel Müdürü Hüseyin Çalık ise, programın düzenlenmesine emeği geçen herkese teşekkür etti.
Bakan Çelik'ten Koç Vakfı'na teşekkür
Çelik, Koç Topluluğu tarafından uygulamaya konulan, ''Meslek Lisesi Memleket Meselesi Projesi''nin Rahmi Koç Müzesi'nde yapılan bilgilendirme toplantısındaki konuşmasında, öğrenciler ve mesleki eğitim adına Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç'a ve Koç Vakfı'na teşekkür etti.
Bakan Çelik, ''Bu çok anlamlı bir destektir. Bu sadece finansal bir destek değil, Koç Topluluğu'nun asırlık birikimini içeren bir destektir'' diye konuştu.
Türkiye'de zaman zaman bazı kuruluşların aniden parladıklarını ve sonrasında da adeta nisan yağmurları gibi kaybolduklarını kaydeden Çelik, Koç Topluluğu'nun ise Cumhuriyet'le ortaya çıkan, sağlam bir yükselişi ve kökleri olan kurumlardan biri olduğunu söyledi. Çelik, bu çınarı fidanken eken Vehbi Koç'u da rahmetle, saygıyla andığını ifade etti.
Milli Eğitim Bakanlığı olarak eğitim konusunda özel sektör, sivil toplum örgütleri ve kuruluşlarla işbirliği yapmaktan haz duyacaklarını belirten Çelik, ''Eğitim, tek başına ve sadece Milli Eğitim Bakanlığı'na bırakılamayacak kadar önemli ve öncelikli bir işimizdir'' dedi.
2009 yılı için İşsizlik Fonu'ndan iş geliştirme ve meslek edindirme için ayrılan kaynağın 250 milyon TL olduğunu ifade eden Hüseyin Çelik, Koç Topluluğu ve benzer kuruluşlarla yapılan işbirliğinin süreceğini bildirdi.
-2011 HEDEFİ-
Hükümete geldiklerinde mesleki ve teknik eğitimin genel eğitime oranının yüzde 28'lerde olduğunu dile getiren Bakan Çelik, alınan tedbirlerle bunun yüzde 43'e çıkarıldığını anlattı. Çelik, 2011 yılı sonu için hedeflenen yüzde 50'lik orana, 2009-2010 öğretim yılında ulaşılabileceğini kaydetti.
Çelik, iş dünyası ve işçi kuruluşlarının dahil olduğu mesleki ve teknik eğitimin geliştirilmesi projesi kapsamında 4 bin 200 adet modül hazırlandığını, bütün orta öğretim okullarının 9. sınıflarının ortak sınıf haline getirildiğini vurguladı.
''Meslek yüksek okulları ve teknik eğitim fakültelerinin yeniden yapılandırılması için YÖK ile çalışılmaktadır'' diyen Milli Eğitim Bakanı Çelik, Türkiye'de 600 civarında olan meslek yüksek okullarının yeni bir anlayışla ele alınması için gerekli tedbirlerin alındığını anlattı.
Konuşmasında, proje kapsamında Koç Vakfı'ndan burs alan öğrencilere de seslenen Çelik, üniversite sayısının 130'a ulaştığını ve buradan mezun olan öğrencilerin sayısının geçmiş yıllara oranla hızla arttığına işaret ederek, mesleki eğitim almış gençlerin iş bulmalarının, üniversite mezunlarına göre daha kolay olduğunu dile getirdi.
Bakan Çelik, öğrencilere, ''Kendi alanınızda aranan eleman olmak istiyorsanız bilişim teknolojisini iyi kullanmanız ve yabancı dili iyi bilmeniz gerekir'' diye seslendi.
Hüseyin Çelik, iş dünyasının, ara eleman ihtiyaçlarını kendilerine bildirmelerini isteyerek, bu ihtiyaçları mesleki teknik okullardan karşılamaya hazır olduklarını söyledi.
Gençlerden ''Beyaz yakalılığa'' özenmemelerini isteyen ve bunun kolaycılık olduğunu vurgulayan Çelik, ''(Ben neden iş bulamadım?) değil, (Ben işimi neden kuramadım?) diyen bir gençlik lazım bize. Girişimcilik ruhuna sahip gençlerimiz kesinlikle kapı aralayabilir, iş kurabilir. Türkiye'de bu imkan ve destekler fazlasıyla var'' dedi.
-MEB'İN GAZZE İÇİN YARDIM KAMPANYASI-
Milli Eğitim Bakanı Çelik, Mustafa Koç ile birlikte öğrencilerle fotoğraf çektirip, müzede yer alan denizaltıyı da gezdi.
