IBM'den 4 akademisyene odul
IBM'in dünyanın önde gelen üniversitelerinde ve kendi Ar-Ge biriminde çalışan araştırmacıların işbirliğini teşvik etmek amacıyla 10 yıldır düzenlediği, 'IBM Fakülte Ödülleri'nin bu yılki sahipleri arasında 4 Türk akademisyen de yer aldı
Marmara Üniversitesi Doç. Dr. Haluk Topçuoğlu finans ve sigorta sektörün çabuk ve kolay bilgi analizi yapan, 'IBM Cell işlemci mimarisi üzerinde Hibrid Evrimsel Algoritmaların Paralelleştirme Teknikleri' konulu projesiyle ödül aldı.
Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nden Yard. Doç. Dr. Gökhan Yavuz, 'IBM Akademik İşbirliği Çerçevesinde Anasistem Sertifika ve Müfredat Geliştirme' çalışmasıyla; ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü'nden Doç. Dr. Özgür Akan ise 'Nano Ağlar İçin Nano Seviyesinde İletişim Teorileri ve Algoritmaları' başlıklı projesiyle ödüle layık görüldü.
Geçtiğimiz yıl da ödül alan, İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümü Başkanı Cris Stephenson ise bu yıl liselerde hayata geçirilmesi amacıyla hazırladığı, 'Liselerde Bilgisayar Eğitimleri' konulu projesiyle ödül aldı. Dünyadan 500 kişinin katıldığı yarışmada ödül alanlara 10 bin dolarlık çek hediye edildi.
Cocuklar cinselligi sokakta ogreniyor
Medyada sıkça yer alan taciz ve tecavüz olaylarının kesinlikle İslam'a onaylatılamayacağına vurgu yapan Aydın, cinsel istismarda bulunanları 'ahlaken çocuk yaşta insanlar' olarak nitelendirdi. Ebeveynlerin kulaktan dolma bilgilerle çocuklarını eğitmeye çalıştığını dile getiren Aydın, "Cinsellik ne yazık ki bizim toplumumuzda sokağa bırakılmış durumda." dedi. Aileleri eleştiren Şevki Aydın, "Anne konuşmuyor, baba bu konularda yeterli bilgiye sahip değil, o da çocuğuyla konuşmuyor. Çocuk da cinselliğe dair sağlıklı bilgileri sokaktan öğreniyor. Nasıl iflah olabiliriz ki? Bunu hele dindarlık adına yapıyorsak bu daha büyük bir felaket." diye konuştu. Ahlaklı insanı 'kendi değerlerini oluşturmuş, bunlara göre tutum ve davranışlarını belirleyen kişi' olarak tanımlayan Aydın, cinsel istismarda bulunan insanların değerlerinden soyutlandığını vurguladı. Aydın, "Bu insanlar henüz kendi değerlerini oluşturamamış, ahlaken çocuk yaşta insanlar. Bu konuda seferberlik ilan etmemiz lazım ama herkes bu konularda önyargılarla hareket ettiği için sağlıklı çözüm oluşturamıyoruz." dedi.
Eğitim sisteminin birtakım temel değerleri insanlara kazandırma zorunluluğu bulunduğuna işaret eden Aydın, sözlerini şöyle tamamladı: "Toplum bugün iflas etmiş durumda. Öğretmenlerimiz bu çağın bireyinin yetişmesini kılavuzlayacak bir formasyona sahip değil. Diyanet için de aynı şeyleri düşünüyorum. Bugünün Kur'an kursu hocası ne kadar bugünün hocası? Bugünün din görevlisi ne kadar bugünün din görevlisi? Dünün din görevliliği formasyonuyla bugünün din hizmetini formatlayamayız. Yani iflas etmiş bir nesil, yeni nesli yetiştirmeye çalışıyor."
Zaman
Öğrencilerden YURTKUR'a protesto
Bir grup öğrenci Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun (YURTKUR) uygulamalarını protesto etti.
YURTKUR Genel Müdürlüğü binası önünde toplanan gruptakiler, "Parasız eğitim istiyoruz", "Herkese eşit eğitim" şeklinde slogan attılar.
Daha sonra okunan basın açıklamasında, YURTKUR'un, öğrenciyken aldıkları kredi borcunu ödemeyenlere 17 Aralık Çarşamba gününe kadar süre tanıdığı belirtildi. 5 bin 100 YTL'lik borcunu ödemeyenlere haciz uygulanacağı, üniversiteyi bitirdiği halde yıllardır iş bulamayan gençlerin kapısına haciz memurlarının dayanacağı ileri sürüldü.
