Ozelders.com
Ana Sayfa   Arama   Haberler   Yazılar   Şehir Değiştir   Site Hakkında   Yardım   Tavsiye Edin   Bize Ulaşın  
  
Ders almak ve ders vermek isteyenlerin buluştuğu nokta, Ozelders.com. Üye Ol  Üye Girişi  

16 Ağustos 2008 Cumartesi

Öğrenci dernekleri, ÖSS`yi protesto etti

Beyoğlu`nda, çeşitli öğrenci derneklerine üye bir grup, Öğrenci Seçme Sınavı`nı (ÖSS) protesto etti. Galatasaray Meydanı`nda toplanan öğrenciler başta ÖSS olmak üzere tüm sınavların kaldırılmasını istedi.

İstanbul Liseli Gençlik, Özgür Lise, Devrimci Liseliler başta olmak üzere çeşitli öğrenci derneklerine üye yaklaşık 50 kişilik grup, ÖSS`yi protesto etmek için Galatasaray Meydanı`nda toplandı. "ÖSS elemeye devam ediyor. Kazananlarda kaybedenlerde değişmedi" yazılı pankart açan grup adına basın açıklaması yapan Gülin Çiftçi, sonuçlarının açıklanması ile birlikte her sene birbuçuk milyon öğrenci ve ailelerinin birinci dereceden muhatap olduğu ÖSS sınavının toplumun tüm kesimlerinin gündemine girdiğini söyledi. Bu yıl ÖSS`ye 1 milyon 504 bin öğrencinin girdiğini hatırlatan Çiftçi, "Sınav rezaletini örtbas etme kaygısıyla barajların düşürülmesine karşılık öğrencilerin 1 milyon 405 bini 145 barajını, 1 milyon 293 bini ise 165 baraını aşmıştır. Bu yıl sınava giren lise son sınıf öğrencisinin yüzde 84`ü, 880 bin lise mezununun ise yüzde 85`i ÖSS barajını geçmiştir. Yani düşürülen barajlarda bile önemli bir kesim başarısız olmuştur." dedi. "ÖSS`nin temel açmazları ortaya konulmadıkça sınav sonuçlarının açıklanması ile ortaya çıkan tabloyu düzeltmenin imkanı yoktur" diyen Çiftçi sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz aşağıda imzası olan kurumlar olarak bu akıl dışılığa bir son vermeye, her sene sınava giren öğrencilerin hatalarını bularak onları başarısız ilan edenlerin maskelerini düşürmeye kararlıyız. ÖSS ve tüm eleme sınavlarının kaldırlıp herkesin hevesine, yeteneğine ve toplumsal ihtiyaçlara göre eğitim alabileceği bir sistem oluşturulmasına kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. "

"ÖSS`ye inat yaşasın hayat, Cinsel ulusal sınıfsal düzenlemeye son, ÖSS kaldırılsın, ÖSS duvarını yıkacağız" şeklinde sloganlar atan grup basın açıklamasının ardından olaysız dağıldı.

Haberler.com

Çelik: Öğrenci affının 2005-2008`i kapsaması düşüncesindeyim

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, öğrenci affı ile ilgili taslağın hazırlandığın bildirirken, Eğitim Hakkı Platformu 'www.ogrenciaffi.org.' temsilcileri Bakan Çelik'e af bekleyen öğrencilerin, affın kapsamı ve süresi ile ilgili taleplerini sundu.

-Bakan Çelik, platform temsilcilerine, "Kapsamın 2005-2008 yılları arasında olması yönünde bir düşünceye sahibim. Ama süre konusu netlik kazanmadı, çalışmalar sürüyor" dedi.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, öğrenci affı ile ilgili taslağın hazırlandığın bildirirken, Eğitim Hakkı Platformu 'www.ogrenciaffi.org.' temsilcileri Bakan Çelik'e, af bekleyen öğrencilerin, affın kapsamı ve süresi ile ilgili taleplerini sundu.

Öğrenci affı bekleyen gençler tarafından kurulan ve öğrenci affının çıkarılması amacıyla yoğun çalışmalar yürüten Eğitim Hakkı Platformu www.ogrenciaffi.org temsilcileri Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'e çıkarılması planlanan öğrenci affı yasasının süresi ve kapsamı ile ilgili taleplerini sundu. Bakanlık bünyesinde başlatılan çalışma için çiçek ve çikolatayla Bakan Çelik'e teşekkür eden platformu temsilcileri, çıkarılacak yasanın süre kapsamının geniş tutulmasının gerekliliğini Çelik'e anlattılar.

Bakan Çelik, "Yine mi af platformu? Burada da mı buldunuz beni" diyerek platform temsilcilerine takıldı. Görüşme esnasında platform temsilcileri Çelik`e öğrencilerin sorunlarını giderecek önerilerin olduğu bir dosya verdiler. Çelik öğrenci affı ile ilgili olarak, "Kapsamın 2005-2008 yılları arasında olması yönünde bir düşünceye sahibim. Ama süre konusu netlik kazanmadı, çalışmalar sürüyor. Ayrıca taşı delen suyun gücü değil devamlılığıdır. 50 ton suyu bir anda bir mermerin üzerine boşaltırsan hiç bir şey olmaz, ama 100 kilo su devamlı şekilde damlayarak mermeri eritir, bu gençlerde bu şekilde taleplerini bize devamlı yılmadan ilettiler. Yasanın süre kapsamı konusunda öğrenciler devamlı geriye dönük taleplerle geliyor ama neden 2005 yılı öncesini de kapsamalı, gerekçesi nedir, beni ikna etmeleri lazım. Gerekçeleri haklı bir zemindeyse değerlendiririz" diye konuştu.

-ÖĞRENCİ AFFININ KAPSAMI 1981 YILINDAN BAŞLAMALI-

Eğitim Hakkı Platformu tarafından hazırlanan ve Bakan Çelik'e sunulan dosyada, Öğrenci Affı Kanunu kapsamının YÖK'ün kuruluş yılı olan 1981 yılından itibaren alınması istenirken, "Aksi taktirde bir çok mağdur öğrenci yine bu aftan yararlanamayacaktır" denildi. Platform, dikey geçişlerdeki intibak sürecinin yeniden değerlendirilip yapılandırılması gerektiğini kaydederken, yasadan faydalanacakların öğrenim kredisi borçlarının ertelenmesi gerektiğine de işaret edildi. Talepler içerisinde Yurtkur imkanlarının aftan yararlanan öğrencilere de tahsis edilmesi gerektiği kaydedildi.

Haberler.com

Flaş! Ek Zam Oranları Açıklandı

15 Ağustos'tan itibaren sağlanacak ek zam oranları belli oldu. Ek zam miktarlarını Başbakan Erdoğan İstanbul'da düzenlediği basın toplantısında açıkladı. Buna göre en düşük memur maaşına 103 YTL ek zam yapılacak. Memur maaşına ise 112 YTL ek zam yapılacak. İşte Erdoğan`ın açıkladığı zam oranları.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "eşit işe eşit ücret" kapsamında memura yapılacak ek zam miktarlarını İstanbul'da çalışma ofisinde gerçekleştirdiği basın toplantısı ile açıkladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan memura "eşit işe eşit ücret"i sağlamak için hazırlanan kararnameyle belirlenen ek zam oranlarını açıklarken, en düşük memur maaşının 2007 Aralık ayında 843 YTL iken 2008 Ağustos ayı itibariyle bin 119 YTL'ye çıktığını söyledi.

Erdoğan, söz konusu ek zammın bütçeye getirdiği yükün bu yıl için 947 milyon YTL olduğunu belirtirken, bakanlıkların döner sermayesi ile belediye gelirlerinin tek bir havuzda toplanması neticesinde söz konusu yükün bütçeye etki etmeyeceğini söyledi.

Yapılan ek zam ile ilgili düzenleme ile en düşük memur maaşında yüzde 10, ortalama memur maaşında ise yüzde 8.4 oranında artış sağlandığını anlatan Erdoğan şu bilgileri verdi:

"Bu yılın içindeki artışlarla bu düzenlemedeki yaptığımız artışlar birlikte değerlendirildiğin memur maaşlarında önemli miktarda artış sağlandığı görülecektir. Aile yardımı ödeneği dahil en düşük memur maaşı 2007 Aralık ayında 843 lira iken 2008 Ağustos ayında bin 119 YTL'ye çıktı. Öğretmen maaşı, bin 37 YTL iken bin 334 YTL'ye, mühendis maaşı 2007 Aralık ayında bin 512 YTL iken 2008 Ağustos ayında bin 992 YTL'ye, teğmen maaşı 2007 Aralık ayında bin 645 YTL iken 2008 Ağustos ayında 2 bin YTL'ye, araştırma Görevlisi maaşı 2007 Aralık ayında bin 1187 YTL iken 2008 Ağustos ayında bin 553 YTL, polis maaşı 2007 Aralık ayında bin 406 YTL iken 2008 Ağustos ayında bin 776 YTL'ye çıkmıştır. Böylece asgari geçim indirimden kaynaklı artış hariç, 2008 yılında en düşük memur maaşında -özellikle buna dikkat çekiyorum- yüzde 22.7, ortalama memur maaşında ise yüzde 18.5 oranına artış getirmiş oluyoruz. "

DÜZENLEMENİN BÜTÇEYE YÜKÜ 947 MİLYON YTL

Erdoğan, bu düzenleme sonucunda kamu personelinin kurumlar arası var olan ücret dengesizliğinin giderilmesi ve "eşit işe eşit ücret" sağlanması yönünde önemli mesafe kaydetmiş olunduğunu söyledi. Erdoğan, düzenlemenin tüm kamu çalışanlarına hayırlı olması dileğinde bulundu.

Erdoğan, bir gazetecinin yeni artışın bütçeye ne kadar ek yük getireceği ve ek yükün nasıl karşılanacağı yönündeki soruya şöyle cevap verdi:

"Bunun bütçeye getirdiği yük, 2008'le ilgili olarak 947 milyon YTL. Bütün bunlarla ilgili olarak bazı bakanlıklarımızda döner sermaye ile ilgili olarak havuzlarda toplananları artık tek bir havuzda topluyoruz. Ve bunun yanında yine aynı şekilde bu çalışmayı biz belediye gelirlerinde de yapmıştık. Orda bunları tek havuzda toplamak sureti ile ek yük getirmeden her bakanlığın kendi yapmış olduğu bu dengelemeyi merkezi anlayışa dağıtmayı planladık. Yani ek yük filan gelmiyor."

AKP hükümeti olarak kamu personelinin hak ettiği yaşam standartlarını sürekli olarak yükseltmeyi temel bir öncelik kabul ettiklerini anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bugüne kadar kamu personeline hep enflasyonun üzerinde bir artış sağladık. 5,5 yıllık iktidarımız döneminde hiçbir zaman enflasyona kamu personelimizi memuruyla, işçisiyle ezdirmedik. Ayrıca kamu çalışanları arasında mümkün olduğunca ücret adaletini sağlamayı temel bir prensip olarak daima gözettik. Bu kapsamda, kamu personelinden ek ödemesi olmayanların aylıklarının iyileştirilmesi ve ücret adaletinin sağlanması amacıyla yaptığımız yasal bir düzenlemenin ayrıntılarını da şimdi sizlere bakan arkadaşlarımızla birlikte açıklıyoruz."

Erdoğan, bu düzenleme çerçevesinde aylıklarda yapılacak artış tutarlarının Bakanlar Kurulu tarafından belirlendiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu belirleme yapılırken memurlarımızın hak ettikleri yaşam düzeyine kavuşabilmelerine imkan sağlamak üzere aylık artış tutarları mümkün olduğunca yüksek tutulmuştur. Bunun ideale ulaşan bir yapı olduğunun iddiası içerisinde değiliz ama ülkemizin ekonomik şartları neye müsaade ediyorsa, bu şartları zorlamak suretiyle reel ekonomi açısından zorlamak suretiyle böyle bir düzenlemeyi yapmış bulunuyoruz. Ayrıca düşük aylık alan memurlarımızın aylıklarında daha fazla artış sağlanmıştır."

Hürriyet

Ünlülerin mezun olduğu `prestij okullar` satılmayacak

Milli Eğitim Bakanlığı, siyasetçilerin de aralarında bulunduğu ünlü isimlerin mezun olduğu okulları, "şehir merkezlerinde kalan binaları ekonomiye kazandırma" projesinden muaf tuttu. Bakan Çelik, `prestij okullar`ın satılmayacağı konusunda güvence verdi

Meclis`te yapılan düzenlemenin ardından şehir merkezlerinde kalan okullar satılarak ekonomiye kaynak sağlanacak. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı, ünlü isimlerin mezun olduğu okulları bu uygulamadan muaf tuttu. Buna göre cumhurbaşkanları Turgut Özal, Ahmet Necdet Sezer ve Abdullah Gül gibi isimleri mezun eden okullar satış kapsamının dışında tutulacak. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Türkiye genelinde sayıları 50`yi geçmeyen "prestij okulları"nı koruyacaklarını ve kesinlikle satılmayacağını söyledi. Çelik, "Bu prestij okullar eğitim ve öğretim faaliyetlerine devam edecekler. Satılmaları söz konusu değil." dedi.

Geçtiğimiz haftalarda Meclis`ten geçen ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül`ün onayını bekleyen yasa ile şehirlerde iş merkezlerinin ortasında kalan okullar satılabilecek. Maliye Bakanlığı`nın 500 milyon YTL gibi yüksek bir rakam beklediği bu satışlar ile çok sayıda yeni okul yapılabilecek. Yasa yürürlüğe girmeden yeni bir tartışma başladı. Rant değeri yüksek olan birçok köklü okulu endişe sardı. Aralarında bakanların da bulunduğu çok sayıda isim Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik`e giderek, "Benim okuduğum okul da satılacak mı?" diye sordu. Vefa, İstanbul Erkek Liseliler ve Kabataş Erkek Liseliler Vakfı yöneticileri de okullarının satılabileceği kaygısı ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül`ü ziyaret ederek yardım istedi. Cumhurbaşkanı Gül de, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik`i arayarak konu ile ilgili bilgi aldı. Köşk ziyaretinden sonra Vefa, Kabataş ve İstanbul Lisesi vakıf yöneticilerini makamında kabul eden Milli Eğitim Bakanı Çelik, "Okullarınız eskiden olduğu gibi eğitime devam edecek. Bu okulları satma düşüncemiz hiç olmadı." diyerek güvence verdi. Yanlış anlamaları gidermek için açıklama yapan Çelik, prestij okullarına dokunulmayacağını vurguluyor. Bakan Çelik`in verdiği bilgilere göre, satılması düşünülmeyen okullar arasında merhum Turgut Özal ile Cumhurbaşkanı Gül`ün mezun olduğu Kayseri Lisesi, eski cumhurbaşkanları Süleyman Demirel ile A.Necdet Sezer`in okuduğu Afyon Lisesi de bulunuyor. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile emekli başsavcı Vural Savaş`ın okuduğu Antalya Lisesi, ANAP`lı eski bakanlardan merhum Adnan Kahveci, eski Adalet Bakanı H.Sami Türk ve eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu`nu mezun veren Kabataş Erkek Lisesi, eski TBMM Başkanı Hikmet Çetin, Prof. Dr. İlber Ortaylı`nın okuduğu Ankara Atatürk Lisesi de satış kapsamı dışında tutulacak.

Zaman

KKTC üniversitelerini tercihte yüzde 80 artış

KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavları (ÖSYM) sonuçlarındaki tercihlere göre bu yıl 8 bin 638 öğrencinin KKTC`deki üniversitelere yerleştirildiğini, bu rakamın geçen yıla oranla yüzde 80 arttığını açıkladı.

KKTC Başbakanı Soyer, halka da, KKTC`deki öğrencileri kendi evlatları gibi kabul edip, onlara sahip çıkmaları çağrısında bulundu.

