Ozelders.com
Ana Sayfa   Arama   Haberler   Yazılar   Şehir Değiştir   Site Hakkında   Yardım   Tavsiye Edin   Bize Ulaşın  
  
Ders almak ve ders vermek isteyenlerin buluştuğu nokta, Ozelders.com. Üye Ol  Üye Girişi  

03 Ocak 2009 Cumartesi

Sözleşmeli öğretmene yeni yılın ilk müjdesi

Milli Eğitim Bakanlığı, yarıyıl tatilinde özür durumuna bağlı olarak yer değiştirme isteğinde bulunacak öğretmenlerin atanacağı okulların belirlenmesi amacıyla kontenjanların bakanlığa bildirilmesini istedi. Bakanlık, söz konusu isteğin yer aldığı genelge ile sözleşmeli öğretmenler için özür durumuna bağlı olarak yer değiştirme şansı tanımış oluyor. Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcısı Hikmet Orman, il milli eğitim müdürlüklerine gönderdiği genelgede; yarıyıl tatilinde özür durumuna bağlı olarak yer değiştirme isteğinde bulunacak öğretmenlerin atanacağı eğitim kurumlarının belirlenmesi amacıyla ILSÎS Kontenjan Modülü'nün aktif hâle getirildiğini açıkladı.

YETKİ İL MÜDÜRLÜKLERİNDE

Kontenjan belirleme yetkisinin sadece il milli eğitim müdürlüklerine verildiğini kaydeden Orman, "Genel Müdürlüğümüz bundan böyle il milli eğitim müdürlüklerinden alınacak ön talep kontenjan belirlenmesi yöntemini uygulayacaktır. Bu nedenle, özür durumları nedeniyle il dışından gelecekler ile il içinde yer değiştirmek isteyen öğretmenlerin tercihlerinde alınacak olan eğitim kurumları ile bu kurumların kontenjanları il milli eğitim müdürlüklerince serbestçe belirlenebilecektir" diye konuştu.



ANKA

02 Ocak 2009 Cuma

ÖSS'nin en başarılı okulları açıklandı

2008 Öğrenci Seçme Sınavında (ÖSS), yüksek öğretim kurumuna yerleşmenin ön koşulu olan ÖSS-1 testini başarıyla çözen okullar sıralamasında Fen Liseleri başlarda yer alıyor.

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) hazırlanan ''Ortaöğretim Kurumlarına Göre 2008-ÖSS Sonuçları Kitabı'' ÖSYM'nin internet sayfasında yayımlandı. Kitapta, ÖSS'ye başvuran ve yerleştirilen aday sayıları, ortak derslerle ilgili testler ile bu testlerden hesaplanan ÖSS-1 puanları ve YDS sonuçlarına yer verildi.

Kitabın ikinci bölümü ise liselerin alan dersleriyle ilgili testlerden elde edilen ham puan ortalamaları ve testlerden hesaplanan ÖSS-2 puanını içeriyor. ÖSS ve YDS sonuçları okul türlerine, illere ve ortaöğretim okullarına göre de inceleniyor.

Buna göre, 2008 ÖSS'ye başvuran herkesin çözmekle sorumlu olduğu ÖSS-1 testinde liseler arasından Fen Liseleri başarı sıralamasında öne çıktı.

Puanları hesaplananların tümüne göre en başarılı 10 ortaöğretim kurumu sıralamasında devlet fen liseleri ''Sayısal-1'', ''Sözel-1'' ve ''Eşit Ağırlıklı-1'' puan türlerinde başlarda yer aldı.

ÖSS-1 puanına göre en başarılı iller ise Aydın, Ankara, İstanbul, İzmir, Manisa, Denizli, Konya, Mersin, Çanakkale, Antalya, Muğla ve Samsun oldu.

Tüm puan türlerinde, İzmir Fen Lisesi birinci sırada yer aldı. Sıralamada yer alan tek düz lise İstanbul Lisesi, ''Sayısal-1'' puan türünde 8., ''Sözel-1'' puan türünde 3., ''Eşit Ağırlıklı-1'' puan türünde 4. sırada listeye girdi.

ÖSS-1 testinde başarılı okulların sıralaması şöyle:

Sayısal-1:

1. İzmir Fen Lisesi
2. Ankara Fen Lisesi
3. Aydın Fen Lisesi
4. Denizli Erbakır Fen Lisesi
5. Konya Meram Fen Lisesi
6. Mersin Fen Lisesi
7. Çanakkale Fen Lisesi
8. İstanbul Lisesi
9. Antalya Özel Toros Akdeniz Fen Lisesi
10. Muğla 75. Yıl Fen Lisesi

Sözel-1:

1. İzmir Fen Lisesi
2. Aydın Fen Lisesi
3. İstanbul Fen Lisesi
4. Ankara Fen Lisesi
5. Çanakkale Fen Lisesi
6. Mersin Fen Lisesi
7. Denizli Erbakır Fen Lisesi
8. İzmir Özel Yamanlar Lisesi
9. İstanbul Özel Amerikan Robert Koleji
10. Antalya Özel Toros Akdeniz Fen Lisesi

Eşit Ağırlıklı-1:

1. İzmir Fen Lisesi
2. Ankara Fen Lisesi
3. Aydın Fen Lisesi
4. İstanbul Lisesi
5. Mersin Fen Lisesi
6. Çanakkale Fen Lisesi
7. Denizli Erbakır Fen Lisesi
8. Antalya Özel Toros Akdeniz Fen Lisesi
9. Konya Meram Fen Lisesi
10. Samsun Fen Lisesi

AA





Sözleşmeli öğretmenlere yeni yıl müjdesi

Milli Eğitim Bakanlığı, yarıyıl tatilinde özür durumuna bağlı olarak yer değiştirme isteğinde bulunacak öğretmenlerin atanacağı okulların belirlenmesi amacıyla kontenjanların bakanlığa bildirilmesini istedi.

