Velilere ergenlik dönemi anlatılacak
- Milli Eğitim Bakanlığı, "Evin Okula Yakınlaşması ve Değişen Anne Baba Rolleri Projesi" ile imam hatip liselerinde velilerin çocukları ile iletişimini artırmayı planlıyor. Veliler ile aile toplantıları ve ev ziyaretleri yapacak olan imam hatip lisesi öğretmenleri, velilere çocukların ergenlik dönemindeki bedensel ve psikolojik gelişimini anlatacak.
Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, Eğitimde öğretmen, öğrenci, aile ve velilerini birbirlerini tamamlayan unsurlar olduğu gerekçesiyle "Evin Okula Yakınlaşması ve Değişen Anne Baba Rolleri Projesi"ni hayata geçirdi. Din Öğretimi Genel Müdürü İrfan Aycan, İmam Hatip ve Anadolu İmam Hatip Liselerine bir yazı göndererek anne babalara, çocuğun bedeni büyüme ve ruhsal gelişim süreci içerisinde değişim ve gelişimine yönelik özelliklerinin tanıtılması gerektiğini açıkladı. Proje ile anne babalarının birbiriyle ve çocukları ile sağlıklı ilişki ve iletişim kurmalarının sağlanacağını kaydeden Aycan, duygu ve düşüncelerini özgürce ifade edebilen, kendini tanıyan, kendine yardım eden ve kendini geliştiren çocuklar ve gençlerin yetiştirilmesine katkıda bulunulacağını ifade etti.
-"EĞİTİMDE AİLE ÖNEMLİ"-
Eğitimde öğretmen, öğrenci, aile ve velilerin birbirlerini tamamlayan unsurlar olduğunu söyleyen Aycan, "Ülkemizde eğitim daha ziyade öğrenci ve öğretmene yönelik olarak sürdürülmektedir. Oysa bireyin eğitim açısından öncelikli olarak etkilendiği ortam, aile ortamıdır" diyerek ailenin önemine dikkat çekti. "Evin Okula Yakınlaştırılması ve Değişen Anne Baba Rolleri Projesi"nin 2007-2008 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa'da pilot olarak uygulandığını bildiren Aycan, olumlu sonuçlar aldıklarını anlattı.
-VELİLERE KONFERAS VERİLECEK AİLE ZİYARETLERİ YAPILACAK-
Proje kapsamında ilk etapta bazı okul müdürlerine verilen seminer ile Genel Müdürlük tarafından hazırlanan "Evin Okula Yakınlaştırılması ve Değişen Anne Baba Rolleri" adlı iki cilt kitap ve örnek sunum CD'leri ile iliniz Rehberlik Araştırma Merkezleri'nden yararlanılacak. Proje kapsamında Problem Tarama Çalışmaları, Ergenlik Döneminde Gelişim, Yaygın Anne Baba Tutumları, Öğrenci Aile İlişkileri, Etkili Yaşam, Kültür ve İletişim, Din Eğitiminin Psikolojik Temelleri gibi konularda velilere periyodik programlar dahilinde konferanslar verilecek. Ayrıca aile toplantıları, ev ziyaretleri yapılarak proje ile ilgili çalışmalar yapılacak.
Ogrenci affi sorunlari bitirmedi
Af, 7 Haziran 1995 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verilirken, 29 yaşını dolduranların askerlik tecilinin yapılmayacak olması ve yüksek öğretim ve harç kredisi alanların borçlarının düzenlenmeyecek olması gençleri sıkıntıya soktu.
Öğrenci affıyla ilgili yasa tasarısı TBMM'de kabul edilirken, 29 yaşını dolduran lisans öğrencileri ile 35 yaşını dolduran yüksek lisans ve doktora öğrencileri askerlik tecillerini yaptıramayacaklar. Ayrıca, öğrencilikleri sırasında yüksek öğretim ve harç kredisi alanların borçlarının yeniden düzenlenmesine de izin verilmedi. Söz konusu durumla ilgili olarak mağdur olan gençler, Bilgi Paylaşım Portalı "www.af2007.com" a üç günde binlerce mail atarak, söz konusu düzenleme nedeniyle aftan yararlanamayacaklarını ilettiler. Gençler, af için yeniden mücadele kararı aldılar.
-YENİDEN MÜCADELE KARARI-
ANKA'ya açıklamada bulunan Bilgi Paylaşım Portalı temsilcileri, öğrencilerin hayal kırıklığına uğradığını kaydederek, tek umutları olan af kanununun, eğitimi yarıda kesip askerlik hizmetinden sonra eğitime devam etmeyi öngördüğünü söylediler. Sitelerine binlerce mail geldiğine işaret eden temsilciler, "Öğrenciler yeniden mücadele kararı aldılar. Sayın Bakanımızdan ve TBMM Milletvekillerimizden konuyu acilen ciddiyetle ele almalarını istiyoruz. Bu hata düzeltilmeli ve hiç bir fert, feda edilmeden, öğrencilerin eğitimlerini kesmeden devam edebilecekleri düzenlemeyi yapmalı" açıklamasında bulundular.
-"GEREKİRSE 5 YIL ASKERLİK YAPARIZ AMA MÜSAADE EDİN OKULUMUZU BİTİRELİM"-
Af bekleyen gençlerin vatan uğruna, gerekirse 15 ay değil, 5 yıl askerlik yapabileceklerini anlattıklarını belirten Bilgi Paylaşım Portalı temsilcileri, TBMM'ye seslenerek, "Ancak müsaade edin, okulumuzu bitirelim. Huzurla okula dönelim, huzurla sınavlarımıza girelim ve okulumuzu biran önce bitirip, huzurla, gönül rahatlığı ile askerlik görevimizi yapalım. Bu kadar katı olmayınız" dediler. Söz konusu durumu düzeltecek kanun değişikliğini, af kanununda ya da askerlik kanununda bir an önce yapılmasını istediklerini kaydeden temsilciler, "35. madde'ye ?af kanunundan faydalanan öğrenciler, eğitimleri süresince tecilli sayılır' ibaresi eklensin. Yoksa nasıl okuyacağız?" sorusunu yönelttiler.
Yuksek ogrenim burs-kredi yonetmeliginde degisiklik
Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yer alan değişikliklere göre, yönetmeliğin "Kurum bütçesi dikkate alınarak ilk defa burs verilecek öğrenci sayısını belirlemeye Genel Kurul yetkilidir" şeklindeki 8. maddenin birinci fıkrası yürürlükten kaldırıldı.
Aynı maddenin ikinci fıkrası ise "Kurum bütçesi dikkate alınarak ilk defa burs verilecek öğrenci sayısını, aylık burs miktarlarını, ödeme zamanını ve öğrencilerin Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi sınavı sonucundaki başarılarına göre burs kontenjanlarını belirlemeye Yönetim Kurulu yetkilidir" şeklinde değiştirildi.
Ödevini velisi yapan çocuk başarılı olamıyor
Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Meslek Yüksek Okulu Halkla İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof.Dr. Hüdaverdi Adam, çocuğunun okulda başarılı olmasını isteyen velilerin, ödevi kendileri değil çocuklarına yaptırmaları gerektiğini söyledi. Adam, Türk toplumunun ekseriyetinin koruyucu ve himaye edici bir yapıya sahip olduğunu belirterek, bunun bir sonucu olarak velilerin çocuklarının ödevlerini kendileri yaptıklarını dile getirdi. Ödevin okulda verilen dersin öğrenci tarafından anlaşılıp anlaşılmadığının bir kontrolü olduğunu ifade eden Adam, "Eğer öğrencinin ödevini 'Çocuğum üzülmesin, zorlanmasın' diye veli yaparsa aslında çocuğuna kendi eliyle kötülük etmiş olur." dedi.