Başbakan Soyer bugün yaptığı yazılı açıklamada, Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ), Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ), Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ), Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Kuzey Kıbrıs`ın hızlı ve sürekli gelişen yeni bir trend içine girdiğini kaydetti.

"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti`nde üniversitelerimiz, gerek hükümetimizin desteği, gerek kendi girişim ve yeteneklerini geliştirmeleri, gerekse de halkımızın her kesiminin desteği ile hızlı ve sürekli gelişen yeni bir trend içine girmiştir" diyen Soyer, KKTC`deki üniversitelere yerleştirilen öğrenci sayısında 2007`de 2006`ya oranla yüzde 40`lık bir artış olduğunu, bu yılki artışın ise yüzde 80 olduğunu belirtti.

Bu rakamın içinde özel yetenek, ek yerleştirim ve 3. ülkelerden geçiş ve direkt geçişlerin olmadığına işaret eden Soyer, bunlar da eklenince rakamın artacağını kaydetti.

-HALKA ÇAĞRI-

Bütün spekülatif davranışlardan uzak durulmasını ve öğrencilere yardımcı olunmasını isteyen KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, halka şu çağrıyı yaptı:
"Bütün yurttaşlara çağrı yapıyorum, bu öğrencileri kendi evladımız gibi kabul edelim. Bu öğrencilerin yerleşmesi, ülkemizi tanıması için onlara hep birlikte yardımcı olalım ve sahip çıkalım. Üniversitelerimize destek olalım.

Spekülatif kısa günün karından uzak durmamız gerekmektedir. Bütün insanlarımızın, ülkemize her yönde katkı getirecek olan bu yeni sürece desteğini artıracağına inanırım. Spekülatif bütün davranışlardan uzak duralım.

Bütün yörelerde yerel yönetimlerimiz, devletin ilgili birimleri ve tüm halkımızın, ev kiralarından yurtlara, öğrencilerin zamanlarını geçireceği mekanların düzenlenmesinden fiyat kontrolüne ve ulaşımdan her türlü noktaya kadar üniversitelere gerekli desteği vermesi ve bu olaya sahip çıkması gerekiyor."

İlerleyen günlerde ek kontenjanlar ve 3. ülkelerden gelecek öğrencilerin sayısını artırmak için yapacakları girişimlere herkesin destek olması gerektiğini de belirten Soyer, "Hedefimiz, Kuzey Kıbrıs`ta, 43 bin 709 olan öğrenci sayısını, 60 bine çıkarmaktır" ifadesini kullandı.

Hürriyet

15 Ağustos 2008 Cuma

ÖSS`de ek yerleştirmeler 1-8 Eylül tarihlerinde olacak

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, ÖSS'de ek yerleştirmeye ilişkin takvimin henüz belirlenmediğini, ancak geçen yılki ek yerleştirme takvimine yakın tarihler olacağını bildirdi. Yarımağan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üniversitelere kayıtların 1-8 Eylül 2008 tarihleri arasında gerçekleştirileceğini kaydetti. Üniversitelerde kayıtlar sonrasında boş kalacak kontenjanların belirlenmesi gerektiğini söyleyen Yarımağan, bu kontenjanlarla birlikte merkezi yerleştirmede boş kalan kontenjanlara yerleştirme yapılacağını ifade etti.

Bu yıl merkezi yerleştirme sonucunda üniversitelerde yaklaşık 17 bini meslek yüksekokullarında olmak üzere toplam 24 bin boş kontenjan kaldığını ifade eden Yarımağan, bu yıl yerleşen aday sayısının geçen yıla göre yaklaşık 200 bin arttığını, bunlardan 100 bine yakınının Açıköğretime yerleştiğini kaydetti.

"DOLULUK ORANI GEÇEN YILA GÖRE ARTTI"

Tüm programlarda doluluk oranında geçen yıla göre yükselme olduğunu kaydeden Yarımağan, "Örneğin geçen yıl bu aşamada KKTC'deki üniversitelerde doluluk oranı yüzde 40 idi bu yıl yüzde 50'yi geçti" dedi.

Ek yerleştirme başvuruları geçen yıl 1-4 Ekim tarihleri arasında alınmıştı. Ek yerleştirmeye, merkezi yerleştirmede bir yükseköğretim programına yerleştirilmiş olan adaylar (Açıköğretim Fakültesinin kontenjansız programlarına yerleşenler hariç) başvuramıyor. Ek yerleştirmede tercih yapabilmek için, hiçbir yere yerleştirilmemiş veya Açıköğretim Fakültesinin kontenjansız programlarına yerleştirilmiş olmak gerekiyor.

Özel yetenek sınavı ile öğrenci alan yükseköğretim programlarına kesin kayıt yaptırmış olanlar da ek yerleştirmeye başvurabiliyor.

Haberler.com

ÖSS`de dereceye girenlerden 3`ü ODTÜ, 2`si Bilkent`te okuyacak

ÖSS`de dereceye girenlerden 3`ü ODTÜ Elektrik-Elekronik Mühendisliği bölümünü, 2`si Bilkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünü burslu kazandı.

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, halen bir üniversitede okuyan ancak bu yıl da sınava girerek derece yapan adaylardan EA-2 ve SÖZ-2 puan türü birincisi Çağrı Berk Onuk, SÖZ-2 ikincisi Çağrı Sert, SÖZ-2 üçüncüsü Murat Ahıskalı, EA-2 ikincisi ve DİL birincilerinden Oğuzhan Atay ve yine DİL birincilerinden Mehmed Burak`ın yeniden tercih yapmadıklarını bildirdi.

Yarımağan`ın verdiği bilgiye göre, EA-1, SAY-1 ve SÖZ-1 birincisi Fırat Cem Yücel ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliğine, EA-1, SAY-1 ve SÖZ-1 ikincisi Ayşe Betül Uslu İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesine, EA-1 ve SAY-1 ve SÖZ-1 ikincisi Mehmet Canver ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliğine, EA-2 üçüncüsü Salih Keçoğlu Sabancı Üniversitesi Ekonomi-Yönetim Bilimleri Programlarının burslu bölümüne, SAY-2 birincisi Orkun Bildir ile SAY-2 ikincisi Samet Karakülah Bilkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliğinin burslu bölümününe, SAY-2 ikincisi Ömürcan Kumtepe ODTÜ Elektrik-Elektonik Mühendisliği bölümüne yerleşti.

DİL birincilerinden Melis Gülbo Laebens de Boğaziçi Üniversitesi İktisat bölümünü kazandı

Haberler.com

ÖSS`de en başarılı illerimiz

ÖSS ve YDS yerleştirme sonuçları açıklandı. Peki en başarı illerimiz hangileri?
ÖSS sonuçlarına göre sayısal ve eşit ağırlıklı puan türlerinde en başarılı il olan Denizli`den sınava giren 18 bin 29 adaydan 3 bin 567`si lisans programlarına, 1673`ü sınavsız geçişle, 585`i ÖSS ile ön lisans programlarına, 3 bin 374`ü de Açıköğretim Fakültesine yerleşti.

 

Sözel ağırlıklı puan türüne göre en başarılı il olan Kırşehir`de ise 7 bin 75 adaydan 1139`u lisans programlarına, 652`si sınavsız geçişle 279`u ÖSS ile ön lisans programlarına 1100`ü de Açıköğretim Fakültesine girdi.

Sınava Ankara`dan giren 130 bin 964 adaydan 23 bin 678`i lisans olmak üzere toplam 71 bin 271, İstanbul`dan giren toplam 270 bin 115 adaydan 42 bin 639`u lisans olmak üzere toplam 157 bin 451`i; İzmir`den giren toplam 83 bin 66 adaydan 14 bin 172`si lisans olmak üzere toplam 46 bin 59`u bir yükseköğretim programını kazandı.

Haber  10

2008 ÖSYM istatistikleri...

ÖSS ve YDS yerleştirme sonuçlarına göre, tercih yapan 1 milyon 179 bin 944 adaydan 505 bin 83'ü örgün eğitim veren üniversitelere yerleşirken 265 bin 230`u bir lisans programına yerleşmeye hak kazandı. Açıköğretim programlarına yerleşen 328 bin 432 öğrenci ile birlikte bu yıl 833 bin 521 kişi üniversiteli oldu.

- ÖSS ve YDS yerleştirme sonuçlarına göre, tercih yapan 1 milyon 179 bin 944 adaydan 505 bin 83'ü örgün eğitim veren üniversitelere yerleşirken 265 bin 230`u bir lisans programına yerleşmeye hak kazandı. Açıköğretim programlarına yerleşen 328 bin 432 öğrenci ile birlikte bu yıl 833 bin 521 kişi üniversiteli oldu.

ÖSS'de 1 milyon 574 bin 928 tercih hakkı bulunan adaydan 1 milyon 179 bir 944 aday tercihte bulundu. Tercih yapanların 876 bin 210'u liselerden 207 bin 685'i meslek liselerinden 96 bin 49'u sınavsız geçiş ile meslek liselerinden yapıldı.

-505 BİN 83 KİŞİ BU YIL ÜNİVERSİTELİ OLDU-

Devlet Üniversiteleri'nde lisans programlarına 224 bin 910 kişi yerleşirken, 125 kişilik kontenjan boş kaldı. Ön lisans programlarına ise 220 bin 416 kişi yerleşirken, 6 bin 612 kişilik kontenjan boş kaldı. Devlet üniversitelerine toplam 445 bin 326 öğrenci yerleşti. Vakıf Üniversiteleri'ne ise lisans programlarına 30 bin 929, ön lisans programlarına ise 19 bin 45 öğrenci yerleşti. KKTC Üniversiteleri'ne ise toplamda 8 bin 143 öğrenci yerleşirken bunların 7 bin 751'i lisans, 392'si ise ön lisans programlarına yerleşti. KKTC üniversitelerinde 5 bin 775 kişilik lisans bin 888 kişilik ise ön lisans kontenjanı boş kaldı. ÖSS'de diğer ülkelerdeki üniversitelere ise toplam bin 640 öğrenci yerleşirken bunların tamamı da lisans programlarına 303 kişilik lisans programı ise boş kaldı. Bu yıl yapılan ÖSS'de toplam 265 bin 230 aday lisans, 239 bin 853 aday ön lisans programlarına olmak üzere 505 bin 83 kişi bir üniversiteye yerleştirildi.

Açıköğretim Programlarına ise toplam 328 bin 432 kişi yerleşti. Açıköğretim programlarına yerleşen öğrencilerin 197 bin 614'ü lisans, 130 bin 818'i ise ön lisans programlarına yerleşti. Kontenjan sınırlaması olan açıköğretim programlarına yerleşen öğrenci sayısı ise 2 bin 594'ü lisans olmak üzere 3 bin 94 oldu.

2008 ÖSS'de üniversiteye en fazla düz liseler öğrenci gönderirken, en başarılı okullar ise Öğretmen Liseleri oldu. 880 bin 398 kişinin başvurduğu düz liselerden 104 bin 212'si bir lisans programına yerleştirilirken, 112 bin 583'ü önlisans, 192 bin 148'si ise açıköğretim programlarına yerleştirildi.

-EN BAŞARILI OKULLAR FEN, ÖĞRETMEN VE ANADOLU LİSELERİ-

Yerleşme yüzdesi bakımından en başarılı okul olan fen liselerinden 5 bin 978 adayın yüzde 67.39 gibi yüksek bir kısmı olan 4 bin 29 aday lisans programlarına yerleşti. Öğretmen liselerinde ise 18 bin 150 adayın yüzde 63.13'ü gibi yüksek bir kısmı olan 11 bin 459 kişi lisans programlarına yerleşti. Öğretmen liseli adayların 219'u ön lisans, 887'si ise Açıköğretim fakültesine girdi. Anadolu Liseleri'nden ise 111 bin 955 kişi başvurmasına karşın bu adayların yüzde 52'si olan 58 bin 218'i lisans programlarına yerleşti.

Özel Fen liselerinde 2 bin 228 adayın yüzde 51.34'lük kısmı olan bin 144 öğrenci lisans programlarına yerleşti.

Başarısı yüksek olan Yabancı Dilde Eğitim Yapan Özel Liselerden ise 24 bin 419 aday bulunurken, bunların yüzde 43.8'i olan 10 bin 698 kişi lisans programlarına yerleşti. Yabancı Dil Ağırlıklı Liselerden ise 149 bin 376 başvuru gelirken bunların yüzde 35.95'i olan 53 bin 702'si lisans programlarına yerleşti.

-TEKNİK OKULLAR DA YERLEŞME ORANI DÜŞÜK KALDI-

En başarısız okullar ise Ticaret Meslek Liseleri oldu. Ticaret Meslek Liseleri'nden 78 bin 490 adayın sadece yüzde 2.01'i olan bin 581 kişi lisans programına yerleşirken, , 25 bin 113'ü sınavsız geçiş, 589'u ise sınavla ön lisans programlarına yerleşti. En başarısız okullardan olan endüstri meslek liselerinde ise 139 bin 620 adayın sadece yüzde 4.25'i olan 5 bin 945'i lisans programlarına yerleşirken, 42 bin 668'i sınavsız geçiş, bin 496'sı ise sınavla ön lisans programlarına yerleşti.

İmam hatip liselerinden ise ÖSS'ye başvuran 59 bin 481 adaydan yüzde 6.16'sı olan 3 bin 668'i lisans programlarına yerleşti. İmam hatip liselilerin 3 bin 64`ü ön lisans programlarına, 24 bin 929`u ise Açıköğretim programlarına yerleşti.

Okul Türü Başvuran Lisans

Lise 880.398 104.212

Lise (Yab.Dil Ağırlıklı) 149.376 53.702

Özel Lise 10.719 3.093

Anadolu Lisesi 111.955 58.218

Yab. Dil. Eğt. Y.Özel L. 24.419 10.698

Fen Lisesi 5.978 4.029

Özel Fen Lisesi 2.228 1.144

Askeri Lise 1.470 300

Akşam Lisesi 233 2

Özel Akşam Lisesi 5.457 397

Sosyal Bilimler Lisesi 90 83

Spor Lisesi 110 6

Polis Koleji 98 26

Güzel Sanatlar Liseler 3.652 25

Öğretmen Liseleri 18.150 11.459

İmam Hatip Liseleri 59.481 3.668

Ticaret Meslek Liseleri 78.490 1.581

Teknik Liseler 16.933 1.450

Endüstri Meslek Liseler 139.620 5.945

Kız Meslek Liseleri 87.217 3.451

Sağlık Meslek Liseleri 36.161 558

Otelcilik ve Turizm M. L. 8.479 1.019

Sekreterlik Meslek Liseleri 106 2

Astsubay Hazırlama Okulu 1.165 7

Diğer Meslek Liseleri 4.232 149

Diğer 159 6

Genel Toplam 1.646.376 265.230

-LİSANS PROGRAMLARINA YERLEŞENLERİN 127 BİNİ KIZ ÖĞRENCİ-

ÖSS ile üniversiteye yerleşenlerin 373 bin 231'i kız öğrenci, 460 bin 284'ü ise erke öğrencilerden oluştu. Lisans programlarına ise 127 bin 778 kız, 137 bin 452 erkek öğrenci yerleşirken, ön lisans programlarına sınavla 66 bin 530 kız, 74 bin 793 erkek öğrenci yerleşti. Sınavsız geçiş ile ön lisans programlarına yerleşenlerin ise 31 bin 320'si kız öğrenci olurken, 67 bin 210'u ise erkek öğrenci oldu.

ÖSS 2008'e bin 301'i ÖSS, 70'i sınavsız geçişe başvuran toplam bin 371 engelli bulunurken, bunların 173'ü lisans, 44'ü sınavsız ön lisans, sınavlı 134'ü in lisans, 388'i ise açıköğretim programlarına yerleşti.

