Çocuğunuz okuldan korkuyor mu?
Okulların açılma zamanı geldiğinde, okula yeni başlayacak çocukları olan her anne ve baba ilkokul sıralarında karşılaştığı korku ve heyecan karışımı duyguyu hatırlayarak o dönemi adeta yeniden yaşamaktadır. Ev ortamı gibi rahat bir hayattan, kurallarla dolu okul hayatına adım atmaya hazırlanmak, her çocuk için problem teşkil etmektedir. Farklı elbiseler, yeni arkadaşalar, çeşit çeşit defterler, rengarenk kalemler, türlü oyunlar çocuklar için yeni bir dünyaya adım atmak anlamına gelmektedir. Çocuklarından önce ebevyenlerinin bu duruma hazır olmaları gerekmektedir. Zira çocukların bu dönemde karşılaşabilecekleri problemleri önceden kestirmek ve bilinçli bir şekilde onlarla başedebilmenin yollarını aramak önemlidir. Okul korkusu nedir? Okul korkusu, okul çağı içindeki çocuğun okula gitme ile ilgili direnmesi arkadaşlarını kabul etmemesi ve ağlamak gibi tepkiler geliştirmesidir. Okul korkusu, kızlar ve erkeklerde eşit oranlarda görülmektedir. Bu korku, çocuğun eğitim alacağı ortama uyum sağlamasını engellemektedir. Çocuklar için korku, yaşama adabte olabilmenin , kaygı veren durumlarla başdebilmenin yöntemlerinden biridir. Okul korkusu, hızlı ele alınıp gerekli müdahaleler yapıldığı takdirde çabuk atılabilmektedir. Her yeni durumun uyum sorunu yaşatıyor olması normaldir. Anneden ayrılık deneyimini ilk defa anaokulu döneminde yaşayan çocuklar bu dönemde okulun içine girmeye ikna olmakta zorlanırlar ve tedirgin olurlar. Normal gelişim gösteren bir çocukta bu durum kabul edilebilir ancak sorun okula başlamakla ilgili değildir. Anne ve çocuk arasındaki bağımlı ilişkide; annenin çocuğun bireyselleşmesine izin vermemesi, bir bakıma annenin de çocuğa bağımlı olması, ev içinde baskılı-kaygılı ortamların olması, yeni bir kardeşin gelmesi, çocuğun bu süreci henüz anlayamamış olması, anne ve babanın çok kaygılı kişiler olmaları, aile içinde bir yakının kaybı ve hastalıklar gibi bir çok faktörde etkili olabilmektedir. Çocuğun okula başlamadan önceki dönemde arkadaş deneyimlerinin niteliği, duygularını ve düşüncelerini anlatmada desteklenmiş olması bu dönemdeki zorlukları atlatmada önemli deneyimler oluşturmaktadır. Bağımlı, ilişki kuramayan, arkadaşları ile oyunu reddeden, anne ile ilişkisi sağlıklı organize edilememiş bir çocuğun okula başlarken sorun yaşaması beklenilebilmektedir. Bu çocuklarda ilgi ve enerji kaybı, sinirlilik, içe kapanık olma durumu, nedensiz ağlama, baş ve karın ağrılarından yakınma gözlemlenebilmektedir. Okula karşı negatif duygular beslememeleri için çocuklara, okul ile ilgili gerçekçi bilgiler verilmelidir. Okula başlama dönemi öncesinde anne çocuğu farklı arkadaşlıklar kurması için cesaretlendirebilirayrıca çocuğun güven duyabileceği başka aile bireyleri kendi okul deneyimlerini çocuğa aktarabilirler. Okulun öğrenme eyleminin dışında çocuğa keyifli gelebilecek yönlerininde anlatılması faydalı olabilir. Çocuk psikolojisiyle ilgilenen uzmanlar olarak, anne-babalara genel olarak , çocuğun bireysel becerilerini geliştirmesini, kendi başına giyinip soyunabilmesini, yardımsız yemek yeme gibi becerileri kazanmış olmasını öneriyoruz. Ayrıca her anne-baba, çocuğunu her dönemde etkin bir şekilde dinlemeli ve kaygılarının olabileceğini kabul etmelidir. Bu korkuya yakalanan çocuğa aileler ne yapmalı? Çocuğun okula gitme ile ilgili bütün kaygıları dinlenmeli, okul ile ilgili duygu ve düşünceleri anlamaya çalışılmalıdır. Okul korkusunun çocuktan olduğu kadar okul ve öğretmen tutumlarından da kaynaklanabileceği, unutulmaması gerekir. Okula gitme ile ilgili aile bireyleri ortak tutum içinde olmalı ve çocuğun okula gitmemesine izin verilmemelidir. Her anne ve baba çocuğuna kaygılarını anladığını, bu kaygıların zamanla geçeceğini ve okulda öğrendiklerinin kendileri içinde önemli olduğunu vurgulamalıdır. Ayrıca uzun vedalaşmalardan, kişisel kaygıların yansıtılmasından kaçınılmalıdır. Ev içinde de çocuğun anne babaya bağımlı olması azaltılmaya çalışılmalı, kendi başına bulduğu uğraşlar konusunda destek olunmalı, tek başına da oynayabileceği oyuncaklar ve oyunlar alınmalıdır. Ebeveynler, okullar başlamadan önce okul alışverişini çocuk ile birlikte yapmalıdır. Anne-baba dikkatli olmalı ve bu dönem içinde olabilecek bütün sorunlardan yayınlar vasıtası ile haberdar olmalıdır. Çünkü problemi çabuk fark etmek ve doğru müdahale etmek çözümüde çabuk getirmektedir. Öğretmen ne yapmalı? Bu dönemde öğretmenlerin duyarlı olması gerekmektedir. Öğretileni yapamıyor olmasının çocukta kaygı uyandıracağı unutulmamalı ve öncelikli olarak öğretmen kaygısı taşınmamalıdır. Önce çocuğun sıkıntısının ne olduğu sorulmalı ve bu konuda yardım edebileceği anlatıolmalıdır. Katı tutum, bu sorunları artırmaktadır. Öğretmen, çocuğa okula gelmesi gerektiğini ve onun öğrenmesiniönemsediğini anlatmalıdır. Okul korkusu, anaokuluna başlanan 3-5 yaş döneminde yoğun yaşanabilmektedir. İlkokul başlangıç, yine bu korkunun görüldüğü ikinci dönemdir. Daha yüksek sınıflarda 12-14 yaş döneminde de ortaya çıkabilmektedir. Bu dönemde çocuğun bireysel gelişimine de önem verilir. Anne-çocuk ilişkisi doğru organize edilirse tekrar ortaya çıkmayabilir. Ancak çocuğun eve bağımlılığı desteklenir, okula gitmeme ile ilgili istekleri desteklenilirse tekrar bu sorunlar yaşanabilmektedir. Anaokulunda ilk gün stresi nasıl atlatılır? Her okula başlayan çocuk aynı tepkiyi göstermez. Anaokuluna başlayan çocukların zaman ve uzaklık kavramı tam oturmadığı için ilk kaygıları bu yönde olur. - Evimize ne kadar uzaklıktayım? - Annem beni alacakmı? - Bu çocukları tanımıyorum. - İhtiyaçlarımı kime söyleyeceğim, yardım ederler mi? - Ev kuralsız bir yerdi, herşeyi kuralla yapacak olmak sıkıcı. Çocuk, bu soruların cevaplarını yaşayarak öğreneceği için kaygılarıda yüksek olmaktedır. İlk gün okulda 1-2 saat kalmak, annenin onu ne zaman alacagını saat üzerinden göstermesi, öğretmenle tanıştırıp, nasıl yardımlar isteyeceğini anlatması çıkacak sorunları azaltabilmektedir. İlk bir kaç gün çocuğun görebileceği bir yerde oturup oradan ayrılmamak da yararlı olabilmektedir. Adaptasyon süreci Daha önce okula gitmemiş bir çocuk için 10 günü aşan ve hiç azalmayan uyum sorunları varsa anaokuluna gitme durdurulmalıdır. Çünkü çocuk okula gitmek için henüz hazır değildir. Daha önce anaokuluna gitmiş çocuklarda uzun tatil sonrasında okula dönüş güç olabilir ama okul tanıdıkları bir yer olduğu için, burada yaşanan kaygı daha kısa sürede atlatılabilmektedir. Taviz vermeden eski düzeni içinde çocuğun anaokuluna gidip gelmesi sağlanmalı ve çocuğun evde kalmasına izin verilmemelidir. Çocuğa ilgisiz olmak yada aşırı derecede ilgi göstermek çocuğun duygusal ve bilişsel gelişimini geciktirmekle birlikte öğrenme ve uyum sorunlarını yaşamasını kaçınılmaz kılmaktadır. Ödev sorumluluğu kazandırılmalı Her anne baba çocuklarının ödevleri ile ilgilenmelidir. Çünkü onların sorunlarına yardımcı olmak, beraber sorunların üstesinden gelmek çocukların hoşlarına gitmektedir. Ödevlerinde anlamadıkları yerlerde yardım isteyebilecekleri söylenmeli, yol gösteren kişi olunmalıdır. Okula başlanılan ilk birkaç hafta, okuldan evde yapılması için herhangi bir ödev verilip verilmediği sorulmalıdır. Ancak ödevi yapması için ısrarcı olunmamalıdır. Yapmadan gittiği takdirde öğretmenine nedenlerini kendisi anlatmalıdır. Çocuk okuldan geldiği ilk 2 saat içinde ödevlerini tamamlamalıdır. ÇOCUKLARINI OKULA HAZIRLAMADA AİLELERİN YAPABİLECEKLERİ? . Çocuklarınızın gelişimini anlamak için onları dikkatli gözlemleyin. Tanımaya, anlamaya çalışın. Bilginizi arttırmak için çeşitli kaynaklar okuyun. Okula başlangıç ile ilgili anaokulu öğretmeninizin görüşünü de alın. Yeterli olmadığnı düşündüğünüz alanlarda desteklenmesini sağlayın. Yaşıtlarından geride olduğunu düşündüğnüz becerilerinin değerlendirilmesi için bir uznanın görüşlerini alın. . İlk yıllardan itibaren her akşam kitap okumak sadece okumaya ilgisini değil dil gelişimini anlamasını da güçlendirecektir. . Özbakım becerilerinin zamanında kazanılmış olması okul yallarında ait olan önemli bir sorumluluğun yani ödev yapma bilincinin gelişmesie de yardımcı olacaktır. Yemeğini yemek için destek bekleyen, anne ve babası ile yatan, tuvalet temizliğini yerine getiremeyen, odasını toplayamayı öğrenememiş bir çocuk ödevlerini de yapmak konusunda istekli olmayacaktır. . Okul seçimi anne ve babaların istekleri doğrultusunda gerçekleşmekle birlikte çocuğunuzun becerilerinin de göz önünde bulundurularak yapılması gerekir. Çocuğun gideceği okul ve eğitim hayatı ile ilgili bilgisinin olması onu rahatlatacaktır. . Okul için gerekli alışveriş ve odasının çalışma ihtiyacına göre tekrar düzenlenmesini birlikte yapın. Yaşamındaki yeni dönemin heyecanı olduğu kadar sorumluluklarını da