Çocuğun ödevine hiç karışmamak, hiç ilgilenmemek ne kadar yanlışsa ödevi velinin yapmasının bir o kadar yanlış olduğunu kaydeden Adam, şu tavsiyelerde bulundu: "Bırakın ödevini çocuğunuz kendisi yapmaya çalışsın. Müdahale etmeyin. Ödevini bitirdikten sonra kontrol edin. Yanlış yaptığı soruları yeniden gözden geçirmesini isteyin. Yine yanlış yapmışsa onun anlayacağı bir dilden örnekler vererek sorusuna doğru cevabı bulmasını sağlayın. Ama hiçbir zaman kağıdı kalemi alıp ödevi kendiniz yapmayın. Eğer sıkça böyle yaparsanız çocuğunuzu ödev yapmaktan da soğutmuş olursunuz."
Çocuğun başarılı olmasında güçlü bir etkeninde ona sevgi ve şefkatle yaklaşılması olduğunun altını çizen Adam, ancak bunda aşırıya kaçılmamasını önerdi. Adam, "Çocuğuna karışı sevgi ve ilginizi dengeli bir şekilde ortaya koyun. Baskıcı, azarlayıcı bir tutum takınmayın. Bir rehber gibi davranın. Sadece denetleyen değil, destekleyen bir anne baba olun" dedi.
Okullu sigortacılardan yararlanılamıyor
Sigortacılık eğitimi veren fakülte ve yüksekokullardan mezun olanların ancak yüzde 1 ile 3'ünün sektörde iş bulabildiğini söyleyen Erhan Tunçay, "Sektör bu okullardan mezun olanlardan tam olarak yararlanamıyor" dedi.. Ülkemizde üniversite mezunlarının önemli bir kısmı, mezun oldukları bölümle ilgili olmayan istihdam alanlarını tercih etmek zorunda kalırken, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği (TSRŞB), sigortacılar için de durumun farklı olmadığını rakamlarla ortaya koydu. TSRŞB Genel Sekreteri Erhan Tunçay, sigortacılık bölümlerinden mezun olanların yüzde 1 ile 3'ünün sigorta şirketlerinde iş bulabildiklerini kaydetti. Türkiye'de sigortacılık eğitimi veren 4 yıllık 5 fakülte ve yüksekokul, 2 yıllık ise 35 meslek yüksekokulu bulunduğunu söyleyen Tunçay, "Mezunların sigorta şirketleri personeli içindeki payı sadece yüzde 1-3 oranında. Sektör bu okulların mezunlarından tam olarak yararlanamıyor" dedi. Bu durumun şirketlerin işe aldıkları elemanlarına temel sigorta bilgileri konusunda çok sayıda eğitim programı düzenlemesine yol açtığının altını çizen Tunçay, "Bu eğitimler şirketlerin bütçelerine büyük mali yükler getiriyor. Sigorta sektöründeki istihdamın niteliğini artırmak için devlet bütçesinden ayrılan fonlarla söz konusu okullara yapılan yatırımların ekonomiye istenildiği ölçüde dönüşü olmuyor ve sektördeki şirketlerin, personele verdiği ilave eğitimler, ekonomiye yeni yükler getiriyor" şeklinde konuştu. Sigortacılık mezunlarının şirketlerde istihdam edilme oranının düşük olduğunu söyleyen Tunçay, "Staj imkânları, yabancı dil eğitimi, eğitimin iyileştirilmesi istihdamın niteliğinin artırılması konusunda önemli rol oynayacak unsurlardır. 5 yıl içinde büyüme beklenen alan olan pazarlama-satışta öğrencilerin donanımlı hale getirilmesi, şirketlere personel alımında, mezunlara artı puan kazandıracaktır." Sabah
Arapların Türkçe merakı!
Büyüyen ve gelişen iş sahaları ve artan iş imkanlarının da etkisiyle bir taraftan Türkler Arapça öğrenme çabalarını yoğunlaştırırken diğer taraftan Arapların da Türkçe'ye karşı olan ilgileri üst düzeylere çıktı. Üstelik son zamanlarda Arap TV'larında yayınlanan Türk dizileri tüm tepkilere rağmen izleyici kitlesini katlayarak beğeni seviyesini koruyor. Bu gelişmeler de bir çok Arap izleyicinin Türkçe'ye karşı ilgi duymasını kamçılayan sebeplerden biri. Güzel Türkçemizin yabancılara tanıtılması ve yaygınlaştırılması konusunda devletler nezdinde de gelişmeler yaşanıyor. Arap üniversitelerinde daha birkaç yıl öncesine kadar Türkoloji bölümü hiç bulunmuyor veya sadece bir kaç üniversitede bulunuyordu. Ancak 2009 yılına yaklaştığımız şu günlerde sadece Mısır'da bulunan üniversitelerde 5 adet Türkoloji, Suriye'de Halep üniversitesinde Türkoloji bölümü açılmış durumda. Üniversitelerimizin Arap Dili Edebiyatı ve Türk Dili Edebiyatı bölümleri de bu her iki dilin karşılıklı tanıtılması ve öğretilmesi yönünde birçok Arap ülkelerinde hatırı sayılır bir takım çalışmalar yürütüyorlar. Özel sektörde henüz Araplara Türkçe öğreten çok fazla kurum yok. Ancak Arapça konusunda internet üzerinden verdiği hizmetlerle beğeni toplayan Onlinearabic.net sitesi bu konuda da bir ilke imza atarak Araplara yönelik hazırladığı Arapça ? Türkçe online sözlüğünü hizmete sundu. www.qamoosturki.net adresinden bu sözlüğe giriş yapan Arap kullanıcılar, Arapça aradıkları kelimelerin Türkçe karşılıklarını bir tuşla bulabiliyorlar. Yaklaşık 200bin kelime kapasiteli sözlüğün daha şimdiden Araplar tarafından beğeni kazandığı ve yoğun bir şekilde kullanıldığını belirten Onlinearabic.net yöneticileri Araplara Türkçe konusunda hizmet vermek üzere üniversitelerle görüşmeler yaptıklarını ifade ediyorlar.
Bonus kartlar eğitimcilerin öğrenme modeli oldu
Bankaların müşterilerine sunduğu bonus puan kartlarından yola çıkan bir dershane yöneticisi, yeni bir öğrenme modeli geliştirdi. Kastamonu'da faaliyet gösteren dershane, öğrencilerin soru çözmelerini artırmak ve öğrencilerin öğretmenlere soru sormalarını teşvik etmek için "HOP Kart" adı verilen "Hocalarla Özel Program" uygulamasını başlattı. Türkiye'de ilk defa uygulanan sistemde öğrenciler, dershane öğretmenlerine ne kadar çok soru sorarsa bankaların "bonus puan" uygulamasında olduğu gibi HOP kart puan kazanıyor. Ay içinde en fazla puan toplayan öğrencilere sürpriz hediyeler veriliyor. HOP kart sisteminden sonra dershanede öğrencilerin öğretmenlere soru çözdürme oranında yüzde 100 artış gösterdiği vurgulandı.
Uygulamayı hayata geçiren Kastamonu Aral Fen Dershanesi Anafen Şubesi Müdürü Yalçın Karul, HOP kart yöntemiyle öğrencilerin soru çözme ve öğretmenlere soru sorma oranlarının yüzde 100 arttığını açıkladı. Kredi kartlarında kazanılan bonus puanlarından yola çıkarak, öğrencilerin ders çalışmalarını artırmak amacıyla HOP Kart modelini geliştirdiğini söyledi. Karul, uygulamada hafta içi etütlerin haricinde, belli zaman aralıklarında her gün ofis sınıflarında öğretmenlerle öğrencilerin soru çözümü yaptıklarını söyledi.
Aral Fen Dershanesi'nun uyguladığı HOP Kart sistemi öğrenci velilerini de mutlu etti. Bu yıl Aral Fen Dershanesi'ne öğrenci gönderen velilerden Selahattin Emirhüseyinoğlu, çocuğun son yapılan uygulama sayesinde dershaneye daha çok gitmek istediğini söyledi. Çocuğunun dershanede verilen testleri çözdüğünü ifade eden Emirhüseyinoğlu, çözemediği soruları öğretmenine gidip çözdürüp hop puan kazandığını söyledi. Uygulamanın başarılı bulduğunu ifade eden Emirhüseyinoğlu, "Aral Fen Dershanesinden buna benzer yenilikler bekliyoruz. Eminiz bu yıl HOP kart sistemin faydasını girilen sınavlarda daha da belirgin göreceğiz." dedi.