Öğrencilerin burs ve yurt sorunu olduğu ve bunların çözülmediği savunulan açıklamada, "YURTKUR'un kuruluş gerekçesi Anayasaya dayanır. 1961 Anayasası ile öğrencilerin barındırılması devletin temel görevi olarak belirtilmiştir. YURTKUR'un görevi, yükseköğrenim öğrencilerinin çağdaş ve güvenilir barınma, beslenme, kredi-burs hizmetleriyle öğrenimlerine, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle kişisel gelişmelerine, sosyal devlet yaklaşımıyla katkıda bulunmaktır"denildi.
Anaokulu öğrencileri bilgisayar ile tanışacak!
Okul öncesi çağdaki çocukların eğitimini desteklemek amacıyla, Ankara ve İstanbul'da az gelişmiş semtlerde bulunan 25 anaokulunda, "Bilgi teknolojisi ünitesi" oluşturulacak.
Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürü Remzi İnanlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, IBM Türk firması ile imzalanan protokol gereğince Ankara'daki 12, İstanbul'daki 13 anaokuluna "Kidsmart Okul Öncesi Eğitim
Programı Ünitesi" kurulacağını söyledi.
Bu ünitelerin renkli mobilyalar, gelişmiş teknoloji ürünü bilgisayar ve öğretmenlere yönelik müfredat kılavuzunu kapsayan çeşitli eğitici nitelikteki oyunların yer aldığı eğitim yazılımından oluştuğunu anlatan İnanlı, çocukların eğitimine destek vermek ve bilgisayar teknolojisiyle tanışmalarını sağlamak açısından bu ünitelerin kurulacağı sınıfların önem taşıdığını vurguladı.
0-6 yaş arasının insan hayatında önemli bir dönem olduğunu belirten Remzi İnanlı, bu dönemde verilecek eğitimin yaşamın sonraki dönemlerini etkileyeceğini ifade etti. Çocukların erken yaşlardan itibaren teknolojiyle tanışmalarını sağlamayı amaçladıklarını kaydeden İnanlı, bu sınıfların oluşturulacağı anaokullarını özellikle az gelişmiş yerlerdeki okullardan seçtiklerini bildirdi.
Bu okullarda görev yapan öğretmenlere de programın nasıl kullanılacağı konusunda eğitim verildiğini belirten Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürü İnanlı, Kidsmart Okul Öncesi Eğitim Programı'ndan başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülkede yararlanıldığını hatırlattı.
Ankara'daki okullarda söz konusu ünitelerin kurulmasına yakında başlanacağını söyleyen İnanlı, ardından da İstanbul'da belirlenen anaokullarında bu ünitelerin kurulacağını söyledi.
Remzi İnanlı, ünitelerin Ankara'da Altındağ Belediyesi Anaokulu, Etimesgut Ata Anaokulu, Etimesgut Başak Anaokulu, Etimesgut Gül Anaokulu, Pursaklar 80. Yıl Anaokulu, Mamak Çiçek Hatun Anaokulu, Mamak Anaokulu, Sincan Hayriye Andiçen Anaokulu, Sincan Lale Anaokulu, Yenikent Anaokulu, Yenimahalle Tomurcuk Anaokulu ve Ayaş Cemil Meriç Anaokulu'nda yer almasının kararlaştırıldığını sözlerine ekledi.
Valilere eğitim karnesi
Milli Eğitim Bakanlığı, sayıları 11 milyonu bulan ilköğretim çağındaki öğrencilerin durumuna göre illeri değerlendirecek ve bu değerlendirme tablosuna dayanarak 81 il valisine karne verecek.
Valilerin karne notlarını Türkiye genelinde sayıları 11 milyonu bulan ilköğretim çağındaki öğrenciler belirleyecek.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) valilere karne verecek. Bakanlık valilerine sunulmak üzere 81 ilin eğitim sıralamasını ele alan bir karne hazırladı. Valilerin karne notlarını Türkiye genelinde sayıları 11 milyonu bulan ilköğretim çağındaki öğrenciler belirleyecek.
MEB İlköğretim Genel Müdürü İbrahim Er, valilere verilecek karnelerde özellikle illerin zorunlu eğitimde katettikleri aşamanın değerlendirileceğini söyledi. İlköğretim çağ nüfusunun yüzde yüz okullaşması için böyle bir uygulamaya gittklerini belirten Er, karnelerle illerin okula kaydolmamış 6-14 yaş aralığındaki öğrenci nüfus oranına göre sıralanacağını belirtti. Er, okula gitmeyen 325 bin çocuğu daha okula kazandırmak için çalışacaklarını kaydetti.