birlikte paylaşın.. Öğrenme sadece okulda gerçeklişmez. . Kavram becerilerinin öğrenilmesi ve pekiştirilmesi günlük hayat içerisindeki deneyimlerle gerçekleşmektedir. Zaman zaman çocuğunuzun bilgisini ortaya çıkaracak basit sorular sorun. Onunda soru sorması için teşvik edin. . Okul dışındaki sosyal aktivitelerde kendi yaşıtlarından sınırlı sayıda arkadaşı bulunurken bir anda sınıf ortamında birçok yaşıtı olacaktır. Aralarındaki farklılıkları, daha iyi veya yetersiz olduğu yönlerini gözlem ve deneyimlerle öğrenecektir. Bu durum sadece sosyal olgunluğunun değil duygusal olgunluğunun gelişmesi için de önemli bir deneyimdir. . Başladığı işi bitirmek, sırasını beklemek, söz kesmemek, isteklerini erteleyebilmek, oyunların kurallarına uymak, ebeveynler tarafından dikkatle izlenmeli ve gelişmesi için desteklenmelidir. İLKOKULA BAŞLAMANIN TEMEL ÖLÇÜLERİ NELERDİR? . Okul öncesi eğitimi almış çocukların becerilerini geliştirmekte daha istekli olduğu gözlenir. . Masa başında oturma, yönergeleri dinleme ve doğru uygulama, başladığı işi bitirmekte çoğunlukla başarılıdırlar. . Göz-el koordinasyonları gelişmiştir. Makas kullanma, kalem ile harf, sayı ve şekli kopya etmekte beklenen olgunluğa sahiptirler. . Duygu ve düşüncelerini ifade etmekte isteklidirler. Sorulara cevap verebilirler. . Ezbere sayı sayma ve sayı-kavram ilişkisini oluşturmayı anlamışlardır. Artma, eksilmenin toplama ve çıkarmanın temelini oluşturduğunu fark ederler. . Renkler, temel kavramları bilirler. . Günlük olayları dün/bugün/yarın kavramlarının içerisinde doğru olarak hatırlar ve ifade edebilirler. Hikayeleri doğru sıra ile anlatabilirler. Dil gelişimleri yaşıtları ile paraleldir. . Özbakım becerilerini kazanmış ve bunları yardımsız yerine getirmekte isteklidirler. Sorumluluk alabilirler ve davranışlarının sonuçlarından haberdardırlar. . Akranları ile ilişkilerinde sorunlarını kendileri çözerler. Duygularını kontrol edebilir ve kabul edilir şekilde ifade ederler. . Grup oyunlarına katılmak, oyuna kabul edilmiş, oyunun kurallarına ve haklara saygılı olmakta isteklidirler.
Milliyet
Kırtasiyelerde okul hareketliliği başladı
Okulların açılmasına az bir süre kala kırtasiye satışları canlanmaya başladı. Defter ve diğer kırtasiye ürünlerinin fiyatları artmazken, çanta ve önlük fiyatları ucuzladı. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, büyük marketler, ramazan ayı nedeniyle kurdukları gıda standların yanı sıra, kırtasiye standları da açarak satışlara başladı. Kırtasiye toptancılarından Veysel Bulu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, defterin kilosunun geçen yıl olduğu gibi bu yıl da perakende 3 YTL`den satışa sunulduğunu, boya, silgi, kalem, cetvel gibi diğer kırtasiye malzemelerinin fiyatlarının ise geçen yılla aynı düzeyde olduğunu söyledi. Bulu, ``Bu yıl kırtasiye malzemelerinin fiyatlarına kayda değer oranda bir zam yapılmadı. Bir çok kitap ve kırtasiyeci ile market, geçen yılki fiyatlarla satış yapacak. Fiyatların artmaması satışların canlanmasına neden olacak. Çanta ve önlük fiyatlarında da geçen yıla oranla biraz ucuzlama var`` dedi. Okul önlüğü üreticilerinden Nasır Kayar da önlük fiyatlarının ucuzladığını söyledi. Kayar, piyasadaki durgunluğun hareketlenmesi için çok sayıda tekstil firmasının okul önlüğü fiyatlarını geçen yıla oranla yüzde 5 ile 10 oranında indirim yaptığını ifade ederek ``Bizim mağazalarımızda okul önlükleri 6 ay taksitle satılıyor. Önlük fiyatları kullanılan kumaşın ve işçiliğin kalitesine göre 5 ile 20 YTL arasında değişiyor`` diye konuştu. Kırtasiye satıcıları, öğrencilerin ihtiyaçlarının okulların açıldığı ilk günlere bırakılmamasını, ihtiyaç listelerinin okullardan öğrenilebileceğini de kaydettiler. Son dakika
Eğitimde akıllı tahta dönemi!!!
EĞİTİMİN interaktif uygulamalarla yürütülmesini sağlayan 'Akıllı Tahta' sistemi, yıllarca eğitimin birinci demirbaşı olan kara tahtayı ikinci plana attı.
Öğrenciler ve öğretmenlerin eğitim anlayışında yeni bir dönem başlatan Akıllı Tahta sistemi, teknoloji dünyasının birçok yeniliğini eğitim uygulamalarına aktarabiliyor. Hiçbir araç gereç gereksinimi duyulmadan, işaret parmağı ile yönetilen Akıllı Tahta sisteminde, görüntü ve ses öğelerinin yanı sıra kablosuz ağ sistemi ile anında internete bağlanılabiliyor. Öğrencilerin sorduğu soruları görsel öğelerle destekleyen öğretmenler, gerekirse internete bağlanarak tahta üzerinde eğitim sitelerinden bilgi aktarımı yapıyor. Tahtada anlatılan dersler CD`ye kayıt edilerek dersi kaçıran öğrencilerin konulardan geri kalması önleniyor. İnteraktif sistemi tüm sınıflarında uygulamaya sokan Antalya`daki Konyaaltı Koleji Özel Müzeyyen Çelebioğlu İlköğretim Okulu, sistemi tanıttı. Okul Müdürü Mete Çelebioğlu, uygulamanın eğitimde yeni bir dönem başlatacağını belirterek, "Öğrencilerimizin öğrenme hızını iki kat artıracak bu sistem, eğitim açısından yeni bir dönem başlatacak" dedi. Akıllı Tahta`nın kullanımı ile ilgili teknik detaylar veren Çelebioğlu, "Bu sistem bilgisayarla yapabileceğimiz tüm uygulamaları destekliyor. Tahtaya yazı yazarken sadece parmaklarımızı kullanıyoruz. Cetvel, gönye, pergel gibi araç gereçler yine aynı sistemin mönüsünden sanal olarak kullanılıyor" diye konuştu. İngilizce öğretmeni Melda Mancar, sistemin eğitim açısından önemine değinerek, "İngilizce dersinde öğrencilerimiz her an her kelimeyi sorabiliyor. Bu sistemde kelimeyi ve kullanılış şemalarını online olarak bulup, fotoğrafı ile gösterebileceğiz. Böylece bilgiye ulaşma hızımız inanılmaz bir düzeye çıkacak. Ayrıca kullanacağımız kitaplar da bu tahtaya uyumlu hale getirildi. Gerekirse kitabın tamamını tahtaya aktarabileceğiz" dedi. Sosyal Bilgiler öğretmeni Ahmet İnal, Akıllı Tahta sayesinde haritaları bulmakta artık zorluk çekilmeyeceğini kaydederek şu bilgileri verdi: "İstediğimiz devletin sınırlarını sanal olarak tahtaya aktarmak ve görsel şemalarla desteklemek, anlatılanların akılda kalmasını yüzde yüz etkileyecek. Ben inanıyorum ki bu sistemi kullanan eğitim merkezlerindeki başarı oranı yükselecektir." Hürriyet
2008-STS başvuruları 25 Ağustosta başlıyor
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından, yurt dışında lisans düzeyinde eğitimlerini tamamlayarak diploma denklik belgesi almak üzere Yükseköğretim Kuruluna başvuran ve Seviye Tespit Sınavı`na (STS)`ye girmesine karar verilen adaylar için başvurular 25 Ağustosta başlıyor. ÖSYM Başkanlığından yapılan açıklamada, "Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliği" uyarınca STS`nin, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve ÖSYM tarafından yapılacağı hatırlatıldı. Açıklamaya göre STS`ye, yurt dışında lisans düzeyinde eğitimlerini tamamlayarak diploma denklik belgesi almak üzere Yükseköğretim Kuruluna başvuran ve STS`ye girmesine karar verilen adaylar başvurabilecek. 2008-STS`de YÖK tarafından sınav yapılacak alanlar; "Beden Eğitimi ve Spor, Bilgisayar Enformasyon Sistemleri, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi, Biyoloji, Biyoteknoloji, Diş Hekimliği, Eczacılık, Endüstriyel Elektronik, Felsefe, Fizik, Hukuk, İç Mimarlık, İletişim, İktisat, Kamu Yönetimi, Kimya, Kimya Öğretmenliği, Matematik, Matematik-Bilgisayar, Moda ve Tekstil Tasarımı, Muhasebe, Polimer Bilim ve Teknolojisi, Tarih, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik, Türkçe/Türk Dili ve Edebiyatı, Veterinerlik, Ziraat Mühendisliği ve diğer" olarak belirlendi. ÖSYM tarafından sınav yapılacak alanlar ise şöyle sıralandı: "Bilgisayar Mühendisliği, Elektrik Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği, Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Gemi Mühendisliği, Gıda Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, İşletme, Jeodezi ve Fotogrametri (Harita) Mühendisliği, Kimya Mühendisliği, Makine Mühendisliği, Metalurji Mühendisliği, Mimarlık, Öğretmenlik Meslek Bilgisi, Tekstil Mühendisliği, Tıp, Uçak (Havacılık) Mühendisliği, Uluslararası İlişkiler, diğer..." Başvurular, STS`nin birinci aşama sınavı için (Eczacılık 1. ve 2. Aşama sınavları dahil) 25-29 Ağustos 2008 tarihleri arasında, ikinci aşama sınavı için 27-31 Ekim 2008 tarihleri arasında yapılabilecek. STS`ye girecek adaylar, 2008-STS Kılavuzu ile Sınav Başvuru Formu`na ÖSYM`nin http://www.osym.gov.tr internet adresinden ulaşabilecekler. Sınav ve başvurulara ilişkin ayrıntılı bilgi de 2008-STS Kılavuzu`ndan edinilebilecek. ÖSYM tarafından yapılacak sınavların 1. Aşaması 20 Eylül 2008 Cumartesi günü, 2. Aşaması 23 Kasım 2008 Pazar günü Ankara`da yapılacak. YÖK tarafından yapılacak sınavların 1. ve 2. Aşamasına ait tarihler ise STS Kılavuzunda öğrenilebilecek. Haberler.com
Üniversitelerin taban puanları düştü
Üniversitelerin taban puanları, bu yıl geçen yıla göre ortalama 1-9 puan arasında düştü.