Bakanlık, söz konusu isteğin yer aldığı genelge ile sözleşmeli öğretmenler için özür durumuna bağlı olarak yer değiştirme şansı tanımış oluyor.

Sözleşmeli öğretmenlerin eşlerinden ayrı olarak çalışmasına neden olan "sözleşmeli öğretmenlere özür durumuna bağlı yer değiştirme şansı vermemesi" durumu sona eriyor. Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcısı Hikmet Orman, il milli eğitim müdürlüklerine gönderdiği genelgede; yarıyıl tatilinde özür durumuna bağlı olarak yer değiştirme isteğinde bulunacak öğretmenlerin atanacağı eğitim kurumlarının belirlenmesi amacıyla ILSÎS Kontenjan Modülü"nün aktif hâle getirildiğini açıkladı.

-İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜKLERİ KONTENJANLARI SERBEST OLARAK BELİRLEYECEK-

Kontenjan belirleme yetkisinin sadece il milli eğitim müdürlüklerine verildiğini kaydeden Orman, "Genel Müdürlüğümüz bundan böyle il milli eğitim müdürlüklerinden alınacak ön talep kontenjan belirlenmesi yöntemim uygulayacaktır. Bu nedenle, özür durumları nedeniyle il dışından gelecek öğretmenler ile özür durumundan il içinde yer değiştirmek isteyen öğretmenlerin tercihlerinde alınacak olan eğitim kurumları ile bu kurumların kontenjanları il milli eğitim müdürlüklerince serbestçe belirlenebilecektir" açıklamasında bulundu.

-SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMEN POZİSYON SAYISI MODÜLE YANSITILDI-

2008-2009 eğitim ve öğretim yılı bütünlüğü dikkate alınarak öğretmenlerin en yarıyıl tatili sonuna kadar yeni görev yerlerinde başlatılmalarının planlandığını açıklayan Orman, "Bu planlamaya göre Ocak ayının ikinci haftasından itibaren elektronik ortamda başvuru alınacağından E- Yer Değiştiğe Formu"na yansıtılacak eğitim kumrularının sağlıklı bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir" uyarısında bulundu. Orman, milli eğitim müdürlüklerine gönderdiği genelgede şu açıklamada bulundu:

"Kontenjanlar, kadrolu ve sözleşmeli öğretmenler için ayrı ayrı belirlenecektir. Yer değiştirme için kullanılacak olan boş sözleşmeli öğretmen pozisyon sayıları İLSİS Özlük Modülü"ndeki verilere göre belirlenmiş ve İLSİS Kontenjan Modülü'ne yansıtılmıştır. İlçelerin pozisyon İLSİS Kontenjan Modülü"ne yansıyan sayılar ile örtüşmemesi halinde (ek kontenjan verilmemiştir) Bilişim Hizmetleri Dairesi Başkanlığına e-posta yoluyla ilçe pozisyonları bildirilecek ve gerekli düzeltme yapıldıktan sonra, bu pozisyon sayıları ile sınırlı olmak üzere en çok ihtiyaç bulunan alanlarda serbestçe kurum kontenjanları belirlenebilecektir."

-5 OCAK"TA KONTENJANLAR BELLİ OLACAK-

Orman, sözleşmeli öğretmenlerin görevlendirileceği eğitim kurumlarının belirlenmesinde ise şu hususlara dikkat edilmesini istedi:

-"Mesleki Eğitim Merkezleri, Bilim ve Sanat Merkezleri, Halk Eğitim Merkezleri, özel şartlar aranan (Fen ve Anadolu Liseleri gibi) eğitim kurumları, -Bilişim Teknolojileri alanında Mesleki ve Teknik Ortaöğretim Kurumları,

-Okul Öncesi Öğretmenliği alanında Kız Meslek Liseleri, İLSİS Kontenjan Modülü"ne yansıtılmayacaktır."

Orman, milli eğitim müdürlüklerine gönderdiği genelgede, kontenjan belirleme işlemlerinin en geç 5 Ocak 2009 tarihi çalışma saati sonuna kadar sonuçlandırılması emrini verdi.



ANKA

Norm kadrolar için devrim gibi karar

Aksaray İdare Mahkemesi, aynı okulda görev yapan iki öğretmenden norm fazlası olanın değil de diğer öğretmenin yer değiştirmesi işlemini hukuka uygun buldu. Söz konusu karar norm kadroda devrim niteliği taşıyor.

Aksaray'ın Gülağaç ilçesinin bir köyünde bulunan Düğüz İlköğretim Okulu'nda norm kadro sayısının azalması sonucu norm kadro yönetmeliği uyarınca norm fazlası öğretmenin yer değiştirmesi istendi. Konuyla ilgili Aksaray İdare Mahkemesi'ne açılan davada Mahkeme, norm fazlalık durumunda olan öğretmenin yer değiştirmesi gerekirken, fazla olan öğretmenin yer değiştireceği yerin kasaba statüsünde olması nedeniyle norm kadro fazlası olan öğretmenin değil, diğer öğretmenin yer değiştirmesi işlemini hukuka uygun buldu.

Mahkeme yer değiştirilecek yerin köy statüsünden daha üstün olan kasaba statüsünde olduğu için bu durumda norm kadro yönetmeliğinin değil, genel atama ilkelerinin uygulanması gerektiği düşüncesinden hareketle norm kadro içerisinde yer alan ve puanı fazla olan öğretmenin yer değiştirmesi gerektiğine karar verdi.

