Ozelders.com
Ana Sayfa   Arama   Haberler   Yazılar   Şehir Değiştir   Site Hakkında   Yardım   Tavsiye Edin   Bize Ulaşın  
  
Ders almak ve ders vermek isteyenlerin buluştuğu nokta, Ozelders.com. Üye Ol  Üye Girişi  

10 Kasım 2008 Pazartesi

Performans ödevleri velileri çileden çıkardı

İlköğretim okullarında ilk 3 yıl yazılı ödev verilmesi yasak olmasına karşılık, müfredat gereği öğrencilere performans ve proje ödevi veriliyor. Okuma-yazma, basit matematik işlemleri öğrenmeye çalışan öğrenciler, bu ödevleri yapabilecek durumda olmayınca iş velisine düşüyor. Birçok ödevi internetten bulan, el becerisi derslerini kendileri yapan veliler, ilköğretim okulundaki bu uygulamadan vazgeçilmesini istiyor. Bazı veliler, internet kafelerden yararlanıp, 2-3 YTL karşılığında bilgiyi satın alıyor, internet arama motorlarından istediği bilgiye ulaşabiliyor. Veliler, çocuklarını uzak tutmaya çalıştıkları internet kafelere, özellikle, girişinde, ?Performans ödevi yapılır' yazılı bulunanlara, çocuğunun ödevi için gitmek zorunda kalıyor. Kütüphanede araştırma yapmak için yapılan uygulama, öğrencinin hiç araştırma yapmadan, velisinin desteğiyle gerçekleşmiş oluyor.

İlköğretim okulunda 1-2-3'üncü sınıflardaki öğrencilerden yüzde 95'nin performans ödevini velilerin yaptığını öne süren Eğitim-Sen Adana Şube Başkanı Güven Boğa, bunun öğrenciye hiç bir şey kazandırmadığını söyledi. Bu ödevlerin vakit kaybı olduğunu savunan Boğa, "Öğrencilerin performans ve proje ödevlerini nasıl yaptığını neredeyse tüm toplum çok iyi biliyor. Öğretmen ödevi veriyor. Öğrenci ailesine yaptırıyor. Ya da internet kafeden print çıktısı alıp bunu aynı şekilde okula götürüyor. Bunu ödevi veren öğretmen, okul müdürü, müfettiş, hatta Milli Eğitim Bakanı bile biliyor. Çünkü bir çok müfettiş arkadaş da çocuğunun performans ödevini kendisinin yaptığını söyleyip, yakınıyor" dedi.

Eğitim boyunca her öğrencinin en az 200 performans ödevi yapmak zorunda bırakıldığını bildiren Boğa, "Öğrencilerin ilköğretimden başlayan ve lise son sınıfa kadar süren performans görevleri var. Özellikle birinci kademede ödevlerin çözüm adresi internet kafeler. Ailelerden alınan bir kaç YTL ile internet kafelerde bu işi yapan kişilerle çocuklar buluşuyor ve parasını verip performans ödevini alıp okula teslim ediyor. Burada çocuğun kazandığı bir şey yok. Bütün veliler evde öğrenci pozisyonunda, çocuğunun yapmakla sorumlu olduğu şeyleri yapıyorlar. Özellikle performans ödevleri ile ilgili öğretmen ve öğrencilere bir anket yaptırılsa konu çok iyi anlaşılacak" diye konuştu.

Milliyet

KPSS sonuçları açıklandı ama?

Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) bu yıl, önlisans düzeyindekiler için 21 Eylül'de yapıldı sonuçlar dün açıklandı.

Sonuçların beklenenden geç açıklanmasına tepki gösteren adaylar, bu kez de açıklanan puanlarını öğrenememelerine isyan etti.

ÖSYM, sınav sonuçlarını tek bir adres verince yüzbinlerce kişi aynı anda puanını öğrenmek için siteye hücum edince http://sonuc.osym.gov.tr adresi çöktü.

Dün (5 Kasım) saat 15:00 sıralarında açıklanan sonuçlara şu an itibariyle (6 Kasım, saat 10:30) hala ulaşamayan adaylar var.

YDUS başvuruları 11 Kasım'da başlıyor

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezinden (ÖSYM) yapılan açıklamaya göre, Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanelerinde, üniversitelerin tıp fakültelerinde ve Gülhane Askeri Tıp Akademisinde daha ileri seviyede "Yan Dal Uzmanlık Eğitimi" görmek isteyen adayların seçme işlemleri ÖSYM tarafından yapılacak.

