Ozelders.com
Ana Sayfa   Arama   Haberler   Yazılar   Şehir Değiştir   Site Hakkında   Yardım   Tavsiye Edin   Bize Ulaşın  
  
Ders almak ve ders vermek isteyenlerin buluştuğu nokta, Ozelders.com. Üye Ol  Üye Girişi  

11 Aralık 2008 Perşembe

Okul müdürlerine drama eğitimi

Ankara Milli Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan, Ankara'daki okul müdürlerinin drama eğitimi alacağını bildirerek, ''Eğitime katılanlar, kimi zaman veli, öğrenci, kimi zaman da öğretmen olarak okulda karşılaştıkları tavırları dramatize edecekler'' dedi.

Aydoğan,drama eğitimi için 40 formatör rehber öğretmen yetiştirildiğini belirterek, bu formatörler tarafından Ankara'daki okul idarecilerine drama eğitimi verileceğini bildirdi.

Bu eğitimin kişisel eğitim niteliğinde olduğunu belirten Aydoğan, ''Eğitim, okul müdürlerine, müdür yardımcılarına, yaklaşık 3 bin 500 idareciye verilecek'' diye konuştu.

İlçe merkezlerinde drama eğitimi vermeye uygun ortam oluşturduklarını ifade eden Aydoğan, verilecek eğitimin empatik bir eğitim olduğunu, olayların dramatize edileceğini söyledi. Aydoğan, eğitim alacakların rahat kıyafetlerle derslere katılacağını söyledi.

''BU FARKLI BİR EĞİTİM''

Kamil Aydoğan, ''Örneğin eğitime katılanlar 'veli' olarak okula gelecekler, okulda karşılaştıkları tavırlar orada dramatize edilecek. İnsanlar 10-15 günlük eğitim süresince her türlü problem sahibi insanın yerine kendisini koyarak eğitim görecek. Kimi zaman öğrenci, veli, engelli, kimi zaman da yönetici, öğretmen olacaklar. Böyle bir eğitim verilecek'' dedi.

Bu eğitimin İzmir Milli Eğitim Müdürü olduğu dönemde İzmir'de uygulandığını anlatan Aydoğan, ''Kıdemli idareciler ilk bir gün tepki koydular. Ama ikinci gün yüzlerce tebrik mesajları geldi. 'İyi ki böyle bir eğitim verdiniz. Ben ilk defa müdürlüğü tattım, anladım' diyenler oldu. Drama eğitimi yaşayarak, uygulayarak olan bir eğitim. Bu gerçekten gerekiyordu. Şu anda Ankara'da da uygulama aşamasına geldik'' şeklinde konuştu.

Bu fikrin İzmir'de rehber öğretmenlerin talebiyle ortaya çıktığını vurgulayan Aydoğan, bu eğitimin uygulanması için kendisinin de öncelerde çekince yaşadığını söyledi.

Ankara Milli Eğitim Müdürü Aydoğan, ''Çünkü bu farklı bir eğitim. 'Bu genç rehber öğretmenler etkili olur mu?', 'Müdürler bu öğretmenleri dinler mi?' gibi kaygılar vardı. Ama cesaret ettik ve uyguladık. Çok olumlu bir sonuç aldık''diye konuştu.

DRAMA EĞİTİMİ NEDİR?

Drama eğitimi, doğaçlama, rol oynama gibi tiyatro ya da drama tekniklerinden yararlanılarak, bir grup çalışması içinde, bireylerin bir yaşantıyı, bir olayı, bir fikri, kimi zaman bir soyut kavramı ya da davranışı anlamlandırması, canlandırmasıdır.

Drama çalışmaları kişinin bağımsız davranmasını, hoşgörülü, demokratik ve yaratıcı biri olmasını sağlar. Hayal gücünü, iş birliği yapabilme özelliğini geliştirir, sosyal ve psikolojik duyarlılık yaratır, bir kişinin kendisini karşısındaki kişinin yerine koyarak, olaylara onun bakış açısıyla bakmasına, o kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamasına ve hissetmesine olanak tanır.