Orta öğretimde lig usulü spor!
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, ilk ve orta öğretim okullarında öğrencilerin, yıl sonuna kadar aktif spor yapması için lig usulü karşılaşmalar yapılması için çalışmalarını sürdürüyor.
Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay, yaptığı açıklamada, Türkiye'de spor faaliyetlerinde son yıllarda büyük gelişmeler yaşandığını, özellikle altyapı tesislerinde önemli aşama kaydedildiğini söyledi.
Atalay, ilk ve orta öğretimdeki öğrencilerin spor ile daha çok iç içe olması için genel müdürlük olarak birçok faaliyet yürüttüklerini, bunun için ilgili kurumlarla görüşmelerini sürdürdüklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Okullarımızda, okullararası müsabakaların sayıları arttırılarak yapılmalıdır. Okullarda yapılan spor müsabakaları tek maç üzerinden eleminasyon şeklinde yapılmamalı. Okullarımızda öğrencilerimiz bir maç oynayıp elendikten sonra bir yıl oturmamalı, en az 10-15 karşılaşma yapmalı. Böylelikle çok daha etkin bir spor faaliyeti içinde bulanabilirler. Böylelikle, Türkiye'nin geleceğin sporcuları daha rahat yetişir."
-BEDEN EĞİTİMİ DERSLERİNİN SAYISI ARTMALI-
Beden eğitimi ders sayılarının arttırılmasının da sporcu gelişimi ve yetişmesi için önemli olduğunu ifade eden Atalay, "Okullarda haftada 4 ders beden eğitim olduğu zaman nihai hedefe çok rahatlıkla ulaşılacaktır. Bu hedefte Türk sporunun gelişmesi ve milli takımların başarısıdır. Özellikle beden eğitimi ile ilgili branş hocalarının sayıları artmalı. Okullardaki öğretmenler, aynı zamanda o okulun antrenörü olabilir" dedi.
Atalay, bu uygulamanın sonuçlarının çok başarılı olacağına inandığını da vurguladı. Spora yatkın olan öğrencileri derslerinde bazı kolaylıkların d sağlanması gerektiğini belirten Atalay, "Spor müsabakalarına giden öğrencileri dışlanmaması gerekiyor. Başarılı sporcuların ders saatleri ayarlanmalı. Böylelikle hem spor, hem de normal eğitimaçısından o öğrenci çok büyük ilerleme kaydedebilir" diye konuştu.
-ANA OKULLARINDAN İTİBAREN CİMNASTİK DERSLERİ VERİLEBİLİR-
Sporcuların okullarda yetiştiğini ve spor eğitimin okul çağında başladığını belirten Atalay, şunları söyledi: "Sporcu yetiştirmede ülkemizde çok başarılı olan iller ve okullar var. Bu illerin ve okulların sayısının arttırılması için çalışmalar aralıksız sürüyor. Bu okullarımızda yetişen sporcular gelecekte milli takımlarımızın temeli oluşturacaktır. Bir cimnastikçinin yetişmesi için bu spora çok küçük yaşta başlaması çok önemli. Bu yaştaki çocuklar çok basit hareketlerle cimnastiğe ısınabilir. Bütün sporların temelinde cimnastik ve atletizm var. Ana okullarından itibaren cimnastik dersleri verilebilir."
Atalay, Türkiye'nin tesis bakımında dünyanın en önemli ülkeleri arasına girdiğini, bu konuda ülke genelinde tüm kamu kurum ve kuruluşları ile herkesin üzerine düşen görevi yerine getirdiğini söyledi.
Yaz saati uygulaması hafta sonu bitiyor
Bakanlar Kurulunun yaz saati uygulamasının sona erdirilmesiyle ilgili kararı Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.
Yaz saati uygulamasına 30 Mart 2008 tarihinde geçilirken saatler 03.00'de bir saat ileri alınmıştı. Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla yapılan uygulamaya ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı da 26 Mart 2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmıştı.
Buna göre yaz saati, bir başka deyişle ileri saat uygulaması, 30 Mart 2008 tarihinde saat 03.00'de saatlerin bir saat ileri alınarak 04.00'e getirilmesiyle başlarken, 26 Ekim Pazar günü saat 04.00'de 1 saat geri alınmasıyla sona erecek.
Hangi Okul Ne Kadar Ödenek Aldı?
İşte üniversite ödenekleri 2009 mali yılı genel bütçe ödenekleri belirlendi. Hangi okul ne kadar ödenek aldı?
Hükümet, "her ile bir üniversite" sloganı ile hareket ederken, geçen yıl kurulan 17 üniversite ile bu yıl bütçeye yeni giren 9 üniversitenin toplam bütçesi İstanbul Üniversitesi'nin bütçesine yetişemedi. 2009 mali yılı genel bütçe ödenekleri belirlendi. Geçen yıl ve bu yıl kurulan 28 üniversiteye toplam 406 milyon 450 bin YTL bütçe ayrıldı.
Geçen yıl Karaman, Ağrı, Sinop, Siirt, Nevşehir, Karabük, Kilis, Çankırı, Artvin, Bilecik, Bitlis, Kırklareli, Osmaniye, Bingöl, Muş, Mardin ve Batman'da kurulan 17 üniversiteye 2008 yılında toplam 150 milyon 221 bin YTL bütçe ayıran hükümet bu yıl bu üniversitelerin bütçesini iki kat artırarak ödeneklerini 305 milyon 449 bin YTL olarak belirledi. Yeni kurulmaları nedeniyle bütçelerini yatırım, mal alımı ve personel giderlerine harcayan bu üniversitelerin araştırma yapma şansı bu bütçe ile bulunmuyor. Hükümet, söz konusu üniversitelerin araştırmalarını Avrupa Birliği (AB) projelerine girerek yapmalarını öngörüyor.
9 ÜNİVERSİTEYE 101 MİLYON YTL
Bu yıl ilk kez bütçeye giren 9 üniversitenin durumu da farklı değil. Kurulan 9 üniversiteye ayrılan toplam bütçe 101 milyon YTL oldu. -Yeni kurulan üniversiteler arasında ise en büyük payı 20 milyon 972 bin YTL ile Gümüşhane Üniversitesi alırken, Bartın Üniversitesi 13 milyon 382 bin YTL pay aldı.
İstanbul'a yakın olması nedeniyle rektörlük seçimlerinde en fazla adayın yarıştığı Yalova Üniversitesi'nin bütçesi 8 milyon 540 bin YTL'de kalırken, üniversiteler arasında en az bütçe 7 milyon 961 bin YTL ile Iğdır'a verildi. 2009 mali yılı genel bütçe ödeneklerine göre:
İstanbul Üniversitesi bütçeden 486 milyon YTL pay alırken, Hacettepe Üniversitesi 345 milyon YTL, Gazi Üniversitesi 319 milyon YTL, Ankara Üniversitesi 340 milyon YTL, Ege Üniversitesi ise 297 milyon YTL, Marmara Üniversitesi 227 milyon YTL, ODTÜ 226 milyon YTL, Selçuk Üniversitesi 248 milyon YTL, Dokuz Eylül Üniversitesi 242 milyon YTL pay alıyor.
Yeni kurulan üniversitelerin bütçeden aldığı toplam pay ise bu üniversitelere ancak yetişiyor.