"HAKKANİYET GEREĞİ" NORM FAZLASI OKULDA KALDI

Gerekçeli kararda, köy statüsündeki aynı okulda görev yapan davacı öğretmen ve diğer öğretmenin, norm kadro sayısının azalması nedeniyle, kasaba statüsündeki şartları daha iyi olan okula atanmak için aynı anda talepte bulunmaları üzerine, "norm kadro" fazlası bırakılma usulünün yerine genel atama ilkelerinin benimsenmesinin "hakkaniyet gereği" olduğu ifade edildi.

Kararda, "Bu doğrultuda; genel atama ilkelerinin düzenleme altına alındığı Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin, "İl İçinde ve İller Arası Yer Değiştirmeler' başlıklı yer alan 12. maddesinde, atamaların okul veya kurumu tercih edenlerden hizmet puanı en fazla olandan başlanması suretiyle gerçekleştirileceği kuralı getirildiğinden, davacıdan hizmet puanı fazla olan Mehmet Kaymaz adlı öğretmenin Gülpınar İlköğretim Okulu'na atanmasına dair dava konusu işlem hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmuştur" denildi.

Söz konusu karar, "norm kadro" konusunda bir ilk olurken, norm kadroda bir devrim niteliği taşıdığı belirtiliyor.

ANKA





ÖSS'ye gireceklere 2009 müjdesi

Yarımağan, 2008'den 2009'da devreden öğrenci sayısının çok azaldığını belirterek şöyle konuştu: "2008'de ön lisans baraj puanını 160'tan 145'e, lisans puanını 185'den 165'e düşürdük. Bu durum binlerce öğrencinin üniversiteye girmesinin yolunu açtı. Ayrıca yeni açılan üniversiteler ve artırdığımız kontenjanlar sayesinde, geçmiş yıllardan dışarda kalan, üniversiteye giremeyen öğrenci sayısı hayli azaldı. Liselerin dört yıla çıkarılması nedeniyle bu yıl liselerden mezun olacak öğrenci sayımız 150 bin civarında olacak. Ayrıca 4 yıllık liselere eklenen dersler ve ders içerikleri bu öğrencileri diğer öğrenciler karşısında şanslı hale getirmiştir. Sonuçta bu yıl ÖSS'ye girecek olan öğrenci sayımızın 1 milyon 100 bin kişi olacağını tahmin ediyorum. Yapılacak artışlarla kontenjanların 600 bin civarında olacağını düşünürsek, bu yıl sınava giren her iki öğrenciden biri, bir bölüme yerleşecek."

ÇALIŞMALAR SON AŞAMADA

Meslek lisesi mezunlarının katsayı mağduriyetlerinin giderilmesi için YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın ortak çalışma yaptıklarını belirten ÖSYM Başkanı Yarımağan, hazırlıkların artık son aşamaya geldiğini belirtti. Yarımağan şöyle konuştu: "Bu konuda açıklama yapma yetkisi YÖK'te olduğu için bir şey söylemek istemiyorum. Yapılan çalışmalarda çeşitli kurumlardan gelen öneriler değerlendiriliyor. Benim kanaatime göre meslek lisesi mezunlarının, kendi branşlarındaki üniversiteleri tercih etmeleri halinde katsayı mağduru olmaktan kurtarılacakları bir formül konusunda fikir birliğine varılmış durumda. Meslek liselerinde yeterli dersleri alamayan öğrencilerin yetiştirilmesi içinse, üniversitelerde bu derslerin okutulması düşünülüyor. Bu açıklamaların ocak ayının ilk haftası yapılacağını düşünüyorum."

SORU SAYISI DEĞİŞTİ

Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Uğur Dershaneleri ÖSS Koordinatörü Turgay Polat da, liselerin dört yıla çıkarılmasının ve konulan yeni dersler ile değiştirilen müfredatların bu yıl liselerden mezun olan öğrencilere büyük avantaj sağladığını belirterek şu bilgileri verdi: "2009 yılında yapılacak olan ÖSS'de soru sayıları ve ders içerikleri konusunda çeşitli değişiklikler yapıldı. Bu değişiklikler MEB'in liseleri dört yıla çıkarması ve değişen ders içerikleri sonucunda yapılmıştır. ÖSYM yaptığı bu değişiklik sonucunda hem testlerin soru sayılarında hem de içeriklerinde değişikliğe gitti. Ancak en önemli ve gizli değişiklik eklenen dersler ve bu derslerin içerikleri konusunda olmuştur. Bu da 2009 yılı öncesinde mezun olan öğrencilerin 4 yeni dersi yeniden öğrenmelerini gerektirmektedir."





30 Aralık 2008 Salı

Norm kadrolar için devrim gibi karar

Aksaray İdare Mahkemesi, aynı okulda görev yapan iki öğretmenden norm fazlası olanın değil de diğer öğretmenin yer değiştirmesi işlemini hukuka uygun buldu. Söz konusu karar norm kadroda devrim niteliği taşıyor.

Aksaray'ın Gülağaç ilçesinin bir köyünde bulunan Düğüz İlköğretim Okulu'nda norm kadro sayısının azalması sonucu norm kadro yönetmeliği uyarınca norm fazlası öğretmenin yer değiştirmesi istendi. Konuyla ilgili Aksaray İdare Mahkemesi'ne açılan davada Mahkeme, norm fazlalık durumunda olan öğretmenin yer değiştirmesi gerekirken, fazla olan öğretmenin yer değiştireceği yerin kasaba statüsünde olması nedeniyle norm kadro fazlası olan öğretmenin değil, diğer öğretmenin yer değiştirmesi işlemini hukuka uygun buldu.