-İLLERİN BAŞARISI-

Sınava Ankara`dan giren 130 bin 964 adaydan 23 bin 678`i lisans olmak üzere toplam 71 bin 271, İstanbul`dan giren toplam 270 bin 115 adaydan 42 bin 639`u lisans olmak üzere toplam 157 bin 451`i, İzmir`den giren toplam 83 bin 66 adaydan 14 bin 172`si lisans olmak üzere toplam 46 bin 59`u bir yükseköğretim programını kazandı.

ÖSS sonuçlarına göre en başarılı illerden olan Denizli`den sınava giren 18 bin 29 adaydan yüzde 19.78'i olan 3 bin 567`si lisans programlarına yerleşti. Bursa'dan sınava giren 48 bin 533 adaydan yüzde 19.13'ü olan 9 bin 285'i lisans programlarına Antalya'dan ise sınava giren 36 bin 75 adaydan yüzde 19.07'si olan 6 bin 883 öğrenci lisans programlarına yerleşti.

Yükseköğretim programlarına kayıtlar 1-8 Eylül 2008 tarihleri arasında yapılacak. Adaylar, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından sağlanan burs, kredi, katkı kredisi ve yurt başvurularını ise bugünden başlamak üzere 24 Ağustos 2008 tarihine kadar https://yurtkur.osym.gov.tr internet adresinden yapabilecek.

Haberler.com

Lise birincilerinden 719`u açıkta kaldı

Lise birincilerinden ÖSS ve sınavsız geçiş için başvuran toplam 4 bin 260 adaydan 3 bin 541`i yerleşirken 719`u açıkta kaldı.

ÖSS`de kız adaylardan 127 bin 778`i, erkek adaylardan 137 bin 452`si bir lisans programına yerleşmeye hak kazandı.

Devlet üniversitelerinin lisans programlarında 125, vakıf üniversitelerinin lisans programlarında 1151, KKTC`deki üniversitelerde 7 bin 751, diğer ülkelerdeki üniversitelerde 303 olmak üzere toplam 7 bin 354 kontenjan boş kaldı.

Ön lisans programlarında ise devlet üniversitelerinde 6 bin 612, vakıf üniversitelerinde 8 bin 507, KKTC`deki üniversitelerde 1888 kontenjan dolmadı.

Yerleştirme sonuçlarına göre, fen ve Anadolu liseleri en başarılı liseler oldu.

Fen liselerinden başvuran toplam 5 bin 978 adaydan 4 bin 174`ü bir yükseköğretim programına yerleşti.

Anadolu liselerindeki 111 bin 955 adaydan 58 bin 218`i (yüzde 52) lisans, 4 bin 199`u ön lisans programlarına, 6 bin 291`i de Açıköğretim Fakültesine girdi.

Özel liselerden sınava başvuran 10 bin 719 adaydan 3 bin 93`ü lisans (yüzde 28`i), 1275`i ön lisans, 1652`si de Açıköğretim Fakültesini kazandı.

Özel fen liselerinden başvuran 2 bin 228 adaydan 1144`ü (yüzde 51) lisans, 50`si ön lisans programına, 148`i de Açıköğretim Fakültesine yerleşti.

Öğretmen liselerinden başvuran 18 bin 150 adaydan 11 bin 459`u lisans (yüzde 63`i), 219`u ön lisans, 887`si Açıköğretim Fakültesini kazandı.

Endüstri meslek lisesi mezunu 139 bin 620 adaydan 5 bin 945`i (yüzde 4) lisans programlarına yerleşirken, 42 bin 668`i sınavsız geçişle, 1496`sı ÖSS ile ön lisans programlarına, 24 bin 892`si Açıköğretim Fakültesine girme hakkı kazandı.

İmam hatip liselerinden sınava başvuran 59 bin 481 adaydan 3 bin 668`i (yüzde 6`sı), 3 bin 64`ü ön lisans programlarına, 24 bin 929`u Açıköğretim Fakültesine yerleşti.

Daha önce üniversiteye yerleşmiş 377 bin 720 adaydan 25 bin 614`ü lisans, 45 bin 949`u ön lisans, 93 bin 9`u Açıköğretim Fakültesine yerleşmeye hak kazandı.

ÖSS sonuçlarına göre sayısal ve eşit ağırlıklı puan türlerinde en başarılı il olan Denizli`den sınava giren 18 bin 29 adaydan 3 bin 567`si lisans programlarına, 1673`ü sınavsız geçişle, 585`i ÖSS ile ön lisans programlarına, 3 bin 374`ü de Açıköğretim Fakültesine yerleşti.

Üniversitelere kayıtlar 1-8 Eylül 2008 tarihleri arasında yapılacak. Adaylar, kayıt için gerekli evrakla birlikte yerleştirildikleri üniversitelere başvurarak kaydolabilecekler.

Haberler.com

Açık Öğretim öğrencileri için ek sınav haftasonu yapılacak

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından Açıköğretim ve Mesleki Açıköğretim liselerinde öğrenim görenlerden kredi eksiği bulunan veya başarısız öğrencilere tanınan ek sınav hafta sonu yapılacak.

Sınava; 2007-2008 eğitim-öğretim yılı 2. dönemi itibarıyla öğrencilik durumu aktif veya donuk olan, Açıköğretim Lisesinden mezun olabilmesi için bir dönemde alabileceği en fazla 40 kredi veya daha az kredi eksiği bulunan, Açıköğretim Lisesi 3 yıllık `genel lise` programına kayıtlı olup en az 5 dönem veya üzerinde eğitim görmüş olan, Mesleki Açıköğretim Lisesine kayıtlı olup en az 6 dönem veya üzerinde eğitim görmüş, yüz yüze eğitimini ve stajını tamamlamış, mezun olabilmesi için 40 krediye kadar eksiği bulunan, lise ara sınıf öğrencisi olarak Mesleki Açıköğretim Lisesine kayıt yaptıran ve Mesleki Açıköğretim Lisesinde en az bir kez sınava girmiş olup tasdiknamesinde alacağı meslek dersi bulunmayan ve stajını tamamlamış olanlar ile lise ara sınıflarından ayrılarak Açıköğretim Lisesi Genel Lise programına kayıt yaptıran ve Açıköğretim Lisesinde en az bir kez sınava girmiş olup 2007-2008 öğretim yılının I. ve/veya II. döneminde öğrenim görmüş olan öğrenciler katılacak.

Sınav için belirlenen kriterlere uyan öğrencilerin 30 Temmuz 2008 tarihine kadar İl Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerine başvurmuş olmaları gerekiyor. Hafta sonu yapılacak ek sınav, 81 il merkezinde gerçekleşecek.

Haberler.com

Lisans programlarında 7 bin 354 kontenjan boş kaldı

ÖSS ve YDS yerleştirme sonuçlarına göre tercih yapan 1 milyon 179 bin 944 adaydan 265 bin 230`u bir lisans programına yerleşmeye hak kazandı.

ÖSYM`nin internet sitesinden yapılan açıklamada, 15 Haziran 2008 tarihinde gerçekleştirilen ÖSS ile 22 Haziran 2008 tarihinde gerçekleştirilen YDS sonuçlarına ağırlıklı ortaöğretim başarı puanlarının katılmasıyla hesaplanan Y-ÖSS puanlarına göre adayların yükseköğretim programlarına merkezi yerleştirme işlemlerinin sonuçlandığı, yerleştirme işleminin sınavsız geçiş hakkına sahip meslek lisesi mezunlarını da kapsadığı kaydedildi.

Açıklamaya göre, tercih yapma hakkı bulunan 1 milyon 574 bin 928 adaydan 1 milyon 179 bin 944`ü ÖSYM`ye tercih listesi gönderdi.

Tercihte bulunan adaylardan 265 bin 230`u lisans (4 ve daha fazla yıl süreli) programlarına yerleşmeye hak kazandı. Lisans programlarında toplam 7 bin 354 kontenjan boş kaldı. Tercih yapan adaylardan toplam 239 bin 853`ü ön lisans programlarına yerleşirken, bu programlarda toplam 17 bin 7 kontenjan dolmadı.

Böylece tercihte bulunan adaylardan toplam 505 bin 83 aday ön lisans ve lisans programlarına yerleşmiş oldu. Ön lisans ve lisans programlarında toplam 24 bin 361 kontenjan boş kaldı.

Açıköğretimde ise 197 bin 614 aday lisans, 130 bin 818 aday da ön lisans programlarına yerleşti.

ÖSYM`nin açıklamasında 2008-ÖSYS sınav sonuç belgelerinin adaylara gönderilmeyeceği, adaylara ilişkin yerleştirme kimlik bilgilerini içeren fotoğraflı aday listelerinin elektronik ortamda üniversite rektörlüklerine iletileceği bildirildi.

Haberler.com

Anadolu liselerindeki iptale ilişkin mahkeme kararı

Anadolu liselerindeki iptale ilişkin mahkeme kararı

Atamaları iptal edilen anadolu lisesi öğretmenlerine yol gösterecek karar haberimizde sunduğumuz temyiz kararı ve bu dosyada bulunan İzmir 1. İdare Mahkemesinin kararları gereğince 2005/73 sayılı Genelge doğrultusunda atanıp, daha sonra atamaları iptal edilen, sınav kazanmamış ama daha önce Anadolu Lisesinde çalışmış öğretmenlerin atamalarının iptal edilemeyeceğine dair kararı ektedir

Bu kararlar, Daha önce Anadolu liselerinde çalışan öğretmenlerin Danıştay kararıyla iptal edilen 2005/73 Sayılı Genelge kapsamında görevden alınmaları halinde tekrar görevde kalmalarını sağlayabilecek, buna örnek olabilecek bir karardır.

Bakanlığın bu karar üzerine, yeni davaların açılmasını önlemek için 2005/73 sayılı genelgeye göre atanıp ta görevden alınan, ama daha önce Anadolu liselerinde çalışan öğretmenlerin kararnamelerini iptal ederek Anadolu liselerinde çalışmalarının yolunu açmalıdır.

İzmir 1. İdare Mahkemesinin kararı

14 Ağustos 2008 Perşembe

Eğitim Sen`den toplu sözleşme eylemi

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) üyesi bir grup, toplu sözleşme taleplerini dile getirmek için Milli Eğitim Bakanlığı önünde eylem yaptı.

Kızılay`da bulunan Milli Eğitim Bakanlığı bahçesinde toplanan Eğitim Sen üyesi yaklaşık 100 kişi, toplu sözleşme talebiyle eylem yaptı. Sendika Başkanı Zübeyde Kılıç ve baraberindeki heyet, toplu sözleşme talebini iletmek üzere Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ile bakanlıkta görüşürken, dışarıdaki eylemciler ise "Toplu sözleşme hakkımız söke söke alırız", "Hak verilmez alınır zafer sokakta kazanılır" diye slogan attı.

Bakan Çelik ile görüştükten sonra bir açıklama yapan Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Çelik, toplu sözleşme taleplerini Bakan Çelik`e ilettiklerini söyleyerek; iş güvencesi, sosyal ve özlük hakların korunması ile demokratik taleplerinin gerçekleştirilmesinin ancak grev ve toplu sözleşme hakkının kullanılması ile mümkün alacağını ifade etti. Yapılan basın açıklamasından sonra bir süre daha slogan atan eylemciler daha sonra olaysız bir şekilde dağıldı.

Haberler.com

Genel lise mezunları 1.5 yılda Endüstri Meslek Lisesi diploması alabilecek

Genel lise mezunlarının Endüstri Meslek Lisesi diploması sahibi olabilmeleri için Sakarya Endüstri Meslek Lisesi`nde Telafi Eğitimi Programı açıldı.

Edinilen bilgiye göre, hafta içi gece ve hafta sonları yoğunlaştırılmış olarak uygulanacak Telafi Eğitimi Programının 1,5 yılda tamamlanması öngörülüyor. Açılan programları başarıyla tamamlayan genel lise mezunları Endüstri Meslek Lisesi diploması almaya hak kazanacak.

2008-2009 Eğitim öğretim yılı başında başlayacak Telafi Eğitimi Programı için ön kayıtlar devam ediyor. 29 Ağustos`a kadar sürecek ön kayıtlarda adaylardan nüfus cüzdanı fotokopisi ve genel lise diplomasının onaylı fotokopisi isteniyor. Endüstri Meslek Lisesi diploması sahibi olmak isteyen genel lise mezunlarının alınacağı telafi eğitimi için kesin kayıtlar 1 -5 Eylül tarihleri arasında yapılacak.

Sakarya Caddesi üzerindeki Sakarya Anadolu Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi`nde uygulanacak telafi eğitimi programı kapsamında; Elektrik-Elektronik Teknolojileri, Makine Teknolojileri, Metal Teknolojileri, İnşaat Teknolojileri ve Ahşap Teknolojileri alanları açılacak.

Meslek lisesi mezunları genel liselilere göre daha kolay iş bulabiliyor. Bu sebeple telefi eğitimine büyük ilgi gösterileceği belirtiliyor.

Haberler.com

OKS 2. yerleştirme sonuçları yarın açıklanacak

Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme Sınavı (OKS) 2. yerleştirme sonuçları yarın açıklanacak.

Yerleştirme sonuçları Milli Eğitim Bakanlığının www.meb.gov.tr internet adresinden öğrenilebilecek. Herhangi bir okula yerleşmeye hak kazanan öğrenciler, kayıtlarını, 16-22 Ağustos arasında yaptırabilecekler. Kayıtlardan sonra boş kalan kontenjanlar 23 Ağustosta açıklanacak. Boş kontenjanlar için 24-25 Ağustosta "tercihte yükselme" başvurusu alınacak ve 1 Eylülde sonuçlar duyurulacak. 2-4 Eylül arasında da tercihte yükselme sonucunda yerleşmeye hak kazanan adayların kayıtları yapılacak.

Haberler.com

13 Ağustos 2008 Çarşamba

İstanbul`da okul servis ücretlerine yüzde 14 zam

İstanbul`da 2008-2009 eğitim-öğretim yılında okul servis ücretlerinde yüzde 14 artış yapıldığı bildirildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada, İstanbul`da okul servis ücretlerine İstanbul Ticaret Odasının yüzde 29, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin ise yüzde 28 fiyat artışı talep ettiği bildirildi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) tarafından zam taleplerinin görüşüldüğü ifade edilen açıklamada, "Alınan karar gereği teklifler kabul edilmemiş, servis ücretlerine 2008-2009 eğitim-öğretim yılında yüzde 14 fiyat düzenlemesi, UKOME kararıyla uygun görülmüştür" denildi.

Haberler.com

Erciyes Üniversitesi`ne 20 ülkeden 100 yabancı öğrenci

Erciyes Üniversitesine (EÜ) aralarında Tanzanya ve Myanmar`ın da bulunduğu 20 ülkeden 100 yabancı uyruklu öğrenci kayıt hakkı kazandı.

ÖSYM tarafından yapılan Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı`nda (YÖS) başarılı olan öğrenciler aldıkları puana göre çeşitli üniversitelere yerleştiriliyor.

Son 7 yılda yaklaşık 452 yabancı öğrenciye lisans eğitiminin verildiği EÜ`de, halen 317 yabancı öğrenci çeşitli fakülte ve yüksek okullarda eğitim görüyor.

2008 YÖS sonucu da aralarında Suriye, İran, Irak, Almanya, Endonezya, Moldova, Gürcistan, Çin, Filistin, Tanzanya, Myanmar ve Moğolistan`ın da bulunduğu onlarca ülkeden toplam 100 öğrenci 2008-2009 eğitim döneminde EÜ`ye kayıt hakkı kazandı.