BUGÜN
Harçlara yüzde 10 zam geliyor
YÖK, üniversite öğrencilerinden alınan katkı paylarının, enflasyon oranı da gözetilerek yüzde 10 oranında artırılması önerisini Milli Eğitim Bakanlığına sundu. Milli Eğitim Bakanlığı da öneride değişiklik yapmayarak, Maliye Bakanlığı'na iletti. Katkı paylarına yapılacak zam oranı Bakanlar Kurulunca kararlaştırılacak. Karar, Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecek. Harçlara yüzde 10 zam yapılması önerisinin değiştirilmeden onaylanması halinde fakültelerin katkı payları 2008-2009 akademik yılında 266-550 YTL arasında değişecek. Açıköğretim Fakültesinin harç miktarı 61 YTL'den 67 YTL'ye yükselecek. EN YÜKSEK TIP FAKÜLTESİ EN DÜŞÜK AÇIKÖĞRETİM Üniversitelerde en yüksek katkı payını, öğretim süresi 6 yıl olan tıp fakültesi öğrencileri ödüyor. En düşük harç miktarı açıköğretim öğrencilerinden alınıyor. Yüzde 10 zam yapılması halinde katkı paylarının miktarları yaklaşık şöyle olacak: Tıp fakülteleri 550 YTL, diş hekimliği ve eczacılık fakülteleri 466 YTL, veteriner fakülteleri 364 YTL, tıbbi biyolojik bilimler ve fizik tedavi ve rehabilitasyon programları, teknik eğitim fakülteleri 266 YTL, İTÜ İşletme Fakültesi 379 YTL, Mühendislik, mimarlık, mühendislik-mimarlık, inşaat, makine, maden, elektrik-elektronik, kimya metalürji, mühendislik ve teknik, uçak ve uzay bilimleri, ziraat ve orman fakülteleri 365 YTL, gemi inşaat ve deniz bilimleri, deniz bilimleri, su ürünleri, denizcilik, tekstil teknik ve tasarım, sanat ve tasarım, güzel sanatlar fakülteleri 300 YTL, fen, fen-edebiyat (fen programı), dil ve tarih-coğrafya, ilahiyat, eğitim, mesleki eğitim, sağlık eğitim, endüstriyel sanat eğitim, ticaret turizm eğitimi, mesleki yaygın eğitim, eğitim bilimleri, edebiyat, iletişim bilimleri ve iletişim fakülteleri 268 YTL, hukuk, iktisat, işletme, siyasal bilgiler, iktisadi ve idari bilimler 285 YTL. Yüksekokullar içinde de en fazla katkı payını devlet konservatuvarı ve sivil havacılık ve yabancı diller yüksekokulu öğrencileri ödeyecek. Katkı payları devlet konservatuvarlarında 550 YTL, sivil havacılık ve yabancı diller yüksekokullarında 443 YTL olacak. Mesleki teknoloji, tütün eksperliği, ev ekonomisi yüksekokulları öğrencileri 195, bankacılık ve sigorta, uygulamalı bilimler, ilahiyat meslek, sağlık, hayvan sağlığı, endüstriyel sanatlar, takı teknolojisi ve tasarımı, beden eğitimi ve spor, spor bilimleri teknolojisi, fizik tedavi ve rehabilitasyon, sağlık teknolojisi, hemşirelik, sosyal hizmetler, sağlık idaresi, ulaştırma, turizm ve otelcilik işletme ve turizm işletme ve otelcilik ve engelliler entegre yüksekokulları ile tapu kadastro, sağlık hizmetleri, sivil havacılık, sosyal bilimler, teknik bilimler, yerel yönetimler, su ürünleri ve adalet yüksekokulları öğrencileri 179 YTL katkı payı verecek. Lisastüstü öğrenim ücreti 244 YTL'ye yükselecek. İSTEYENE KATKI KREDİSİ İsteyen öğrenciler katkı payını YURTKUR'dan kredi olarak alabiliyor. Katkı payları, öğrenciler tarafından yükseköğretim kurumlarınca kamu bankalarından herhangi birinde açtırılan hesaba yatırılıyor. YURTKUR'dan katkı kredisi almaya hak kazanan öğrenciler adına belirlenen katkı payı miktarları, bu kurum tarafından ilgili üniversiteye aktarılıyor. Katkı payları, eğitim-öğretim yılı başlarında kayıt olma ve yenileme sırasında iki eşit taksitte ödeniyor. (NTV)
Sözleşmeli öğretmenlik başvuruları başladı
Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmen ihtiyacını karşılamak amacıyla 52 alandan toplam 13 bin kontenjana, ilk defa görevlendirme biçimiyle KPSS10 puan üstünlüğü esasına göre sözleşmeli öğretmen görevlendirecek.
Sözleşmeli öğretmenlik için adaylar 22-31 Ekim arasında bakanlığın "http://personel.meb.gov.tr" veya "http://ilsis.meb.gov.tr" internet adreslerinden başvurabilecek.
Başvurular il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerinde oluşturulan başvuru bürolarından herhangi birinde onaylatıldıktan sonra resmi hale gelecek. Başvurularda hiçbir gerekçeyle ücret alınmayacak.
Atamalar 5 Kasım Çarşamba günü bilgisayar ortamında gerçekleştirilecek ve aynı gün bakanlığın "http://personel.meb.gov.tr" adresinden duyurulacak.
Görevlendirilenlerin 14 Kasımdan itibaren görevlendirildikleri il milli eğitim müdürlüklerine "2008-2 Öğretmenlik İçin Başvuru ve Atama Kılavuzu"nda istenilen belgelerle bizzat başvurmaları gerekiyor. Bakanlık, en çok sınıf öğretmenliği branşından öğretmen alacak.
Polis akademisi öğrencileri de af kapsamında
Öğrenci affına ilişkin kanun tasarısının TBMM Genel Kurulundaki görüşmelerinde, verilen bir önergeyle, Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı eğitim kurumlarının (GATA, Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksek Okulları) yanı sıra polis akademisi ve bağlı yükseköğretim kurumlarında ön lisans ve lisans düzeyinde öğrenim görürken 7 Haziran 1995 tarihinden, kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilişiği kesilenlerin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 ay içinde başvurmaları halinde YÖK tarafından askeri okullar dışındaki fakülte veya yüksekokullara yerleştirilmelerine imkan tanındı.