YDUS'a başvurular 11-14 Kasım arasında alınacak. Adaylar sınav kılavuzuna ÖSYM'nin http://www.osym.gov.tr internet adresinden ulaşabilecekler.

Sınava başvurabilmek için adayların sınavına başvuracağı yan dalın bağlı olduğu ana dalda uzman unvanı almış olmaları gerekiyor. YDUS'a Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı'ndan (KPDS) ve Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı'ndan 100 üzerinden en az 50 puan alanlar katılabilecek.

Sınav, 6 Aralık Cumartesi günü saat 0.30'da Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, Genel Cerrahi, Göğüs Hastalıkları, Halk Sağlığı ve İç Hastalıkları ana bilim dallarından gerçekleştirilecek.

MEB, SBS sınavlarını kaldırdı

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, konuya ilişkin yayımladığı genelgede, ölçme ve değerlendirme konusuna değinerek, buna yönelik uygulamaların ''performansı çok yönlü açığa çıkaran uygulamalar olması gerektiğini'' ifade etti.

Öğretim programlarında, ''öğrencilerin başarıları hakkında yargıya varılması amacıyla yapılan 'değer biçmeye' dayalı ölçme ve değerlendirme uygulamalarının, öğrencilerin kazanımlarına ulaşma seviyelerini doğru ölçecek nitelikte hazırlanmasının öneminin anlatıldığını'' vurgulayan Çelik, şöyle devam etti:

''Ancak öğretim programlarının yaklaşımıyla örtüşmeyen, öğrencinin bilgisinin ölçülmesine ağırlık vererek tek yönlü ölçüm yapan, ilgili sınıf düzeyinin kazanımlarıyla ilişkisiz madde kökleriyle oluşturulan, öğretim programlarıyla çelişen, geçerliliği düşük başarı değerlendirme sınavlarının önceki yıllardaki uygulamalarının öğrenci ve veliler üzerinde farklı sıkıntılara yol açtığı, il düzeyinde düzenlenen ve merkezi olmayan bu sınavların öğrenci ve velileri yanlış yönlendirdiği yönünde Bakanlığımıza bilgiler ulaşmaktadır.

12 Kasım 2007 tarihli genelgeyle Seviye Belirleme Sınavları'nın bir yarışma ve sıralama amacına yönelik olmayan ve öğretim programlarında hedeflenen kazanımları elde etme seviyesinin ölçülmesine yönelik sorularla yapılacağı ifade edilmiş ve yenilenen öğretim programlarının felsefesini yansıtacak soruların her yıl yürürlükte olan öğretim programlarındaki kazanımlardan yola çıkılarak yapılacağı belirtilmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliği ve 26 Ekim 2007 tarihli Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Yönergesi hükümleri doğrultusunda Bakanlığımızca öğretim yılı sonunda merkezi düzeyde Seviye Belirleme Sınavları'nın yapılması ve okul düzeyinde de her dönem en az her dersten bir kez ortak sınavın düzenlenmesi nedeniyle okullarda yapılan her türlü başarı değerlendirme ve seviye tespit sınavlarının yapılmasının, öğretim programlarının varmak istediği amaca hizmet etmeyeceği değerlendirilmektedir.''

Çelik, bu nedenle dönem içinde veya yıl sonunda il düzeyinde okullarda seviye tespit ve başarı değerlendirme sınavlarının yapılmaması talimatı verdi.

-YARDIMCI DERS KAYNAKLARI-

Çelik, genelgede, yardımcı ders kaynaklarının alınması konusunda velilere ve öğrencilere baskı yapılmamasını da istedi.