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, taban puanlarının yanı sıra kontenjanlar arttığı için adayların başarı sıralarının da gerilediğini söyledi. ÖSYM`nin verilerine göre, üniversitelerde birçok bölümde taban puanları 6-9 puan birden düşerken, bazı bölümlerde 1-3 puan azaldı. Sayısal-2 puan türüyle öğrenci alan tıp fakültelerindeki puanlar 1-3 arasında düştü. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi 370.210`dan 368.032`ye aynı üniversitenin İngilizce Tıp bölümü 371.574`den 370.386`ya, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi 363.299`dan 359. 835`e, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi 361.520`den 358.961`e, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi 360.521`den 357.734`e, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 362.902`den 360.686`ya, aynı fakültenin İngilizce bölümü 369.076`tan 367.765`e, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi 356.306`dan 352.577`ye geriledi. Eşit Ağırlıklı-2 puanıyla öğrenci kabul eden hukuk fakültelerinden Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 349.22`den 343.811`e, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi 340.884`den 332.448`e, Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi 337.865`ten 332.148`e, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi 339.042`den 332.421`e, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi 369.740`dan 366.405`e, Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi 337.685`ten 331.680`e, İstanbul Üniversitesi 343.562`den 335.714`e düştü. Sayısal-2 puanıyla öğrenci alan eczacılık fakültelerinden Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 351.384`den 344.487`ye, Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 349.788`den 343.178`e, Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 350.264`den 343.444`e, Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 353.746`dan 346.400`e, İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 349.638`den 342.932`ye, Mersin Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 349.217`den 342.316`ya indi. Sınıf Öğretmenliği bölümünün taban puanı da Akdeniz Üniversitesinde 325.905`den 318.203`e, Ankara Üniversitesinde 328.948`den 320.806`ya, Çukurova Üniversitesinde 327.211`den 319.916`ya, Ege Üniversitesinde 331.894`den, 325.371`e, Gazi Üniversitesinde 329.183`den 321.704`e, İstanbul Üniversitesinde 338.136`dan 325.269`a düştü. Elektrik-elektronik bölümünün taban puanları Boğaziçi Üniversitesinde 371.948`den 369.332`ye, Çukurova Üniversitesinde 342.677`den 335.521`e, Dokuz Eylül Üniversitesinde 347.667`den 340.530`a, ODTÜ`de 368.063`den 363.738`e, Hacettepe Üniversitesinde 355.015`den 348.469`a geriledi. "Başarı sıraları da geriye doğru gitti" ÖSYM Başkanı Yarımağan, adaylar tercih yaparken başarı sıralarının taban puanlarından daha önemli olduğunu vurguladı. Yarımağan, şunları kaydetti: "Adaylara, tercih yapmadan önce de başarı sıralarında mutlaka gerilemeler olacağını, buna göre tercih yaparken kendi başarı sıralarının önünden başlayıp biraz geriye doğru gitmelerini söylemiştim. Sonuçlar söylediklerimi doğruluyor. Başarı sıralarına kabaca baktığımızda tüm programların başarı sırasında yani son yerleşen adayın başarı sırasında kontenjanlar artığı için doğal olarak gerileme olduğu görülüyor. Bu gerilemenin bazı programlarda yüzde 10-15 düzeyinde, bazı bölümlerde de yüzde 70-80 düzeyinde olduğu görülüyor. Örneğin geçen yıl 10 bininci adayın girdiği bir programa bu sene 12 bininci 13 bininci aday girebildi. Hatta bazı programlara çok daha gerilerdeki aday da girebildi." Başarı sırasının tamamen kontenjanlara bağlı gerçekleştiğini ifade eden Yarımağan, "Kontenjanlar bu düzeyde kalırsa başarı sıraları da bu düzeyde kalır. Kontenjanlar artarsa başarı sırası da geriler. Puanlar oynayabiliyor, puanların oynamasında çok faktör var. Örneğin kontenjanlar hiç değişmese bile bazı programların puanları oynayabiliyor onun için puan üzerinden yorum yapmayı pek tercih etmiyoruz" diye konuştu. Haber 3
Ana Kız Okuldayız Kampanyası`na Anakara`da Bin 975 Başvuru
Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü`nden yapılan açıklamaya göre; toplumun alt sosyo-ekonomik ve kültürel düzeydeki kesimlerinin eğitim ihtiyaçlarını belirlemek, eksik eğitimlerini tamamlayabilmek, temel yaşam becerilerini geliştirmek ve toplumsal yaşama aktif olarak katılımlarını sağlamak, çağın gerektirdiği bilimsel, teknolojik, sosyal ve kültürel gelişmelere uyumu kolaylaştırmayı hedefleyen Ana Kız Okuldayız Okuma - Yazma Kampanyası`na bugüne kadar Ankara`da bin 975 kişi başvurdu. Sözkonusu kampanya kapsamında, Ankara Millî Eğitim Müdürlüğü ve Mamak Belediyesi işbirliğiyle ile ilk protokol gelecek hafta imzalanacak. Kampanya çerçevesinde, Mamak Belediyesi tarafından kursa katılanlara 1 çanta, 1 kırtasiye seti, sertifika alanlara 1 altın, ayrıca 400 adet beyaz eşya hediye edilecek. Haberler.com
2008-2 Alan Bazında Sıra Öğrenme Formu
2008-2 Alan Bazında Sıra Öğrenme Formu Milli Eğitim Bakanlığı resmi sitesinde yayımlandı. 2008-2 Alan Bazında Sıra Öğrenme Formu için tıklayınız * Sıralamada 2007 ve 2008 yıllarında KPSS`ye giren adayların sadece KPSSP10 puan türü esas alınmıştır. * Söz konusu yıllarda 1 den fazla KPSSP10 türünde puana sahip adayların sadece yüksek olan puanları sıralamaya alınmıştır. * Önceki atama dönemlerinde Bakanlığımıza kadrolu olarak ataması gerçekleştirilen adayların almış oldukları puanlar sıralamaya alınmamıştır. * Ara sınıfta girilen KPSS sonuçları geçersiz sayıldığından bu durumdaki adayların almış oldukları puanlar sıralama sonucunu etkileyecektir. * Son sınıfta KPSS girip mezun olamayan adayların almış oldukları puanlar sıralama sonucunu etkileyecektir. * Sıralama, ÖSYM Başvuru Formunda kodlanan / seçilen "Mezun Olunan / Olunacak Lisans Programları" doğrultusunda yapılmıştır. Yapılan yanlış kodlama / seçimler sıralama sonucunu etkileyecektir. * Bakanlığımız tarafından potansiyel öğretmen adaylarının tespit edilmesi amacıyla geliştirilen bu "Sıra Öğrenme Formu", öğretmen olmak isteyen adayların kendi durumlarını değerlendirmeleri ve tercihlerini buna göre yapmaları için bilgilendirme amaçlı olarak kamuoyunun hizmetine sunulmuştur. * Sıralamaya ilişkin her türlü bilgi internet sitemizde ayrıntılarıyla yayınlanmış olmasına karşın adaylar tarafından mevcut bilgiler incelenmeden Bakanlığımıza binlerce müracaat olmaktadır. Bu işlemler zaman, iş gücü ve emek israfına neden olmakla birlikte sunulan diğer hizmetlerin yürütülmesinde de aksaklıklara sebep olmaktadır. Bu nedenle konuya ilişkin sitede mevcut olan bilgiler hakkında Bakanlığımıza yapılacak başvurulara (telefon, e-posta vb.) cevap verilmeyecektir. * 2008-2 atama dönemine ait sıralamalar, ÖSYM tarafından yapılacak sınav sonucu açıklanıncaya kadar geçerli olup dönem içinde yapılacak atamalar ait sayısal veriler sıra öğrenme formuna yansıtılmayacaktır.