Çelik, müze çıkışında basın mensuplarının, ''Milli Eğitim Bakanlığı'nın Gazze için başlattığı yardım kampanyasıyla'' ilgili sorularını yanıtladı.
Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve başka kuruluşların da Gazze için bu tür kampanyalar düzenlediğini anımsatan Çelik, Başbakanlık'ta toplanacak bu yardımların karşı tarafa da sorularak, öncelikli ihtiyaçlar doğrultusunda harcanacağını bildirdi.
Bu meselelere soydaşlık ve dindaşlık anlayışıyla yaklaşılmaması gerektiğinin altını çizen Bakan Çelik, ''Biz insan olarak insanoğlunun ıstırabına ortak olmalıyız. Oradaki insan Müslüman da olabilir, başkası da olabilir. Oradaki çocukların, sivil insanların ıstırabı bizim ıstırabımızdır. Hassasiyetimiz budur'' diye konuştu.
''Öğrencilere, yaptıkları bağış karşılığında makbuz verilecek mi?'' sorusu üzerine Çelik, her öğrencinin getirdiği zarfın karşılığında listeler hazırlanacağını ve kimin ne verdiğinin o listelerde yer alacağını kaydederek, ''O yüzden herkes müsterih olsun. Böyle insani bir yardıma birilerinin suiistimal bulaştırması benim aklımın köşesinden geçmez. O çok büyük bir alçaklık olur. Ona da müsaade etmeyiz'' dedi.
(aa)
Lisede mini etek tartışması
Sinem Kobal ve Mehmet Aslan'ın başrollerini paylaştığı "Ayakta Kal" adlı gençlik filminde yer alan lise öğrencilerinin formaları tartışma başlattı.
İstanbul'da Baltalimanı Lisesi'nde gerçekleştirilen çekimlerde kız öğrencilerin iç çamaşırlarını gösterecek kısalıktaki etekleri ve erkek öğrenciler arasındaki sopalı ve bıçaklı kavgalar, filmle ilgili eğitmenleri de tedirgin etti. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ata Özer, devlet okullarının, eğitim kurumlarının yönetmeliklerinin belli olduğunu, filmlerdeki bu tür görüntülerin uydurma ve abartılı olduğunu söyledi. Özer "Filmle ilgileneceğim. Bir CD'sini edinip hemen izleyeceğim. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'i de bilgilendireceğim. Okullarda disiplin kuralları bellidir. Formaların standartları bellidir. Ayrıca okulların kapı önlerinde çete savaşları asla olmamaktadır. Son iki yıl içinde emniyet müdürlüğüyle birlikte yürütülen çalışmalarla bu tür çatışmalar yüzde 80 oranında azalmıştır. Artık okullarda huzur hâkimdir" dedi.
Milliyet
Katsayi adaletsizligi tarihe karisacak
Milyonlarca meslek liselinin adeta kabusu olan katsayı adaletesizliği çözülüyor. YÖK Başkanı Prof. Dr. Özcan tarih verdi:
YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, toplantıda 2009 ÖSS'de uygulanacak çok küçük değişiklikleri ele alacaklarını ancak bu değişiklikler arasında katsayı değişikliğinin bulunmadığını söyledi.
DEĞİŞİKLİK SENEYE
Katsayı değişiklikliği için 2010 ÖSS'yi öngördüklerini anlatan Özcan, "ÖSS deyince sadece katsayıyı anlayanlar 'katsayı bu Perşembe kalkacak' diye yazmış ama doğru değil. Genel Kurul'da katsayıyı değiştirecek bir öneri görüşmeyeceğiz. Perşembe günü (bugün) bizim yapacağımız çok küçük değişiklikler. Ancak önümüzdeki yıl katsayı konusundaki değişiklik gerçekleşebilir. Bununla ilgili çalışma takvimini de Perşembe günü netleştireceğiz. Ancak değişiklik seneye" diye konuştu.
Meslek liselilere uygulanan farklı katsayı uygulamasının, bu liselerin gelişimini önlemeyecek bir hale getirileceğini ifade eden Özcan şunları söyledi: "Halen, üzerinde çalıştığımız ÖSS sistemi ile üniversiteye giriş daha çağdaş bir hale gelecek ve sorunlar kendiliğinden çözülecek"
Haber 7
2009 ÖSS'de değişiklik yapılacak mı?