Mahkeme yer değiştirilecek yerin köy statüsünden daha üstün olan kasaba statüsünde olduğu için bu durumda norm kadro yönetmeliğinin değil, genel atama ilkelerinin uygulanması gerektiği düşüncesinden hareketle norm kadro içerisinde yer alan ve puanı fazla olan öğretmenin yer değiştirmesi gerektiğine karar verdi.

"HAKKANİYET GEREĞİ" NORM FAZLASI OKULDA KALDI

Gerekçeli kararda, köy statüsündeki aynı okulda görev yapan davacı öğretmen ve diğer öğretmenin, norm kadro sayısının azalması nedeniyle, kasaba statüsündeki şartları daha iyi olan okula atanmak için aynı anda talepte bulunmaları üzerine, "norm kadro" fazlası bırakılma usulünün yerine genel atama ilkelerinin benimsenmesinin "hakkaniyet gereği" olduğu ifade edildi.

Kararda, "Bu doğrultuda; genel atama ilkelerinin düzenleme altına alındığı Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin, "İl İçinde ve İller Arası Yer Değiştirmeler' başlıklı yer alan 12. maddesinde, atamaların okul veya kurumu tercih edenlerden hizmet puanı en fazla olandan başlanması suretiyle gerçekleştirileceği kuralı getirildiğinden, davacıdan hizmet puanı fazla olan Mehmet Kaymaz adlı öğretmenin Gülpınar İlköğretim Okulu'na atanmasına dair dava konusu işlem hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmuştur" denildi.

Söz konusu karar, "norm kadro" konusunda bir ilk olurken, norm kadroda bir devrim niteliği taşıdığı belirtiliyor.

ANKA





Kursa katıl, 100 YTL'yi al

Ana-Kız Okuldayız Okuma-Yazma kampanyasının sertifika törenine katılan Vali Selim Cebiroğlu, bundan sonra açılacak kursları başarıyla bitiren kursiyerlere 100 YTL verileceğini açıkladı. İslam dininin ilk emrinin 'Oku' olduğunu hatırlatan Vali Cebiroğlu, ilde okuma-yazma oranının daha da yükselmesi için bu tür kursların devam edeceğini aktardı.

Bu arada TÜİK'in adrese dayalı yaptığı sayımlara göre, Ardahan il genelinde okuma-yazma bilmeyen 11 bin 141 kişi olduğu belirtildi. İl merkezinde bu sayının 820 bay ve 2 bin 953 bayan olmak üzere toplam 3 bin 773 olduğu kaydedildi. Ardahan'da Ana-Kız Okuldayız Okuma-Yazma kampanyasının Göle ilçesinde 1. ve 2 kademe kurslarının açıldığı, il merkezinde de 1. kademe ve 2. kademe kursu sonucunda toplam 18 kursiyerin başarılı olduğu dile getirildi.

Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Yardımcısı Selim Adar, Ardahan'da kurslara katılım için afiş ve pankartlar asılarak vatandaşların bilgilendirildiğini; ancak vatandaşların tarım ve hayvancılıkla uğraştıkları için kurslara rağbet göstermediğini savundu.





Bursu kestiren CHP ama tepkiler İBB'ye

Kendilerine Öğrenci Kollektifleri adını veren yaklaşık 30 kişilik grup, burslarının kesildiği gerekçesiyle Büyükşehir Belediyesi'ne gelerek tepkilerini göstermek istedi. Belediye yetkilileriyle görüşmek için binaya girmeye çalışan gurupla güvenlik görevlileri arasında tartışma yaşandı. Tartışmaların arbedeye dönüşmesi üzerine bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edildi.

Anayasa Mahkemesi'nin Cumhuriyet Halk Partisi'nin başvurusu üzerine belediyelerin burs vermesini iptal etmesi üzerine yaşanan tartışmalar devam ediyor. İstanbul Üniversitesi'nde öğrenim gördüklerini iddia eden ve kendilerine Öğrenci Kollektifleri adını veren bir grup saat 16.00 sıralarında Büyükşehir Belediyesi'ne geldi. Belediye binasına girmeye çalışan öğrencilerle güvenlik görevlileri arasında tartışma yaşandı.Tartışmanın arbedeye dönüşmesi üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Kısa süre içinde binaya çok sayıda polis geldi. Bir yetkiliyle görüşmek isteyen öğrenciler isteklerinin yerine getirileceği yönünde bir söz almadan belediye binasından ayrılmayacaklarını söyledi.

Gruptaki öğrencilerden İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi Duygu Alyazıcı, Büyükşehir Belediyesi tarafından burs almaya hak kazanan 50 bin öğrenciye e-posta gönderilerek yasal engel nedeniyle bursların ödenemeyeceğinin bildirildiğini belirtti. Alyazıcı, "Burslarımızın ödenmemesi nedeniyle büyük sıkıntı yaşıyoruz. Belediye gerçekten bursları ödeme isteğindeyse, bunun bütçesi ayrılmıştır. O zaman ulaşım bedelleri şimdiki ücret üzerinden yüzde 50 oranında indirim olsun" dedi.

Belediye yetkililerinin "Gerekli değerlendirme yapılacak" açıklaması üzerine öğrenciler sessiz bir şekilde dağıldı.

CHA





Söylet, 19 Ocakta göreve başlayacak

İÜ'den yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Gül'ün, Anayasa'nın 130'uncu ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 13'üncü maddeleri uyarınca Yükseköğretim Kurulu'nun önerdiği adaylar arasından Prof. Dr. Yunus Söylet'i İÜ'nün yeni rektörü olarak atadığı hatırlatıldı.