Öğretim programlarının ve materyallerin yenilendiğini, içeriklerin ''gelişen dünyanın gereklerine göre oluşturulduğunu'' kaydeden Çelik, bu doğrultuda yapılandırmacı anlayışı destekleyecek öğrenci ders ve çalışma kitapları hazırlandığını ifade etti. Bunun yanı sıra, ''alternatif yöntem ve tekniklerle desteklenen öğretmen kılavuz kitapları ile öğrenci ders ve çalışma kitaplarının'' tüm ilköğretim okullarına ücretsiz dağıtıldığını anımsatan Çelik, şunları kaydetti:

''Bu bağlamda Bakanlığımızın 2003-2004 öğretim yılından itibaren başlatılan ve velilerimizin okul masraflarını önemli ölçüde azaltan ücretsiz ders kitabı dağıtımı projesinin anlamını kaybettirecek, öğretim programları ile uyum içerisinde olmayan öğrenci ders kitaplarının dışında yardımcı ders aracı adı altında soru bankası, ünite dergisi, çalışma yaprakları gibi diğer yardımcı ders araçlarının aldırılması hususunda baskı ve yönlendirmenin yapılmaması, ayrıca konuyla ilgili eğitim aracının aldırılmasında Milli Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği'nin 31. maddesine göre uygulama yapılması gerekmektedir. Kaldı ki öğretim programları ve ders kitaplarının uygulamadaki etkinliliğinin artırılması amacıyla İlköğretim Genel Müdürlüğü ile Talim ve Terbiye Kurul Başkanlığının web sayfalarında öğretim programları ile ilgili her türlü kaynak, benzeri materyal ve ilgili bilgilere yer verilmiştir.''

Çelik, Bakanlık tarafından resmi ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarına dağıtımı yapılan öğrenci ders kitaplarının dışında yardımcı ders aracı adı altındaki diğer yardımcı ders araçlarının velilere aldırılması konusunda baskı yapılmamasını, öğretmen ve yöneticilerin ilgili mevzuat hükümlerine ve emirlere uyması konusunda valiliklerin her türlü önlemi almasını istedi.

2009 Eğitime Hazırlık Ödeneği Belli Oldu

Öğretim yılına hazırlık ödeneği´ öğretmen unvanlı kadrolarda görevli olan ve fiilen öğretmenlik yapanlara veriliyor. Ödenekten okul müdür ve yardımcıları ile cezaevi okullarında çalışan öğretmenler de yararlanıyor.

Eğitim sendikaları ve öğretmenler geçen yıl 475 YTL olan ödeneği yetersiz bulurken, yardımın en az bir maaş tutarında olmasını istiyorlardı.

Kırtasiye yardımı geçen yıl bütçe kanunu ile 475 YTL´ye çıkarılırken, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, paranın okullar açılmadan öğretmenlere ödenmesi talimatı vermişti. Peki bu yıl bu ücret ne kadar oldu ve ne zaman öğretmenlere ödeme yapılacak?

2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISINDA 515 YTL
2009 Yılı K - Cetveli Ek Ders, Konferans ve Fazla Çalışma Ücretleri İle Diğer Ücret Ödemelerinin Tutarları başlıklı bölümde 515 TL olareak belirtildi.

4. 657 sayılı Kanunun ek 32 nci maddesi uyarınca verilecek öğretim yılına hazırlık ödeneği Bakanlar Kurulu kararı aranmaksızın 515 Türk Lirası olarak ödenir. bütçe kanunu görüşmelerinde mecliste bir değişiklik yapılmazsa brüt miktar 515 TL olacak.

Öğretmenler ve eğitim sendikaları, 40 YTL'lik artışla 515 YTL'ye çıkacak 2009yılı ödeneğini de yetersiz bulurken, ödeneğin en az bir maaş tutarında olmasını ve hizmetli ve memurlar dahil tüm eğitim çalışanlarına verilmesini istiyor.

Hangi üniversitesinin kaç bilimsel yayını var?

YÖK'ten alınan bilgiye göre, bilimsel yayın sıralamasında İstanbul Üniversitesi, öğretim üyesi başına düşen yayın oranına göre ise TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi ilk sırada yer aldı.

''Tam makale''ler dikkate alınarak yapılan sıralamaya 2006 yılında kurulan 15 yeni üniversite ile birlikte toplam 93 üniversite dahil edildi. Öğretim üyesi sayısı, ÖSYM'nin 2006-2007 yılı Yükseköğretim İstatistikleri kitabından alınarak belirlendi.

Üniversitelerdeki bilimsel yayın sayıları sıralamasında İstanbul Üniversitesi 1254 bilimsel yayın ile ilk sırada yer alırken, bunu 1034 yayın ile Hacettepe Üniversitesi ve 980 yayın ile Ankara Üniversitesi izledi.