Daha çok tıp ve makine mühendisliği ile İngiliz dili ve edebiyatı bölümünü tercih eden yabancı öğrenciler, yerleştirildikleri bölümlere 1-8 Eylül tarihleri arasında kayıt yaptırabilecekler.

EÜ`ye Türk Cumhuriyetleri Sınavı sonucunda da 21 öğrenci kayıt hakkı kazandı. Bu öğrencilerin kayıt tarihleri ise daha sonra açıklanacak.

Son dakika

Marmara`da deprem olasılığı yüzde 60

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Gülay Altay, "Marmara Bölgesi`nin belli bir deprem tehlikesi taşıdığını ve bu depremin 30 yıl içinde olmasını öngördüklerini" ifade ederek, depremlerin öngörülmesinden, tahmininden ziyade hazırlıkların yoğunlaştırılmasının önemine dikkat çekti.

Altay, üzerinden 9 yıl geçen Marmara Depremi sonrası yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Türkiye`de 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren büyüklü küçüklü 5 bin civarında deprem olduğunu belirten Altay, genellikle Bala-Ankara, Çameli-Denizli`de yoğunlaşma olduğunu, son zamanlarda Ege Denizi ile Marmara Denizi içerisinde ufak da olsa depremler kaydedildiğini söyledi.

Gülay Altay, Kandilli Rasathanesinin depremlerin kaybedilmesi, parametrelerin belirlenmesi ve çözümlerinin yapılması yönünde teknolojik olarak ne gerekiyorsa, uluslararası ölçekte ne yapılıyorsa gerçekleştirmeye çalıştığını ifade ederek, "Şu anda istasyonlarımız yeni teknoloji ile donatılıyor, 114 civarındaki cihazlardan 78`i yeni teknoloji ihtiva ediyor" dedi.

Marmara ve Ege bölgelerindeki hareketliliğin normal kabul edilmesi gerektiğini vurgulayan Altay, sözlerine şöyle devam etti:

"Son dönemde özellikle Çameli-Denizli depremlerini izliyoruz. Bunlar Ege`de de son günlerde izlediğimiz depremler. Marmara ve Ege bölgelerinde bulunan faylar deprem üretme potansiyeline sahiptir, normal aktivitelerdir. Hatta 5,5 ve üzeri depremleri de üretebilirler. Dolayısıyla Türkiye açısından bakıldığında yapılması gereken, depremlerin öngörülmesinden, tahmininden ziyade hazırlıkların yoğunlaştırılmasıdır."

"TÜRKİYE`NİN DEPREMSELLİĞİNİ ANLAMAK"

Prof. Dr. Gülay Altay, "depremin ne zaman olacağını kısa vadede tahmin etmenin mümkün olmadığını" dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kandilli Rasathanesi olarak çalışmaları yoğunlaştırdığımız konu, mümkün olduğu kadar Türkiye`nin depremselliğini iyi anlamak. Araştırmacı arkadaşlarımız deprem üreten kaynakları inceliyorlar, mevcut depremleri değerlendiriyorlar. Herhangi bir kısa dönem öngörüsü söz konusu değil. Dünyada da böyle bir çalışma ancak araştırma safhasında..."

Altay, geçmiş depremlere, mevcut aktiviteye bakılarak uzun vadeli olası bir deprem yeri tahmin edilebildiğini ifade ederek, "Marmara Bölgesi belli bir deprem tehlikesi taşıyor, buradaki deprem olasılığının yüzde 60 mertebesinde olduğunu ifade ediyoruz. Bu depremin 30 yıl içinde olmasını öngörüyoruz ama zamanını kısa dönem olarak tespit etmek mümkün değil" diye konuştu.

"BELLİ TARİH PANİĞE SEVK EDER"

Prof. Dr. Gülay Altay, depremin son derece "kaotik bir olay olduğunu" ifade ederek, belli tarihlerden söz etmenin halkı paniğe sevk edeceğini kaydetti.

Altay, deprem riskinin ve tehlikesinin varlığını bilerek buna hazırlıklı olmanın, hem paniğe kapılmamak anlamında hem de yaşanılan mekanların depreme dayanıklı olması anlamında önem taşıdığını söyledi.

Depreme karşı bilinçlenme konusunda 1999 öncesi ve 1999 sonrası arasında çok büyük fark olduğunu dile getiren Altay, şöyle konuştu:

"Depremin etkilerinin gündemde olması, üniversitelerde yapılan çalışmalar, bilim insanlarının çalışmaları, basınla iletişimin artması, şüphesiz bilinçlenmeyi önemli ölçüde etkiledi. Ama yeterince yaygın hale daha getirebilmiş değiliz."

Prof. Dr. Altay, deprem bilincinin yerleşmesi konusunda pek çok kurum ve kuruluşun çalışmalar yaptığını belirterek, İstanbul`da ve Marmara bölgesinde çok daha etkili çalışma yapılması gerektiğini bildirdi.

Halkın da eğitimlere ilgi göstermesi, yapılan çalışmalara talebin artması gerektiğini kaydeden Altay, "Bunun da son derece olumlu yönde geliştiğini düşünüyorum. Yapılmayanlar tabi ki çok, ama ülkenin imkanları ölçüsünde ve bu konuda sorumluluk taşıyan kurumların yapabildikleri bence hızla ilerliyor, ben çok fazla olumsuz bakmıyorum" diye konuştu.

Haber 10

Öğrenci affı Gül`ün önünde

12 Eylül`den bu yana af bekleyen onbinlerce öğrencinin beklediği haber bu sefer geliyor.

Eylül tarihinden itibaren okullarından uzaklaştırılmış on binlerce üniversite öğrencisinin merakla beklediği "Öğrenci Affı" ile ilgili çalışmalar, planlamalar hızlandı. Bu çalışmaları Posta Gazetesi yazarı Fatih ÖZTÜRK yazdı.

Geçen yıldan beri Eğitim Hakkı Platformu`nun öğrenci affı konusunda yaptıkları girişimleri desteklemiş, konuyu gündemde tutmak adına birçok kez bu köşeden afla ilgili gelişmeleri duyurmuştum.

Tam bu iş kapandı derken yeni bir haber geldi.

Eğitim Hakkı Platformu, topladığı binlerce imza ve öğrencilerin durum değerlendirmesi raporlarıyla beraber "Öğrenci Affı Yasa Teklifi Önerisi"ni Cumhurbaşkanı Abdullah Gül`e sundu.

Öğrenci affı bekleyen gençler tarafından kurulan ve öğrenci affının çıkarılması amacıyla yoğun çalışmalar yürüten Eğitim Hakkı Platformu, milletvekilleri, parti liderleri derken iki yılın ardından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül`ün kapısını af için çaldı.

Platform temsilcileri bir haftada topladıkları imzaları ve binlerce öğrencinin durumlarının değerlendirildiği öğrenci profili araştırma raporunu da Cumhurbaşkanlığı makamına iletti. Cumhurbaşkanlığına sunulan `Yükseköğretim kanununa Geçici Maddeler Eklenmesine Dair Kanun` teklifinde, 12 Eylül 1980 tarihinden bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar kendi isteği ile ilişiği kesilmiş öğrencilere dört sınav hakkı verilmesi talep ediliyor.

Bu arada, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik de on binlerce öğrencinin merakla beklediği öğrenci affıyla ilgili bürokratlarına bir taslak hazırlamaları için emir verdiğini açıkladı.

Milli Eğitim Bakanlığı ile YÖK arasında öğrenci affı ile ilgili yazışmalar sürerken, YÖK, 4 boyutta öğrenci affı konusunu irdeleyerek bu incelemeleri bir rapor haline getirecek. Taslak metnin Eylül ayı ortasında tamamlanarak Bakanlar Kurulu`na sunulması planlanıyor. Bakanlar Kurulu`nun da onaylaması halinde en geç Ekim ayına kadar yasa tasarısı Meclis`e göndermesi bekleniyor.

Haydi hayırlısı...

Posta

Öğrenci harçlarına zam geliyor !

Üniversite katkı paylarının, 2008-2009 akademik yılı için yüzde 10 oranında artırılması önerildi.

Üniversite öğrencileri arasında "harç" olarak adlandırılan katkı paylarının, 2008-2009 akademik yılı için yüzde 10 oranında artırılması önerildi.

YÖK, üniversite öğrencilerinden alınan katkı paylarının, "enflasyon oranı da gözetilerek yüzde 10 oranında artırılması" önerisini Milli Eğitim Bakanlığına sundu. Milli Eğitim Bakanlığı da öneride değişiklik yapmayarak, Maliye Bakanlığına iletti. Katkı paylarına yapılacak zam oranı Bakanlar Kurulunca kararlaştırılacak. Karar, Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecek. Harçlara yüzde 10 zam yapılması önerisinin değiştirilmeden onaylanması halinde fakültelerin katkı payları 2008-2009 akademik yılında 266-550 YTL arasında değişecek.

Açıköğretim Fakültesinin harç miktarı 61 YTL'den 67 YTL'ye yükselecek. Üniversitelerde en yüksek katkı payını, öğretim süresi 6 yıl olan tıp fakültesi öğrencileri ödüyor.

En düşük harç miktarı açıköğretim öğrencilerinden alınıyor. Yüzde 10 zam yapılması halinde katkı paylarının miktarları yaklaşık şöyle olacak: Tıp fakülteleri 550 YTL, diş hekimliği ve eczacılık fakülteleri 466 YTL, veteriner fakülteleri 364 YTL, tıbbi biyolojik bilimler ve fizik tedavi ve rehabilitasyon programları, teknik eğitim fakülteleri 266 YTL, İTÜ İşletme Fakültesi 379 YTL, mühendislik, mimarlık, mühendislik-mimarlık, inşaat, makine, maden, elektrik-elektronik, kimya metalürji, mühendislik ve teknik, uçak ve uzay bilimleri, ziraat ve orman fakülteleri 365 YTL, gemi inşaat ve deniz bilimleri, deniz bilimleri, su ürünleri, denizcilik, tekstil teknik ve tasarım, sanat ve tasarım, güzel sanatlar fakülteleri 300 YTL, fen, fen-edebiyat (fen programı), dil ve tarih-coğrafya, ilahiyat, eğitim, mesleki eğitim, sağlık eğitim, endüstriyel sanat eğitim, ticaret turizm eğitimi, mesleki yaygın eğitim, eğitim bilimleri, edebiyat, iletişim bilimleri ve iletişim fakülteleri 268 YTL, hukuk, iktisat, işletme, siyasal bilgisayar, iktisadi ve idari bilimler 285 YTL.

YÜKSEKOKULLAR

Yüksekokullar içinde de en fazla katkı payını devlet konservatuvarı ve sivil havacılık ve yabancı diller yüksekokulu öğrencileri ödeyecek. Katkı payları devlet konservatuvarlarında 550 YTL, sivil havacılık ve yabancı diller yüksekokullarında 443 YTL olacak. Mesleki teknoloji, tütün eksperliği, ev ekonomisi yüksekokulları öğrencileri 195, bankacılık ve sigorta, uygulamalı bilimler, ilahiyat meslek, sağlık, hayvan sağlığı, endüstriyel sanatlar, takı teknolojisi ve tasarımı, beden eğitimi ve spor, spor bilimleri teknolojisi, fizik tedavi ve rehabilitasyon, sağlık teknolojisi, hemşirelik, sosyal hizmetler, sağlık idaresi, ulaştırma, turizm ve otelcilik işletme ve turizm işletme ve otelcilik ve engelliler entegre yüksekokulları ile tapu kadastro, sağlık hizmetleri, sivil havacılık, sosyal bilimler, teknik bilimler, yerel yönetimler, su ürünleri ve adalet yüksekokulları öğrencileri 179 YTL katkı payı verecek. Lisastüstü öğrenim ücreti 244 YTL'ye yükselecek. İsteyen öğrenciler katkı payını YURTKUR'dan kredi olarak alabiliyor. Katkı payları, öğrenciler tarafından yükseköğretim kurumlarınca kamu bankalarından herhangi birinde açtırılan hesaba yatırılıyor. YURTKUR'dan katkı kredisi almaya hak kazanan öğrenciler adına belirlenen katkı payı miktarları, bu kurum tarafından ilgili üniversiteye aktarılıyor. Katkı payları, eğitim-öğretim yılı başlarında kayıt olma ve yenileme sırasında iki eşit taksitte ödeniyor.

Haber 3

İşçi-memur ayrımı kalkıyor !

Başbakan Erdoğan, çalışma hayatında devrim niteliğinde bir kararını açıkladı...

Hükümet ile memur sendikaları arasında zam pazarlığı devam ederken, Başbakan Tayyip Erdoğan`dan önemli bir açıklama geldi. Memur-Sen Başkanı Ahmet Gündoğdu ve beraberindeki heyeti kabulünde değerlendirmeler yapan Erdoğan, kamuda işçi-memur ayrımının kaldırılması gerektiğini söyledi. Erdoğan, Memur- Sen`in kamu çalışanlarına ilişkin taleplerini dinledikten sonra şöyle konuştu:

`Artık kamuda, işçi-memur ayrımının kaldırılması lazım. Buna itiraz eden olmaz herhalde. Kamu sendikalarını birleştirelim, ayrım olmamalı. Ben bu kadar batı ülkelerini gezdim, mevzuatlarını incelettim. Hiçbir ülkede böyle bir ayrım yok. İşçi sendikaları ile memur sendikaları ayrı değil. Sendikalar aralarında uzlaşsın, bu uzlaşılmayacak bir mevzu değil. Siz aranızda görüşerek belli bir noktaya getirin, ondan sonrası bizim işimiz. Türk-İş, Kamu-Sen, Memur- Sen, tüm sendikalar bir araya gelip konuşsun, biz de yasama olarak üzerimize düşeni yapalım, yasayı çıkaralım. Bir olun, güçlü olun."

Başbakan Erdoğan Memur- Sen yöneticilerini kabul etmiş ve onların taleplerini dinlemişti.

MEMUR-SEN ne istedi?

Memur-Sen görüşmede Başbakan Erdoğan`dan şu taleplerde bulundu:

*Türkiye`deki tüm toplum kesimlerini içinde barındıracak sivil, demokratik, çağdaş bir anayasa hazırlansın.
* Kamu çalışanlarına yasayla toplu sözleşme hakkı verilsin.
* İşçi-memur ayrımı kaldırılsın.
* Büyüme, çalışanlara yansıtılsın.
* Ücretliler için vergi diliminde 5 puanlık indirime gidilsin.
* Kamu çalışanlarına verilecek ek ödeme 15 Ağustos itibarıyla en az 100 YTL`den başlasın, yapılan işe göre, 150-200 YTL`ye çıkarılsın.
* Eşleri çalışmayanlar için eş yardımı 120 YTL`ye çıkarılsın, çocuk yardımında ise sınırlama kaldırılarak en az 25 YTL olsun ve bütün çocuklara verilsin.
* KEY ödemeleri ile ilgili Konfederasyon temsilcilerinin de yer aldığı bir komisyon kurulsun.

Takvim

YÖK Rektör Adaylarını Açıkladı!!!

YÖK, yeni kurulan 23 üniversite için belirlenen rektör adaylarını açıkladı

YÖK`ten yapılan açıklamada, dün gerçekleştirilen Genel Kurul toplantısında, Cumhurbaşkanı`na sunulmak üzere her üniversite için belirlenen 3 isme ve sıralarına yer verildi.

Buna göre, üniversiteler, adayların sıraları ve isimleri şöyle:

AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. İlyas Doğan, 2. sırada Prof. Dr. İrfan Aslan, 3. sırada Prof. Dr. Abdullah Çağlar.

ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. Rüstem Kaya, 2. sırada Prof. Dr. Muhittin Görmüş, 3. sırada Prof. Dr. Ramazan Korkmaz.

ARTVİN ÇORUH ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. Mehmet Duman, 2. sırada Prof. Dr. Kemal Tanju Hepgül, 3. sırada Prof. Dr. Fahameddin Başar.