Açıklamada, Prof. Dr. Söylet'in, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü görevine 19 Ocakta başlayacağı bildirildi.

-PROF. DR. SÖYLET'İN ÖZGEÇMİŞİ-

Açıklamada, Prof. Dr. Söylet'in öz geçmişine de yer verildi. İstanbul'da 1956 yılında doğan Prof. Dr. Söylet, 1974 yılında İstanbul Erkek Lisesi'ni, 1980'de İstanbul Tıp Fakültesi'ni bitirdi. 1980 yılından bu yana İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı, Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı ve Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı'nda çalışan Prof. Dr. Söylet, 1990 yılında doçent, 1996 yılında da profesör oldu.

Bir kısmı davetli öğretim üyesi statüsünde olmak üzere çeşitli sürelerle Almanya, İngiltere ve İsveç'te çalışan Prof. Dr. Söylet, ameliyatlar yapmak için Almanya ve İsviçre'de çeşitli merkezlere davet edildi.

Bugüne kadar 160 kadar ulusal yayın, ulusal bildiri ve poster çalışması, 117 atıf yapılan 90 kadar uluslararası yayını, uluslararası bildirisi ve posteri olan Prof. Dr. Söylet'in 3'ü yabancı dilde, 21'i Türkçe olmak üzere toplam 24 adet kitap bölümü yazarlığı bulunuyor.

Çok sayıda ulusal ve uluslararası kongre ve çalıştay düzenleme kurulu başkanlığı ve üyelikleri bulunan Prof. Dr. Söylet, birçok seminer, konferans ve panelde konuşmalar yaptı.

Mesleki kursların yanı sıra Hastane İşletmeciliği Sertifika Programı, Eğitim Becerileri Kursu, Sağlıkta Kalite ve Akreditasyon Kursu, Sağlık Kurumlarında Doğru İletişim, Doğru, Güzel, Etkileyici Türkçe ve İnsan İlişkileri Kursu gibi birçok bilgi, beceri ve davranış geliştirici programa katılan Prof. Dr. Söylet, halen Toplam Kalite Yönetimi konusunda tezsiz yüksek lisans yapıyor.

Prof. Dr. Söylet, 4 yıl Fakülte Kurulu üyeliği, Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı Başkanlığı, 2002?2004 yılları arasında Türk Çocuk Cerrahisi Derneği Yeterlilik Kurulu üyeliği, 2003?2005 yılları arasında Türk Çocuk Ürolojisi Derneği Başkanlığı, 2004?2006 yılları arasında İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu üyeliği, 2004?2008 yılları arasında Sıcak Yuva Vakfı Mütevelli Heyet ve Yönetim Kurulu Başkanlığı, 2004?2006 yılları arasında Hekim Hakları Derneği Kurucu Başkanlığı, 2006?2008 yılları arasında Sağlık Bakanlığı Yüksek Sağlık Şurası üyeliği yaptı.

Prof. Dr. Söylet, 2004 yılında Alman Çocuk Cerrahisi Derneği tarafından şeref üyeliğine seçildi.

2007 yılında YÖK üyesi olan Prof. Dr. Söylet, bu görevinden 24 Kasım 2008 tarihinde istifa ederek İstanbul Üniversitesi Rektör aday adayı oldu.

Evli ve 2 çocuk babası olan Prof. Dr. Yunus Söylet, İngilizce ve Almanca biliyor.



AA

29 Aralık 2008 Pazartesi

Türk profesöre NATO'dan Bilimsel Başarı Ödülü

ODTÜ'den yapılan yazılı açıklamaya göre, Prof. Alemdaroğlu; RTO içinde görev yapmakta olduğu System Concepts and Integration (SCI) Panelinin Uçuş Test Teknolojileri çalışma grubundaki diğer takım arkadaşları ile 2004-2008 yılları arasında NATO Araştırma ve Teknoloji Organizasyonu'nun misyonuna yapmış oldukları katkılar, ''uçuş testleri'' konusundaki ortak araştırmalar ve ''uçuş testleri'' konusundaki teknik bilgiyi diğer NATO ülkeleri ve NATO partnerleri ile paylaşmaları dolayısıyla uluslararası ödüle layık görüldü.

Söz konusu çalışma grubu; Uçuş Test Teknikleri ve Uçuş Test Enstrümantasyonu konularında çok sayıda AGARDograph yayınlayarak, NATO içindeki operasyonel kabiliyetlerin uçuş testlerinin emniyetli, etkili ve verimli şekilde yapılmasına doğrudan ve çok önemli katkılarda bulundu. Uçuş Test Teknolojileri takımının başarılı çalışmaları, tüm NATO hava operasyonlarını doğrudan destekliyor.

NATO Bilimsel Başarı (Scientific Achievement) Ödülü, 1989 yılında Havacılık ve Uzay Bilimleri ve Teknolojileri ile havacılık sistemlerinin uygulamaları konularındaki çalışmalara katkıları değerlendirmek üzere AGARD (Advisory Group for Aerospace Research and Development-Havacılık ve Uzay Bilimleri Araştırma ve Geliştirme Danışma Grubu) tarafından oluşturuldu.

''İyinin en iyisini ödüllendirme'' geleneği, AGARD sonrası kurulan RTO içinde de en geniş kapsamıyla ve RTO'nun sorumluluğundaki tüm teknolojik alanlar için sürdürülüyor. RTO'nun değişik birimleri tarafından ödüle aday gösterilen kişilerin son dört yıllık sürede RTO tarafından desteklenen aktivitelere önemli ölçüde katkıda bulunmuş olmaları gerekiyor.