YÖK Genel Kurulunun bugünkü toplantısında, ÖSS'de yapılması planlanan değişikliklerin görüşülmesine 29 Ocak'taki toplantıda devam edilmesine karar verildi.
YÖK Genel Kurulunun, Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan başkanlığındaki toplantısı yaklaşık 6 saat sürdü.
Toplantının, ÖSS'de yapılması planlanan değişikliklerin ele alındığı öğleden sonraki bölümüne ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan da katıldı.
Toplantının ardından yapılan yazılı açıklamada, üniversiteye giriş sisteminde yapılması planan değişikliklerin görüşüldüğü, ancak herhangi bir karar verilmediği belirtildi.
Açıklamada, konuya ilişkin görüşmelere Genel Kurul'un 29 Ocak 2009 tarihinde yapılacak toplantısında devam edileceği kaydedildi.
YÖK, 15 fakülteye yeni dekan atadı
YÖK'ten konu ile yapılan açıklama şöyle:
Yükseköğretim Kurulu"nun 2009 yılında gerçekleştirilen 1. Genel Kurul toplantısında Eğitim, Tıp Sağlık, Denklik, Vakıf Koordinasyon komisyonlarının raporları görüşülerek karara bağlanmıştır. Ayrıca 15 fakülteye dekan ataması gerçekleştirilmiştir:
-Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesine Prof. Dr. Maksut Coşkun, -Bartın Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesine Prof. Dr. Mahmut Kartal, -Bayburt Üniversitesi Mühendislik Fakültesine Prof. Dr. Ömer Çomaklı, -Osmangazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesine Prof. Dr. Sevgi Şensöz, -Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesine Prof. Dr. Adem Önal, -Iğdır Üniversitesi İlahiyat Fakültesine Prof. Dr. Abdulhakim Yüce, -İnönü Üniversitesi Eczacılık Fakültesine Prof. DR. Göknur Aktay, -Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesine Prof. Dr. Ercan Efe, -Karabük Üniversitesi Fethi Toker Güzel Sanatlar Fakültesine Prof. Dr. Gülser Çelebi, -Karadeniz Teknik Üniversitesi Hukuk Fakültesine Prof. Dr. Osman Pehlivan, -Kırklareli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesine Prof. Dr. Şaban Teoman Duralı -Mustafa Kemal Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesine Prof. Dr. Ahmet Atan -ODTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesine Prof. Dr. Yaşar Eyüp Özveren -Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesine Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, -Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesine Prof. Dr. Sadık Ayhan Kılıçturgay.
Ayrıca üniversiteye giriş sistemine yönelik olarak yapılması planlanan değişiklikler de görüşülmüş, ancak herhangi bir karar verilmemiştir. 29.01.2009 tarihinde yapılacak Genel Kurul toplantısında konuya ilişkin görüşmelere devam edilecektir. ' denildi.
Açıköğretim'de akademşk danışmanlık dersleri başladı
AÜ Rektörlüğünden alınan bilgiye göre, Açıköğretim, İktisat ve İşletme fakülteleri öğrencileri için öğrenilmesinde güçlük çekilen bazı derslere yönelik yapılan yüz yüze akademik danışmanlık derslerine, bu yıl da devam ediliyor.
Ülke genelinde 65 il ve 5 ilçedeki 74 merkezde gerçekleştirilen akademik danışmanlık derslerine kimliklerini göstererek hiçbir ücret ödemeksizin katılabilecek öğrencilerin devam zorunluluğu bulunmuyor.
Öğrenciler, derslerin yapılacağı derslikleri, derslerin gün ve saatlerini bulundukları ildeki AÖF Bürosuna başvurarak veya ''www.anadolu.edu.tr'' web adresinde bulunan Açıköğretim başlığı altındaki ''Akademik Danışmanlık Hizmetleri'' bölümünden öğrenebilecek.
Akademik danışmanlık kapsamında yüz yüze öğretimi yapılacak dersler şunlar:
''1. sınıf dersleri: Genel Matematik, Genel Muhasebe, İktisada Giriş, 2. sınıf dersleri: Muhasebe Uygulamaları, İstatistik, İktisat Teorisi, 3. sınıf dersleri: Maliyet Muhasebesi, Türk Vergi Sistemi, Finansal Yönetim, İngilizce. 4. sınıf dersleri için ise akademik danışmanlık uygulanıyor.''