OCAK'TA KARNELER VERİLECEK
2008 yılı bilgileri üzerinden 1 yıllık olan "il eğitim karnesi" Ocak ayında toplantıya çağrılacak valilere bizzat verilecek. Karnede ayrıca, ilköğretim okullarındaki internet bağlantısı durumu, okuma yazma oranları, 100 Temel Eser okuma istatistikleri, okul öncesi eğitimde okullaşma oranları ile ilgili yüzdeler de değerlendirilecek. Tüm valiler illerinin Türkiye genelindeki durumunu görme şansı yakalarken, daha sonra bu karnelerle il bazında çalışma yürütecek.
Sınavsız öğrenci alınacak
Dokuz Eylül Üniversitesi ÖSS'ye girmeden işletme bölümü okumak ve işletme lisans diploması almanın yolunu açtı. Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Yönetimi Programı'na kayıt yaptıran öğrencilerin bir yıllık yoğun İngilizce eğitimin ardından iki yıllık mesleki eğitimlerini tamamlayarak işletmecilik sertifikası almaya hak kazanacakları belirtildi. Sertifika ile yetinmeyenlere ise yapılan protokole göre yurt dışından iki üniversiteden diploma alma imkanı doğacak.
Yakup Bulut
Yeni Şafak
ÖSS bunalımı intihara sürükledi
ŞANLIURFA'da, 3 kez ÖSS'ye girip, kazanamadığı için bunalıma girdiği belirtilen 20 yaşındaki İlyas Şahinalp, ormanda kendini ağaca asarak canına kıydı.
Olay, merkeze bağlı Karaköprü Beldesi Gölpınar Mesire Alanı'nda saat 10.00 sıralarında meydana geldi. Ormanlık bölgede gezen vatandaşlar, bir ağaçta iple asılı cesedi görünce jandarmaya haber verdi. Olay yerine gelen jandarmanın yaptığı incelemede, cesedin İlyas Şahinalp'a ait olduğu belirlendi. Nöbetçi savcının incelemesi sonrası ceset indirilip, otopsi için Şanlıurfa Devlet Hastanesi morguna konuldu.
İntihar ettiği belirtilen Şahinalp'in dün saat 12.00'de evden ayrıldığı, bu süre içersinde kendisinden haber alınamadığı, ÖSS'ye 3 kez girip, kazanamadığı için psikolojisinin bozulduğu, bu nedenle uzun süredir bunalımda olduğu belirtildi. Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim Görevlisi Mehmet Vehbi Şahinalp'ın oğlu olan İlyas Şahinalp'in intiharıyla ilgili soruşturma sürüyor.
Hürriyet
E-postalara dikkat!
Zararlı e-postaların hangi ülkelerden yayıldığı ve nerelerde barındığını bulmak için yapılan araştırmada Türkiye'nin sicili kabarık çıktı.
Virüs yayan ülkeler arasında ilk onda yer alan Türkiye, İspanya, İtalya gibi bir çok Avrupa ülkesini geride bıraktı. Nüfusu Türkiye'nin on katını aşan Hindistan gibi büyük ülkelerin de Türkiye'nin gerisinde kalması dikkat çekti. Araştırmaya göre Türkiye, zararlı e-posta yayan ülkeler arasında yüzde 3.1'lik pay ile dokuzuncu sırada yer aldı. Virüslü e-posta barındıran ülkeler arasındaki sıralamaya girmemesi ise üretilen tüm virüslerin ihraç edildiğini akla getirdi. Araştırmada en dikkat çeken konu ise virüslü e-postaların yüzde 51'inin Çin'e gönderilmesi. Ayrıca virüslü e-postaların üçte biri ABD ile Güney Kore'den çeşitli ülkelere gönderiliyor. Virüslü e-postalara karşı geliştirdiği antivirüs programlarla tanınan İngiliz Sophos Güvenlik Şirketi'nin yaptığı araştırmada Türkiye'nin virüslü e-posta yaymada Almanya ve Fransa ile yarıştığı gözleniyor. 2007 yılının tamamını kapsayan ve geçtiğimiz gün Türkçeye çevrilen araştırmada en çok zararlı e-posta yayan ülkelerin ise Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Güneykore ve Çin olduğu belirtildi. Araştırma sonrası hazırlanan raporda her gün 6 bin adet sitenin virüslü e-postalardan dolayı zarar gördüğü vurgulandı. Zararlı e-postalardan etkilenen sitelerin ise virüsleri ziyaretçilerine bulaştırdığı hatırlatıldı. Bu devri daimden dolayı dakikada 4 internet sitesinin zararlı e-postalardan etkilendiğinin altı çizildi. Araştırmada en çok virüs barındıran ve yayan ülkeler sıralamasında birinciliği kaptırmayan ABD'nin, son yıllarda yerini Çin'e bırakması da dikkat çekiyor. Araştırmada zararlı e-postaların sayısının giderek azalmasına da vurgu yapılıyor. 2005 yılında 44 postadan 1'inin, 2006 yılında 337 postadan 1'inin, 2007 yılında ise 909 postadan 1'inin virüs barındırdığına dikkat çekilerek, zararlı e-posta dağılımının gitgide düştüğü vurgulanıyor. Ancak internet kullanıcılarına güvenlik konusunda yardımcı olabilmek amacıyla kurulan Doctus.org'un yöneticisi Tansu Günay bu azalışı, kötü amaçlı kişilerin artık web sayfalarını kullanmaya başlamasına bağlıyor.