SAÜ`ye 15 bin yeni öğrenci kayıt yaptıracak
Sakarya Üniversitesi`ne (SAÜ) 2008-2009 Eğitim ve Öğretim Yılı`nda 14 bin 947 yeni öğrencinin kayıt yaptıracağı açıklandı. ÖSYM tarafından yerleştirilen yeni öğrencilerin kayıtlarının ise 1 -8 Eylül 2008 tarihleri arasında Esentepe Kampüsü`nde yapılacağı bildirildi. SAÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, yeni kayıt yaptıracak öğrenciler ile birlikte, enstitülerin yüksek lisans ve doktora programlarına alınacak öğrenciler ve Güzel Sanatlar Fakültesi, Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi Öğretmenliği Bölümü, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu ile Devlet Konservatuvarı`na özel yetenek sınavı ile alınacak öğrenciler ile birlikte üniversitedeki öğrenci sayısının 48 bin 451`e ulaşacağını söyledi. Üniversitedeki öğrenci sayısının her geçen yıl arttığına dikkat çeken Rektör Durman, 2007-2008 Eğitim ve Öğretim yılında Enstitü, Fakülte, Yüksekokul ve Meslek Yüksekokulları`ndaki bölüm ve programlardan toplam 7 bin 610 öğrencinin mezun olduğunu kaydetti. SAÜ`de kayıtlar sırasında herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için önemli tedbirler aldı. Öğrenci İşleri Dairesi Başkanlığı kayıtlar öncesi üniversiteyi yeni kazanan öğrencilerin adreslerine kayıt sırasında istenen belgeler ve kayıt esnasında yapılması gereken işlemleri içeren bilgi notları gönderdi. Öte yandan öğrencilerin kimlik basım işlemleri ise tamamlandı. Kayıt sırasında evraklarını eksiksiz yerine getirerek kayıdını yaptıran öğrencilere anında öğrenci kimlik belgelerinin verileceği açıklandı. Yeni kayıt yaptıracak öğrencilere ayrıca kayıt günleri sabah kayıdına gelenler için saat 11.30`da öğleden sonra kayıt yaptıracaklar için saat 16.00`da Süleyman Demirel Konferans Salonu`nda üniversiteyi ve kazandıkları bölümü tanıtan oryantasyon eğitimi verilecek. Haberler.com
Fen, Sosyal Bilimler, Anadolu Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri Mülakat ve Uygulama Sınavı Sonucu
Fen, Sosyal Bilimler, Anadolu Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri Mülakat ve Uygulama Sınavı Sonucu yayımlandı
04.08.2008 ile 14.08.2008 tarihleri arasında yapılan Fen ve Sosyal Bilimler, Anadolu Güzel Sanatlar, Spor Liseleri Mülakat ve Uygulama Sınavı Sonucu açıklandı. Sonuçlar için tıklayınız.
Toplu görüşmelerde ikinci tur yarın
Hükümet ile kamu çalışanları konfederasyonları arasında yürütülen toplu görüşmelerin ikinci turu yarın yapılacak. KESK'in toplu görüşmeleri protesto ederek ilk günden masayı terk etmesi üzerine, kamu çalışanlarını yarın yapılacak toplu görüşmelerde, Türkiye Kamu-Sen ve Memur-Sen temsil edecek. Masada hükümet adına da Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu yer alacak. Görüşmelerin ikinci turunda, "mali ve sosyal haklar", "geçmiş yıllar ilişkin mutabakat altına alınan konular", "çalışma şartlarının iyileştirilmesi", "her statüdeki personelin sorunu, özelleştirme uygulamasından kaynaklanan sorunlar", "hizmet kollarının sorunları" ve çok tartışılan "sendikal ve demokratik haklar" olmak üzere ilk toplantıda belirlenen 5 gündem maddesi masaya yatırılacak. MEMUR-SEN'İN RAKAMLARI BELLİ Enflasyon artı ortalama büyümeden pay istemiyle masaya oturan Memur-Sen ayrıca belirlediği rakamlar doğrultusunda, en düşük memur maaşının bin 301 YTL olmasını, çalışanlardan alınan vergi oranlarının 5 puan indirilmesini, 5 YTL olan örgütlük ödeneğinin de kaldırılmasını, 970 bin kişi için 25.7 YTL toplu görüşme primi, eş yardımlarının 121 YTL'ye çıkarılmasını, çocuk yardımında iki çocuk sınırlamasının kaldırılarak, 26 YTL çocuk yardımı ödenmesini talep edecek. Türkiye Kamu-Sen Başkanı Bircan Yıldız ve Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ikinci turda Kamu İşveren Kurulu'nun da daha hazırlıklı gelmesini bekliyor. Konfederasyon başkanları, ilk günkü görüşmenin ardından Kamu İşveren Kurulu'nu mali ve sosyal haklar konusunda bir portre çıkarması yönünde uyarmıştı. BAŞBAKAN`IN EK ZAM AÇIKLAMASI GÖLGE DÜŞÜRDÜ Öte yandan Toplu Görüşmeler sürecinde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın memura "eşit işe eşit ücret"i sağlamak için hazırlanan kararnameyle belirlenen ek zam oranlarını açıklaması konfederasyonların tepkisini çekmişti. Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu özlük haklarındaki artışlarla birlikte 470 YTL zam istediklerini kaydederek, en düşük ücretli memura 103 YTL zam öngören düzenlemenin dışında, toplu görüşme masasında geriye kalan 367 YTL'nin alınabilmesi için çalışacaklarını ifade etmişti. KESK Genel Başkanı Sami Evren ise söz konusu zammın "ek zam" niteliği taşımadığını savunurken, Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Yüksek Adıbelli de zammın bazı şeylerin üzerini kapama niyetini taşıdığını söylemiş, "hükümeti inandırıcı bulmuyoruz" demişti. Haberler.com
Öğrenci affı, hocalarıda umutlandırdı
Üniversite eğitimlerini tamamlamak için af bekleyen öğrenciler hükümetin hazırlıklarını yürüttüğü af yasasının öğretim üyelerini de kapsamasını istiyor. Af bekleyen öğrencilerin sayısı ise 600 bini aşıyor. Üniversite eğitimlerini tamamlamak için af bekleyen öğrenciler hükümetin hazırlıklarını yürüttüğü af yasasının öğretim üyelerini de kapsamasını talep etti. Yükseköğretimde öğrenci affı bekleyen gençler tarafından kurulan ve öğrenci affının çıkarılması amacıyla yoğun çalışmalar yürüten Eğitim Hakkı Platformu (www.ogrenciaffi.org) temsilcileri Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik`e taleplerini içeren bir rapor sundu. Öğrenciler raporda yüksek miktarlarda senetlerle borçlanan araştırma görevlilerinin zor durumda kaldıklarını belirterek, "Yurt içinde ve yurt dışında üniversitelerde lisansüstü eğitim yapan ve araştırma görevlisi olarak çalışan birçok kişi yüz milyarlarca liralık senetler imzalamışlardır. Bu insanların öğrencilikle ilişiği kesildiğinde, senetleri ödeyemedikleri içinborçlanmışlardır. Bu kişilerin af kanunundan yararlanması ve görevlerine dönebilmesi af kanunu felsefesine göre bizce gereklidir" dediler. JANDARMAYI KAPSASIN Affın mesleki eğitim programlarını da kapsaması talep edildi: "Güvenlik birimlerinin açık öğretim fakültesinde İçişleri Bakanlığı`nın bir iç protokolle eğitim aldığı Jandarma Meslek Eğitim ve Polis Meslek Eğitimi Ön Lisans programlarında başarısızlık çok normal hale gelmiştir. Bizce üniversite öğrencileri için gerçekleşti-rilen aflara bu programlar içinde geçerli olursa adalet sağlanmış olur." 600 BİN KİŞİ AF BEKLİYOR Bakan Çelik, öğrenci affı ile ilgili tasarının hazırlandığını ve gelecek ay içerisinde Bakanlar Kurulu`na sunulacağını açıklamıştı. Çelik`in öğrenci affı tasarısının Ekim ayında TBMM`ye gönderilmesini beklediklerini açıklaması af bekleyen öğrenci ve ailelerde sevinçle karşılanmıştı. Af bekleyenlerin sayısının 600 bini aştığı belirtiliyor. Yeni Şafak
Bütün liseler `Anadolu` olacak
Milli Eğitim Bakanlığı`nın `ortaöğretimdeki okul türlerinin azaltılması` için düzenlediği `çalıştay`dan genel liselerin kaldırılarak `Anadolu lisesi` yapılması, meslekî ve teknik eğitimdeki çok sayıdaki okul türünün de kaldırılması kararı çıktı. İki gün süren `Ortaöğretimde okul çeşitliliği yerine program çeşitliliğini esas alan bir yapıya geçilmesi çalıştayı`nda genel liselerin tamamının Anadolu lisesi yapılması kararlaştırıldı. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik`in de olumlu baktığı kararın uygulanması halinde 2009 yılından itibaren düz liselere öğrenci alınmayacak. İsmi Anadolu lisesi olarak değiştirilecek liselere merkezî sınav sistemiyle (Seviye Belirleme Sınavları) kayıt yapılacak. Merkezî sınavlara girmeyen veya başarısız olan öğrenciler meslek liselerine yönlendirilecek. Çalıştay kararlarında tüm meslek liselerinin `meslek lisesi` ve `teknik lise` çatısı altında birleştirilmesi öngörülüyor. Bunların yabancı dil programı uygulayan birimlerine `Anadolu` türünün de ilave edilmesi kararlaştırılırken, ticaret, otelcilik, kimya, motor, tapu kadastro gibi meslek liselerinin adı kaldırılacak. Bu bölümler `meslek lisesi` adı altında bir program olarak bu liselerde uygulanacak. Böylece bir meslek lisesinin önündeki birkaç satırı bulan ve `tabela kirliliğine` neden olan isim karmaşası ortadan kaldırılacak. Güzel sanatlar ile spor lisesi birleşiyor Liselerdeki Türkçe matematik, sosyal, fen ve Yabancı dil alanları, sosyal, fen ve yabancı dil olarak uygulanacak. Alan değişikliğinin bakan onayıyla bu öğretim yılından itibaren uygulanabileceği belirtiliyor. Çalıştayda güzel sanatlar lisesi ile spor liselerinin birleştirilmesi kararı da çıkarken, fen, sosyal bilimler, imam hatip ve öğretmen liselerinin mevcut durumlarının devam etmesine karar verildi. İbrahim Asalıoğlu Zaman