Okullar, 'klinik teftiş' yöntemi ile denetlenecek

Milli Eğitim Bakanlığı(MEB) ilköğretim okullarında her yıl teftiş zorunluluğunu kaldırıyor.

MEB İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği'nde değişiklik hazırlıkları MEB İlköğretim Genel Müdürlüğü tarafından yürütülüyor.

MEB İlköğretim Genel Müdürü İbrahim Er yapacakları değişiklikle okulların her yıl teftiş edilme zorunluluğuna son vereceklerini söyledi. Er'in verdiği bilgiye göre, teftişler bundan böyle öğretmen odaklı değil kurum odaklı olacak. Müfettişler teftişlerde de öğretmen ve öğrencileri değil okul idarelerini denetleyecek.

Çalışmaya göre MEB bünyesinde görev yapan 3 bin 81 müfettiş okulları her sene teftiş etmeyecek. Yeni yönetmelikle öğretmenin performansını ölçmeye yönelik çalışmaların da aksamamasına dikkat edilecek. Bunun için okul müdürlerine ağırlık verilecek. "Klinik teftiş" denilen yeni uygulama ile bir öğretmen teftiş talebinde bulunabilirken, okul müdürü ve öğretmenler toplu olarak da teftiş talebinde bulunabilecek.

Yeni Şafak

YÖK: Ermenice ders 2009'da başlıyor

YÖK üniversitelerde ilk Ermenice bölümlerin 2009'da derslere başlamasına karar verdi. Böylece halen kapalı olan Ermeni arşivleri açıldığında okuyabilecek uzman da yetişmiş olacak.
Türkiye ile Ermenistan milli futbol takımları arasındaki 2010 Dünya Kupası eleme grubu karşılaşması ile birlikte başlayan açılıma bir katkı da Yükseköğretim Kurulu'ndan (YÖK) geldi. YÖK, iki üniversitenin 2009-2010 akademik yılı kontenjanları içine Ermenice bölümleri almasına karar verdi. Böylece önümüzdeki yıl ilk kez üniversitede "Ermenice" ve "Ermeni Dili ve Edebiyatı Bölümü" eğitimi almak mümkün olacak.

ERMENİ EDEBİYATI BÖLÜMÜ

Erivan-Ankara arasındaki olumlu havaya katkı yapacak karar YÖK Yürütme Kurulu tarafından alındı. Ermenice bölümü için talepler ise üniversitelerden geldi. Trakya Üniversitesi ve Nevşehir Üniversitesi'nin talepleri olumlu karşılandı ve bu iki üniversitenin ilgili bölümlerine öğrenci alımı için vize çıktı. Buna göre YÖK, Trakya Üniversitesi'nin Yabancı Diller Yüksekokulu bünyesinde Ermenice Anabilim Dalı kurulmasına ve Ermenice Lisans programı açılmasına onay verdi. Önümüzdeki eğitim öğretim yılından itibaren öğrenci almaya başlayacak olan bölümün kontenjanı 20 öğrenci olarak belirlendi. Nevşehir Üniversitesi'nde de 20 öğrenci alınacak bölümlerde dersler 2009 yılının Eylül ayında başlayacak.

DIŞİŞLERİ'NDEN OLUMLU GÖRÜŞ

Üniversitede Ermenice eğitim için önemli bir adım atan YÖK, karar öncesi konuyu Dışişleri Bakanlığı'na da bir yazı ile sordu. Dışişleri Bakanlığı da olumlu görüş bildirdi. YÖK geçen yıl da Boğaziçi Üniversitesi'nin Ermenice'yi seçmeli ders olarak okutmasına izin vermişti. Genelkurmay Başkanlığı'da Kara Kuvvetleri Lisan Okulu Komutanlığı'nda subaylar için Ermenice kursu düzenlemişti.