BARTIN ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. Ramazan Kaplan, 2. sırada Prof. Dr. Refik Turan, 3. sırada Prof. Dr. Hasret Çomak.

BATMAN ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. Abdüsselam Uluçam, 2. sırada Prof. Dr. Göksenin Eseller, 3. sırada Prof. Dr. Ergin Öztürk.

BAYBURT ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. İ. Hakkı Aydın, 2. sırada Prof. Dr. Murat Mollamahmutoğlu, 3. sırada Prof. Dr. Hanefi Saraç.

BİNGÖL ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. Nihat Dilsiz, 2. sırada Prof. Dr. Gıyaseddin Baydaş, 3. sırada Prof. Dr. Mehmet Atilla Gür.

BİTLİS EREN ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. Abdullah Bayram, 2. sırada Mahmut Doğru, 3. sırada Prof. Dr. Kenan Arınç.

ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. Ali İbrahim Savaş, 2. sırada Prof. Dr. Hasan Onat, 3. sırada Prof. Dr. Sabahattin Balcı.

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. İhsan Günaydın, 2. sırada Prof. Dr. Necmettin Tozlu, 3. sırada Prof. Dr. Osman Bektaş.

HAKKARİ ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. İbrahim Belenli, 2. sırada Prof. Dr. Ekrem Atalan, 3. sırada Prof. Dr. İlhan Yıldız.

IĞDIR ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. İbrahim Hakkı Yılmaz, 2. sırada Prof. Dr. Fatih Nuray, 3. sırada Prof. Dr. Sami Özcan.

KARAMANOĞLU MEHMETBEY ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. Sabri Gökmen, 2. sırada Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu, 3. sırada Prof. Dr. Hakkı Gökbel.

KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. İlhan Kocaarslan, 2. sırada Prof. Dr. Mustafa Aykaç, 3. sırada Prof. Dr. Ulvi Şeker.

KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. İsmail Güvenç, 2. sırada Prof. Dr. Ahmet Hamdi Aydın, 3. sırada Prof. Dr. Kamuran Güçlü.

MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. Mehmet Zeki Taner, 2. sırada Prof. Dr. Serdar Bedii Omay, 3. sırada Prof. Dr. Kadri Balcı.

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. Nihat İnanç, 2. sırada Prof. Dr. Osman Özcan, 3. sırada Prof. Dr. Mustafa Oflaz.

NEVŞEHİR ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. Ekrem Erdem, 2. sırada Prof. Dr. Filiz Kılıç, 3. sırada Prof. Dr. İsa Özkan.

OSMANİYE KORKUT ATA ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. Enver Alper Güvel, 2. sırada Prof. Dr. Nebahat Sarı, 3. sırada Prof. Dr. Orhan Büyükalaca.

SİİR ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. Recep Ziyadanoğulları, 2. sırada Prof. Dr. Sadık Büyükbaş, 3. sırada Prof. Dr. Hüseyin Mısırdalı.

ŞIRNAK ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. Ali Akmaz, 2. sırada Prof. Dr. Altan Alperen, 3. sırada Prof. Dr. Halil Çiçek.

TUNCELİ ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. Aziz Polat, 2. sırada Prof. Dr. Durmuş Boztuğ, 3. sırada Prof. Dr. Cahit Kalkan.

YALOVA ÜNİVERSİTESİ: 1. sırada Prof. Dr. Mustafa Solak, 2. sırada Prof. Dr. Ömer Torlak, 3. sırada Prof. Dr. M. Niyazi Eruslu.

Haberler.com

25 yıldır gönüllü fizik dersi veriyor

Koç Üniversitesi fizik profesörü Nihat Berker, 66 üniversite öğrencisine ücretsiz ders verdi. Berker, 10 yıldır Türk öğrencilere eğitim veriyor..

Humbolt Araştırma Ödülü`nü Türkiye`ye getiren ilk profesör Koç Üniversitesi öğretim üyesi Nihat Berker, 25 yıldır üniversite öğrencilerine ücretsiz fizik dersi veriyor. Uzun yıllar ABD`de MIT`de (Massachusetts Institute of Technology) öğretim üyesi olarak görev yapan Berker, 10 yıl önce Türkiye`ye döndü. 25 yıldır fizik alanında yetenekli ve gelecek vaat eden gençlere çeşitli ülkelerde gönüllü olarak ücretsiz fizik dersleri veren profesör, bu işi artık Türkiye`de yapıyor. Bu yıl Feza Gürsey Enstitüsü`nde 25 üniversiteden 66 öğrenci, 12 gün boyunca Berker`den yoğunlaştırılmış fizik dersi aldı. Öğrenciler Berker`in dışında ders saatlerinin sonunda da çeşitli üniversitelerden gelen öğretim üyelerinin seminerlerine katılma şansı da buldu. Derslerin devam ettiği 12 gün boyunca enstitüde kalan ve İstanbul dışından gelen öğrencilerin otobüs masrafları barınma ve yemekleri de TÜBİTAK tarafından karşılandı. Öğrenciler, derslerin sonunda bir yazılı ve birde sözlü sınava tabi tutuldu ve başarılı olanları birer sertifika aldı. Türkiye`de bir ilk olan bu derslere kızlarında katılımının yüksek olduğunu söyleyen Berker, bu yıl yine bir ilki yaşama geçirecek ve lise öğrencileri için de ders verecek. 12 günlük ücretsiz derslere katılmak için başvuran 187 öğrenciden 100`ünün kabul edildiğini anlatan Berker, bu öğrencilere ancak kahvaltı ve öğle yemeğinin verileceğini ifade etti.


Sabah

Mardinli gençler, yönetmenliği Hollywood`da öğrenecek

Uluslararası Gençlik Film Yapım Atölyesi Projesi kapsamında Türkiye`de 72 öğrenciye film yönetmenliği eğitimi verilecek. Proje Mardin, Sivas, Antakya, Edirne, Konya ve Artvin`de uygulanacak ve her şehirden 12 genç seçilecek.

ABD Dışişleri Bakanlığı`nın desteğiyle yürütülecek proje için bu illerden öğrencilerin 1,5 ay içinde başvuru yapması gerekecek. Türkiye ve ABD`de gerçekleştirilecek film yapım atölyesine lise ve üniversite öğrencileri katılabilecek. Türkiye ayağı bir yıl sürecek proje sanat, beşeri bilimler ve fen bilimleri konularında eğitim veren State University of New York at Fredonia tarafından koordine edilecek. Proje kapsamında öğrenciler, konulu film ve belgesel film türleri, senaryo yazımı, kamera, ses, ışık ve montaj teknikleri konularında eğitilecek. Ekimde başlayacak Türkiye`deki 1 yıllık eğitimin ardından 6 şehirden şeçilen 3`er öğrenci 2 haftalığına ABD`ye götürülecek. Öğrenciler burada ABD`li ailelerin yanında kalacak ve çektikleri filmlerin gösterildiği film festivallerine katılacak. Projenin uygulanacağı şehirler, bu kentlerin sosyal ve coğrafi yapıları ile ekonomik durumları göz önünde bulundurularak seçilecek. Atölye çalışması için Mardin`in pilot bölge seçildiği projeye başvurular www.filmturkey.net adresinden yapılabilecek.

Zaman

12 Ağustos 2008 Salı

İstanbul trafiğine okul önlemi

İstanbul`da, okulların açılacağı 8 Eylül pazartesi günü trafik sıkışıklığının yaşanmaması için önlemler alındı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamada, 2007-2008 eğitim ve öğretim yılında 1310 okulda 11 bin 554 servis aracının 190 bin 358 öğrenci taşıdığı, 2008-2009 eğitim ve öğretim yılında 5 bin okulun eğitim ve öğretime başlayacağı ifade edildi.

Bu yıl okul servislerinin okul çevresindeki İSPARK otoparklarına okul giriş ve çıkış saatlerinde 30 dakika ücretsiz park edecekleri belirtilen açıklamada, alınan kararlar şöyle sıralandı:

``-Öğrenci servisleri, okulların açıldığı ilk gün trafiğe boş çıkmamaları için bir hafta önceden öğrenci kayıtlarını bitirecek.

Öğrencilerin alınacakları yerler önceden belirlenecek.

-Servisler mutlaka öğrenciyi evinden alıp, evine bırakacak. Öğrencisiz kesinlikle servise çıkılmayacak.

-Gönüllü öğretmen ve öğrenciler, okul önlerinde öğrenci geçişlerini yönlendirecek.

-Memurlar mesaiye saat 09.00`da başlayacak.

-8, 9 ve 10 Eylül günü İETT, Özel Halk Otobüsleri, vapurlar, deniz motorları, metro, hafif metro sabah 06.00-10.00 saatleri ile öğleden sonra 16.00-20.00 saatleri arasında ücretsiz olacak.``

Açıklamada, İstanbul`da trafiği etkileyecek büyük inşaat çalışmalarının tamamlandığı, metrobüs yol çalışmasının ise okullar açılmadan bitirileceği belirtildi.

Asfaltlama çalışmalarının gece devam etmesi nedeniyle şehir içi trafiği etkilemediği, Sağmacılar Viyadüğü`ndeki deprem güçlendirme çalışmalarının okulların açılmasından önce tamamlanacağı kaydedilen açıklamada, alınan diğer kararlar şöyle sıralandı:

``-İETT, 800 ek otobüs seferi koyacak.

-İDO, kış tarifesine geçerek ek sefer koyacak.

-Okul servis araçları, Asya ve Avrupa yakası arasında arabalı vapurlardan öncelikle yararlanacak.

-Yollarda olabilecek hasarlı kazalara anında müdahale edilecek, çeşitli güzergâhlarda çekiciler hazır bekletilecek.

-Çöp kamyonları gündüz çöp toplaması yapmayacak. Çalışmalar gece tamamlanacak.

-Trafik akışını sağlamak için 7 bin polis görev yapacak. Okulların açılacağı gün, büro hizmeti yapan polisler, ilçe emniyet müdürlükleri personeli trafik düzeninin sağlanmasına yardımcı olacak.

-İl Jandarma Komutanlığı, sorumluluk bölgesi olan 12 ilçede 315 trafik ekibi ile okul çevrelerinde görev yapacak.

-Trafik sıkışıklığı yaşanmaması için ana arterlerde 1000 zabıta memuru trafik ekiplerine yardımcı olacak.

-Taksici esnafı `kısa mesafe` diyerek yolcu almamazlık yapmayacak.

-Özellikle kavşaklar ve döner adalarda geçiş üstünlüğüne riayet edilmesi trafik sıkışıklığını büyük ölçüde rahatlatacak.``

Haberler.com

Google Haberler Yayında!!!

``Google Haberler``, bugün Türkiye`de yayın hayatına girdi. Türkiye`deki internet kullanıcıları sitede, 400`den fazla Türkçe kaynaktan sağlanan en son haberlere erişebilecek

Google Türkiye`den yapılan yazılı açıklamada, geniş kapsamlı bir haber arama hizmeti olan Google Haberler`in, kullanıcılara tüm dünyadan binlerce haber kaynağına ulaşma ve böylece haberleri dakikası dakikasına takip edip, ``birçok farklı bakış açısını yansıtan geniş bir fikir yelpazesine kolaylıkla erişme`` olanağı tanıdığı belirtildi.

Google Haberler`in, kullanıcıları bir haberle ilgili birçok farklı yayından çeşitli yazıları okumaya ve ilgilerini çekebilecek bir konuyla ilgili arama yapmaya teşvik ettiği kaydedildi.

Google Haberler`in Türkçe sürümüne ``http://news.google.com.tr`` sitesinden ulaşılabileceği ve yeni sunumla beraber GoogleNews`in, artık 22 farklı dilde, 40`ın üzerinde bölgesel sürümde hizmete başlamış olduğu aktarıldı.

Açıklamada, kullanıcıların, bir haberin tamamını okumak için haber başlığını tıkladığında doğrudan yayıncının internet sitesine yönlendiriliği vurgulandı.

Google Haberler Ürün Müdürü Grim Iversen, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Google Haberler`in, hem kullanıcılar hem de yayıncılar için ``harika`` bir fırsat olduğunu ifade ederek, şöyle dedi:

``Amacımız, kullanıcıların aradıkları haberleri olabildiğince kısa sürede bulmalarına yardımcı olmak. Google Haberler, kullanıcıların tüm dünyadaki yayıncıların en son haber başlıklarına kolaylıkla göz atmalarını ve isterlerse yayıncının sitesindeki haberleri okumalarını sağlıyor. Kullanıcılar için haber aramayı daha kolay bir hale getirerek daha çok insanın daha fazla yayın içeriğini bulmasına yardım ediyoruz. Okuyucular, daha önceden bilip sevdikleri yayıncıların haberlerinin yanı sıra, belki de varlıklarından haberdar bile olmadıkları kaynakların haberlerine de ulaşabiliyor. Okuyucular daha fazla habere kavuşurken yayıncılar da sitelerinde daha fazla okuyucuyla buluşuyor.``

Google Türkiye Pazarlama Müdürü Mustafa İçil de, ``Google Haberler`e Türkiye`den de ulaşılabildiği için çok heyecanlı olduklarını belirterek, ``Ana dilimizde haber aramak ve bu haberlere göz gezdirmek, birçok haber kaynağındaki habere erişebileceğimiz ve yepyeni bakış açılarını keşfedebileceğimiz anlamına geliyor`` dedi.

Son dakika

YÖK Genel Kurulu toplandı

YÖK Genel Kurulu, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan`ın başkanlığında toplandı.

YÖK binasındaki toplantıda, yeni kurulan 23 üniversitenin rektör adaylarının belirleneceği öğrenildi.

 

Haberler.com

Üniversitelerin burslarına eleştiri

ODTÜ Metalürji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi ve Rektör Danışmanı Prof. Dr. Bilgehan Ögel, üniversitelerin ÖSS`de başarılı olan öğrencilere yüksek miktarlarda burslar vermelerini eleştirdi.

Ögel, diğer üniversiteler gibi ODTÜ`nün de ÖSS`de başarılı öğrencilere burs verdiğini kaydetti. Sayısal-2 alanında ilk 50`ye, Eşit Ağırlıklı-2 alanında ilk 15`e girenler ile tüm puan türlerinde birinci olup ODTÜ`yü tercih ederek kayıt yaptıranlara burs sağlandığını anlatan Ögel, burs miktarının 325 YTL olduğunu, ODTÜ olarak son 2 yıldır ilk 50`ye giren öğrencilere burs verildiğini, bundan önce ise ilk 100`e girenlere burs sağlandığını anlattı.

"Bunu belki ilk 25 ile de sınırlayabiliriz. Çünkü bu konuda fazla rekabetin doğru olmadığını düşünüyoruz" diyen Ögel, "Bu konuda rahatsızlığımız var. Son yıllarda bu iş üniversiteler arasında biraz futbolcu transferine döndü. Karşımızdakinin öğrenci olduğunu, onun psikolojisini unutmamalıyız. O bir futbolcu değil, öğrencidir. Onun psikolojik yapısını daha da önemlisi toplumsal sorumluluk bilincini köreltmemeliyiz. 2000-2500 YTL aylık burs alan, örneğin elektrik-elektronik mühendisliği bölümünde okuyan bir öğrenci, işe girdiği zaman büyük bir olasılıkla 2 bin 500 YTL ile işe başlamayacak, maaşı daha düşük olacak. Belki vardiya mühendisi olacak. Dolayısıyla o kişinin `Ben öğrenciyken bile daha fazla burs alıyordum` demesi doğru değil diye düşünüyoruz. Bizim verdiğimiz 325 YTL belki biraz az ama dereceye giren öğrencilere YURTKUR da burs veriyor. Bunlar toplandığında belirli bir miktar yapıyor. Onların toplumsal sorumluluk bilincini zayıflatmamalıyız. O açıdan fazla bursu eleştiriyorum. Yoksa onlara bir ödül vermek, bu çalışmalarının karşılığını vermek, ailelerine olan bağımlılıklarını azaltmak, ailelerine rahat nefes aldırtmak üniversitenin görevi tabii ki" dedi.