Okullara deprem genelgesi
Mİllİ Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, "Afet Hasarlarının Önlenmesi" ne ilişkin yayımladığı genelgede, "yurt genelindeki resmi ve özel eğitim kurumlarının kullanımındaki tüm binaların incelettirilerek, gerekenlerin takviye onarım ve yenilenmelerinin yapılması gerektiğini" bildirdi. 81 ilin valiliklerine gönderilen genelgede, Türkiye'de meydana gelen depremlerin, çok sayıda can ve mal kaybına sebep olduğu belirtilerek, "değişen ve gelişen teknolojik ihtiyaç nedeniyle resmi ve özel eğitim kurumlarına ait binaların, yürürlükteki mevzuata göre, kazan dairelerinin, ısınma, soğutma, aydınlatma, yangın, temizlik sistemlerinin, ısı yalıtımlarının gerekli revizyon, bakım, onarımlarının yapılmamasının istenmeyen üzücü olaylara neden olduğu" ifade edildi. Genelgede "Yurt genelindeki resmi ve özel eğitim kurumlarımızın kullanımındaki tüm binaların incelettirilerek, gerekenlerin takviye onarım ve yenilenmelerinin yapılması gerekmektedir" denildi. Haberler.com
18 bin 193 öğretmenin atamaları yarın
Öğretmen adaylarının beklediği gün geldi. Milli Eğitim Bakanlığı yarın toplam 18 bin 193 öğretmenin nerede görev yapacağını Ankara`da MEB Başöğretmen Salonu`nda belirleyecek. Sonuçlar "personel.meb.gov.tr"den de yayınlanacak... Öğretmen atamaları yarın
Öğretmen adaylarının beklediği gün geldi. Milli Eğitim Bakanlığı yarın toplam 18 bin 193 öğretmenin nerede görev yapacağını Ankara`da MEB Başöğretmen Salonu`nda belirleyecek. Sonuçlar "personel.meb.gov.tr"den de yayınlanacak... Öğretmen atamaları yarın MEB, toplam 18 bin 193 öğretmenin atamasını yapacak. Öğretmen adaylarına, yeni heyecan. Milli Eğitim Bakanlığı, yarın toplam 18 bin 193 öğretmenin atamasını yapacak. 5-18 Ağustos arasında başvuruları alınan adayların atamaları, MEB Başöğretmen Salonu`nda saat 10.00`da düzenlenecek törenle bilgisayar ortamında gerçekleştirilecek. 15 BİN 744`Ü KADROLU... Bakanlık, ilk atama, açıktan atama ve kurumlar arası atama yöntemiyle 15 bin 744`ü kadrolu, 2 bin 449`u sözleşmeli toplam 18 bin 193 öğretmenin atamasını yapacak. Sonuçlar, aynı gün "personel. meb.gov.tr" adresinden duyurulacak. Haberler.com
Maliye bordroları değiştiriyor, ek zam memurun hesabına yatırılacak
Hükümetin `eşit işe eşit ücret` kararnamesi ile kamu çalışanlarına yaptığı ek zam, 15 Ağustos itibarıyla maaşlara yansıtıldı. Ancak açıklama maaşlar ödendikten sonra yapıldığı için söz konusu farklar halen ödenmedi. Maliye Bakanlığı`nın bu çerçevedeki çalışmalarını tamamladığı ve fark ödemelerine ilişkin bordroları bitirmek üzere olduğu öğrenildi. Dolayısıyla memurların 103 ile 264 YTL arasında değişen maaş farkları birkaç güne kadar hesaplarına aktarılacak. Döner sermaye ve ek gösterge gibi yan gelir kalemleri bulunmayan 1,6 milyon kamu çalışanı, 15 Eylül`den itibaren de maaşlarını bu zamlı halleriyle alacaklar. Memur maaşlarında 2008`deki ilk artış, ocak ayında yapıldı. Toplu görüşmelerdeki anlaşma gereği çalışanların maaşları yüzde 2 zamlanırken 20 YTL denge tazminatı, taban aylıklar 10 YTL, ve sendika aidatı 5 YTL artırıldı. Ayrıca enflasyon farkı ödendi. Temmuz 2008`de de yine toplu görüşmeler gereği memura 20 YTL`lik denge tazminatı verildi. Buna ek olarak enflasyonun hükümetin öngördüğünden fazla çıkması nedeniyle yüzde 2`lik zam, enflasyon farkıyla birlikte yüzde 3,96 olarak ödendi. Son olarak `eşit işe eşit ücret` çalışması çerçevesinde 15 Ağustos`tan geçerli olacak şekilde memur maaşlarında 103 ile 264 YTL`lik artış sağlandı. Kamu çalışanlarına dönük son ek ödeme düzenlemesi, toplu görüşmelerle ilgili beklentileri azalttı. Daha önceki yıllarda yüzdelik zamla birlikte denge tazminatı ödemesi ve taban maaşlarda iyileştirme yapan hükümetin, bu sefer yalnızca yüzdelik zamla yetineceği ifade ediliyor. Zam oranının ise yıllık 2009`daki enflasyon tahmini olan yüzde 7,5 civarında olacağı belirtiliyor. 15 Ağustos Cuma günü başlayan toplu görüşmelerin ikinci turu perşembe günü yapılacak. Öte yandan kamudaki maaş dengesizliğini ortadan kaldırmayı amaçlayan düzenleme, emeklilerin tepkisini çekti. Kamu çalışanlarının maaşlarındaki iyileştirmenin kendilerine yansıtılmamasına tepki gösteren memur emeklileri, `üvey evlat` muamelesi görmekten dert yandı. Ortak bir açıklama yapan Birleşik Emekliler Derneği Genel Başkanı Yücel Coşkun ile Türk Emekli Sen Genel Başkanı Osman Özdemir, daha önceki yıllarda memur maaşlarında yapılan iyileştirmenin aynen emeklilerine de yansıtıldığına dikkat çekti. Emeklilerin zor şartlar altında yaşamaya çalıştıklarını ifade eden başkanlar, emekli memur maaşlarında 200 YTL`lik seyyanen iyileştirme talep etti. Memura 6 ayda 276 ile 480 YTL arasında artış Son zamla birlikte memur maaşlarında, bu yılın ocak-ağustos ayları arasında 275 ile 480 YTL`lik iyileştirme sağlandı. Söz konusu 6 aylık dönemde enflasyon farklarıyla birlikte memur maaşları 5 kez arttı. Böylece Aralık 2007`de 843 YTL olan en düşük memur maaşı, 276 YTL`lik net artışla 1.119 yeni liraya yükseldi. Aynı şekilde geçen yılın sonunda 1.037 YTL olan öğretmen maaşı ise 297 YTL artarak 1.334 yeni lirayı buldu. En yüksek artış ise mühendisler için sağlandı ve 1.512 YTL olan maaşları, 6 ay içinde 480 YTL`lik net artışla 1.992 yeni liraya çıkarıldı. Aylık dönemde artış tutarı poliste 300 YTL, teğmende 355 yeni lira, araştırma görevlisinde 366 YTL şeklinde gerçekleşti Haberler.com
Üniversite kapısı henüz kapanmadı
Toplam 44 bin adayın hâlâ üniversiteli olma şansı var. Üniversite kapısını açacak yollardan biri ek yerleştirme, diğeri de özel yetenek sınavları.. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) sonuçlarına göre tercih yapan 1 milyon 179 bin adaydan 505 bini üniversiteli oldu. Açıköğretim fakültesini kazananlar da dikkate alındığında 833 bin genç bir programa yerleştirildi. Boş kontenjanlar ise çoğu Vakıf ve KKTC üniversiteleri olmak üzere 24 bin 361. YETENEKLER YARIŞIYOR Merkezi yerleştirmeye göre bir programa yerleşemeyen adaylar için üniversite kapısı kapanmış değil. Üniversiteli olmak için iki şans daha var. Bunlardan biri ek yerleştirme ile bir programa yerleşmek, bir diğeri de hâlâ başvuruların sürdüğü ve üniversitelerin yerleştirmelerini kendilerinin yapacağı özel yetenek sınavlarına girmek. Özel yetenek sınavı ile öğrenci alacak programların kontenjanı 19 bin 854. Boş kontenjanlarla hâlâ 44 bin 215 genç için üniversiteli olma şansı bulunuyor. Vakıf ve KKTC üniversitelerinde özel yetenek sınavları için başvurular sürüyor. Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakülteleri, Devlet Konservatuvarı, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu, Eğitim fakültelerinde resim iş ve beden eğitim öğretmenliği gibi bazı fakülte ve programlar özel yetenek sınavı ile öğrenci alıyor. Merkezi yerleştirmeyle bir yükseköğretim programına kesin kayıt hakkı kazanmış adaylar istedikleri takdirde özel yetenek sınavıyla öğrenci alan yükseköğretim programlarına başvurabiliyor. Bu arada yurtdışı ve KKTC`deki üniversitelerin özel yetenek sınavı sonuçlarına göre öğrenci alan programlarında öğrenime başlayan öğrencilerin Türkiye`deki üniversitelere yatay geçiş yapmaları söz konusu değil. Sabah
Öğretmen atamaları 21 Ağustos`ta !