ARŞİVLER İÇİN HAZIRLIK

Ermenice yükseköğretimin, ilerleyen zamanlarda arşivlerin açılması durumunda Ermeni arşivlerini okuyabilecek Türk akademisyenler yetişmesini hedeflediği de belirtildi. Erivan'daki ve Boston'daki Ermeni arşivleri halen kapalı tutulurken, Kudüs'deki Patrikhane Arşivi ise sadece belli kişilere açık. Türkiye, arşivlerin açılması durumunda arşivleri doğrudan inceleyebilecek Ermenice bilen Türk uzman sayısını da artırmış olacak.

SARKİSYAN İSTANBUL'A GELECEK

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Türkiye-Ermenistan maçı nedeniyle Erivan'a gitmesinin ardından başlayan diplomatik girişimlerinin ardından Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, 14 Ekim 2009'da İstanbul'da oynanacak rövanş maçına geleceğini açıkladı.

Yakup Bulut

Yeni Şafak

Baklavacılar da okullu olacak!

Baklava ve tatlı sektörüne nitelikli iş gücü sağlamak amacıyla BAKTAD ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü bir protokol imzaladı.

Baklava ve tatlı sektörüne nitelikli iş gücü sağlamak amacıyla Baklava ve Tatlı Üreticileri Derneği (BAKTAD) ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan protokolle, Bahçelievler Siyavuşpaşa Anadolu Meslek ve Meslek Lisesi bünyesinde Baklavacılık ve Tatlıcılık Bölümü açıldı.

BAKTAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile imzaladıkları protokol çerçevesinde, Bahçelievler Siyavuşpaşa Anadolu Meslek ve Meslek Lisesi Unlu Mamuller Bölümü içine Baklavacılık ve Tatlıcılık Bölümü'nü de eklediklerini söyledi.

Dernek olarak yeni açılan bölüm eğitimlerinin uygulamalı olarak gerçekleştirilebilmesi için imalathane yaptırdıklarını ve usta öğretici sağladıklarını belirten Yıldırım, artık bu liseden mezun olacak öğrencilerin unlu mamullerin yanı sıra baklavacılığı da öğreneceklerini ifade etti.

Yıldırım, öğrencilerin usta öğretici sayesinde baklavacılıkta uzman olarak yetişeceklerine inandıklarını dile getirdi.

''Bizim mesleğimiz bir el sanatı. Hala bu sanatın bir makinesi icat edilemedi. Yufka elle açılıyor, baklava elle döşeniyor, elle dilimleniyor'' diyen Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Sektörün en büyük sıkıntısı, çırak bulamamak. İlköğretimin 8 yıla çıkması nedeniyle yetiştirecek çırak bulamıyoruz. Bu meslek el sanatı olduğu için küçükken başlanması gerekiyor. 18-19 yaşında bir kişi bu mesleğe başladığında istediğimiz vasıflarda işi öğrenemiyor. El yatkınlığı olmuyor. Bu da bizim için ciddi bir sıkıntı oluyor. Bizim yetiştirdiğimiz çıraklar eğitim görmedikleri için mikrop, sağlık, hijyen nedir bilmiyorlar. Bunları öğretene kadar çok büyük sıkıntı çekiyoruz. Bu problem sektörün tamamına sirayet ediyor. Gelişmesini yavaşlatıyor, araştırma geliştirme olmuyor.''

Baklavacılık ve Tatlıcılık Bölümü'nde eğitim alan öğrencilerin daha bilinçli yetişeceklerini vurgulayan Yıldırım, ''Ustamız, öğrencileri en iyi şekilde yetiştirecek, daha sonra stajlarını bizim imalathanelerimizde yapacaklar. Dolayısıyla liseyi bitirdiklerinde, mesleki anlamda yetişmiş olarak mezun olacaklar'' dedi.

-''BAYAN BAKLAVA USTALARI SEKTÖRE KALİTE GETİRİR''-

Lisede ağırlıklı olarak kız öğrencilerin eğitim gördüğünü ifade eden Yıldırım, bayan baklava ustalarının sektöre kalite getireceğine inandıklarını belirtti.

Bayanların, daha düzenli ve titiz çalıştıklarını anlatan Yıldırım, ''Mesleğimiz güç isteyen bir meslek. Bayan baklava ustaları sürekli olarak hamur açmasa bile, idareci ve yönetici pozisyonunda çalışabilirler'' diye konuştu.