Haberler.com

YouTube özgürlüğüne kavuşuyor

Atatürk`e hakaret eden içerik nedeniyle 6 hazirandan beri kapalı olan video paylaşım sitesi YouTube, yerelleşme sayesinde yasaktan kurtuluyor.

6 Haziran`dan beri kapalı olan YouTube yakında açılabilir. Peki hangi formül düşünülüyor?

Telekomünikasyon Kurumu yetkilileri ve YouTube temsilcileri arasında yapılan görüşmelerde, sitenin Türkiye`ye özgü bir arama motoru kurması kararlaştırıldı. Siteye .tr ya da com.tr uzantılı adreslerden girildiğinde, İnternet Güvenliği Yasası`na göre suç sayılan Atatürk`e hakaret, porno, müstehcenlik, kumar ve intihara özendirme gibi içeriğe sahip videolar ayıklanacak.

Kurum başkanı Tayfun Acarer, YouTube`un Almanya, Çin ve ABD için de benzer uygulamalara gittiğini belirterek, Türk kullanıcıları YouTube`a "ülke hassasiyetlerini dikkate alan youtube.tr ya da youtube.com.tr adreslerinden giriş yapmaya" davet etti. Ayrıca site Türkiye`ye bir temsilcilik açacak ve bundan böyle Türkiye ile YouTube arasındaki hukuki ve idari işlemler bu vasıtayla yürütülecek.

Haber  7

Anadolu liseleri öğretmen sınavındaki 4 soru iptal

Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Spor Liseleri, Anadolu Liseleri Öğretmenlerinin Seçme Sınavı'nda 4 soru yanlış olduğu gerekçesiyle iptal edildi. Milli Eğitim Bakanlığı Ölçme ve Değerlendirme Daire Başkanı Nadir Çalış, söz konusu soruların her aday için doğru olarak kabul edileceğini açıkladı.

Milli Eğitim Bakanlığı, 28 Haziran 2008 tarihinde yapılan Fen Liseleri. Sosyal Bilimler Liseleri, Spor Liseleri, Anadolu Liseleri Öğretmenlerinin Seçme Sınavı'yla ilgili şikayetleri değerlendirdi. Türk Eğitim-Sen'in "B" kitapçığı İmam Hatip Lisesi Meslek Dersleri-Arapça alanı 86.,87.,89. ve 90. sorular ile Türk Dili ve Edebiyatı / Dil ve Anlatım / Türk edebiyatı alanı 58., 66. ve 70. sorularına itirazı değerlendiren MEB, Arapça alanı 86.,87.,89. ve 90. soruları yanlış oluduğu gerekçesiyle iptal etti. Milli Eğitim Bakanlığı Ölçme ve Değerlendirme Daire Başkanı Nadir Çalış, tarafından konu ile ilgili gönderilen yazıda, söz konusu 4 sorunun her aday için doğru yapılmış olarak kabul edileceğini, diğer sorularda ise hata olmadığını kaydetti. Söz konusu yazıya ek olarak sorularla ilgili rapor da gönderilirken, diğer soruların neden yanlış olmadığına da açıklık getirildi.

Sınavda başarılı olanların, puan üstünlüğü esasına göre atamaları yapılacak.

Haberler.com

Duymak İstediğimiz Haber Bu

Üniversitelerden nihayet, "türban ve rektörlük seçimleri" dışında, gerçekten "üniversiteye ait" bir haber geldi. Haber Yeditepe Üniversitesi`nden bir buluş.

Yeditepe Üniversitesi uzmanları diş kökündeki hücreden embriyonik hücre üretmeyi başardığını açıkladı.

Yeditepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Bedrettin Dalan, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Fikrettin Şahin yönetimindeki bir grup bilim insanının yaptığı yeni programlamayla bundan sonra hücresel gen tedavisinin emniyetli bir şekilde yapılmasının önünün açıldığını bildirdi.

Çalışmanın kamuoyuna tanıtımı amacıyla Yeditepe Üniversitesi 26 Ağustos Yerleşkesi'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Dalan, eskiden insanda sadece göbek bağında ve daha sonra diş kökünde var olduğu ispatlanan kök hücreyi yeniden programlayarak bir nevi embriyonik kök hücre haline getirildiğini hatırlattı.

Embriyonik hücrenin özelliğinin çoğalarak, bölünerek, yeni hücreler yaratabilmesi, yani canlıdan canlı yaratma hadisesi olduğunu ifade eden Dalan, "Bunun için eskiden kordonlar saklanıyordu çocuklar doğunca... Arkadaşların teknolojisiyle bu kordon bankacılığı, diş bankacılığı artık dünyada sonuna gelmiş oluyor. Çünkü şimdi insanın bankası kendi dişinde saklı. Bu ispat edildi. Bunu daha kolay saklanır hale dişi değil de hücreyi saklayacak hale geldiler. İkincisi de şimdiye kadar yeniden programlama yapılmış. Ancak bunlar iyileştirme için hastalıklarda kullanıldığı zaman kendi içinde başka yan tesirleri olabiliyor. Kanserler olabiliyor, hastalıklar ortaya çıkartabiliyor. Bu ekibin yaptığı yeniden programlamada, bu yan etkiler tamamen ortadan kaldırılmış oluyor. Bunun anlamı da şu; bundan sonra hücresel gen tedavisinin emniyetli bir şekilde yapılmasının önü dünya çapında daha emniyetli şekilde açılmış olacak. Gen tedavisi dediğinizde kanserden tutun, aklınıza ne geliyorsa bir sürü hastalıkların daha emniyetli bir şekilde hücresel gen tedavisi yoluyla tedavi edilmesinin yolu açıldı. Karaciğer hastalıkları, bir sürü hastalıkların dolasıyla genetik olarak emniyetli bir şekilde tedavi edilebilmesinin yolu bugün itibarıyla açıldı."

Dalan, bu teknolojinin dünyada ilk olduğu, son derece geniş araştırmalarla yapıldığını ve bulunduğunu ifade ederek, patent için müracaatın da gerçekleştirildiğini bildirdi.
Üniversitenin Genetik ve Biyomühendislik Bölümü'nce daha birçok önemli çalışmanın yapıldığını belirten Dalan, insanlık için tehlike oluşturan sivrisinekleri tümüyle yok edecek çalışmaların üniversitede tamamlandığını söyledi. Dalan, "Çalışmalar inşallah tamamen bittiğinde, insanın bir düşmanı daha yer yüzünden yok olacak. Sivrisineğin larvasını tamamen yok eden çalışmalar bakteriyel çalışma ile bitirildi" dedi.
Bölüm bünyesinde yapılacak çalışmalar için 60 milyon dolar yatırım yapıldığını kaydeden Dalan, çalışmalar ilerledikçe yatırımlarının artacağını ifade etti.

Aktif haber

---------------------------------------------------

Kök Hücre Tedavisinde Çıgır Açacak Çalışma

Çalışma, özellikle yaşlılıkta ortaya çıkan birçok hastalıkta çare olabilecek. Projenin başkanı Prof. Dr. Fikrettin Şahin, "Kök hücre üzerinde eskiden 'virüs'lerle yeniden programlama yapılıyordu. Ama bu çeşitli sorunlara neden oluyordu. Biz dişten alınan kök hücreye 'gen' nakliyle bunu aşmayı başardık. Kanser riski ortadan kaldırıldı" dedi.

YEDİTEPE Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü'nde görevli 18 akademisyen ve öğrenci, büyüyen 20'lik dişten alınan kök hücreleri yeniden programlayabilmek için verilen virüslerin, kanser ve benzeri hastalıklara neden olmasını önleyen farklı bir yöntem buldular. Kök hücreler, virüslerle istenildiği şekilde programlanarak, hastalıklı hücre ve yaraların tedavisini sağlıyor. Ancak virüste zaman zaman kansere varan komplikasyonlar oluşabiliyor. Üniversitenin Prof. Dr. Fikrettin Şahin başkanlığındaki genetik bölümündeki çalışmada ise aynı işlem gen kullanılarak yapıldı. Böylece virüsün neden olabileceği zararların önüne geçildi. İlk açıklaması dün YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ın katıldığı toplantıyla açıklanan buluşa ilişkin makale, uluslararası bilimsel araştırma dergilerine gönderilecek.

Yaralar hızla iyileşti

Kordon kanından alınan kök hücrenin yerine dişten alınan kök hücreyi kullanan akademisyenler, gen nakli ile yeniden programladıkları kök hücreleri enjekte ettikleri farelerde, yaraların hızla iyileştiğini gördüler. Yeditepe Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fikrettin Şahin, "Eskiden virüslerle yeniden programlama yapılıyordu. Fakat bu çeşitli sorunlara neden oluyordu. Biz gen nakliyle bunu başardık. Kanser riski ortadan kaldırıldı. İleride ALS, parkinson, beyin felci, kanser gibi hastalıklar, dişten alınan kök hücrelerle tedavi edilebilecek" diye konuştu. Şahin, buldukları yeni yöntemin patent başvurusunun temmuzda Uluslararası Patent Enstitüsü'ne yapıldığını söyledi.

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yeditepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Bedrettin Dalan, "Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Laboratuvarları için 60 milyon dolar yatırım yaptık. Bilime hizmet etmek için her türlü yatırımı yapmaya hazırız" dedi. Dalan, ayrıca, üniversite laboratuvarlarında sivrisinek larvasını tamamen yok edecek çalışmalar yapıldığını belirterek "Dünyada en çok ölümlere neden olan tek canlı sivrisinek. İnsanın bir düşmanı daha yeryüzünden yok olacak. Sivrisineğin larvasını tamamen yok eden bakteriyel çalışmalarda başarılı olduk" diye konuştu.

Kordon bankacılığı son bulacak

Yeditepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Bedrettin Dalan, bilim ekibinin yaptığı "Yetişkin İnsan Kök Hücresinin Yeniden Programlanması"yla bundan sonra hücresel gen tedavisinin emniyetli şekilde yapılmasının önünün açıldığını söyledi. İnsanda sadece göbek bağında ve diş kökünde bulunan kök hücreyi yeniden programlayarak bir nevi embriyonik kök hücre haline getirildiğini belirten Bedrettin Dalan, şunları anlattı: "Embriyonik kök hücrenin özelliği, çoğalarak, bölünerek, yeni hücreler yaratabilmesi, yani canlıdan, canlı yaratma hadisesi. Bunun için çocuklar doğunca göbek kordonlarındaki kök hücreler saklanıyordu. Arkadaşlarımızın teknolojisiyle, artık dünyada, kordon bankacılığının sonu gelmiş oluyor. Çünkü şimdi insanın bankası kendi dişinde saklı. Bu ispat edildi."

30 gazeteci ve 20 akademisyen izledi

Yeditepe Üniversitesinde düzenlenin toplantıyı 12'si kamereman, 30 medya mensubu izledi. Toplantıya 20 de akedemisyen katıldı. Prof. Dr. Fikrettin Şahin'in, kök hücre tedavisinde çığır aşan buluşu, tıbbi terminolojiyle anlatması üzerine Beddetin Dalan "Hocam siz profesörsünüz, lütfen halkın anlayabileceği sade bir dille anlata bilir misin" dedi. Prof. Şahin'in aynı anlatımı sürdürmesi üzerine Dalan kürsüye gelerek buluşu sade bir dille anlattı. Gazetecilerin "Çalışmaları yakından takip ettiğiniz belli oluyor" sözleri üzerine Dalan "60 milyon dolar yatırım yaptık tabii ki yakından takip edeceğim" yanıtını verdi.

Hürriyet

11 Ağustos 2008 Pazartesi

Yurtdışında eğitimde yeni alternatif; Bulgaristan

Kariyer yapabilmek için tek yolun ÖSS`den geçtiğini düşünüp hayallerini erteleyenlerin, çoğu zaman es geçtikleri bir seçenek daha var: Yurt dışında üniversite eğitimi almak.

Kaliteli, ekonomik ve prestijli bir kariyer sanıldığı kadar uzak değil. Bulgaristanda Türkiye`deki özel üniversitelerden daha ucuza lisans eğitimi almak göz ardı edilmeyecek bir alternatif.
Oysa kariyer yapabilmek için tek yolun ÖSS`den geçtiğini düşünüp hayallerini erteleyenlerin, çoğu zaman es geçtikleri bir seçenek daha var: Yurt dışında üniversite eğitimi almak.

Ailelerin, çoğu zaman maliyeti çok büyüttükleri için araştırmaya bile gerek görmedikleri ya da çocuklarını bir bilinmeze uğurlamak kaygısı güttükleri için seçenekler arasından çıkardıkları yurtdışında eğitim, ne sanıldığı kadar pahalı ne de riskli. Bu konuda hizmet veren biri Eğitimbg Danışmanlık. Başarılı ve tecrubeli danismanlardan oluşan kadrosuyla hizmet veriyor.

Sofya Teknik Üniversitesi, Sofya Tıp Üniversitesi, Sofya Üniversitesi St.Kliment Ohridski, Sofya İnşaat ve Mimarlık Üniversitesi, Pleven Tıp Üniversitesi, Plovdiv Tıp Üniversitesi gibi universitelerde Turk öğrencilerin yoğunlukta olduğu gözden kaçmamaktadir.

BULGARİSTAN`A GİTMEK İÇİN NE YAPMALI

Bulgaristanda eğitim almaya karar verildiği zaman ilk yapılması gereken, çalışılacak "sağlam" bir yurtdışı eğitim danışmanlığı şirketi bulabilmek. Çünkü sektörün büyüklüğünü göz önüne alan bazı istismar grupları, yüzlerce öğrenciyi daha havalimanlarındayken yüzüstü bırakabiliyor.

Eğitimbg Yurtdışı Eğitim Danışmanlık Merkezi Eğitim Danışmanı Serdar Kızıldağ, Eğitimbg olarak çalışan şirketler icinde hem süreci hızlandıran hem de olumlu cevap almak konusunda çok başarılı olan deneyimli danismanlik firması olduğunu belirterek, danışmanlık merkezlerinin başvurusunu ve işlemlerini üstlendikleri her öğrenci için benzer işlemleri tekrar ettiklerini ve yeterli tecrübeye sahip olduklarını söyledi.

Kızıldağ, danışmanlık merkezleriyle yapılan görüşmelerde merkezin okul portföyüne ve akredite olup olmadığına bakılması gerektiğini ifade etti.

BULGARİSTAN İLE DENKLİK

Yüksek Öğrenim Kurumu`nun (YÖK) Bulgaristanda bulunan her üniversiteye denklik verildigini de işaret eden Serdar Kızıldağ, üniversiteyle bağlantı kuran öğrencinin kayıt yaptırmadan önce bizzat YÖK`ü arayıp bilgi almasını tavsiye ediyor.
Kızıldağ şöyle devam etti: "Yurtdışında eğitim için en fazla tercih edilen ülkelerden biri Bulgaristan... Bölüm sıralamasında ise tıp, endüstri mühendisliği, inşaat mühendisliği, eczacılık ve uluslararasi ilişkiler başta geliyor.

Bulgaristan gibi eğitim dili İngilizce ve Bulgarca olan üniversiteler, fakülte eğitimi için sadece lisedeki bazı alan derslerinin başvurmak için yeterli oluyor. Sayısal ve sözel alanlarda genel başlıklar altında eğitim veren üniversiteler daha çok ülkeye geçişte basamak olarak kullanılıyor. Yıllık maliyeti 3 bin ila 6 bin euro arasında değişen bu universitelerde dort yıl eğitim alan öğrenci, okulu bitince isterse mastera devam edebiliyor."