Öğretim üyesi başına düşen yayın sayısında ise ilk sıraları genellikle vakıf üniversiteleri aldı. Birinci sırada TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi yer alırken, ikinci sırada yeni kurulan üniversitelerden Bozok Üniversitesi, üçüncü sırada ise Başkent Üniversitesi bulunuyor.

Bilimsel yayın sayılarına göre yapılan sıralamada hiç yayını bulunmayan Çağ Üniversitesi son sırada yer alırken, Mimar Sinan Üniversitesi 2, Amasya Üniversitesi ise 3 bilimsel yayına sahip. Çağ Üniversitesi öğretim üyesi başına düşen yayın sıralamasında da son sırada yer alıyor.

Yeni kurulan 15 üniversitenin kendi aralarındaki sıralamasında Düzce Üniversitesi 60 bilimsel yayın ile ilk sırada bulunurken, bunu 29 bilimsel yayın ile Bozok Üniversitesi, 25 bilimsel yayın ile Rize Üniversitesi izliyor. Bilimsel yayınların üniversitelere göre genel sıralamasında ise Düzce Üniversitesi 59, Bozok Üniversitesi 65 ve Rize Üniversitesi ise 66'ıncı sırada.

2007 yılında yayın sayıları sıralamasına göre üniversiteler şöyle:


ÜNİVERSİTE ADI BİLİMSEL YAYIN SAYISI

1. İstanbul Üniversitesi 1254

2. Hacettepe Üniversitesi 1034

3. Ankara Üniversitesi 980

4. Gazi Üniversitesi 863

5. Ege Üniversitesi 783

6. ODTÜ 692

7. İstanbul Teknik Üniversitesi 575

8. Dokuz Eylül Üniversitesi 503

9. Erciyes Üniversitesi 477

10. Ondokuz Mayıs Üniversitesi 472


2007 yılında öğretim üyesi başına düşen yayın oranları ise şöyle:

ÜNİVERSİTE ADI BİLİMSEL YAYIN ORANI

1. TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi 1.46

2. Bozok Üniversitesi 1.32

3. Başkent Üniversitesi 1.30

4. Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü 1.04

5. Koç Üniversitesi 1.00

6. ODTÜ 0.95

7. Erciyes Üniversitesi 0.87

8. Bilkent Üniversitesi 0.84

9. Çankaya Üniversitesi 0.82

10. Atılım Üniversitesi 0.78

Emekli öğretmen, evini kütüphaneye dönüştürdü

Şanlıurfa'da evinin 2 odasını kütüphaneye dönüştüren emekli bir öğretmen, yaklaşık 5 bin kitapla, sınavlara hazırlanan öğrencilere ve kitap tutkunlarına yardımcı olmaya çalışıyor.

Emekli edebiyat öğretmeni Nejat Ergüven, Türkiye'de kitap okuma oranın en düşük olduğu illerden biri olan Şanlıurfa'da bir kaç yıl önce Kamberiye Mahallesi'ndeki tek katlı evinin 2
odasını düzenleyerek, kütüphaneye dönüştürdüğünü belirtti.

"Buluntu Hoca Kütüphanesi" adını verdiği kütüphaneyi, öğretmen olarak görev yaptığı yıllarda aldığı kitapların yanı sıra daha sonra hayırseverlerin bağışladığı kitaplarla geliştirdiğini aktaran Ergüven, bu sayede kütüphanedeki
kitap sayısının 5 bini aştığını ifade etti.

Genellikle gençlerin faydalandığı kütüphanede öğrenciler için rahat bir çalışma ortamı hazırlamaya çalıştığını anlatan Ergüven, "Kütüphanede özellikle ders kitapları, sınavlara hazırlık kitapları ve soru bankaları, çeşitli romanlar,
ansiklopediler ve çocuk hikayeleri bulunuyor. Öğrenciler gelip burada derslerine çalışabiliyor. Amacım gençlere okumayı sevdirmek" diye konuştu.

ÖĞRENCİLER BOŞ VAKİTLERİNİ KAFELERDE GEÇİRİYOR
Son dönemlerde kütüphaneye gelen öğrenci sayısında azalma olduğuna değinen Ergüven, gençler arasında okuma ve araştırma alışkanlığının azaldığını söyledi.