AA
13 bin kişiye öğretmen olma fırsatı
Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmen ihtiyacını karşılamak amacıyla 52 alandan toplam 13 bin kontenjana, ilk defa görevlendirme biçimiyle KPSS10 puan üstünlüğü esasına göre sözleşmeli öğretmen görevlendirecek. Sözleşmeli öğretmenlik için adaylar 22-31 Ekim arasında bakanlığın ''http://personel.meb.gov.tr'' veya ''http://ilsis.meb.gov.tr'' internet adreslerinden başvurabilecek. Başvurular il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerinde oluşturulan başvuru bürolarından herhangi birinde onaylatıldıktan sonra resmi hale gelecek. Başvurularda hiçbir gerekçeyle ücret alınmayacak. Atamalar 5 Kasım Çarşamba günü bilgisayar ortamında gerçekleştirilecek ve aynı gün bakanlığın ''http://personel.meb.gov.tr'' adresinden duyurulacak. Görevlendirilenlerin 14 Kasımdan itibaren görevlendirildikleri il milli eğitim müdürlüklerine ''2008-2 Öğretmenlik İçin Başvuru ve Atama Kılavuzu''nda istenilen belgelerle bizzat başvurmaları gerekiyor. -BRANŞLAR- MEB en çok sınıf öğretmenliği branşından öğretmen alacak. Sözleşmeli öğretmenlik için başvuru yapılacak alanlar, taban puanları ve kontenjanları şöyle: ''Acil Tıp Teknisyenliği (50 puan-13), Ahşap Teknolojisi-1 (80 puan-13), Anestezi (50 puan-1), Beden Eğitimi (70 puan-258), Bilişim Teknolojileri (60 puan-307), Biyoloji (80 puan-176), Büro Yönetimi ve Sekreterlik (75 puan-3), Coğrafya (70 puan-308), Çevre Sağlığı (70 puan-1), Çocuk Gelişimi ve Eğitimi (60 puan-119), Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (50 puan-400), Diş Protez ( 45 puan-1), El Sanatları Teknolojisi-1 (65 puan-1), Elektrik-Elektronik Teknolojisi-1 (85 puan-30), Felsefe (75 puan-141), Fen ve Teknoloji/Fen Bilgisi (85 puan-783), Fizik (85 puan-164), Giyim Üretim Teknolojisi (80 puan-8), Görme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği (50 puan-2), Güzellik ve Saç Bakım Hizmetler (55 puan-12), İ.H.L. Meslek Dersleri (50 puan-71), İHL Meslek Dersleri Arapça (50 puan-9), İlköğretim Matematik Öğretmenliği (80 puan-700), İngilizce (65 puan-1396), İnşaat Teknolojisi-1 (70 puan-6), İşitme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği (60 puan-5), Kimya (80 puan-170), Kuyumculuk Teknolojisi (50 puan-2), Laboratuvar (50 puan-9), Makine Teknolojisi-1 (70 puan-6), Matematik (80 puan-640), Medikal Bakım (55 puan-10), Metal Teknolojisi (70 puan-9), Motorlu Araçlar Teknolojisi (75 puan-2), Muhasebe ve Finansman (80 puan-34), Müzik (50 puan-163), Okul Öncesi Öğretmenliği (70 puan-530), Pazarlama ve Perakende (80 puan-1), Rehber Öğretmen (50 puan-450), Resim İş/Resim/Görsel Sanatlar (65 puan-100), Sınıf Öğretmenliği (75 puan-3696), Sosyal Bilgiler (80 puan-449), Tarih (80 puan-239), Teknoloji ve Tasarım (50 puan-199), Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme (75 puan-6), Tıbbi Sekreterlik (75 puan-5), Toplum Sağlığı (70 puan-1), Türk Dili ve Edebiyatı/Dil ve Anlatım/Türk Edebiyatı (60 puan-731), Türkçe (80 puan-521), Veteriner Sağlık (50 puan-1), Yiyecek İçecek Hizmetleri (70 puan-8), Zihin Engelliler Sınıfı Öğretmenliği (50 puan-90).'' AA
Talat, GAÜ'nün yeni eğitim yılını açtı
Girne Amerikan Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Memduh Erdal; Yöneticiler Kurulu Başkanı Serhat Akpınar, Yöneticiler Kurulu Başkan Yardımcısı ve Okullar Grubu Başkanı Olgun Üstün, Yöneticiler Kurulu Başkan Yardımcısı Asım Vehbi; GAÜ akademik ve idari kadrosu ve öğrencileri de törene katıldı. Açılış törenine konuk olarak KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Türkkekul Kurttekin, Girne Belediye Başkanı Sümer Aygın, YÖDAK Üyesi Prof. Dr. Umay Günay, Doğu Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ufuk Taneri ve Lefke Avrupa Üniversitesi Rektörlüğünü temsilen Yrd. Doç. Akın Cellatoğlu; KKTC medya kuruluşlarının temsilcileri de katıldı. Açılışa katılacakları önceden açıklanan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı ile Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Canan Öztoprak rahatsızlıkları nedeniyle törene katılamadıklarını bildirdiler ve mesaj göndererek Girne Amerikan Üniversitesi'nin yeni akademik yılını kutladıklarını belirttiler. GAÜ Rektörü Prof. Dr. Nilgün Sarp: Bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşının ardından GAÜ Rektörü Prof. Dr. Nilgün Sarp açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Prof. Dr. Sarp konuşmasına başlarken ?Bilgi toplumuna ulaşılmasının yolu, yapılan araştırmalar ve bunların uygulanmaya konulmasından geçmektedir. Bu anlayışı benimseyen Girne Amerikan Üniversitesi yeni bin yılda ihtiyaç duyulan kaliteli insan kaynağını yetiştirmek amacı ile eğitim-öğretim faaliyetlerine 1985 yılında başlamış ve geride bıraktığı 24 yılda büyük atılımlar gerçekleştirmiştir? diyerek üniversitenin geçmişten günümüze geldiği nokta hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Rektör Sarp, üniversitenin 2008?2009 Eğitim-Öğretim yılında lisans düzeyinde 6, yüksek lisans düzeyinde de 2 olmak üzere 8 yeni programla akademik hizmetlerinin kapsamını genişlettiklerini ve toplamda 83 farklı programla 6000'in üstünde öğrenciye eğitim hizmeti sunduklarını belirtti. KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat: Rektör Sarp'tan sonra söz alan KKTC Cumhurbaşkanı Talat; konuşmasına, GAÜ Rektörü'nün vurguladığı uluslar arası başarılar kazanmış öğrenciler ve üniversitenin başarılarından ve bütün tecrit edilmişliğe inat bir şekilde dünyayla bilimsel ilişkiler kurmasından duyduğu memnuniyetten bahsederek başladı. ?Biz KKTC olarak üniversitelerimize çok önem veriyoruz. Üniversitelerimiz sayesinde dünyayla ilişkilerimiz gerçekleşiyor ve daha bir üst boyuta çıkıyor? diyen Talat; GAÜ'nün oluşumu ve gelişimini en iyi bilen kişilerden biri olduğunu açıkladı. Üniversitenin 24 yıl önce kendi mahallesinde kurulduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı, geçen zaman içerisinde müthiş bir gelişme geçiren GAÜ'yü kutladı. Girne Amerikan Üniversitesi'ni ?bir başarı öyküsü? olarak tanımlayan Talat, günümüzde Girne kentini GAÜ olmadan hayal etmelerinin mümkün olmadığını söyledi. Prof. Dr. Aykut Çınaroğlu: GAÜ'nün 2008?2009 Eğitim?Öğretim yılı açılış töreninde Ankara Üniversitesi Dil, Tarih Coğrafya Fakültesi'nden Prof. Dr. Aykut Çınaroğlu ?Kıbrıs Arkeolojisi'nin Yakın Doğu'daki Önemi? başlıklı ilk dersi, Spectrum Uluslararası Kongre Merkezini dolduran davetliler, akademik ve idari kadro ile öğrencilere anlattı. Programda Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Prof. Dr. Aykut Çınaroğlu'na plaket takdiminin ardından, Zeliş ve Ersen Sururi'nin müzik dinletisi yer aldı.
Öğrenci affı yarın Meclis'te
TBMM Genel Kurul'unda yarın "Öğrenci Affı" tasarısı görüşülecek
TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nda kapsamı genişletilerek kabul edilen tasarı, 7 Haziran 1995 tarihinden itibaren her ne sebeple olursa olsun üniversiteleriyle ilişiği kesilenlere af öngörüyor. Tasarı ayrıca 1980 sonrası çıkarılan aflardan hiç yararlanmayanlara da af getiriyor. Tasarıya, Genel Kurul'da verilecek önergeyle polis akademisinin de eklenmesi bekleniyor.
Çocuklar kimsenin umurunda değil!
Dünyada eğitimde gelinen en son nokta, bireye göre yeni eğitim modellerinin geliştirilmesi. "Nasıl ki her çocuk farklı ise ona sunulacak eğitim modeli de farklı olmalı" görüşü giderek önem kazanıyor. Eğitim kurumlarının yeniden yapılanması da bu görüş üzerine oturtuluyor. Kalabalık okullar, kalabalık sınıflar ve tek tip eğitim yerine rehberlik ve bireysellik öne çıkıyor. Amaç ilgi ve yetenekleri dikkate alarak öğrenmeyi sevdirmek. Bu başarıldığında zaten gerisi geliyor. Peki biz bunu ne kadar başarabiliyoruz? Önemli olan ilgi ve yetenek mi yoksa sınavlar mı? Bu konuda istenenler ile yapılanlar öylesine farklı ki, bu çelişkiyi, başbakanından öğrencisine kadar hepimiz yaşıyoruz.