Yüz yüze gerçekleştirilecek ve 29 Mayısa kadar sürecek eğitimler, şu merkezlerde yürütülecek:
''Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Aksaray, Alanya, Amasya, Ankara (Cebeci, Beşevler), Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bandırma, Bayburt, Biga, Bilecik, Bolu, Bozüyük, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir (Anadolu Üniversitesi, Osmangazi Üniversitesi), Gaziantep, Giresun, Hatay, Iğdır, Isparta, İstanbul (Beyazıt, Haydarpaşa), İzmir, Kahramanmaraş, Karaman, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kilis, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mersin, Muğla, Nazilli, Nevşehir, Niğde, Ordu, Rize, Sakarya, Samsun, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Uşak, Van, Yozgat, Zonguldak.''
AA
YÖK Genel Kurulu ÖSS'deki katsayıları görüşecek
Genel Kurul, meslek liselerinin önündeki katsayı engelini kaldırıp, öğrencilerin kendi branşlarında 4 yıllık fakültelerde okuyabilmesini tartışacak
YÖK, perşembe günü 2009 Öğrenci Seçme Sınavı'nda (ÖSS) uygulanacak yeni düzenlemeler için toplanıyor. Masaya yatırılacak konuların başında meslek lisesi mezunlarının üniversiteye girişte karşılarına çıkan katsayı engelinin yumuşatılması da yer alıyor. Toplantıda YÖK'te oluşturulan komisyon çeşitli önerileri Genel Kurul'a sunacak. YÖK üyelerinin de bu öneriler üzerinden görüş alışverişinde bulunacağı ancak 'sistem olgunlaşana kadar' bir kararın alınmayacağı ifade edildi.
ÖZCAN KALDIRMAK İSTİYOR
YÖK'e yakın kaynaklardan edinilen bilgiye göre; YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan'ın, meslek liselilere uygulanan katsayı sisteminin tamamen kaldırılmasına sıcak baktığı, ancak Milli Eğitim Bakanlığı'nın, bu aşamada katsayının kaldırılmasını öngören bir sistemi uygun bulmadığı ifade ediliyor.
HERKES KENDİ BÖLÜMÜNE
'Yumuşatılmış' formüle göre, meslek lisesi mezunlarının, kendi branşlarında eğitim veren 4 yıllık fakültelere geçişlerinde, katsayı engeline takılmalarını ortadan kaldıracak bir sistem üzerinde duruluyor. Örneğin meslek lisesi makine bölümünde okuyan bir öğrenci, mühendislik fakültelerinin makine bölümlerine, iletişim lisesi mezunu bir öğrenci de iletişim bilimleri fakültelerine girişte katsayı engeli ile karşılaşmayacak.
Üzerinde düşünülen sisteme göre imam hatip lisesi mezunları da ilahiyat fakültelerinin yanı sıra, üniversitelerin din ve ahlak öğretmenliği, sanat tarihi, felsefe gibi sözel puanla öğrenci alan bölümlerine, katsayı uygulamasına takılmadan genel lise mezunları gibi girebilecekler.
YÖK Genel Kurulu'nun ayrıca 'sözel', 'eşit ağırlık' ve 'sayısal' alanlarında da yeni düzenlemeler yapması ve bazı bölümlerin alanlarını yeniden ele alması bekleniyor.
Köklü değişiklik 2010'da
YÖK 2010'da kademeli olarak geçilecek sistem çalışmalarına başlayacak. Olgunlaşma sınavı da öngörülen sistemde öğrencilerin lisede okudukları alanlara göre üniversiteler kendi öğrencilerini puan sıralamasına göre seçecek. ÖSS sınavı 190 dakikaya sığdırılmayacak; matematik testi, fen testi, genel kültür testleri çeşitli haftalarda uygulanabilecek.
ÖĞRETMENLİK YAPABİLECEKLER
MüfredatI genel liselerle neredeyse birebir uyumlu olan imam hatip liselerinin alanı 'sözel' olarak belirlenecek. İHL'lerin sözel alan olarak belirlenmesi halinde bu öğrenciler, sanat tarihi, sosyal bilgiler öğretmenliği, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği, zihinsel engelliler öğretmenliği, tarih, Türk dili ve edebiyatı öğretmenliklerini tercih edebilecek.
YÖK alanlar üzerinde yapacağı düzenleme ile 'sosyoloji', 'felsefe' gibi bölümleri 'Eşit Ağırlık' alanı ile birlikte 'sözel' alanında değerlendirme kararı alırsa bu bölümlere de imam hatip lisesi öğrencileri başvurabilecek. Mevcut sistemde imam hatip liseleri öğrencileri sadece ilahiyat fakültelerini tercih edebiliyor. YÖK geçmiş dönemde imam hatip mezunlarının din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlikleri bölümlerine girmelerini de yasaklamıştı.