Öğrencilerin artık boş zamanlarını internet kafelerde geçirdiğini belirten Nejat Ergüven, şunları kaydetti:
Artık öğrenciler hazır bilgiye alıştı. İnternette buldukları bilgilerle derslerine hazırlanıyorlar. İnternet kafeler öğrencilerin araştırmacı yönünü köreltti. Ben de çevremdeki gençlere yeniden kitap okuma alışkanlığı kazandırmak
ve yardımcı olmak için çaba harcıyorum.

09 Kasım 2008 Pazar

KPDS Kasım Dönemi Soruları ve Yanıtları

2008-KPDS Kasım Dönemi: Sorular ve Yanıtlar


Aşağıdaki pdf uzantılı dökümanları açabilmek için Adobe Reader 'ın 5.0 veya üstü sürümünün sisteminizde yüklü olması gerekmektedir. Eğer dökümanları kaydetmek istiyorsanız, kaydetmek istediğiniz dökümanın üzerine sağ tıklayıp "Hedefi Farklı Kaydet" seçeneğini seçiniz.


2008 KASIM DÖNEMİ


KAMU PERSONELİ YABANCI DİL BİLGİSİ SEVİYE TESPİT SINAVI


SORU KİTAPÇIKLARI VE YANITLARI


SINAV TARİHİ: 02.11.2008



ALMANCA (A KİTAPÇIĞI)


Almanca Testi


Cevap Anahtarı



FRANSIZCA (A KİTAPÇIĞI)


Fransızca Testi


Cevap Anahtarı



İNGİLİZCE (A KİTAPÇIĞI)


İngilizce Testi


Cevap Anahtarı



ARAPÇA (A KİTAPÇIĞI)


Arapça Testi


Cevap Anahtarı



BULGARCA (A KİTAPÇIĞI)


Bulgarca Testi


Cevap Anahtarı




FARSÇA (A KİTAPÇIĞI)


Farsça Testi


Cevap Anahtarı




İTALYANCA (A KİTAPÇIĞI)


İtalyanca Testi


Cevap Anahtarı



RUSÇA (A KİTAPÇIĞI)


Rusça Testi


Cevap Anahtarı



YUNANCA (A KİTAPÇIĞI)


Yunanca Testi


Cevap Anahtarı



İSPANYOLCA (A KİTAPÇIĞI)


İspanyolca Testi


Cevap Anahtarı

ÖSS parasına 17 özel üniversite kurulabiliyor

Ulu­dağ Üni­ver­si­te­si es­ki dekanlarından Prof. Dr. Ul­vi­ye Özer, ÖSS için har­ca­nan pa­ray­la Sa­ban­cı ve Koç üni­ver­si­te­le­ri aya­rın­da 17 ye­ni üni­ver­si­te­nin ku­ru­la­bi­le­ce­ği­ni söy­le­di.

Ulu­dağ Üni­ver­si­te­si'nde dü­zen­le­nen "Cum­hu­ri­yet ve Eği­tim" ko­nu­lu kon­fe­rans­ta ko­nu­şan Özer, Cum­hu­ri­ye­tin ilk yıl­la­rın­da bi­lim­sel ve uy­gu­la­ma­lı eği­tim il­ke edi­ni­lir­ken, son dö­nem­ler­de ba­tı­lı ül­ke­le­rin mo­del­le­ri­nin uy­gu­lan­ma­sıy­la eği­tim sis­te­min­de tı­kan­ma­lar ya­şan­dı­ğı­nı ifa­de et­ti. Dr. Özer, "Mo­del al­dı­ğı­mız ül­ke­ler bi­le sis­tem­le­ri­ni de­ğiş­ti­ri­yor ama biz bu de­ği­şik­lik­le­ri ne ya­zık ki iz­le­mek­te geç ka­lı­yo­ruz. Yurt­dı­şın­da yük­sek öğ­re­nim gö­ren ka­yıt­lı Türk öğ­ren­ci­le­rin yıl­lık ma­li­ye­ti 448.5 mil­yon do­lar­dır. Oy­sa bu pa­ra­nın 250 mil­yon do­la­rıy­la her yıl Sa­ban­cı ve Koç üni­ver­si­te­le­ri aya­rın­da bir üni­ver­si­te ku­ru­la­bi­lir" di­ye ko­nuş­tu.