Lisede 106 öğrencinin baklava yapımını öğrenmeye başladıklarını söyleyen Yıldırım, ''İmalathanede, baklava yapılması için gereken her şey mevcut. Öğrenciler burada hamur nasıl yoğrulur, açılan yufkalar tepsiye nasıl dizilir, bülbül yuvası nasıl sarılır, şöbiyet nasıl dizilir, yağın ısısı nasıl olmalı gibi bilgileri öğrenecek. Şimdiden bayram siparişleri alınmaya başlandı. Bu da okulun döner sermayesine ciddi katkılar sağlayacak'' dedi.

Milli tatlı baklavanın artık okullu olduğunu dile getiren Yıldırım, ''Türk mutfak kültüründe çok önemli bir yeri olan baklavanın, sektör olarak geleceği garanti altına alınmış oldu. Bu bizim sektörümüzün daha da ileri gitmesini sağlayacak. Çünkü yetişmiş, kaliteli personelimiz olacak'' şeklinde konuştu.


Haber 7

10 Aralık 2008 Çarşamba

114 bin öğrencinin notu hayali

SBS'de öğrencilerini başarılı kılmak için "hormonlu not" veren öğretmenler ve okullar belirlendi..

Milli Eğitim Bakanlığı Anadolu ve Fen liselerine girmek isteyen öğrencilerin yarıştığı Seviye Belirleme Sınavlarında (SBS) öğrencilerini başarılı göstermek için "hormonlu not" veren öğretmenler ve okulları belirledi. Yılsonu okul başarısının da değerlendirmeye alınması üzerine hayali not verilmesinden endişelenen velilerin başvurusuyla, ilköğretim müfettişleri, yönetici ve öğretmenlerden oluşturulan çalışma grupları SBS ile Yıl Sonu Başarı Puanlarını (YBP) karşılaştırdı. Normalde puanlar birbirine yakın olması gerekirken 6'ncı sınıflarda 9 bin, 7'nci sınıflarda ise 3 bin 500 öğrencinin SBS ile YBS notları arasında 30 ve üzerinde fark tespit edildi. Çalışmada iki puanı arasında 20-30 arasında fark olanlar da incelendi. Bu kapsamda 6'ncı sınıflarda 66 bin, 7'nci sınıflarda ise 36 bin öğrencinin notları arasında 20-30 fark bulundu.

YÜZDE 5 ŞİŞKİN

6 ve 7'nci sınıflarda SBS ile YBP puanları arasında 20 üzerinde fark olan öğrenci sayısı toplam 114 bin 500 oldu. Bu sayı 6 ve 7'nci sınıflar için yapılan ayrı sınavlara giren toplam 2 milyon öğrenci düşünüldüğünde, sınava giren öğrencilerin yüzde 5'inin notlarının şişirildiğini gösteriyor. İlk etapta 30 ve üzerinde fazla puan veren öğretmenler ve okullar uyarılacak. Uygulamayı sürekli ve ciddi boyutlarda yapanlar hakkında da ilgili mevzuat çerçevesinde işlem başlatılacak. Puanlar arasında 20- 30 fark olanlar da tespit edildi, ancak onlarla ilgili ayrıntılı inceleme ve uyarılar gelecek yıl yapılacak.

NOTLAR SAĞLIKLI

Yetkililer notları şişirilen öğrenci sayısının velilerin "çift karne verildiği, belli okullarda, özellikle küçük yerleşim yerlerindeki okullarda notların yüksek verildiği" yönündeki kaygıları çok haklı çıkarmadığını, sonuçların notların genel olarak sağlıklı verildiğini gösterdiğini savundu. Bakanlık notların daha sağlıklı verilmesini sağlayacak çalışmadan sonra Seviye Belirleme ile Yılsonu Başarı puanlarını sonuçlara eşit oranda yansıtmayı planlıyor. Bakanlık kamu görevi nedeniyle yurt dışında bulunanların çocuklarını da düşündü. Aileleriyle birlikte yurt dışında bulunan çocuklar bir veya iki SBS puanı ile yerleştirme için başvuru yapabilecek. Bu haktan 40'a yakın öğrencinin yararlanması bekleniyor.