Mesleki teknik lisede okuyan (makine, bilgisayar, motor gibi) öğrenciler de alanlarıyla ilgili mühendislik bölümlerini tercih etmeleri halinde 0.3 katsayı ile değil 0.8 katsayı ile puanları hesaplanması YÖK tarafından tartışılmıştı. Meslek lisesi mezunlarına, kendi alanlarıyla ilgili 2 yıllık fakültelerle bu yıl açılacak teknoloji fakültelerini tercih etmeleri durumunda, ek puan verilmesinin değerlendirildiği ifade edildi.
Başarı puanlarI 0.3 İle çarpılmayacak
MEVCUT sistemde genel liselerin 'sosyal', 'türkçe-matematik' ve 'fen' alanlarında okuyan öğrenciler, üniversiteye geçişte kendi alanlarındaki bölümleri tercih ettiklerinde, Ağırlık Ortaöğretim Başarı Puanları (AOBP) 0.8 katsayısı ile çarpılıyor. Genel lise öğrencileri kendi alanları dışında tercih yaparsa; örneğin 'sosyal' öğrencisi 'fen' alanında tercih yaparsa 0.3 katsayı ile puanları çarpılıyor.
Meslek lisesi öğrencileri ise 2 yıllık Meslek Yüksek Okulları'na sınavsız geçiyorlar, ancak 4 yıllık fakülte tercih ettiklerinde, katsayı engeli ile karşılaşıyorlar ve AOBP'leri genel liselerin aksine 0.3 ile çarpılıyor.
Bu sistemin 'adaletsiz' olduğunu düşünen YÖK, meslek lisesi öğrencilerine de kendi alanlarındaki yükseköğretim kurumlarından tercih yapmaları halinde genel liselerde olduğu gibi 0.8 katsayı öngören bir sistemi gündemine aldı. Üzerinde düşünülen sisteme göre meslek lisesi veya genel lise öğrencileri kendi alanları dışında tercih yaptıklarında AOB puanları 0.6 ile çarpılacak.
Z. Kıvanç EL / ANKARA
Akşam
Yeni moda netbook
'Dizüstü'nün 'masaüstü'ne karşı kazandığı 'taşınabilirlik' zaferinin bir benzerine hazır olun. Yeni trend netbook'lar, kullanım kolaylığı ve yüksek performansıyla notebook'ların pabucunu dama atmaya hazırlanıyor
Türkiye'de teknoloji meraklıları hariç, çoğu kişinin varlığından bihaber olduğu netbooklar, 2007 yılında tüketiciyle buluşmasına rağmen, asıl satış başarısını geçtiğimiz yıl gösterdi. Notebook'lardan daha küçük, daha rahat taşınabilir ve tabii ki daha ucuz olan netbooklar, özellikle karne dönemleri ve yılbaşında yakınlarına hediye almak isteyenlerin öncelikli tercihi oldu. Öyle ki netbookların öncüsü Asus, dünyada Eee modeliyle 2007 yılında 300 binlik bir satış rakamına ulaşırken, 2008'de bütün markalar toplam 14 milyon netbook satmayı başardı.
Her yılın ocak ayında Las Vegas'ta düzenlenen ve tüketici elekroniğinin temel fuarı olarak gösterilen CES'te de teknoloji firmaları, geliştirdikleri yeni ürünlerle fuara damgalarını vurdu. Bir ajanda boyutunda olan netbooklar hiç şüphesiz, firmalar tarafından fuarın en çok ilgi gösterilen dalı oldu. Peki 2 yıl öncesine kadar kimsenin eksikliğini hissetmediği bu ürün ne oldu da bu kadar kısa sürede böyle bir başarı kazandı. Netbookların, notebooklar karşısında ne gibi avantajları var, neden insanlar netbookları seçiyor?... İşte birkaç yararlı ipucu...
Netbook, ajanda kadar küçük...
NETBOOK kesinlikle birincil bilgisayar olarak görülmemeli. Nitekim netbookların, notebooklara rakip oldukları konuların arasında performanstan bahsetmek mümkün değil. Netbookların geliştirilme amaçları da, insanlar tarafından tutulma sebebi de aynı: kolay taşınabilirlik ve kullanılabilirlik... Dolayısıyla netbook sahibi olacakların amaçları da bu yönde olmalı: Mail atmak, düşük performans gerektiren oyunlar oynamak, internette sörf yapmak. Ve netbooklar bütün bu uygulamaların altından rahatça kalkabiliyor. Ama hayatının bilgisayarını arayanlara yüksek GB'li notebook önerilir...