Nİ­TE­LİK­Lİ EĞİ­TİM ŞART

Sa­de­ce 2004 yı­lın­da üni­ver­si­te ka­pı­sın­da olan 1 mil­yon 786 bin öğ­ren­ci­nin ÖSS'ye gi­re­ne ka­dar 8.4 mil­yar do­lar har­ca­dı­ğı­nı be­lir­ten Özer, "Bu pa­ray­la, Sa­ban­cı ve Koç üni­ver­si­te­le­ri aya­rın­da 17 ye­ni üni­ver­si­te ku­ru­la­bi­lir­di" di­ye ko­nuş­tu. 2025 yı­lın­da Tür­ki­ye'nin top­lam nü­fu­su­nun 90 mil­yo­na ula­şa­ca­ğı­nı ifa­de eden Özer, "2025'e doğ­ru Tür­ki­ye genç nü­fus­lu bir ül­ke ol­mak­tan çı­ka­cak, ça­lı­şa­bi­lir nü­fus ar­ta­cak­tır. Bu, eko­no­mik bü­yü­me için al­tın bir fır­sat­tır. An­cak bu­nu ba­şa­ra­bil­mek için ni­te­lik­li eği­tim şart­tır" de­di. Tür­ki­ye'nin mes­le­ki tek­nik eği­ti­me önem ver­me­si ge­rek­ti­ği­nin de al­tı­nı çi­zen Özer, ge­liş­miş ba­tı­lı ül­ke­ler­de mes­le­ki tek­nik eği­ti­min nor­mal eği­tim için­de­ki pa­yı­nın yüz­de 65 ol­du­ğu­nu, Tür­ki­ye'de ise yüz­de 45 se­vi­ye­le­rin­de kal­dı­ğı­nı an­lat­tı.

Sert bakis cocugun zekâsini olumsuz etkiliyor

Londra'daki bir anaokulunda pedagogluk yapan M. Grace Austin, çocuk eğitimi üzerine ailelere ciddi uyarılarda bulunuyor.

İngiliz pedagog, 6 yaş altı çocukların yetiştirilmesinde en önemli gıdanın sevgi, ilgi, birlikte oyun oynama olduğunu söyledi. Kötü söz ve sert bakışın miniklerin karakter ve zekâ oluşumunu olumsuz etkilediğine dikkat çeken Austin, çocukla yapılan en güzel iletişimin gülen gözlerle bakmak olduğunu vurguladı.

'Sevginin çocuğun karakter oluşumuna etkisi'ni araştıran M. Grace Austin, 3 ay süren anket çalışmasında 800 aileyle görüştü. 0-6 yaş arasındaki bin 100 çocuk üzerinde gözlem yaptı. Ebeveynin tavrının çocuk gelişimindeki en önemli etken olduğunu anlatan İngiliz pedagog, "Gözlemleme sonucunda anne ve babası düzgün konuşan çocukların düzgün konuştuğunu gördüm. Sevgiyle büyüyen çocuğun beden ve ruhsal gelişimi sağlıklı oluyor. Özgüvenleri tam olduğu için derslerinde de başarılı oluyorlar." dedi. Austin, anne ve babanın evladının sorularına cevap verirken yalana başvurmamasını önerirken, bunun çocuğun ailesine karşı güven duygusunda büyük önem taşığını ifade etti. Annelere çocuklarının bir yeri incindiğinde öpmelerini tavsiye ediyor.

Londra'da Empati Hipnoretapi Merkezi'nde hipnoterapist olarak çalışan Yunan asıllı psikolog Maria Molder de, anne ve baba sevgisini eşit alan çocuğun karakter yapısının daha düzgün olacağını söyledi. 6 yaş öncesi fiziksel şiddet ve korkuyla yetişen çocukların gençlik çağında topluma intibaklarında sorunlar yaşandığını belirten Molder'a göre, çocuk ve insan iletişiminde sevgi ve saygı dilinin açamadığı hiçbir kapı, çözemediği problem yok. Bu yaştaki çocukların bellekleri kamera gibi her şeyi kaydettiği için hatıralarını ölünceye kadar hafızadan çıkarmıyorlar. Sevgiyle büyüyenler, başkalarına da hep sevgi ve merhamet gösterdiğine dikkat çeken Molder, "Küçüklere kötü söz, darp ve şiddet uygulamak ise gelecek adına yapılabilecek en büyük kötülük. Kötü davranış çocuğu yalancılığa itiyor." diyor.