Haber 7

523 profesör yarını bekliyor!!!

Yarın toplanacak olan YÖK Genel Kurulu, yeni kurulan 23 üniversite için 523 aday arasında 3'er isim belirleyerek Köşk'e gönderecek.

-Batı ve Orta Anadolu`daki üniversiteler için başvurular rekor düzeyde olurken en çok rektör adayı 73 adayla Yalova Üniversitesi`ne yapıldı. Yalova'yı 46 aday ile Bartın, 44 aday ile Karamanoğlu Mehmetbey, 39'ar aday ile de Nevşehir ve Osmaniye Korkut Ata üniversiteleri izledi. En az başvuru ise 3 rektör adayı ile Hakkari Üniversitesi için yapıldı.

- Yarın toplanacak olan YÖK Genel Kurulu, yeni kurulan 23 üniversite için 523 aday arasında 3'er isim belirleyerek Köşk'e gönderecek.

YÖK Genel Kurulu yeni kurulan 23 üniversitenin rektör adaylarını belirlemek için yarın toplanıyor. Yeni kurulan üniversitelerde adaylık sistemi farklı işliyor. Akademik kadro olmadığı için seçim yapılamıyor ve isteyen her profesör rektörlük için aday olabiliyor.

YÖK, başvurularda sürprizle karşılaşırken 23 üniversite için tam 526 profesör, rektörlüğe aday olduğunu açıkladı. Yalova, Iğdır ve Gümüşhane üniversitelerine adaylığını açıklayan birer ismin daha sonra adaylıktan çekilmesinin ardından bu sayı 523'e düştü. YÖK bu çerçevede 28 Temmuz ile 8 Ağustos tarihleri arasında tüm adaylar ile yaptığı mülakatlara göre seçimlerini yapacak.

-EN FAZLA BAŞVURU YALOVA'YA-

Batı ve Orta Anadolu`daki üniversiteler için başvurular rekor düzeyde olurken en çok rektör adayı 73 adayla Yalova Üniversitesi`ne yapıldı. Yalova'yı 46 aday ile Bartın, 44 aday ile Karamanoğlu Mehmetbey, 39'ar aday ile de Nevşehir ve Osmaniye Korkut Ata üniversiteleri izledi. En az başvuru ise 3 rektör adayı ile Hakkari Üniversitesi için yapıldı.

5772 sayılı "Yükseköğretim Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" hükümlerine göre, YÖK Genel Kurulu, yeni kurulan üniversitelere rektör adayı olarak başvuranlar arasından seçeceği 3 adayı Cumhurbaşkanına sunacak. Cumhurbaşkanı, bunlardan birini rektör olarak atayacak. 21 rektörün ataması sonrasında YÖK ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yeni üniversitelere yapacağı seçimler merakla bekleniyor.

YÖK Genel Kurulu 13 Ağustos Çarşamba günü de toplanarak komisyon raporlarını görüşecek.

ÜNİVERSİTELERİN REKTÖR ADAY SAYILARI

Üniversite Aday

Ağrı İbrahim Çeçen 5

Ardahan 10

Artvin Çoruh 18

Bartın 46

Batman 14

Bayburt 24

Bingöl 8

Bitlis Eren 8

Çankırı Karatekin 35

Gümüşhane 25

Hakkari 3

Iğdır 15

K. Mehmetbey 44

Kırklareli 36

Kilis 7 Aralık 17

Mardin Artuklu 16

Muş 13

Nevşehir 39

O. Korkut Ata 39

Siirt 11

Şırnak 6

Tunceli 18

Yalova 73

Toplam 523

Haberler.com

İstanbul`da yıkım kararı alınan 30 okul

İstanbul'da hasarlı 30 okul 'acil yıkım' kararı üzerine yıkılarak yeniden yapılıyor. 48'inin yıkımı ise Şubat 2009'a kaldı. Milli Eğitim Müdürü Özer, 'Onları da çabuk yıkıp yapmaya çalışıyoruz' dedi

İSTANBUL'DA 17 Ağustos 1999 depreminden zarar gören okulların yıkılıp yeniden yapılması ve güçlendirilmesi çalışmaları bu yıl da eğitimi etkileyecek. Hasarlı olduğu belirlenen 874 okula ilişkin rapor üzerine 2007'ye kadar 133 okul yıkılarak yerine yenisi yapıldı, 87'si de güçlendirilerek depreme dayanıklı hale getirildi. 2007'de de 13 okul yıkılarak yeniden yapıldı, 101'i güçlendirildi.

30 OKUL YENİLENİYOR

ANCAK mühendisler, İstanbul'daki 78 okulun daha yıkılıp yeniden yapılmasını istedi. Pendik Çıraklık Eğitim Merkezi ana binasında inceleme yapan mühendisler, 20'nin altında olmaması gereken beton dayanım değerinin 2'ye kadar düşdüğünü görünce şoke oldu. 'En küçük bir sarsıntıda bile yerle bir olacağı' belirtilen bu bina ile birlikte 30 okul 'acil yıkım planı'na alındı. Yıkılacak okullar arasında tarihi Çamlıca Kız Lisesi de bulunuyor.

48 OKUL BEKLİYOR

DEPREM hasarlı 48 okulun yıkım ihalesi ise Şubat 2009'a kaldı. Ancak veliler şubat ayına kadar olası bir depremde binaların güvenliğinden endişeli. Milli Eğitim Müdürü Özer, 'Biz İTÜ ve devletin mühendislerin kararına göre hareket ediyoruz. Bu okullar için 'acil yıkım' önerisi yapılmadı. Ancak biz yine de çocuklarımızın can güvenliği için bu okulları da çabuk yıkıp yenilerini yapmak istiyoruz' diye konuştu.

Okul binalarını çürük yapanlar bulunsun

EĞİTİM binalarının 'beton mezar' şeklinde yapılmasına sert tepki gösteren Milli Eğitim Müdürü Ata Özer, 'Bu binalar nasıl böyle inşa edilmiş? Bunların hesabı sorulmalı. Biz, çocuklarımızın can güvenliği için inşaat çalışmalarını sürdüreceğiz. Veliler ve çocuklarımız da biraz sıkıntı çekecek. Yıkılanların yerine sağlam ve büyük okullar yapacağız' dedi.

SERVİS ÜCRETİ ÖZEL İDAREDEN

İSTANBUL 41 okul ve ek bina için güçlendirme çalışmaları yıl içinde sürerken, öğrenciler başka okullarda eğitim görecek. Servis ücretleri ise İstanbul İl Özel İdaresi'nce ödenecek.

YIKIMI ŞUBAT 2009'DA YAPILACAK 48 OKULUN LİSTESİ

Adalar H.R.Gürpınar Lisesi

Bağcılar A. Ötüken İÖO

Bağcılar Üsküp İÖO

B.Evler Siyavuşpaşa İÖO

B.Paşa Fetihtepe İÖO

B.Paşa Sağmalcılar Lisesi

Beşiktaş R. Kirişçioğlu İÖO

Beşiktaş Z.H. Kız Mes.L.

Beşiktaş A.E. Yalman İÖO

Beyoğlu İhsan Şerif İÖO

Beyoğlu Kaptanpaşa İÖO

Beyoğlu M.Cevdet İÖO

B.çekmece Lisesi

B.Çekmece H.Yıldız And.L.

Kumburgaz M.Erçağ TML

Esenler R.Şevket Dağ İÖO

Fındıkzade İÖO

GOP Mithatpaşa İÖO

GOP Ülkü İÖO

Güngören İÖO

Küçükçekmece Lisesi

Sefaköy Lisesi

Kadıköy Y.Kemal Beyatlı İÖO

K.hane Namık Kemal İÖO

Kartal Öğretmen Z.Güçer İÖO

Maltepe Ataköseoğlu İÖO

Pendik Alpaslan Lisesi

Pendik Camçeşme İÖO

Pendik O.S.Hamzaoğlu İÖO

Pendik Prof.Dr.E.Güngör İÖO

Silivri Değirmenköy İÖO

Sultanbeyli H.A.Yücel İÖO

Sultanbeyli İ.Hatip Lisesi

Şişli Kurtuluş Lisesi

Şişli Endüstiri Meslek Lisesi

Star

2008/3 KPSS yerleştirmelerindeki skandallar

ÖSYM`nin, KPSS 2008/3 yerleştirmeleri hakkında Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu`nun soru önergesine verdiği cevabı kaldığımız yerden irdelemeye devam edelim.

ÖSYM alan kontrolü yapmamaya devam edecekmiş!

Vekilin, "Alan Kontrolü yapılması uygulaması bundan sonraki yerleştirmelerde nasıl uygulanacaktır?" sorusuna ÖSYM Başkanlığı; "ilgili uygulamayı sürdürmeye devam etmeyi düşünmektedir. Mevcut uygulamada kadroların gerektirdiği nitelikler kılavuzda ilan edilmekte, adayların kendi program/alanlarına tercih yapması istenmekte koşulunu karşılamadığı bir kadro ya da pozisyonu tercih eden adayların yerleştirilseler bile ilgili kurum tarafından atanmalarının yapılamayacağı" belirtilmektedir. Mezun olunan program/alan adayın beyanına bağlı bir bilgidir. Ayrıca bazı adaylar birden fazla alandan mezun olabilirler. Bu kontrol ÖSYM tarafından yapılıyor ve aday bir kadro veya pozisyona yerleştiriliyor olsa bile koşulunu karşılamadığı bir kadro ya da pozisyonu tercih eden adayların ilgili kurum tarafından atamalarının yapılamayacağı açıktır" şeklinde bir cevap vermektedir.

ÖSYM niye ders almıyor?

ÖSYM Başkanlığı; halen yapılan hatalardan ders almayarak ısrarla alan kontrolü yapmamaya devam etmek istemektedir. Alan kontrolü yapmamak zincirleme olarak bir çok memur adayının hayatının değişmesine ve mağdur olmalarına sebebiyet vermektedir. Ayrıca; "Mezun olunan program/alan adayın beyanına bağlı bir bilgidir" şeklindeki bir açıklama doğrudur. Ancak bu beyanı kontrol edecek kurum da ÖSYM olmalıdır. ÖSYM`nin adayların beyanlarını kontrol etmesinden kaçınmasının bir sebebi mi var doğrusu merak ediyorum.

Açıklama yapılmalı!

Okuyucularımızın gönderdiği maillerde yer alan aşağıdaki olaylarla ilgili olarak ÖSYM den açıklama yapmasını bekliyorum.

SKANDAL (1)

KPSS-2008/3 yerleştirmelerinde Yükseköğrenim Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü`nün 4135 nitelik kodu ile "Eğitim Bilimleri Lisans programından mezun olmak" şartı aranılan "yurt yönetim memuru kadrolarına" "eğitim ve fen edebiyat fakültelerinin öğretmenlik programı mezunu" adaylar tercih etmiş ve ÖSYM tarafından yerleştirilmişlerdir. ÖSYM nitelik kontrolü yapmadığı için Eğitim bilimleri lisans programından mezun olan aday yerleşememiş ya da yerleşmesi gereken `il`e yerleşememiştir.

SKANDAL (2)

Yine KPSS-2008/3 yerleştirmelerinde Aksaray Üniversitesi`nin `Kütüphaneci` kadrosu için ilan edilen kadroya niteliği tutmayan aday yerleştirilmiştir. Aksaray Üniversitesi de bilgi edinme çerçevesinde ilgilinin atamasının yapılmadığını memur adaylarına bildirmiştir. Aksaray Üniversitesi`ni tercih eden kütüphaneci olmak için aranılan şartları taşıyan memur adayı ya başka bir ile yerleşmiş ya da ataması yapılamamış

Sonuç: Memur adayları mağdur oldu. Niteliği ve puan tuttuğu halde başka adayların yerleşememesi sebebiyle niteliği tutmayan memur adayları açıkta kaldı. Niteliği tutmayan adaylar yerleştirildi.

Yapılması gereken nedir?

Günlerdir bu köşeden sesleniyorum. Yapılması gereken ÖSYM`nin aslı görevi olan KPSS sınavları yapması, KPSS yerleştirmelerinin ise personel mevzuatı alanında uzmanlaşmayı gerektirmesi sebebiyle uzmanlaşan bir kurum tarafından yapılması.

Tekrar ediyorum. ÖSYM, KPSS yerleştirmelerini yapmasın.

Erdal Aydın

Takvim

10 Ağustos 2008 Pazar

Öğrencilere bedava internet

Manavgat Kaymakamlığı, kütüphaneye kuracağı ücretsiz internet sistemiyle öğrencilerin bilgisayar kullanımını kontol atına alacak.

Manavgat Kaymakamlığı ile Türk Telekom`un, İlçe Halk Kütüphanesi`ne kuracağı 40 bilgisayarla öğrencilerin sanal ortam bağımlılığına son verilecek.

İlçe Halk Kütüphanesi`ne kuracakları internet iletişim sistemiyle, öğrencilerin internet üzerinde bilgi sabibi olmalarını sağlayacaklarını belirten Manavgat Kaymakamı Kasım Fikret Dayıoğlı, böylece öğrencileri kitapla da tanıştırmış olacaklarını söyledi.

Öğrencilerin internet kullanım masraflarının Manavgat Kaymakamlığı tarafından karşılacağını belirten Dayıoğlı, öğrencilerin 40 bilgisayardan 24 saat süresince istedikleri bilgiye ulaşacaklarını ifade etti. Kuracakları internet sistemiyle öğrencileri sanal alemde saatlerce oyun bağımlısı olmaktan kurtaracaklarını belirten Dayıoğlu, Manavgat Halk Eğitim Merkezi`nde(HEM) açılan kurslarla da ilçede sertfikalı bilgisayar kullanıcısını attıracaklarını ifade etti.

Dayıoğlu, "Kuracağımız internet istemiyle öğrencilerimizin bilginin kaynağına daha hızlı ulşamasını sağlayacağız. Öğrencilerimiz bir yandan internet üzerinden ödevini yaperken, kütüphanedeki kitaplarla tanışmış olacak. Öğrencilerimizin internette girimleri ücretsiz olacak. Bilgisayarların siparişini verdik. Gelir gelmez faaliyete geçireceğiz" diye konuştu.

Zaman

OKS 2. başvuruları bugün sona eriyor

Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme Sınavı (OKS) 2. yerleştirme için 6 Ağustosta başlayan başvuru süresi bugün saat 17.00`de sona eriyor.

OKS 1. yerleştirme sonuçlarına göre okullara yapılan kayıtlardan sonra boş kalan kontenjanlara 2. yerleştirme gerçekleştirilecek. Okullara göre boş kontenjanlar www.meb.gov.tr internet adresinden görülebiliyor. 1. yerleştirme sonucunda herhangi bir okula yerleşmeyen adaylar, 2. yerleştirme için başvurabilecekler.

Milli Eğitim Bakanlığı, boş kontenjanlar için yapılan başvuruları değerlendirdikten sonra 15 Ağustosta 2. yerleştirme sonuçlarını ilan edecek. 2. yerleştirme kayıtları 16-22 Ağustos arasında yapılacak ve 23 Ağustosta yeniden boş kalan kontenjanlar açıklanacak.

Bu kontenjanlar için de 24-25 Ağustosta ``tercihte yükselme`` başvurusu alınacak ve 1 Eylülde sonuçlar duyurulacak. 2-4 Eylül arasında da tercihte yükselme sonucunda yerleşmeye hak kazanan adayların kayıtları yapılacak.

Haberler.com

Türk öğrenciler, Türk imajını değiştirdi

Avusturyalıların burnu biraz havadadır. Diğer insanlara tepeden bakarlar. Türk öğrenciler bunu değiştirdi. Artık bizim insanımız Türklere saygı duyuyor

Kim Ne Derse Desin!