NERGİS DEMİRKAYA

Sabah

MEB, "okula kayıt olmayan çocukları" izleyecek

Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) öğrencilerle ilgili tüm bilgilerin elektronik ortama alınmasını ve işlemlerin bu şekilde yürütülmesine imkanı veren "e-okul Projesi", okula kayıt olmayan veya kayıtlı olduğu halde okula devam etmeyen öğrencilerin izlenmesinde de kullanılacak.

MEB İlköğretim Genel Müdürlüğünce uygulamaya konulan "e-okul" sisteminde 6-14 yaş grubunda olup, ilköğretim kurumlarına çeşitli nedenlerle hiç kaydı yapılmamış çocukların nüfus ve adres bilgileri il, ilçe, okul düzeyinde görülebilecek. İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri çağ nüfusunda olup okula kayıt yaptırılan çocukların adres bilgilerine göre kayıt olmaları gereken okullara e-okul üzerinden dağıtım işlemini yapacak. Okul müdürleri, çocuğun okula kayıt yaptırmama nedenini yapılan çalışmalar sonucunda sisteme işleyecek.

Yetiştirici Sınıf Öğretim Programını uygulayacak ilköğretim kurumları, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından belirlenecek. Program kapsamında çocuklar adreslerine göre gitmeleri gereken okula kayıt olacak, sonra programın uygulandığı okula nakil gerçekleştirilebilecek.Bu uygulama ile ilköğretim kurumları, kendi kayıt bölgesi içinde yer alan ve okula kayıtlı olmayan öğrencilerin e-okul üzerinden kaydını yaparak okula devamlarını sağlayacak. Okula devamı sağlanamayan öğrencilerin devamsızlık gerekçeleri e-okul veri tabanına eksiksiz olarak işlenecek.

Verilerin sistemi girilmesi ile okula erişim konusunda yapılan çalışmalara yönelik rapor alınabilecek, böylece eğitime erişim durumları izlenebilecek.

Genelgeye göre, illerde okula kaydı bulunmayan bütün çocukların kayıtları e-okul üzerinden bu ay sonuna kadar yapılacak.

07 Aralık 2008 Pazar

Okullarda siddet yuzde 80 azaldi

İstanbul'daki ilköğretim okulları ve liselerde alınan önlemlerle şiddet olayları yüzde 80 azaldı, disiplin suçları da yüzde 76 düştü.
İl Milli Eğitim Müdürlüğü, sıkıntıların tespiti için eğitim kurumlarına dilek kutuları koydurmuştu. Böylece öğrencilerin yüz yüze konuşamadığı konuları dile getirmeleri sağlandı. Bu kutulara atılan 273 bin dilek mektubu tek tek incelendi. Haklı görülen 113 bin talep için çözüm üretildi. Okullarda alınan bu önlemler şöyle:

* Toplum destekli polislerden yararlanıldı.

* Okulların ayrıntılı planları çıkarıldı.

* İlk suçunu işleyen öğrenci incelendi.

* Çevrede bilinçlendirme yapısı oluşturuldu.

* Belediye işbirliğiyle çevre temizliği sağlandı.

* Suçla mücadele okuldan başlatıldı.

* Rehber öğretmenler ailelerle işbirliği yaptı.

* Öğrencilerin zamanlarının büyük kısmını okulda geçirmeleri sağlandı.

* Kötü alışkanlıkla mücadele öğretildi.

* Spor ve sosyal etkinlik artırıldı.

* Öğrencinin kendini ispata olanak tanındı.

* Hafta sonları öğrencilerin okulda aktivitelere katılmaları sağlandı. İl Milli Eğitim Müdürü Ata Özer, 2.5 yıl önce göreve geldiğinde kenar semtlerdeki bazı okullarda sorunlar olduğunu belirterek, "İlk önce öğrenci ve velinin isteğini araştırdık. Okullarda bilgisayar odalarını her saat kullanılacak hale getirdik. Belediye işbirliğiyle 118 kapalı spor salonu hizmete soktuk. Binin üzerinde spor kulübü kurdurduk. Emniyetle işbirliğiyle okul önlerine sivil ekipler yerleştirdik. Bunlar şiddet olaylarının yüzde 80 azalmasına neden oldu" dedi.