Yeni universitelerde 'akilli sinifla' egitim

Böylece 'gelişmiş üniversitelerin öğretim elemanı ve altyapısından yararlanılacak'. Bu sistemle Ankara'daki üniversite hocası, Hakkari Üniversitesi'nde kurulacak akıllı sınıftaki öğrencilere internet üzerinden ders anlatacak. Öğrenci hocaya, hoca da öğrenciye soru-sorup cevap alabilecek. YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan akıllı sınıfların maliyetini kendilerinin karşılayacağını açıklarken, "Yeni kurulan üniversitelerin hoca ihtiyacını hemen karşılamamız çok zor. Bir üniversiteye birkaç tane akıllı sınıf ekipmanı vereceğiz. Öğrenci hocayı görecek, soru soracak." dedi.

Yükseköğretimde 94'ü devlet 36'sı vakıf üniversitesi olmak üzere üniversite sayısı 130'a ulaştı. Yeni kurulan üniversitelerde altyapı ile birlikte öğretim elemanı ihtiyacı had safhada. Öğretim elemanı temini için yurtdışına öğrenci gönderilmesi gibi çeşitli projeler üretilirken 'akıllı sınıf' uygulaması da çözüm yollarından biri olarak 'hükümet programı'na girdi. Hükümetin YÖK'le birlikte hazırladığı yeni yılın yükseköğretim hedeflerine göre, 'öğretim görevlisi, okutman ve uzman sayısını artırmak suretiyle yeni üniversitelerdeki öğretim elemanı açığı azaltılacak'. Ayrıca kısmi zamanlı ders verme özendirilecek. YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, dışarıdan ders verme şeklindeki bu uygulama ile kamu kurumları veya özel sektördeki akademisyenleri part time olarak üniversiteye çekmeyi amaçladıklarını söyledi. Özcan, "Üniversite dışında birçok kurumda çok sayıda doçent veya akademisyen var. Bunlardan yararlanmak istiyoruz. Gelip üniversitede ders versinler." dedi.

Hükümet programına göre, öğretim üyeliği mesleğinin daha cazip hale getirilmesi için araştırma görevlilerinden başlamak üzere tüm akademisyenlerin özlük hakları iyileştirilecek ve özellikle yeni kurulan üniversitelerde öğretim üyeliğini teşvik edici düzenlemeler yapılacak. Üniversitelerin ihtisaslaşacakları alanları belirlemeye yönelik yönlendirici bir Ulusal Strateji Belgesi hazırlanacak. Üniversitelerin mevcut araştırma altyapıları ve öğretim üyelerinin uzmanlık alanlarına ilişkin bir envanter çıkarılacak. Bu envantere dayanarak aynı alanda uzmanlaşmış araştırmacıların ilgili alanda ihtisaslaşmış üniversitelerde görev yapmasını sağlayacak düzenlemeler yapılacak. Her yıl yayınlanan hükümet programlarının hepsinde yer alan 'YÖK'ün ve ÖSS'nin yeniden yapılandırılacağı' hedefi 2009 programında da yer aldı. Programda bu konu şöyle ifade ediliyor: "Yükseköğretim sisteminin yeniden yapılandırılmasına yönelik hazırlık çalışmaları tamamlanacak. Üniversitelerin idari ve mali açıdan özerk ve hesap verebilir hale getirilmesine yönelik çalışmalar yapılacak. Üniversiteye yerleştirmede fırsat eşitliği artırılacak. Mesleki ve teknik ortaöğretim mezunlarının kendi alanlarında ya da yakın alanlarda devam edecekleri lisans programlarına yerleştirmedeki sorunların giderilmesine yönelik çalışmalar yapılacak."

Burslar da harçlar da artacak

Hükümet programına göre öğrencilerin yükseköğretimin finansmanına daha fazla katılımını sağlamak üzere katkı payları artırılacak. Maddi gücü yetersiz öğrenciler için sunulan burs ve kredi imkânları çeşitlendirilecek. Finans sektörünün fakir öğrencilere eğitim kredisi sağlamasına yönelik bir model geliştirilecek. YURTKUR'un sağladığı burs ve kredi miktarları artırılacak. Kredilerin geri ödeme süresi uzatılacak. Buna bağlı olarak üniversite harçları bu yıl yüzde 10 artırılmıştı.

İbrahim Asalıoğlu

Zaman








© 2006, 2007, 2008 - Ozelders.com - Özel Ders İlanları
Site Haritası | Site Kullanım Kuralları | Gizlilik Politikası