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 21 Ağustos Perşembe günü kadrolu ve sözleşmeli toplam 18 bin 193 öğretmen atayacak. MEB'in yazılı açıklamasına göre, 5-18 Ağustos 2008 arasında başvuruları alınan öğretmen adaylarının ataması saat 10.00'da MEB Başöğretmen Salonu'nda düzenlenecek törenle bilgisayar ortamında gerçekleştirilecek. İlk atama, açıktan atama ve kurumlar arası atama yöntemiyle 15 bin 744'ü kadrolu, 2 bin 449'u sözleşmeli toplam 18 bin 193 öğretmen atanacak. 15 bin 744 kadronun 15 bin 200'ü ilk atama, 300'ü açıktan atama, 100'ü kurumlar arası atama, 144'ü de beden eğitimi alanına milli sporcu olarak sınavsız alınacaklar için; sözleşmeli öğretmenlik pozisyonundan 2 bin 300'ü KPSSP10 sonucuna göre ilk defa görevlendirme, 149'u ise yeniden (açıktan) görevlendirme için ayrıldı. Atama sonuçları, aynı gün MEB'in http://personel.meb.gov.tr internet adresinden duyurulacak. Kadrolu ve sözleşmeli öğretmenliğe atananlardan göreve başlama sırasında istenen belgeleri hazır olanlar, 22 Ağustos 2008'den itibaren atandıkları il milli eğitim müdürlüklerine başvurarak görevlerine başlayabilecekler. Haber 3
Dehalar, matematik konferansında buluştu
Dünyaca ünlü matematik dehaları, Hacettepe ve Louisiana Üniversiteleri işbirliği ile düzenlenen Matematik Konferansı`nda bir araya geldi.
Hacettepe Üniversitesi Mehmet Akif Ersoy Konferans Salonu`ndaki Matematik Konferansı`nın açılışında, en yaşlı matematik dehası 87 yaşındaki Prof. Friedrich Kasch, katılımcılara buluşlarıyla ilgili bilgi verdi. Konferansta bulunmaktan gurur duyduğunu belirten Kasch, katılımcılara, mucidi olduğu "Kasch halkaları ve modülleri" teorilerini anlattı. İspanya, ABD, Japonya, Romanya, Macaristan, İran, Hindistan ve İskoçya gibi 30 ülkeden 160 matematik dehası, 5 gün boyunca teoremlerini Türk araştırmacılarla paylaşacak. Zaman
Yurtdışına 1400 öğrenci gönderilecek
Milli Eğitim Bakanlığı bu yıl 1400 öğrenciyi yüksek lisans ve doktora yapmaları için yurtdışına gönderecek. `5 yılda 5 bin öğrenci` projesinin üçüncü yılında yurtdışında lisans üstü eğitim yapmak isteyen öğrenciler 25 Ağustos ile 5 Eylül 2008 tarihleri arasında başvuruda bulunacak
2008 yılında yurtdışında lisansüstü öğrenim görmek amacıyla gönderilecek öğrencilerin başvuru ve yerleştirme işlemleri Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yürütülecek. ÖSYM başvuru ve yerleştirmeye ilişkin kuralları düzenleyen kılavuzu 25 Ağustos 2008 tarihinde www.osym.gov.tr internet adresinden duyuracak. Adayların yerleştirme işlemine alınabilmeleri için yerleştirme ücretini ilgili banka şubesine yatırmış, başvuru ve tercih işlemlerini elektronik ortamda yapmış olmaları gerekiyor. Yurtdışında lisans üstü eğitim için ALES`ten 75 ve üzeri alanlar başvuru yapabiliyor. Zaman
Parasız yatılı sınavı artık ücretsiz
Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (DPY-B), başvurularında ücret alınması artık tarihe karışıyor. Danıştay 8. Dairesi, "Maddi imkanlardan yoksun olan başarılı örgencilerin eğitimlerini sürdürebilmelerini sağlama amacıyla yapılan sınavda, bu öğrencilerden sınav ücreti talep edilemeyeceği açıktır" diyerek, sınavdan ücret alınması ile ilgili yürütmenin durdurulması kararı verdi.
Danıştay Sekizinci Dairesi, 2008/2667 Esas nolu dosyada yaptığı inceleme sonucunda, Türk Eğitim-Sen Zonguldak Şubesi`nin 27 Mart 2008 tarihinde, DPY-B sınavlarından ücret alınmasına ilişkin itirazını haklı bularak, DPY-B`den sınav ücreti alınmasına ilişkin yürütmenin durdurulması kararı verdi. Danıştay Sekizinci Dairesi kararında, "Maddi imkanlardan yoksun olan başarılı örgencilerin eğitimlerini sürdürebilmelerini sağlama amacıyla yapılan sınavda, bu öğrencilerden sınav ücreti talep edilemeyeceği açıktır" değerlendirmesinde bulundu. Danıştay, açıklanan nedenlerden dolayı, DPY-B sınav başvuru kılavuzunun 4/a maddesinde düzenlenen 6., 7. ve 8. sınıflardan başvuracak adaylardan sınav ücreti alınacağına ilişkin düzenlemede 2577 sayılı yasanın 27. maddesindeki aranan koşulların gerçekleştiğini ifade ederek, "yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne" karar verdi. Türk Eğitim-Sen Genel Mevzuat ve Toplu Görüşme Sekreteri Musa Akkaş, söz konusu karar ile DPY-B ile ilgili önemli bir kazanım elde edildiğini kaydetti. Haberler.com
Çelik: Az öğrencili okullar kapatılacak
Milli Eğitim Bakanı Çelik, az öğrencili okulları kapatarak farklı programların okutulduğu büyük okulları yaygınlaştıracaklarını söyledi. - Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, mesleki ve teknik eğitimde her program için ayrı okul açılmasının hem fiziki mekan, hem de kaynak israfına yol açtığını belirtti. Bunların belli bir planlama ile belli okullarda toplanması gerektiğini savunan Bakan Çelik, benzer bir uygulamanın bakanlık merkez teşkilatı için de yapılacağını kaydetti. Hüseyin Çelik, kızı Büşra Çelik'in OKS'de bir okula yerleşememesini de, "Demek ki yerleştirmeler, anne ve babanın kim olduğuna göre yapılmıyor. Bu örnek, bu ülkede demokrasinin olduğunun kanıtıdır" sözleriyle değerlendirdi. NTV
Mesleki eğitim tek çatıda toplanıyor
Ortaöğretimdeki 70`i bulan lise türünü azaltmayı hedefleyen Milli Eğitim Bakanlığı, ilk planda mesleki ve teknik eğitimi tek çatı altında toplamayı öngörüyor. Kalkınma planları, hükümet programları ve Milli Eğitim Şûrası kararlarında yer alan ortaöğretimde `okul çeşitliliği` yerine `program çeşitliliğine` geçmek için çalışmalarını hızlandıran bakanlık, bu kapsamda bir çalıştay düzenleyerek tarafları bir araya getirdi. 70 tür lise çeşidini azaltmaya çalışan bakanlığın çalıştayına YÖK ve ÖSYM ile birlikte Milli Eğitim bürokratları, eğitimle ilgili sivil toplum örgütleri katıldı. Başkent Öğretmenevi`nde başlayan ve bugün de devam edecek çalıştayın açılışında konuşan Bakan Hüseyin Çelik, ortaöğretimin yeniden yapılandırılması çalışmalarının 3 yıl önce başladığını anlattı. Milli Eğitim Bakanlığı`nın teşkilat yasasını değiştirecek kanun değişikliği taslağını Başbakanlık`a gönderdiklerini hatırlatan Bakan Çelik, taslakta `Erkek Teknik`, `Kız Teknik`, `Ticaret ve Turizm`, `Çıraklık ve Yaygın Eğitim` ve Sağlık İşleri Dairesi gibi 4-5 ayrı genel müdürlük ve başkanlık olarak teşkilatlanan meslekî eğitimin `Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü` olarak yer aldığını belirtti. Taslakta 22 genel müdürlüğü bulunan bakanlıktaki genel müdürlük sayısının 7-8`e indirilmesi ve bağımsız daire başkanlıklarının azaltılması öngörülürken Bakan Çelik, geçen sene Başbakanlık`a gönderilen taslağın yeni yasama döneminde ele alınmasını beklediğini söyledi. Bakan Çelik`e göre okul çeşitliliğinin azaltılmasının `insan kaynaklarının en verimli şekilde değerlendirilmesi` anlamında kamuya faydası olacak. İbrahim Asalıoğlu Zaman
2008-2009 eğitim-öğretim yılı 8 Eylül`de başlayacak
İl Milli Eğitim Müdürü Harun Girgin, 2008-2009 eğitim-öğretim yılının 8 Eylül`de başlayacağını belirtti. İl Milli Eğitim Müdürü Harun Girgin, ilköğretim ve ortaöğretimlerin kayıtlarının 29 Ağustos`ta sona ereceğini, eğitim-öğretim yılının ise 8 Eylül`de başlayacağını kaydetti. Girgin, "İlköğretim ve ortaöğretim kayıtları 29 Ağustos`ta sona erecek. Eğitim-öğretim yılı öncesi okulu tanıma, okula alışma dönemi için ilköğretime başlayacak olan öğrenciler bir hafta önce öğretim yılına başlayacak. Sınıf geçerek öğretime devam edecek öğrenciler ise 8 Eylül`de eğitim-öğretim yılına başlayacak" dedi. Son dakika
Polis MYO`lular Evlenemeyecek
Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Fakültesi Giriş ve Eğitim-Öğretim Yönetmeliği ile Polis Meslek Yüksekokulları Eğitim-Öğretim Yönetmeliği değiştirildi.