Sabah

Turkiye'nin ilk oyuncak kutuphanesi

Türkiye'de ilk kez Antalya'da kurulan oyuncak kütüphanesine gelen 3-13 yaş grubundaki çocuklar, kendilerine verilen üyelik kartını göstererek, 15'er günlük sürelerle ödünç oyuncak alabiliyorlar.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından 7 Martta Karşıyaka Antalya Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları (ASMEK) binasında açılan oyuncak kütüphanesi, hem çocukları, hem de ailelerini mutlu etti.

Sosyal Hizmetler Şube Başkanı Sanem Albayrak, yaptığı açıklamada, projenin hayata geçirilmesinde temel amacın, çocuklara kütüphaneye gitme alışkanlığı kazandırmak olduğunu vurguladı. Kütüphaneye gitme alışkanlığının henüz gelişme çağındayken verilmesinin önemine işaret eden Albayrak, ''Bu alışkanlığı kazandırırken, bunu nasıl eğlenceli hale getiririz diye düşündük ve oyuncak kütüphanesini kurmaya karar verdik'' dedi.

Albayrak, şöyle konuştu:

''Kütüphaneyi kurarken yeni oyuncaklar aldık. Sonra da üyelik sistemi oluşturduk. 3-13 yaş grubundaki çocuklar, üyelik kartlarıyla geliyorlar ve (Oyuncak almaya geldim) diyorlar. Buradaki güzel yön, kütüphane ile çocuklardaki sorumluluk duygusunun geliştirilmesi. Onun adına bir kartı var. O kartı verdiği zaman hiçbir ücret ödemeden istediği oyuncağı alabileceğini, 15 gün sonra da kırmadan geri getirmesi gerektiğini biliyor. Çünkü ancak temiz kullanırsa kütüphaneden yeni bir oyuncak alabileceğinin farkında. Dolayısıyla böyle güçlü bir ağ kurulmuş oldu.''

Sanem Albayrak, çocuklar için oyun oynamanın çok önemli psikososyal ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Kütüphaneye gelen çocukların yüzlerinden mutluluklarının görüldüğünü belirterek, ''Orada inanılmaz keyif alıyorlar. Çocukların gözlerindeki mutluluğu görmek bile bize yetiyor'' dedi.

Albayrak, kütüphanede sadece oyuncak değil, aynı zamanda kitap da bulunduğunu, oyuncak alan her çocuğa yaş grubuna uygun bir de kitap verildiğini anlattı.

Kütüphaneye çocuklarını getiren anne ve babalara da eğitsel etkinliklerle ilgili kitaplar verildiğini dile getiren Albayrak, ''Yani anne oradan eğitsel etkinliği evine götürüp, orada çocuğuyla birlikte okul öncesi eğitim yapabiliyor. Bu şekilde hem anne ile çocuğun kaynaşması sağlanıyor, hem de çocuk eğitim alıyor'' diye konuştu.

Sanem Albayrak, kütüphanenin kurulduğu 7 Mart tarihinden bu yana, kütüphaneye 800 çocuğun kaydının yapıldığını, gelen ilgiden yola çıkarak, kütüphaneyi kent genelindeki tüm ASMEK binalarına yaymak istediklerini kaydetti.

Albayrak, ikinci oyuncak kütüphanesinin Güzeloba semtindeki ASMEK binası içinde açılacağını belirterek, kütüphane için oyuncak bağışı da kabul ettiklerini vurguladı.

Sanem Albayrak, kütüphaneye oyuncak bağışlamak isteyenlerin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığına başvurabileceklerini sözlerine ekledi.


Zaman








© 2006, 2007, 2008 - Ozelders.com - Özel Ders İlanları
Site Haritası | Site Kullanım Kuralları | Gizlilik Politikası