NETBOOK'LARIN en büyük avantajı hiç şüphesiz, küçük ve taşınması kolay olmaları. Artık iş tanımının da değişmesiyle beraber, insanların iş hayatında en çok önem verdikleri konuların başında zaman geliyor. İnternetin iş hayatındaki önemi de göz önüne alındığında; insanların gittikleri her yerde ofisteki işlerini halledebilmeleri ve bunu yaparken notebook'un 'ağırlığını' hissetmemeleri, netbookların varlığını ve başarısını açık şekilde ortaya koyuyor.
NOTEBOOK'TAN daha küçük boyutlarda olan netbooklar, ekranı ya da klavyeyi küçük bulanlar için de çözüm üretmiş durumda. Öyle ki şu an piyasada bulanan neredeyse bütün netbooklar harici bir monitöre bağlanabiliyor. Yani ekranın küçüklüğünden şikayetçi olanlar ev ya da ofislerinde istedikleri büyüklükteki ekran ya da TV'de işlerini halledebiliyor. Tabii ki aynı durum mouse ya da klavye kullanımı için de geçerli.
TOSHİBA: Ünlü bilgisayar markası Toshiba da netbook'a yatırım yapıyor. Toshiba'nın NB100-111 model netbook'u 8.9 inçlik ekranı ve 1 kg'lik ağırlığıyla, netbook özelliklerini başarıyla taşıyor.
Fiyatı KDV dahil 860 TL.
ASUS: Netbook'un öncüsü Asus, 2007'den beri tüketiciye sunduğu Eee Pc serisi ile büyük satış başarısı yakaladı. İşlemci olarak İntel'i seçen Eee netbook'un fiyatı da modeline göre 500 dolar artı KDV civarında.
ACER: Acer'ın Aspire One AOA150-BC modeli şu günlerde en rağbet edilen netbook'ların başında. 1.60 Ghz'lik İntel işlemciye sahip ürünün 8.9 inçlik ekranı bulunuyor. Aspire One, Turcell'in Connect Card'ı ile kampanyalı da satılıyor.
Onur DEMİRHİSAR
Özürlülere eğitim desteği miktarı
Maliye Bakanlığı'nın ''2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliği'' Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.
Tebliğe göre, 5580 sayılı Kanun kapsamında açılan özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde özürlü bireylere verilen destek eğitiminin bütçeden karşılanacak kısmı katma değer vergisi hariç olmak üzere bireysel eğitim için aylık 304 TL, grup eğitimi için 87 TL olarak belirlendi.
Belirlenen tutarlar, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten, bu tutarları aşan kısmı ise ilgililer tarafından karşılanacak.
1 Ocak 2009 tarihinden geçerli olmak üzere bugün yürürlüğe giren tebliğde yer almayan hususlarda Millî Eğitim Bakanlığınca yapılacak düzenlemeler esas alınacak.
(aa)
YÖK'ten öğrencilere iki müjde birden
YÖK Başkanı Özcan, 'Okuldan hem atılmayı hem de affı da ortadan kaldıracak proje hazırlıyoruz' dedi.
Özcan, eşi ve oğlu ile birlikte tatilini geçirmek üzere geldiği Safranbolu ilçesinde, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Burhanettin Uysal'ı evinde ziyaret etti.
Burada gazetecilerin, öğrenci affıyla ilgili sorularını yanıtlayan Özcan, öğrenci affı çıkmasına rağmen kendisinin buna karşı olduğunu söyledi. 1995'ten bugüne kadar tüm suçların affedildiğini anlatan Özcan, şöyle konuştu:
''Yeni düzenlemeyle okuldan atılmayı da affı da ortadan kaldıracak proje hazırlıyoruz. Böylece af gibi bir problemimiz olmaz. Modern ve çağdaş ülkelerde yapılan da bu zaten. ABD gibi ülkelerde, ne okuldan atılma ne de af var. Öğrenci istediği zaman okuldan ayrılıyor, şartlar müsait olduğunda geri geliyor. Yalnız geri geldiğinde, biz bunu çokta teşvik etmemek için öğrenci ikinci kez geldiğinde ücretleri de yükselterek önlem almayı düşünüyoruz.''
Özcan, daha sonra Çevrik Köprü mevkisinde bulunan bir fabrikanın satış mağazasını gezdi ve alışveriş yaptı.
|