Yapılan değişiklikle, fakültede lisans eğitimi yapanlara her öğrenim yılı karşılığında iki yıl süreyle mecburi hizmet yapma yükümlülüğü getirildi. Yapılan diğer değişiklikle de, daha önce yüksekokul müdürünün onayıyla evlenmelerine izin verilen öğrenciler, yeni yönetmeliğe göre, öğrencilikleri sırasında evlenemeyecek ve evlenme isteğinde bulunamayacak. Buna rağmen evlenen öğrencilerin ilişikleri, yönetim kurulunun kararı, yüksekokul müdürünün teklifi üzerine Başkan onayı ile kesilecek. Yeni eğitim yılında 2. sınıf öğrencileri için eski yönetmelik hükümleri uygulanacak. Aktif haber
Öğretmenlik başvuruları için bugün son gün
Milli Eğitim Bakanlığı`nın (MEB) gerçekleştireceği öğretmen atamaları için 5 Ağustos 2008 tarihinde başlayan başvuru süresi bugün sona eriyor. MEB, ilk atama, açıktan atama ve kurumlar arası atama yöntemiyle 15 bin 744`ü kadrolu, 2 bin 449`u sözleşmeli toplam 18 bin 193 öğretmen alacak. Bakanlık, en fazla atamayı Sınıf Öğretmenliği branşında yapacak. Sınıf öğretmenliğini ise İngilizce ve Rehber Öğretmenlik alanları izliyor. Öğretmen atamaları, 21 Ağustos 2008 Perşembe günü gerçekleştirilecek. TABAN PUANLAR VE KONTENJANLAR- MEB, en fazla atamayı Sınıf Öğretmenliği branşında yapacak. Sınıf öğretmenliğini İngilizce ve Rehber Öğretmen alanları izliyor. Atamalar, 21 Ağustos 2008 Perşembe günü gerçekleştirilecek. Atama yapılacak alanlar ile başvuruya esas olacak taban puanları ve kontenjanlar şöyle: ALAN TABAN PUAN KONTENJAN (Sözleşmeli-kadrolu) - Almanca 70 30 - Beden Eğitimi 70 957 - Bilişim Teknolojileri 60 1162 - Biyoloji 80 106 - Coğrafya 70 125 - Denizcilik-1 50 10 - Din Kül. ve Ah. Bilgisi 50 694 - El Sanatları Teknolojisi-1 65 25 - El Sanatları Teknolojisi-2 65 25 - Elektrik-Elektronik Tek.-2 85 30 - Felsefe 75 83 - Fen ve Teknoloji/Fen Bil. 85 1054 - Fizik 85 19 - Gazetecilik 55 4 - Giyim Üretim Teknoloji 80 25 - Görme Engelliler Sınıf Öğr. 50 24 - Güzellik ve Saç Bakım Hiz. 55 5 - İHL Meslek Dersleri Arapça 50 52 - İlköğretim Matematik Öğr. 80 851 - İngilizce 65 1538 - İspanyolca 50 1 - İşitme Engelliler Sınıf. Öğr. 60 30 - İtalyanca 50 3 - Japonca 60 1 - Kimya 90 15 - Matematik 85 122 - Müzik 50 525 - Okul Öncesi Öğretmenliği 70 1034 - Psikoloji 50 5 - Radyo-Televizyon 75 7 - Rehber Öğretmen 50 1116 - Resim İş/Resim/Görsel Sanatlar 65 403 - Rusça 55 3 - Sanat Tarihi 70 5 - Sınıf Öğretmenliği 75 6166 - Sosyal Bilgiler 80 432 - Tarih 80 73 - Teknoloji ve Tasarım 50 348 - Tekstil Teknolojisi-3 65 19 - Türk D. ve Ed./Dil ve Anlatım Türk Edebiyatı 60 505 - Türkçe 80 447 - Yiyecek İçecek Hizmetleri 70 25 - Zihin Engelliler Sınıf Öğr. 50 89 Haberler.com
Devlet de vakıf üniversitesi kuracak
Vakıflar Genel Müdürlüğü, Türkiye'de bir ilke imza atarak, devletin ilk vakıf üniversitesini kuruyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatlarıyla başlatılan proje ile İstanbul Eyüp'te TEM Otoyolu kenarındaki bir arsaya üniversite kampusu inşa edilecek. Diğer devlet üniversitelerinden farklı olarak vakıf üniversitesi statüsündeki eğitim kurumunda, tarih, edebiyat gibi bölümlerdeki öğrencilere asgari memur maaşından düşük olmamak üzere burs verilecek. Öğrenciler, stüdyo tipi dairelerde 5 yıldızlı otel konforundaki yurtlarda kalacak. AKŞAM'a üniversite projesi ve görevdeki 5 yılını değerlendiren Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt'ın açıklamaları şöyle: BAŞBAKAN TALİMAT VERDİ: Vakıflar Kanunu'nda, 'Genel müdürlük her türlü eğitim kurumunu kurar' diye bir madde var. Çünkü bazı vakıfların vakfiyelerinde okul kurma ile ilgili düzenlemeler var. Bu konuyla ilgili sayın Başbakanımız bize talimat verdi. Biz de çalışmaya başladık. İmar planında bir değişiklikle yerini ayarladık. Kampus yerimiz hazır. Yakında Vakıflar Meclisi'nde konuyu tartışacağız. Görüşüldükten sonra düğmeye basacağız. TIP FAKÜLTEMİZ HAZIR: İstanbul'da Vakıf Gureba Eğitim Hastanemiz var. O yüzden tıp fakültemiz hazır. Güzel Sanatlar Fakültesi ve ilgili diğer bölümler olacak. Üniversitenin yeri, Eyüp'te TEM yolu üzerinde. Mimarlık, mühendislik gibi bölümleri Güzel Sanatlar Fakültesi içerisinde düşünüyoruz. Çünkü bizden çıkacak mimarlar, eski eser onarımını yapacak. Hem yeni teknolojiyi hem de geleneksel sanatları bilecekler. Elbette tarih, sanat tarihi, edebiyat bölümleri olacak. BU COĞRAFYADA YETİŞMELİ: Tarih ve edebiyat fakültesinde okuyacak olan öğrencilere çok yüksek burslar vereceğiz. Yüksek puan alan öğrenciler, bizim okulumuzu tercih etsin istiyoruz. Yurtdışından teknoloji alabilirsiniz, mühendis getirebilirsiniz. Ama tarihçi getiremezsiniz, kendiniz yetiştirmelisiniz. En iyi beyinlerin de tarihçi olması lazım. Bu bölümlerde okuyan öğrencilere, asgari bir memurun aldığı maaştan fazla burslar vereceğiz. Çok iyi yurtlarda bunları muhafaza edeceğiz. Her birinin stüdyo dairesi olacak. İçerisinde çalışma odasına kadar, 5 yıldızlı otellerin oda konforunda olacak. PARA SORUNUMUZ YOK Bu değirmenin suyu nereden geliyor? Geçtiğimiz 5 sene içerisinde cebimizden hiç para çıkmadan 1 milyar 500 milyon dolar yatırım yaptık. 50 bin kişiye istihdam sağladık. Cebimizden de bir kuruş harcamadık. Yap-işlet-devret, restore et-işlet-devret yöntemlerini uyguladık. Hem bu kadar yatırım yaptık hem de para kazandık. 25 milyon YTL yıllık kira geliri elde ediyoruz. Kıyaslama olarak söylüyorum. 2003 yılında kurumun bütçesi 32 milyon YTL idi. Bizden önce yılda 12 eser onarılırken biz yılda bin eser onarıyoruz. Allah'a şükür para pul sorunumuz yok. Raylı sistemle depremden korunacak DünyanIn en büyük onarım projesi gerçekleşiyor, kimse farkında değil. Yavuz Sultan Selim Cami'nin onarımı yapılıyor. İçi dışı bitti, bahçesiyle ilgili onarım devam ediyor. Fatih Camii, her depremde yıkılmış. Caminin tüm alanını büyük duvarlarla askıya alacağız ve tamamının altında eserin tamamını oynatacak raylı bir sistem kuracağız. Bunların hepsi aynı anda oluyor. Süleymaniye Camisi ve külliyesinde onarım sessiz sedasız devam ediyor. Valide Sultan Camii, Türkiye'nin en üstün eserlerinden biridir. Yeni Kapı Mevlevihanesi, dünyanın en büyük mevlevihanesi. Dünyanın en büyük ahşap binalarından biri. Bunun onarımı bitiyor. Volkan YANARDAĞ/ANKARA Akşam
Yahudi öğrenciler, yaz kampı için İstanbul`da
Avrupa Yahudi Öğrenciler Birliği`nin düzenlediği yaz kampı çerçevesinde yaklaşık 500 üniversite öğrencisi Şile`de bir araya geldi.
Dedeman Otel`de gerçekleştirilecek kamp hakkında bilgi veren öğrenci temsilcileri, organizasyonun `Samr-U 2008` olarak adlandırıldığını söyledi. Kamp geleneğinin 25 yıl önce başladığını anlatan yetkililer, her yıl başka bir ülkenin tercih edildiğini belirtti. Kampın amacı, dünyanın değişik ülkelerinden gelen Yahudi öğrencileri kaynaştırmak. Büyük bölümü Avrupa ülkelerinden gelen yaklaşık 500 öğrenci, 24 Ağustos`a kadar Türkiye`nin çeşitli illerinde eğlence etkinliği düzenleyecek, sinagoglar ve tarihî mekânları ziyaret edecek. Organizasyona, Türkiye`den de çok sayıda Yahudi öğrenci katılıyor. Yaşları 18 ile 30 arasında değişen öğrencilere yaz kampı süresince bazı konularda konferanslar da verileceği öğrenildi. Haberler.com
Yurtdışında eğitimin faturası
Herhangi bir üniversiteye yerleşemeyen öğrenciler alternatif arayışlara girdiler.Ancak, yurtdışında eğitim almak isteyen öğrenciler için bazı uyarılar yapılıyor. Seçilecek okulun YÖK'e denkliğinin iyi araştırılması gerekiyor.