AA

MYO'lulara yurtdışında eğitim imkânı müjdesi

4 yıllık fakültelerde uygulanan 2+2"lik "çift diploma" sisteminin bir benzeri de MYO"lar için uygulanacak. Bu yüksekokullarda verilen İngilizce eğitimi de müfredat düzenlemeleri ile 3 kata çıkarılacak.

YÖK, pilot olarak seçilecek 7 meslek yüksekokulunda bu uygulamaya başlayacak.



Dershaneler 'zamsız' öğrenci alacak

Özel Dershaneler Birliği Derneği Başkanı Faruk Köprülü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dershanelerin gelecek yılın ön kayıtlarına başladığını belirterek, bu dönemde kayıt yaptıran velilerin yüzde 25'e varan indirimlerden yararlanabildiğini kaydetti.

Bir dershanenin yıllık planını 500-600 ders saati olarak yaptığını belirten Köprülü, buna bağlı olarak ortalama 20 kişilik ÖSS hazırlık sınıfında bir ders saati ücretinin 5 YTL olduğunu ifade etti.

Köprülü, toplam 2 bin 500 ile 3 bin YTL'yi bulan ücretlerin gelecek yıl artırılmayacağını belirterek, ''Küresel mali krizin olumsuz etkilerini çoğu sektör gibi biz de hissediyoruz ve zorlanıyoruz. Ancak velilerin bütçelerine destek olmak adına, maliyetler artmasına rağmen ücretlerde artış olmayacak. Ayrıca ön kayıt yaptıran vatandaşlar da mayısta kesin kayıt yaptırırken ücret indirimi şansı elde edecek'' diye konuştu.

-ÜCRETSİZ KAYIT FIRSATI-

Faruk Köprülü, dershanelerin gelecek aydan itibaren çeşitli sınıflar için seviye belirleme sınavları yapmaya başlayacağını, bu sınavlarda dereceye giren öğrencilerin ücretsiz kayıt yaptırma hakkı kazanacağını söyledi.

Dereceye giren öğrenciler için ücretlerde farklı oranlarda indirim yapılacağını belirten Köprülü, ''Öğrenciler dershanelerin açtığı sınavlara katılarak hem seviyelerini ölçmüş olur hem de elde edecekleri derecelerle ailelerinin bütçelerine katkıda bulunur'' dedi.



AA

Çocuklara sihirli dizi uyarısı

Bu dizileri yasaklamak yerine, çocuklarla birlikte izleyerek gerçek ile hayal arasındaki farkın anlatılması gerekiyor.

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Didem Öztop, "sihir ve büyü" temalı dizi filmleri yasaklamak yerine, bu dizileri çocuklarla birlikte izleyerek, oradaki durumun yaşam biçiminden, toplumsal değerlerden ve inanç sisteminden farklı olduğunun açıklanması gerektiğini bildirdi. Öztop, sihir ve büyü temalı diziler nedeniyle çocukların sorunlarını gerçeküstü yöntemlerle çözebileceklerine inandıklarını söyledi.

YASAKLAMAK DOĞRU DEĞİL

Bu dizileri çocuklara yasaklamanın da bir çözüm olmadığını ifade eden Öztop, "Yasaklamak doğru bir yöntem değil. Yasaklamak yerine bu dizileri çocuklarımızla birlikte izlemeli ve oradaki durumun yaşam biçimimizden, toplumsal değerlerimizden ve inanç sistemimizden farklı olduğunu açıklamalıyız. Sihir ve büyü gibi şeyleri sadece oyunlarında yapabileceklerini söylemeli, gerçek yaşamda bunların uygulanamayacağını anlatmalıyız" diye konuştu.

KONUŞMAMIZ GEREKİYOR

Öztop, bu tür dizilerde bazen "kardeş kıskançlığı" gibi güzel temaların da işlendiğini vurgulayarak, önemli olanın bu temaya odaklanabilmek olduğunu vurguladı. Çocukların 6 yaşına kadar "büyüsel düşünceye" inandıklarını dile getiren Öztop, "Bu diziler bu nedenle çocuklar üzerinde bu kadar etkili oluyor. Çocuklarla oradaki güzel temalar üzerine konuşmak ya da büyü ve sihrin gerçek dışı olduğunu söylemek gerekiyor" dedi.



AA

'Ailem Benim Neyim Olur?'

Çınar Kongre merkezi"nde yapılan Çınar Veli Semineri büyük bir dikkat ve ilgiyle izlendi. Yoğun bir kalabalığın katıldığı organizasyonda özet olarak şu düşünceler ortaya kondu:

? Pasın paslandığı, güvenin kemirildiği bir dönem.

Bugün bireysel ve toplumsal yaşamın düzenini, sağlığını, psikolojisini bozan en önemli sosyal gerçek, aile hayatında ve aile-içi ilişkilerde meydana gelen bozulmadır. Ne acıdır öyle bir dönem yaşıyoruz ki pasın paslandığı, güvenin kemirildiği bir hayat ilmik ilmik dokunuyor. Peki, böyle bir dönemde toplumun hücrelerini oluşturan aileyi hastalıklardan nasıl koruyacağız?

? Ailemiz, ilk önceliğimiz olmalı

Sağlıklı bir aile yapısı için atmamız gereken ilk ve en önemli adım, ailemizi günlük yaşantımızda birinci önceliğimiz yapmaktır. Ailenin 21. yüzyılın en önemli meselesi olduğunun bilincini yaşadığımız her ana yaymalıyız.
Önceliklerinize göre yaşarsınız. Eğer aileniz ilk önceliğiniz ise bu doğrultuda fikir üretir, daha iyi araştırır ve sorunları tespit ederek çözüm yoluna gidersiniz.