İşte size çok çarpıcı iki mektup:
?Yarış atı yetiştiriyoruz' "Bursa'da görev yapan bir öğretmenim. Burada öylesine bir yarış var ki akıllara zarar. SBS sonuçları, iller bazında açıklanır açıklanmaz, adı konmayan savaş (yarış) başladı. Herkes geleceğimiz olan çocuklarımıza ihanet içinde. İl Milli Eğitim Müdürü, SBS ve ÖSS sıralamasında Bursa'nın kötü olan konumunu değiştirerek koltuğunu sağlamlaştırma ve bir üst koltuğa geçme derdinde. İlçeler de İl Müdürü'ne amade olmuş durumda. Okullar asli işlevi olan eğitimi göz ardı edip dershaneciliğe özendiler. Dersler bittikten sonra SBS kursu açmayan okul kalmadı. Vatandaşlık bilinci kazanmamış, çevre bilinci olmayan, sanatsal ve kültürel faaliyetlere hiç katılmamış, şiir sevmeyen, roman- edebiyattan uzak, demokratik kimliği oluşmamış, hafız tipli adamlar ve kullar yetiştirilmek isteniyor.
Büyük bir debdebeyle kamuoyuna duyurdukları yeni müfredat bizi de heyecanlandırmış, bu sefer olacak demiştik. Ama bu durum çok uzun sürmedi. Görüldü ki SBS ile 3'e çıkarılan sınav sistemi herkesi dershanelerin kucağına itti. Görüldü ki yeni programın en önemli ayaklarından etkinlikler artık bir ayak bağı muamelesi görüyor. Ölçme-değerlendirme tam bir komediye dönüştü. Toplantılarda en düşük not 90 olacak deniyor. Yapılandırmacı yaklaşım terk edilerek sınav sistemine en uygun olan yöntem olan ezbercilik geliyor. Okullarda hiçbir sosyal faaliyet istenmiyor.
Ben de öğrencilerimin SBS'de ve diğer tüm sınavlarda en başarılı olmasını istiyorum. Ama bu böyle mi olur? Yarış atı yetiştirmek istemiyorum, bu kontenjana dayalı sistemde. Sonuçta kazanan bazıları, kaybeden çoğu olacak. Ben yere tükürmeyen, ağacı koruyan, hayvan merhameti olan, vergisini veren, dişlerini fırçalayan, roman okuyan, çağdaş nesiller yetiştirmek istiyorum..."
?Kim dur diyecek?'
"6.5 yaşında bir oğlum var. 2.5 yaşından beri özel eğitim alıyor. Önce otizm tanısı kondu. Sonra atipik otistik dendi. Şu anda ise tanısı yok. 4 yaşında okuma yazmayı öğrendi. Yabancı dile çok merakı var. Ortaokul seviyesinde kelime dağarcığına sahip. Ama maalesef yaşıtlarıyla ilişki kurmakta zorlanıyor. Çünkü, ilköğretime başlamaya çalışıyoruz. Çalışıyoruz dememin sebebi, 2. okulumuzdan da atılmış- uzaklaştırılmış olması. Okul denince gözleri parlayan bu çocuğu ben evde mi oturtmalıyım?
Benim oğlum gibi, çeşitli nedenlerle okullardan sürgün edilen o kadar çok çocuk var ki. Bu çocukları biz ülke olarak okuldan okula sürerek veya evde oturmaya mahkûm ederek mi kazanacağız? İçlerinde üstün olanlar olduğu gibi, öğrenme güçlükleri olanlar da var. Farklı bir çocuğunuz varsa, bir yerde yaşam hakkı elinden alınıyor, ailesinin hayatı da karabasana çevriliyor. ODTÜ mezunuyum. Ama bir işte çalışmaya vaktim yok, enerjim yok. Şu anda sadece oğlumu oradan oraya götürüp çözüm aramaya çalışabiliyorum. Ve ulaştığım sonuç: Türkiye'de oğluma ve oğlum gibi olan çocuklara iyi gelecek okul yok, psikolog yok, uzman yok. Yazınızda lise düzeyinde, özel çocuklarla ilgilenen bir okulumuzdan, onu geliştirmekten bahsediyordunuz. İlköğretimde, daha başlangıçta bir çocuğu bu kadar örselerseniz, okuldan bu kadar soğutursanız, canını bu kadar yakarsanız liseniz olsa ne yazar?"
Özetin özeti: Ateş düştüğü yeri yakıyor. Çözüm üreteni ise ara ki bulasın!..
Abbas Güçlü
Milliyet
Velilerin ortak görüşü: Televizyon ve internet eğitimin düşmanı
İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü, öğrenci, öğretmen ve veliden oluşan 30 bin kişiye derslerdeki başarısızlığın sebebini sordu. Zayıf notların altından televizyon ve internet bağımlılığı ile aile içi sıkıntılar çıktı. Öğrenci velileri, çocukların okuldaki başarısızlığında en önemli faktörün internet ve televizyon olduğunu söylüyor. Öğrenciler de ders notlarının düşüklüğünü yine internet ve TV ekranı başında geçirdikleri zamana bağlıyor. Öğretmenler ise velilerin çocuklarıyla yeterince ilgilenmediğini, öğrencilerin de sınavlara hazırlıksız girdiğini öne sürüyor.
İzmir'deki ilköğretim ve liselerde son üç yılda disiplin cezası alan öğrenci sayısı 3 bin 750'den 5 bine çıktı. Bu artış aynı zamanda ilin Öğrenci Seçme Sınavı ile Ortaöğretim Kurumları Sınavı'ndaki başarısını da düşürdü. Tabloyu değerlendirmek için bir araştırma yapan İl Milli Eğitim Müdürlüğü, 30 bin veli, öğrenci ve öğretmene sıkıntının sebebini sordu. Velilerin yüzde 52,6'sı çocuklarının televizyon ve internet yüzünden derslerine yeterince önem vermediğini söylerken öğrenciler de verdiği cevaplarla ailelerini doğruladı.
503 okulda gerçekleştirilen anket çalışmasında velilerin büyük bir bölümü 'Çocuğum internet ve TV karşısında uzun süre vakit geçiriyor. Bu nedenle başarısız.' derken öğrenciler de "İnternet ve TV karşısında geçirdiğim uzun zaman beni başarısız yapıyor." itirafında bulundu. Öğretmenler ise öğrenci başarısızlığının yüzde 71,7 oranında aile içi huzursuzluktan kaynaklandığı yönünde görüş bildirdi. Öğretmenler, boşanmaların öğrencilerin başarısızlığında önemli bir etken olduğunu kaydetti. Durum tespiti yapan Milli Eğitim Müdürlüğü, okul idaresiyle aileler arasında işbirliği ve diyaloğun artırılması için çalışma başlattı. Sorunları, okul, veli ve öğrenci üçgeni oluşturarak çözmek isteyen müdürlük, rehber öğretmenlerin bu süreçte aktif rol almasını istedi. Ömer Oruç
Zaman
MYO Özel Sektörle İletişimde
Ülkemizin asıl sorununun üniversite eğitimi değil, yetişmiş ara eleman sorunu olduğunu belirten Durmuş, "Ara elemanı da MYO'lar yetiştiriyor" dedi
Meslek yüksek okullarının kuruluş amacının "kaliteli, iyi yetişmiş ara eleman yetiştirmek" olduğunu belirten Kavram Meslek Yüksek Okulu Mütevelli Heyet Başkanı Bahattin Durmuş, "Türkiye'nin asıl ihtiyacı da budur. Herkes akademik kariyer yapacak diye bir kural yok" dedi.
"Meslek edinmek için piyasada yer edinmek için veya kendi işini kurmak için mutlaka 4 yıllık fakültede okumak gerekmiyor" diyen Durmuş, meslek liseleri ve meslek yüksek okullarının ülkemiz için çok gerekli olduğunu söyledi.
Meslek yüksek okullarında mutlaka akademik kariyerli öğretim üyelerinin görev yapacağı gibi bir zorunluluk bulunmadığını da ifade eden Bahattin Durmuş, "YÖK de zaten böyle düşünüyor. Sadece programların başında olacak kişilerin akademik kariyerli olması isteniyor. Diğerleri alanında uzman olan ve işini iyi bilen öğreticilerden oluşuyor.
Meslek yüksek okulları için de böylesi gerekli" şeklinde konuştu.