Herhangi bir üniversiteye yerleşemeyen öğrenciler alternatif arayışlara girdiler. Ancak, yurtdışında eğitim almak isteyen öğrenciler için bazı uyarılar yapılıyor. Seçilecek okulun YÖK'e denkliğinin iyi araştırılması gerekiyor.Bu yıl ÖSS ve YDS`de tercih yapan 1 milyon 179 bin 944 adaydan 505 bin 83 aday ön lisans ve lisans programlarına yerleşirken, 674 bin 861 aday açıkta kaldı. Sınavın ardından hayal kırıklığına uğrayan öğrenciler veya istediği bölüme yerleşemeyen öğrenciler ise "alternatif" arayışa girdiler. Yurtdışında üniversite eğitimi almak da bu yollardan biri. Gençlerin hayallerini süsleyen bu okullara girebilmek isteyen öğrencilerin okulları seçerken bazı noktalara dikkat etmeleri gerekiyor. Örneğin seçecekleri okuldan alınan diplomanın Yüksek Öğrenim Kurumu`na (YÖK) denk olup olmadığını bilmeleri gerekiyor. YÖK denkliği olmayan diplomalar, Türkiye`de geçerli sayılmıyor. Avusturya, Bulgaristan, Romanya, Kazakiskan, Rusya, Kırgızistan, İrlanda üniversiteleri. İşte Türk öğrencilere uygun eğitim ve konaklama ortamları sunan bazı ülkeler: İNGİLTERE İngiltere`de yükseköğrenim imkanı sağlayan 300`ü aşkın kurum bulunuyor. Her yıl yaklaşık 10 bin öğrenci dil ve üniversite eğitimi almak için İngiltere`yi tercih ediyor. Okulların yıllık ücretleri 5 ile 20 bin sterlin arasında değişiyor. ALMANYA Almanya`da lisans eğitimi 3-4 yıl iken yüksek lisans eğitimi de 1 yıl sürüyor. Almanya`daki üniversitelere kayıt yaptırmak isteyenlerin dil yeterliliklerini TestDaF (Yabancılar için Almanca yeterlilik sınavı) testinden geçerek kanıtlaması gerekiyor. KANADA Üniversitelerin yıllık eğitim ücreti, programlara göre 7 bin ile 28 bin Kanada Doları arasında değişiyor. İSVEÇ Tüm üniversitelerde eğitim ücretsiz. Ancak yıllık yaşam maliyetleri 6-7 bin euro civarında. HOLLANDA Hollanda`da eğitim masrafları diğer Avrupa ülkelerine göre oldukça ekonomik. Lisans programı ücretleri 2 bin 500 ile 3 bin euro arasında değişiyor. Yüksek lisans eğitim ücretleri ise 10 bin euro`ya kadar yükseliyor. Münevver ÇAKIRTAŞ Bugün
Üniversiteli gençler, iyi huylu ve eğitimli eş istiyor
Üniversite öğrencileri, evleneceklerin kişilerin en çok iyi huylu ve eğitimli olmasını istiyor. Gençler, evli çiftlerin boşanma olasılığını yüzde 40-60 arasında ve evliliğin ilk 5 yılı içinde olduğunu düşünüyor. Başkent Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Gül Pınar`ın, üniversite son sınıf öğrencilerinin evliliğe bakış açıları ile ilgili yaptığı araştırma sonucuna göre; öğrencilerin çoğu evliliği sorumluluk alma (yüzde 94.2) ve hayatı paylaşma (yüzde 98.5) olarak görüyor. Bazı öğrenciler ise evliliği mutluluk (yüzde 47.1), düzenli hayat (yüzde 32.8) ve monotonlaşma (yüzde 25.7) olarak algılıyor. Öğrenciler bayan (yüzde 65.8) ve erkekler (yüzde 58.6) için en uygun evlilik yaşının 25-29 yaşları olduğunu, yarıdan fazlası (yüzde 57.1) şu anki partneri ile evliliği düşündüğünü ifade ediyor. Bazıları ise partneri ile evlilik konusunda karasız (yüzde 30) olduğunu, ya da partneri ile evliliği düşünmediğini (yüzde 12.9) belirtiyor. Gençler, evlenecekleri kişilerin en çok iyi huylu olması (yüzde 94.2) ve eğitimli olması (yüzde 97,1) yönünde görüşleri olduğunu aktarıyor. "Evleneceğiniz kişiden beklentileriniz nedir?" sorusuna verilen diğer yanıtlar, `Dünya görüşüme uygun olmalı` (yüzde 81.4), `Güzel olmalı/yakışıklı olmalı` (yüzde 62.8), `Aynı kültürden olmalı` (yüzde 47.1) olarak gerçekleşiyor. ÖĞRENCİLERİN BÜYÜK KISMI BOŞANMA OLASILIĞINI YOZDE 40-60 OLARAK GÖRÜYOR Öğrencilerin yüzde 45.7`si evli çiftlerin boşanma olasılığını yüzde 40-60 olarak düşündüğünü, boşanmaların sıklıkla evliliğin ilk beş yılı içinde (yüzde 77.1) ve çocuk sahibi olmadan önce (yüzde 55.7) olduğunu, yüzde 87.11`i anlaşamayan eşlerin boşanmalarını onayladığını, boşanma halinde aile içi çatışmaların azalacağını (yüzde 81.4) ve yaşam tarzında yeni düzenlemelerin (yüzde 70) olabileceğini düşünüyor. Öğrencilerin çoğu evlilik öncesi danışmanlık almak istediğini (yüzde 64.3), evlilikte mutluluğun kolaylıkla elde edilemediğini (yüzde 44.3), şu an için partneri ile iletişim sorunu yaşamadığını (yüzde 67.1), partneri ile ilişkisinde ortaya çıkabilecek sorunlarla baş edebileceğini (yüzde 74.2), ilişkilerinde bozulma olasılığının olmadığını (yüzde 68.6), evliliğinde cinsel sorunları olabileceğini (yüzde 47.2) ve eşinden ayrıldığında tekrar bir evlenme olasılığına sıcak bakmadıklarını (yüzde 54.3) belirtiyor. Haberler.com
Öğretmenlik başvuruları için yarın son!
Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) yapacağı öğretmen atamaları için 5 Ağustosta başlayan başvuru süresi yarın sona eriyor. MEB, ilk atama, açıktan atama ve kurumlar arası atama yöntemiyle 15 bin 744`ü kadrolu, 2 bin 449`u sözleşmeli toplam 18 bin 193 öğretmen alacak. 15 bin 744 kadronun 15 bin 200`ü ilk atama, 300`ü açıktan atama, 100`ü kurumlar arası atama, 144`ü de Beden Eğitimi alanına milli sporcu olarak sınavsız alınacaklar için; sözleşmeli öğretmenlik pozisyonundan 2 bin 300`ü KPSSP10 sonucuna göre ilk defa görevlendirme, 149`u ise yeniden (açıktan) görevlendirme için ayrıldı. -TABAN PUANLAR VE KONTENJANLAR- MEB, en fazla atamayı Sınıf Öğretmenliği branşında yapacak. Sınıf öğretmenliğini İngilizce ve Rehber Öğretmen alanları izliyor. Atamalar, 21 Ağustos 2008 Perşembe günü gerçekleştirilecek. Atama yapılacak alanlar ile başvuruya esas olacak taban puanları ve kontenjanlar şöyle: ALAN TABAN PUAN KONTENJAN (Sözleşmeli-kadrolu) - Almanca 70 30 - Beden Eğitimi 70 957 - Bilişim Teknolojileri 60 1162 - Biyoloji 80 106 - Coğrafya 70 125 - Denizcilik-1 50 10 - Din Kül. ve Ah. Bilgisi 50 694 - El Sanatları Teknolojisi-1 65 25 - El Sanatları Teknolojisi-2 65 25 - Elektrik-Elektronik Tek.-2 85 30 - Felsefe 75 83 - Fen ve Teknoloji/Fen Bil. 85 1054 - Fizik 85 19 - Gazetecilik 55 4 - Giyim Üretim Teknoloji 80 25 - Görme Engelliler Sınıf Öğr. 50 24 - Güzellik ve Saç Bakım Hiz. 55 5 - İHL Meslek Dersleri Arapça 50 52 - İlköğretim Matematik Öğr. 80 851 - İngilizce 65 1538 - İspanyolca 50 1 - İşitme Engelliler Sınıf. Öğr. 60 30 - İtalyanca 50 3 - Japonca 60 1 - Kimya 90 15 - Matematik 85 122 - Müzik 50 525 - Okul Öncesi Öğretmenliği 70 1034 - Psikoloji 50 5 - Radyo-Televizyon 75 7 - Rehber Öğretmen 50 1116 - Resim İş/Resim/Görsel Sanatlar 65 403 - Rusça 55 3 - Sanat Tarihi 70 5 - Sınıf Öğretmenliği 75 6166 - Sosyal Bilgiler 80 432 - Tarih 80 73 - Teknoloji ve Tasarım 50 348 - Tekstil Teknolojisi-3 65 19 - Türk D. ve Ed./Dil ve Anlatım Türk Edebiyatı 60 505 - Türkçe 80 447 - Yiyecek İçecek Hizmetleri 70 25 - Zihin Engelliler Sınıf Öğr. 50 89 Zaman
Öğrenci affı son 3 yılı kapsayacak
Çelik, öğrenci affı ile ilgili taslağın hazırlandığını açıkladı, Eğitim Hakkı Platformu affın kapsamının 1981'den başlamasını istiyor.
Öğrenci affı bekleyen gençler tarafından kurulan ve öğrenci affının çıkarılması amacıyla yoğun çalışmalar yürüten Eğitim Hakkı Platformu www.ogrenciaffi.org temsilcileri Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'e çıkarılması planlanan öğrenci affı yasasının süresi ve kapsamı ile ilgili taleplerini sundu. Görüşme esnasında platform temsilcileri Çelik'e öğrencilerin sorunlarını giderecek önerilerin olduğu bir dosya verdi. Çelik öğrenci affı ile ilgili olarak, "Kapsamın 2005-2008 yılları arasında olması yönünde bir düşünceye sahibim. Ama süre konusu netlik kazanmadı, çalışmalar sürüyor. Ayrıca taşı delen suyun gücü değil devamlılığıdır. Yasanın süre kapsamı konusunda öğrenciler devamlı geriye dönük taleplerle geliyor ama neden 2005 yılı öncesini de kapsamalı beni ikna etmeleri lazım" diye konuştu. MAĞDUR SAYISI ÇOK Eğitim Hakkı Platformu tarafından hazırlanan ve Bakan Çelikíe sunulan dosyada, Öğrenci Affı Kanunu kapsamının YÖKíün kuruluş yılı olan 1981 yılından itibaren alınması istenirken, "Aksi taktirde bir çok mağdur öğrenci yine bu aftan yararlanamayacaktır" denildi. Platform, dikey geçişlerdeki intibak sürecinin yeniden değerlendirilip yapılandırılması gerektiğini kaydederken, yasadan faydalanacakların öğrenim kredisi borçlarının ertelenmesi gerektiğine de işaret edildi. Talepler içerisinde Yurtkur imkanlarının aftan yararlanan öğrencilere de tahsis edilmesi gerektiği kaydedildi. Bugün
|