Kullandığınız arabanın dönemsel bakımlarını yaparsınız. Bakım çalışmalarını yapmadığınız takdirde, bu arabayla yolda kalmanız kaçınılmazdır. İnsan ilişkileri de devamlı bakım isteyen bir sosyal olgudur.

? Psikoloji ve Sosyolojinin Mekanik Paket Çözümleri Yetersiz

Sadece psikolojiden ve sosyolojiden medet umarak hayatımızı yoluna koymayı ve sorunlarımızı çözmeyi bekleyemeyiz. Çünkü her birey ruh dünyası, duygu dünyası, hayata dair tecrübeleri, günlük yaşamda kurduğu iletişime dair algıları ve genleri ile özeldir.

? Psikoloji, şaşıya yol gösteren kör gibidir

Düşünerek, okuyarak, öğrenerek ve bilinçlenerek; kendimizi iyi tanımayı ve yönetmeyi, yaşadığımız hayatı (doğru) yorumlamayı ve karşılaştığımız/yaşadığımız durumlara doğru tepkiler vermeyi günlük yaşantımızın en doğal gerçeklerinden bir haline getirecektir. Böylece sosyal yaşamda başarıyı elde ederken, bu başarıyı besleyen en önemli kaynak olan aile içi huzuru da yakalayabileceğiz.

Manevi dünyasını besleyen, karşısındaki insanın iyi yönleriyle alakadar olan ve farklılıklarına/kusurlarına anlayışla yaklaşan, birlikteliği ön planda tutan fertlerden oluşan ailelerin çok daha sağlam ve huzurlu bir yaşam sürdüklerini söylememiz gerekiyor.

? Trafik Polisi

Trafik polisinin, kuralları ihmal etmediği için gelip bir arabanın sürücüsüne ve yolculara teşekkür ettiği pek nadirdir. Genelde hata ve kusuru söyler.

Aile içerisinde birbirimize karşı trafik polisliğine soyunmamamız gerekmektedir. Eşiniz akşam eve erken geldiğinde teşekkür etmezsiniz. Ancak geç geldiğinde hemen tepkinizi ortaya koyarsınız. Ya da eşiniz her gün çok güzel yemekler yapar, bir takdir ya da teşekkürü hiçbir zaman belirtmezsiniz. Öte yandan bir gün yemek hazır olmaz veya tadı hoşunuza gitmez hemen trafik polisi kıyafetinizi giyersiniz. Böyle bir yaklaşım, ailenizin huzuruna ve devamlılığına yapacağınız en büyük kötülüklerdendir.

? Ailede Huzur. Tezgahın Altı ve Üstü.

Toplumsal yaşamda başkalarını anlamaya, bürokratik bir ortamda başkalarına anlayış göstermeye çalışırken evde aynı tavrı ortaya koymamamız aile içi birlikteliği ve fertler arası iletişimin gücünü zayıflatmaktadır.
Pazarda, tezgah üzerindeki meyve veya sebzenin iyisi ön tarafta sergilenirken, bozulmuşu/ezilmişi/ham olanı arka taraflarda ya da altlarda tutulur. Bizler de sosyal yaşamımızda gülümseyen yüzümüzü, fedakar yönümüzü ve hoşgörülü özelliğimizi ön plana çıkarırken aile içerisinde çok daha farklı ve ben merkezli davranıyoruz. Tezgahın üstü ile altını bir tutmak zorundayız.

Konuşmacılar; Çınar Kongre Merkezi'nde yapılan veli eğitim seminerini huzurlu, mutlu, sağlıklı, ömürlük ailelerden oluşan bir toplum özlemi ve dileğiyle bitirdiler.





İki öğretmenden Türk kültürüne büyük katkı

Karabük Yenişehir Atatürk İlköğretim Okulu'nda 4 senedir Türkçe öğretmeni olarak görev yapan Oğuzhan Düz ve Anayasa İlköğretim Okulu'nda görevli rehber öğretmeni Mustafa Güner, boyama ve masal kitaplarını CD'ye aktardı.

Yok olmak üzere olan bazı masal kahramanlarını çocuklara tekrar hatırlatmak ve kendi kültürlerini öğrenmeleri amacıyla böyle bir çalışma yaptıklarını belirten Oğuzhan Düz, "Yaptığımız bu çalışma Türkiye'de bir ilk. 2.5 sene öğrencilerimiz üzerinde yaptığımız araştırmada kendi milli
kahramanlarımızı tanımadıklarını, hayal ürünü kahramanlarını bildiklerini gördük. Bizde bunun için bir çalışma yapma kararı aldık ve anaokulu için boyama, ilköğretim öğrencileri için hikaye kitapları yaptık. Ama bu yeterli değildi ve bir fark olması lazımdı.

Çağımız bilgisayar çağı olduğundan yaptığımız projeleri CD ortamına taşıdık. 38 tane kitabımız var, bunun 19'u boyama, 19'u ise hikaye kitapları. Şu an 4 karakterimizi ön plana çıkardık. Çocuklarımızın bu hikaye kitapları ve CD'lerde Nasrettin Hoca'dan bilgeliği, Hacivat ve Karagöz'den dostluğu, Evliya Çelebi'den keşfetmeyi, Keloğlan'dan ise zekayı öğrenmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Kitap ve CD'lerimiz Balıkesir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Duymaz hocamızın ve Milli Eğitim Müdürlüğü'nün destekleriyle pilot bölge olarak Balıkesir'de uygulamaya sokuldu. Şu an diğer illerden de talepler gelmeye başladı" dedi.

10 senelik öğretmen Mustafa Güner ise, amaçlarının öğrencilerin milli kahramanları tanımalarını sağlamak olduğunu dile getirerek, CD'lerde çocukların hem öğreneceklerini hem de eğleneceklerini söyledi.