İHTİYACA GÖRE
Kavram Meslek Yüksek Okulu'nda yeni programlar için önce bütün meslek odalarına görüş sorduklarını ve ne tür elemanlara ihtiyaçları olduğunu belirlediklerini ifade eden Durmuş, şunları söyledi:
"Bu görüşleri topladık ve bir dosya halinde YÖK'e sunduk. YÖK de bizim dosyamızda yer alan programlara izin verdi. Şimdi o programlara göre eğitim veriyoruz. Bütün meslek yüksek okulları mezunlarımız boş kalmayacak diyor. Bu iyi bir şey. Ama bunun gerekleri de yerine getirilmeli. Sektörün ihtiyacına göre öğrenci yetiştirilmeli."
Akşam
YÖK üniversiteleri denetleyemiyor
YAKUP BULUT / ANKARA
19 üniversite için kurulan Yükseköğretim Denetleme Kurulu üniversite sayısı 132'ye çıkınca yetersiz kaldı. YDK üye sayısının azlığı nedeniyle, soruşturmaları zorlukla sürdürebiliyor. Çok yavaş sürdürülen soruşturmaları, bazı rektörler görev süresi sona ermesine rağmen halen tamamlanamadı.
2547 Sayılı Yükseköğretim Yasası'nın yürürlüğe girdiği 1981'de 20.917 olan toplam öğretim elemanı sayısı 2008-2009 eğitim döneminde 100 bine ulaştı. Ancak YÖK Denetleme Kurulu üye sayısı halen 1981'deki gibi sadece dokuz. Dokuz üye, "Yükseköğretim Kurulu adına yükseköğretim kurumlarının ve öğretim elemanları ile diğer görevlilerin her türlü faaliyet ve işlemlerinin gözetim ve denetim altında bulundurma" görevini yapıyor.
RAFLAR DOSYALARLA DOLU
1981'de yılında toplam 19 üniversiteyi denetlemesi için kurulan Denetleme Kurulu her ile üniversite açılmasıyla birlikte yetersiz kaldığı için yüzlerce dosya rafta kaldı. YÖK Denetleme Kurulu'nun hantal yapısından dolayı mahkemelere bile zamanında yanıt verilmiyor.
Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Halil Etyemez, halen 9 olan üye sayısının yeni kurulan üniversiteler de dikkate alınarak en az 50'ye yükseltilmesi gerektiğini söyledi. Denetleme Kurulu'nun devlet üniversitelerini denetleyememesinden dolayı rektörlerin üniversitelerde çok şaibeli işlere imza attıklarını belirten Etyemez, "Türkiye'de rektörlük gibi üzerinde denetim olmayan bir başka makam yoktur. Ülke kaynaklarını heba eden icraatlarda, ihalelerde sıfır denetimle işler yürüyor" dedi.
Reform şart, YÖK kanunu yenilenmeli
1981'de kurulan YÖK, kuruluş yıldönümü yaklaşırken Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rıza Ayhan siyasi çekişmelerin bir kenara bırakılmasını ve YÖK'te reform yapılmasını istedi. Yasanın yıllar önce 26 üniversite için hazırlandığını oysa bugün 132 üniversite olduğunu keydeden Rektör Ayhan "Türkiye'de toplam 148 yükseköğretim kuruluşu var. 1981'de öngörülen şema bu kuruluşların problemlerini ne kadarını çözeceği tartışma götürür. Yükseköğretim reformu yapmadığımız için az gelişmişlik sürecine kendimizi mahkum ettik" dedi.
Yenişafak
Memur maaşlarına yüzde 4 zam ve eflansyon farkı
TBMM'ye sunulan 2009 Mali Yılı Bütçe Tasarısı'na göre, kamu personeline 1 Ocak'tan geçerli olmak üzere yılın ilk yarısı için yüzde 4 zam yapılacak. Enflasyon oranının yüzde 4'ü aşması halinde de enflasyon farkı verilecek. Yılın ikinci yarısı için de maaşlara yüzde 4.5 zam uygulanacak.
2009 mali yılı bütçe tasarısında memur maaşlarına 1 Ocak'tan itibaren yüzde 4 zam ve enflasyon farkı uygulanması hükme bağlandı. TBMM'ye sunulan 2009 Mali Yılı Bütçe Tasarısı'na göre, kamu personeline 1 Ocak'tan geçerli olmak üzere yılın ilk yarısı için yüzde 4 zam yapılacak. Buna göre, aylık gösterge tablosunda yer alan rakamlar ile ek gösterge rakamlarının aylık tutarlara çevrilmesinde uygulanacak aylık katsayısı 0,051448'ten 0,053505'e yükseltilecek. Memuriyet taban aylığı göstergesine uygulanacak taban aylık katsayısı 0,6812'den 0,7084'e çıkacak. İş güçlüğü, iş riski, temininde güçlük ve mali sorumluluk zamlarının aylık tutarlara çevrilmesinde uygulanacak yan ödeme katsayısı ise 0,016313'den 0,016965'e yükselecek. 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinin c bendi uyarınca sözleşmeli olarak çalıştırılan personelin mevcut ücret tavanı 2 bin 701 YTL'den 2 bin 809 YTL'ye çıkacak. Ayrıca Bakanlar Kurulu, Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı enflasyon oranının 2008 yılı Haziran ayına göre değişim oranının yüzde 4'ü aşması halinde, aşan kısmı telafi edecek şekilde 2009 yılının birinci altı aylık dönemi için katsayı ve ücretleri yeniden belirlemeye yetkili olacak. 2009 yılının ikinci yarısı için de 1 Temmuz 2009'dan geçerli olmak üzere memur maaşlarına yüzde 4.5 zam yapılacak. Böylece enflasyon farkı hariç yıllık kümülatif zam 8.68'e ulaşacak.
-AYRILANLARIN YARISI KADAR PERSONEL ALINACAK-
Tasarıya göre, kamu idare, kurum ve kuruluşları, serbest memur kadrolarına 2008 yılında emeklilik, ölüm, istifa veya nakil sonucu ayrılan memur sayısının yüzde 50'sini geçmeyecek şekilde açıktan veya diğer kamu idare, kurum ve kuruluşlarından nakil suretiyle atama yapılabilecek. Türk Silahlı Kuvvetleri atamaları ile Terörle Mücadele Kanunu çerçevesinde yapılacak atamalar ise bu sınırlamanın dışında tutulacak. Tıp alanında asistanlık ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu, Özelleştirme Kanunu, Telgraf ve Telefon Kanunu çerçevesinde belirlenen atamalar da sınırlama dışı kalacak. Yükseköğretim kurumlarına yapılacak öğretim üyesi dışındaki boş eğitim elemanı kadrolarına, 2008 yılında emeklilik, ölüm, istifa, nakil, eğitimin tamamlanması veya başarısızlık sonucu kurumlarından ayrılan öğretim elemanı sayısının yüzde 50'sini, araştırma görevlisi kadroları için yüzde 100'ünü, geçmeyecek şekilde açıktan veya naklen atama yapılabilecek. Bu sınırlar içinde öğretim elemanı ihtiyacını karşılayamayacak söz konusu yükseköğretim kurumları ile ilave 3 bin adet atama izni verilebilecek. Atama izinlerinin 500 adedi araştırma görevlisi kadroları için ayrılacak. Sözleşmeli personel atamaları her yıl uygulandığı üzere sürdürülecek. Kanun, uluslararası anlaşma, Bakanlar Kurulu Kararı veya yılı programıyla kurulması veya genişletilmesi öngörülen birimler ile hizmetin gerektirdiği zorunlu haller için ve yılı ödeneğini aşmamak kaydıyla yapılacak yeni vizeler dışında 2008 yılı sözleşmeli personel pozisyon sayıları hiçbir şekilde aşılamayacak.