E-posta yoluyla dağıtılan virüsler genellikle arka kapı solucanı ya da Truva atı olarak anılıyor ve sistem açıklarından yararlanarak içeri sızıyor. Truva atları, bankacılık şifreleri gibi bilgileri çalmaya yarıyor. Araştırmada, kendini, korunma yazılımlarından gizleyebilen ve 'Rootkit' diye anılan zararlı e-postaların dağıtılmasındaki artış da göze çarpıyor. Zararlı e-postaların yüzde 21'i Çin'de, yüzde 12.5'u Brezilya'da, yüzde 9.5'i Rusya'da üretiliyor. Günay, zararlı yazılımların genellikle e-posta veya sosyal ağlar (facebook, myspace vs) üzerinden dağıtıldığına dikkat çekiyor. Zararlı e-postaların amaçlarını 'reklam ve bilgi çalmak' olarak özetleyen Günay, 'sizin almayı onaylamadığınız (çoğu zaman çoklu gönderilen) her türlü mesaj' olarak tanımlanan virüslü e-postaların bu yüzden bir suç teşkil ettiğini vurguluyor.
Araştırmada virüs bulaştıran sitelerin çoğunun alışveriş sitesi olması ise dikkat çekici. En fazla zararlı e-postaları ziyaretçilerine bulaştıran siteler şöyle sırlanıyor: Sanat Galerileri, Bilgisayar, Ağ ve Kablolama, Eskort ajansları, Tatil, Emlak, Dondurma Yapımı, Bahçe düzenleme, Müze, Organik Üretim, Kap Kacak Temizliği, Poker, Politika, Araba lastiği, Web tasarımı
Arif Bayraktar Zaman
Öğretmenevi 60 YTL oldu
Öğretmenler, kendi paraları ile inşa edilen öğretmenevlerini kullanmak için bandrol ücreti ödeyecek. Öğretmenlerin paraları ile inşa edilen öğretmenevlerinin kullanımına Milli Eğitim Bakanlığı'ndan bandrol engellemesi geldi.
Sadece 2009 yılı için 60 YTL bandrol ücreti ödemek zorunda olan öğretmenler, bandrol almaması halinde ise 'normal' ücretlendirmeye tabi olacak. Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmene Hizmet ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı, 26 Kasım tarihli genelge ile öğretmenlere 'üyelik' şartları getirdi.
Genelgede, öğretmenevleri ve öğretmen lokallerine üye olmak isteyen ve üyelik şartlarını taşıyanlar için ülke genelinde bütün öğretmenevi ile öğretmen lokallerinde 2009 yılı üye bandrol ücretinin 60 YTL olacağı bildirildi. Söz konusu ücret, istenirse 12 aya bölünerek ödenecek.
YARGIYA TAŞINACAK
Öğretmenevi ve akşam sanat okullarına gelen üyelerden kartları istendiğinde, 2009 yılı bandrolü bulunmayanlara 1 Şubat 2009 tarihinden itibaren indirim yapılmayacağı belirtildi. Diğer birçok kamu kurumu mensupları, kendi kurum haklarından bandrolsüz faydalanırken, söz konusu genelge ile öğretmenevi kullanımının adeta öğretmenler için zorlaştırılması tepkilere yol açtı. Konuyu gündeme taşıyan eğitim sendikaları, genelgenin geri çekilmemesi halinde yargıya gideceklerini kaydetti.
|