AA

KPSS'ye tercih başvuruları başladı

Kamu Personel Seçme Sınavı KPSS-2008/4 Tercih Kılavuzunda, ortaöğretim, önlisans ve lisans düzeyleri ayrı olmak üzere tercih yapılabilecek kadro ve pozisyonlar yer alıyor.

Kılavuzdaki kadro ve pozisyonlardan tercih yapılabilmesi için 28-29 Haziran 2008'de yapılan 2008-KPSS lisans ve 21 Eylül 2008'deki 2008-KPSS Ortaöğretim/Önlisans sınavlarının en az birinden ortaöğretim mezunları için KPSSP94, önlisans mezunları için KPSSP93 ve lisans mezunları için KPSSP3 puanının alınması gerekiyor.

Adaylar, tercihlerini, ÖSYM'nin internet sitesindeki kılavuzdaki kurallara göre, 5 Ocak 2009 tarihine kadar ''www.osym.gov.tr'' adresinden yapabilecek.

ÖSYM'ye posta yoluyla gönderilen veya elden verilen tercih listeleri geçerli olmayacak.



AA

28 Aralık 2008 Pazar

Kadın kıyafetlerinde düğmeler niye solda?

8 yaşındaki Meriç, bir sabah annesine sordu: "Anne neden kadın giysilerinin düğmeleri sol tarafta; erkek düğmeleri sağ tarafta?" Annesi, "Bilmiyorum. Kadın giysileriyle erkek giysilerinin ayrılabilmesi içindir"dedi. Meriç: "Ama bunlar zaten farklı. Babamın kıyafetleri, sana olmaz ki."
Meriç sorusunun cevabını büyüyünce bulabildi.

Kadınların düğmeleri sol tarafa dikiliyordu. Düğme 17. yüzyılda bulunmuş bir icattı. O tarihte düğmeli elbiseleri sadece zenginler alabiliyordu. Zenginlerin hizmetçileri vardı. Bu hizmetçilerse evin sahibesinin giyimine de yardımcı oluyordu. Düğmeleri hizmetçiler ilikliyordu. Onların rahatça ilikleyebilmesi için de hizmetçinin sağ eline denk gelecek şekilde düğmeler giysilerin sol tarafına dikiliyordu. Erkeklerse kendi kendine giyindikleri için düğmeler giysinin sağ tarafına dikiliyordu. Devir değişti. Hâlâ elbise üreticileri düğmeleri sol tarafa dikiyor. Daha ilginci kimse 'Niçin?' diye sormuyor.

Meriç, bir gün babasıyla benzinciye gitti. Pompacı, "Arabayı pompanın diğer tarafına çeker misiniz?" diye sordu. Arabanın benzin deposunun kapağı sol taraftaydı ve arabayı pompanın sağ tarafına yaklaştırmak gerekiyordu. Meriç babasına sordu: "Baba neden bazı arabaların benzin depo kapakları sağ tarafta, bazılarının sol tarafta? Yoksa arabaların da kadın ve erkek olanları mı var; düğmelerin sağ ve sola dikilmesi gibi."

Ülkemizde arabalar yolun sağından giderken, İngiltere başta olmak üzere bazı ülkelerde arabalar yolun solundan gider. Yolun sağından giden bir araba, bir benzin pompasına yanaştığında pompa sağ tarafta olduğu için depo kapağını arabanın sağ tarafına koymak mantıklıdır. İngiltere gibi ülkelerde ise depo kapağını sol tarafa koymak daha mantıklı. Ama yine de Türkiye'de arabaların hepsi sağdan sürüldüğü halde, depo kapakları her iki yöne de konuluyor. Pompalar, istasyonda ortada duruyor. Bütün arabaların depo kapakları sağa konulsaydı, arabaların hepsi pompanın aynı yönünde durmak zorunda kalır ve kuyruk olurlardı.

Meriç'in bir gün ağabeyine "DVD kutuları, niye CD kutularından büyük? İkisinin de içine çapları aynı olan bir disk giriyor." diye sordu. Ağabeyi, "Hiç düşünmemiştim. DVD'lerin kapağına filmin sinema afişinin resmi konuluyor. Afişler de dikey oluyor. Onun için dikey bir kutu kullanıyorlardı. Ya da filmle ilgili daha çok bilgi vermek için." cevabını verdi. Meriç, aynı filmin hem VCD'si oluyor hem de DVD'si. VCD'si küçük kare bir kutuda; DVD'si ise büyük dikdörtgen kutuda. Bu pek geçerli bir açıklama değil." diye yorum yaptı.

Ardından Meriç kendi mahallelerindeki film kiralamacısına gitti. Onun sahibine sordu. Üstelik bir taraftan müzik CD'leri de satıyordu. O da şöyle cevap verdi. "Eskiden video kasetler vardı. Onlar dikdörtgen şeklindeydi. DVD'ler çıkınca, tam onların büyüklüğünde geldi. Açıkçası işime geldi. Çünkü video kasetlerin raflarına DVD'ler tam oturuyordu. Müzik CD'leri, DVD'lerden önce vardı ve onlar başından beri kareye yakın bir formdaydı. Sanırım onların yapısında hiçbir değişiklik olmadı. Ama bizim işimizin de birkaç senesi kaldı. Filmlerin hepsi internetten indirilecek birkaç yıl sonra. Bilgisayarlardaki CD ve DVD sürücüleri bile kalkıyor artık."



Zaman








© 2006, 2007, 2008 - Ozelders.com - Özel Ders İlanları
Site Haritası | Site Kullanım Kuralları | Gizlilik Politikası