Öğretmenlik için başvuru zamanı
MEB, öğretmen ihtiyacını karşılamak amacıyla 52 alandan toplam 13 bin kontenjana, ilk defa görevlendirme biçimiyle KPSS10 puan üstünlüğü esasına göre sözleşmeli öğretmen görevlendirecek. Sözleşmeli öğretmenliğe başvuru yapacak adaylar, 22-31 Ekim 2008 tarihleri arasında bakanlığın ''http://personel.meb.gov.tr'' veya ''http://ilsis.meb.gov.tr'' internet adreslerinden başvurabilecekler. Başvurular, il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerinde oluşturulan başvuru bürolarından herhangi birinde onaylatıldıktan sonra resmi hale gelecek. Başvurularda hiçbir gerekçeyle ücret alınmayacak. Atamalar, 5 Kasım 2008 Çarşamba günü bilgisayar ortamında gerçekleştirilecek ve aynı gün bakanlığın ''http://personel.meb.gov.tr'' adresinden duyurulacak. Görevlendirilenler 14 Kasım 2008 tarihinden itibaren görevlendirildikleri il milli eğitim müdürlüklerine, ''2008-2 Öğretmenlik İçin Başvuru ve Atama Kılavuzu''nda istenilen belgelerle birlikte bizzat başvurarak göreve başlamaları mümkün olabilecek. -BRANŞLAR- MEB en çok sınıf öğretmenliği branşından öğretmen alacak. Sözleşmeli öğretmenlik için başvuru yapılacak alanlar, taban puanları ve kontenjanları şöyle: ''Acil Tıp Teknisyenliği (50 puan-13), Ahşap Teknolojisi-1 (80 puan-13), Anestezi (50 puan-1), Beden Eğitimi (70 puan-258), Bilişim Teknolojileri (60 puan-307), Biyoloji (80 puan-176), Büro Yönetimi ve Sekreterlik (75 puan-3), Coğrafya (70 puan-308), Çevre Sağlığı (70 puan-1), Çocuk Gelişimi ve Eğitimi (60 puan-119), Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (50 puan-400), Diş Protez ( 45 puan-1), El Sanatları Teknolojisi-1 (65 puan-1), Elektrik-Elektronik Teknolojisi-1 (85 puan-30), Felsefe (75 puan-141), Fen ve Teknoloji/Fen Bilgisi (85 puan-783), Fizik (85 puan-164), Giyim Üretim Teknolojisi (80 puan-8), Görme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği (50 puan-2), Güzellik ve Saç Bakım Hizmetler (55 puan-12), İ.H.L. Meslek Dersleri (50 puan-71), İHL Meslek Dersleri Arapça (50 puan-9), İlköğretim Matematik Öğretmenliği (80 puan-700), İngilizce (65 puan-1396), İnşaat Teknolojisi-1 (70 puan-6), İşitme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği (60 puan-5), Kimya (80 puan-170), Kuyumculuk Teknolojisi (50 puan-2), Laboratuvar (50 puan-9), Makine Teknolojisi-1 (70 puan-6), Matematik (80 puan-640), Medikal Bakım (55 puan-10), Metal Teknolojisi (70 puan-9), Motorlu Araçlar Teknolojisi (75 puan-2), Muhasebe ve Finansman (80 puan-34), Müzik (50 puan-163), Okul Öncesi Öğretmenliği (70 puan-530), Pazarlama ve Perakende (80 puan-1), Rehber Öğretmen (50 puan-450), Resim İş/Resim/Görsel Sanatlar (65 puan-100), Sınıf Öğretmenliği (75 puan-3696), Sosyal Bilgiler (80 puan-449), Tarih (80 puan-239), Teknoloji ve Tasarım (50 puan-199), Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme (75 puan-6), Tıbbi Sekreterlik (75 puan-5), Toplum Sağlığı (70 puan-1), Türk Dili ve Edebiyatı/Dil ve Anlatım/Türk Edebiyatı (60 puan-731), Türkçe (80 puan-521), Veteriner Sağlık (50 puan-1), Yiyecek İçecek Hizmetleri (70 puan-8), Zihin Engelliler Sınıfı Öğretmenliği (50 puan-90).'' AA
İnternette Dijital Okul Ansiklopedisi
Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen digital okul ansiklopedisi kasdav.okulpedia.com, zengin içerik bilgisi ile öğrencilerin ders, ödev ve proje çalışmalarında yararlanabilecekleri eşsiz bir kaynak olarak hizmete başladı.
KASDAV (Kadıköy Belediyesi Sağlık ve Sosyal Dayanışma Vakfı), ilk ve orta öğretim öğrencilerinin ödev ve projeleri için tam destek alabilecekleri digital bir ansiklopedi hazırladı. Türkiye'nin ilk digital okul ansiklopedisi olan kasdav.okulpedia, tam 3.500 sayfadan oluşuyor. Öğrencilerin görsel gelişimine önem veren ve çağın hızlı bilgi değişimine yönelik hazırlanan kasdav.okulpedia, her bilgi ve kavramı fotoğraf, grafik, harita ya da bir film ile destekliyor. Hiçbir yabancı ansiklopediden çeviri olmadan tamamen özgün ve Türkçe olarak hazırlanan kasdav.okulpedia.com, en yeni ve güncel bilgiler içeriyor.
Akşam
MEB'de 44 projeye 3 milyon euro
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından koordine edilen Orta Öğretim Projesi kapsamında 44 projenin desteklenmesine karar verildi. Milli Eğitim Bakanlığı ve Dünya Bankası tarafından desteklenen projelere 3 milyon Euro hibe edilecek. 44 projeden, 99 okul ve 895 öğretmen faydalanacak. Öğretmenlerin kapasitelerini arttırmayı, mesleki rehberlik sistemini oluşturmayı ve yabancı dil eğitimini geliştirerek mesleki-teknik orta öğretim kurumlarında reform gerçekleştirmeyi amaçlayan Orta Öğretim Projesi'nde ?Mesleki Eğitim Girişimleri? programı için 44 projenin desteklenmesine karar verildi. Meslek okulları ile meslek öğretmenlerinin kalitesini ve kapasitesini arttırmayı hedefleyen Mesleki Eğitim Girişimleri programı kapsamında meslek okulları tarafından tasarlanan yenilikçi tekliflerin desteklenmesi amacıyla 436 tane alt-proje başvurusu MEB'e yapılırken, hazırlanan bu 436 proje Projeler Koordinasyon Merkezi Başkanlığı tarafından kurulan komisyonca değerlendirildi. Başkanlık 44 projenin desteklenmesine karar verdi. Milli Eğitim Bakanlığı ve Dünya Bankası tarafından desteklenen bu projelere 3 milyon Euro hibe edilirken 44 projeden, 99 okul ve 895 öğretmen faydalanıcı olarak yararlanacak. Proje etkinliği doğrultusunda hibe edilen para yapılacak faaliyetlere göre dağıtılacak, projeyi gerçekleştirmeyi planladıkları süre de bu doğrultuda farklılık gösterecek. Desteklenmeye hak kazanmış olan 44 projenin sahipleri, kendilerine ayrılan bu fonla ilgili birimler, sosyal ortaklar ve işletmeler ile işbirliği yapacak, meslek okullarındaki yönetici ve öğretmenlerin kendi alanlarında gelişmelerine ve yabancı dilleri öğrenmelerine de destek verecekler. ANKA
Okulda Cep Telefonuna İlginç Yöntem
Cep telefonuna kiralık kasa
Öğrencilerin dersi bırakıp, öğretmene fark ettirmeden cep telefonlarıyla mesajlaşması, İzmir Anadolu Kız Meslek Lisesi yöneticilerini harekete geçirdi.
Okula telefon getirilmesini engelleyemeyen yöneticiler 'kiralık kasa' uygulamasına geçti. Öğrenciler yıllık 25 YTL kira bedeli ödediği kasalara telefonlarını okul girişinde bırakıp, çıkışında alıyorlar, gün içinde okulda kullanamıyorlar. Okul Müdürü Pervin Töre, bu uygulama ile eğitim öğretimi olumsuz etkileyen 'cep telefonu olgusu'ndan kurtulduklarını söyledi. Nesrin COŞKUN/ İZMİR
Hürriyet
|