Bu röportaj, objektif bir gazetecilik röportajı değildir. Kız kardeşi, Türkiye`de okuyamayan bir ağabeyin yaptığı röportajdır. İkincisi başörtülü öğrencilerin davetiyle Türkiye`ye gelen bir akademisyen elbette başörtülü öğrencilerin aleyhine bir şey söylemezdi. Ama unutulmaması gereken nokta şu. Bir `gazeteci` Prof. Dr. Bauer`i seçmemin sebebi, Türkiye`yi tanıması, bizim başörtüsü özgürlüğüne sıcak bakmayan medya kuruluşlarımızla sıkı bir dirsek temasının olmasıydı. Yani Bauer, görüşlerini bizim için değiştirmedi. Biz olan biteni sorduk. O da Avrupalı bir akademisyen ve iletişim uzmanı olarak ne düşünüyorsa onu söyledi. Bauer, maskesiz, güleryüzlü ve alabildiğine doğal ve samimiydi.

İlk tanıştığınız Türkler kimlerdi?

12 yıl önce İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi`ne misafir hoca olarak ders vermeye gelmiştim. İletişim Fakültesi Dekanı Suat Gezgin ve öğretim üyesi Hüseyin Kandemir`le tanışmıştım. İlk tanıdığım Türk onlardı. Hala görüşüyoruz.

Viyana`da okuyan Türk öğrencilere ilişkin gözlemleriniz nedir?

Çok fazla Türk öğrencim oldu. Türk öğrencilerimde en çok dikkatimi çeken nokta eğitimlerine kendilerini adamaları. Ülkelerine ve vatanlarına çok bağlı olmaları. Gurbette okumalarına rağmen ülke bilinçlerinin çok yüksek olması.

Avrupa`ya göç etmiş Türklerin çocukları ile Türkiye`den gelen öğrencilerinizi kıyasladığınızda ne görüyorsunuz?

Türkiye`den gelen öğrencilerle Avusturya`da ikinci jenerasyon olarak büyümüş öğrenciler arasında çok fark var. Avrupa`da yetişenler iki kültür arasında kalmış, bocalamış insanlar oluyor genellikle... Ne Avusturyalı öğrencilerle çok iyi bağlantıya geçebiliyorlar ne de kendi aralarında bir topluluk oluşturabiliyorlar. Ne Türkler, ne de Avusturyalı gibiler. Türkiye`den gelen öğrenciler ise Wonder gibi kendi toplulukları içerisinde birbirlerine tutunabiliyor ve bu güvenle Avusturyalı öğrencilerle iletişim kuruyorlar. Fakat onları da bu konuda biraz daha iteklemek gerekiyor. Derslerimde Avusturyalı öğrencilerle Türkleri bir arada çalışmaları için aynı çalışma ortamına koyuyorum.

Avrupa üniversitelerinde okuyan Türk öğrencileri başarılı buluyor musunuz?

Türk öğrencileri genellikle başarılı buluyorum. Tek eksikleri dilden kaynaklanıyor. Öğrencilerin bu nedenle hakettikleri notları alabildiklerine de inanmıyorum ama bence asıl başarı aldıkları notlarda değil. Yabancı bir kültürde, okumayı başarıyor olmaları, aynı şekilde ülkelerine döndüklerinde yine alışmış olduklarını bırakıp tekrar eski kültürlerine dönüyor olmaları takdir edilmeli. Dilleri çok iyi olmadığında, bu eğitimlerine de yansıyor. Bir de bizim bilim anlayışımız sizden biraz daha farklı Avusturya`da her şey çok keskindir. Kalıplar vardır ve bu kalıpların dışına çıkılmaz. Türk bilim sistemi ise daha açık. Yorumlarla yürüyor. Bu fark da öğrencilere olumsuz olarak yansıyabiliyor.

METRODA, TRAMVAYDA KİTAP OKUYAN TÜRKLER VAR

Türk öğrenciler, Avrupa`daki Türk algısını değiştirdi mi?

Özellikle Türkiye`den üniversite okumak için gelen öğrencilerden sonra bunu ben de farkediyorum artık. Metrolarda, tramvaylarda kitap okuyan Türklere daha fazla rastlıyoruz. Aynı şekilde entelektüel ortamlarda Türklere sıkça rastlıyoruz. Türkiye`ye geldiğimizde ise plajda vs. kitap okuyan insanları fazla göremiyoruz. Bu durum Türk ve Avusturya kültürü arasındaki farktan da kaynaklanıyor. Batı insanı daha çok bireysel yaşıyor. Bu yüzden biraz daha kitap okumaya yöneliyor. Ama Türkler sohbet, muhabbet etmeyi tercih ediyor. Türk öğrencilerin Avrupadaki Türk imajını değiştirdikleri doğru gerçekten de. Zaten farklı kültürler zenginlik katıyor. Bizim insanımızın burnu biraz havadadır ve diğer insanlara tepeden bakan bir yapımız vardır. Bu da değişiyor zamanla. Onlar da saygı göstermeye başladılar. Tanrıya şükür ki başka dinler, başka kültürler var. Çünkü bu bir zenginlik ve Avusturya`ya yeni şeyler katıyor.

Avusturya`ya okumaya giden kız öğrencilerin önemli bir bölümü başörtüsü yasağı nedeniyle ülkenize geliyor. Bu yasak konusunda bilginiz var mı, ne düşünüyorsunuz?

Türkiye`deki bu problemden haberim var. Ama Türkiye`nin yaşadığı en büyük problemden birisi, hem geleneklerin yaşatıldığı hem de AB`ye aday bir ülke olarak iki arada kalmış olması. Ben seküler bir ülkede başörtüsünün kullanılabiliyor olmasını o ülkeyle ilgili özgürlük belirtisi olarak görürüm. Avusturya`da böyle bir problem yok. Rahibe de kendi kıyafetiyle derslere girmek istese girebilir. Her hangi bir sorun yok. Ama ülkenizdeki yasağı Türkiye`nin içinden geçtiği zor şartlara da bağlıyorum. Bir de başörtüsünün artık tartışılıyor olması da önemli bir gelişme bence. Bunun en önemli sebeplerinden biri bana göre Kemalizm`in Türkiye`de bir ideoloji olarak algılanması. Ama Avrupa`ya bakarsanız genel olarak, sekülerizm bir ideoloji değil. Kemalizm, geleneklerine bağlı bir toplumun birden bire modernist bir topluma dönüşmesi için baskı uyguluyor. Bu değişim kolay bir şey değil. Şunu da bilmek gerekiyor. Bana göre Kemalizm tek başına mutluluğa götürecek bir ideoloji değildir. Sekülerizm, geleneksel değerler gibi diğer unsurlarla birlikte süzgeçten geçirilmeli.

Üniversitenizin başörtülü ya da Türk öğrencilere bakışı nasıl?

Akademik çevredeki arkadaşlarım başörtülü Türk öğrencilere saygılı davranıyor, değer veriyor ve yardımcı da oluyorlar. Başarılı olacaklarını düşünüyorlar. Bunda öğrencilerin Avusturya`daki Türk imajını değiştirmelerinin de önemi büyük. Türkiye ülke olarak her anlamda bilimde ve başka alanlarda kendini gösterdikçe, bu Türk öğrencilere olumlu şekilde yansıyor.

Başörtülü bir öğrencinin ders verdiğiniz sınıfta bulunması sizin için ne ifade ediyor?

Sınıfımda başörtülü bir öğrencinin olması beni hiç alakadar etmiyor. Hepsi başörtülü olsaydı yine alakadar etmezdi. Bunun bir moda olmadığını biliyorum. Dini bir topluma ait olduğunun göstergesi olduğunu da biliyorum. Ne ben ne de üniversitedeki diğer arkadaşlarımın bu konuda bir itirazı olacağını sanmıyorum.

BİR BAŞÖRTÜLÜNÜN İLETİŞİM PROFESÖRÜ OLMASI BENİ RAHATSIZ ETMEZ

Peki başörtülü bir öğrencinizin, gelecekte sizin yerinizi alacak olması sizi rahatsız etmiyor mu? Viyana Üniversitesi`ndeki profesörlerden birkaçı başörtülü olsa ne düşünürsünüz?

İleride benim yerimde başörtülü bir öğrencinin oturacağını düşünmek asla rahatsız edici bir düşünce değil. Zaten katıldığım uluslararası toplantılarda başörtülü profesörlerle birlikte çalışıyoruz. Nasıl ben onları bu şekilde kabul ediyorsam onlar da beni olduğum gibi kabul ediyor. Başörtüsüyle ilgili olarak Batı`nın bir kompleksi ya da korkusu olduğunu düşünülüyor. Ama bu kompleks bizde yok. Yani Türkiye`de var olan `Başörtüsü gelenekten gelir. Gelenek de eskiye bağlıdır. Dünle alakadır. Dün de eskiyle alakalıdır, gelişmiş değildir` gibi bir kompleks bizde asla yok.

Türkiye`de meslek lisesi mezunları, özellikle de dini eğitim de verilen imam hatip lisesi mezunları iletişim, mühendislik gibi bölümleri puanlarının düşürülmesi nedeniyle kazanamıyor. Aynı öğrenciler, Viyana Üniversiteleri`nde bu bölümleri okuyabiliyor. Bir imamın iletişim okuması ne kadar doğru sizce?

Eğer, devlet tanınan okullarsa bunlar, programları ve içerikleri tanınan okullarsa, her insanın istediği üniversiteye gitmesine de müsaade edilmesi gerekiyor. Bizde de dini okullar var. Çok kaliteliler ve oradan mezun olan öğrencilerin istedikleri bölümde okuma hakları var.

Sizin İletişim Fakültesi`nde dini bir okuldan mezun olmuş bir öğrenciniz oldu mu?

Ben kendimi örnek verebilirim. Ben de dini kökenli bir okuldan geliyorum. Teoloji okudum ama tamamlamadım. Rahip olma yolunda epey ilerledikten sonra, rahip olmak üzereyken bıraktım.

Dindar biri misiniz peki?

Özel yaşamımda dindar biri olduğumu söyleyebilirim.

Türk toplumuyla ya da Türk öğrencilerle okul dışında bir bağlantınız oluyor mu?

Türk toplumuyla bir bağlantım yok ama Türk öğrencilerle birlikte hafta sonu birlikte zaman geçirmeye çalışıyorum. Onları ciddiye aldığımı, önem verdiğimi farketsinler istiyorum.

İstanbul`da yapılan mezuniyet töreni sizin için ne ifade ediyor?

Türk toplumu aileye çok önem veriyor. Bunun farkındayım. Sadece aileler için böyle bir tören düzenlenmiş olması çok güzel bir girişim bence.

İstanbul`a davet edildiğinizde ne düşündünüz?

Mutlu oldum ve hiç düşünmeden derhal `evet` dedim.

Türkiye`de nereyi görmeyi çok istiyorsunuz?

Konya ve Pamakkule`yi görmek istiyorum.

Türk medyası politika yapıyor

Türk medyasını takip edebiliyor musunuz? Yorumunuz nedir?

Evet. Türk medyası çok güçlü ideolojilere ayrılmış durumda. Resmen farklı yönlere ayrılmış. Her biri kendi politikasını güdüyor ve birebir politika yapıyorlar. Türk basını, haberlere oldukça fazla yorum katıyor. Avusturya basınında bunu göremezsiniz. Sadece bilgi veriyoruz.

Televizyonlarınızda son dönemde oldukça önemli gelişme kaydettiğinizi düşünüyorum. Kaliteli programlar yapılıyor. Özellikle NTV`yi beğeniyorum. TRT`nin alternatifi olma yolunda ilerliyor. Türkiye`den yine Doğan Grubu`ndan Hürriyet ve Radikal`in yöneticileriyle irtibat halindeyiz.

Türkiye`de medyanın bir bölümünün başörtülü öğrencilere karşı olumsuz tavrı söz konusu. Avusturya medyasında da böyle bir tavır var mı?

Avusturya`da genel olarak bir tavır yok ama sadece ırkçı bir partinin yayın organı, İslam ve Türkler üzerinden olumsuz politika yapıyor. Ben bu partinin politikasını oldukça sığ ve yavan buluyorum.

Bir iletişimci olarak Avrupa medyasının Türklere bakışı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Avrupalıların Türklere bakışı çok fazla değiştti. Eskiden sadece göçmen işçiler olarak bakılıyordu Türklere. Özellikle Avrupa şampiyonasından sonra Türkiye çok sempati kazandı.

Sadece futbol değil, hem politikada, hem kültürel alanda var olan bir ülke olarak farkedilmeye başladı. Aynı zamanda turizm açısından da popüler bir ülke olduğu için imajı oldukça değişti. Son yıllarda Avrupa medyasında yer alma oranı daha da arttı.

AB`ne aday bir ülke olan Türkiye`ye ilişkin gözlemleriniz nedir? Sizce eksilerimiz ve artılarımız olarak neler sayabilirsiniz?

Türkiye`nin Avnupa Birliği`ne gireceğinden eminim. Bu uzun sürse de kesinlikle olacaktır.

AB`ne girmeden önce farklılıkların ve taleplerin tartışılıyor olması güzel bir şey bence. Türkiye kendinden çok emin bir tavır sergiliyor bence. Sizin şartlarınız varsa benim de şartlarım var şeklinde. Bu da çok güzel. Türkiye`nin bu kendinden emin duruşunun daha da artmasını dilerim. Türkiye AB`ye girdiğinde Türkiyeliğinden bir şeyler vermemeli. Türkiye gibi kalmalı. Eğer Belçika, Hollanda, Fransa gibi bir ülke olacaksa AB`ye bir katkısı olamaz.

Recep Yeter

Yeni Şafak

Muhalefetten öğrenci affına destek

Üniversite öğrenci affı eylül ayında Bakanlar Kurulu'na ekimde ise TBMM gündemine gelecek. Muhalefet partileri de affa tam destek verecek. Ama öğrenci affının kapsamı konusunda partiler farklı düşünüyor

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, yasal çalışma için talimat verdiğini açıklaması ile birlikte üniversite öğrenci affı yeniden ülke gündemine geldi. Eylül ayı içerisinde Bakanlar Kurulu'na, yeni yasama yılının başlayacağı ekim ayında da Meclis gündemine gelmesi beklenen öğrenci affına muhalefetin de tam destek vermesi bekleniyor.

22 Temmuz seçimleriyle oluşan 23. Dönem Parlamentosu'nda muhalefet tarafından gündeme getirilen konuların başında üniversite öğrencilerine af oldu. Meclis'e bu konuda ilk teklifi ise BBP verdi. Ardından CHP, MHP ve DTP'li milletvekillerinden de af teklifleri TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Ancak öğrenci affının kapsamı konusunda ise muhalefet partileri farklı düşünüyor. BBP, CHP ve DTP, affın 1980-81 eğitim öğretim yılından, MHP ise 1995 yılından başlatılmasını istedi.

İşte teklifler

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, teklifinde, yükseköğretim kurumlarında bütün sınıflarda ön lisans ve lisans düzeyinde öğrenim yapan öğrencilerden, 1980-1981 eğitim-öğretim yılından 2007 eğitim-öğretim yılı sonuna kadar, her ne sebeple olursa olsun ilişkileri kesilmiş veya kesilme durumuna gelmiş öğrencilere ilişkilerinin kesilmesine sebep olan bütün dersler için devam, iki sınav ve bütünleme hakkı verilmesini istedi.

CHP Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat ve DTP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in teklifinde de 1980-1981 öğretim yılından itibaren, her ne sebeple olursa olsun ilişikleri kesilmiş öğrencilere, ilişiklerinin kesilmesine neden olan bütün dersler için bir öğretim yılı devam ve üç sınav hakkı verilmesi düzenlemesi yer aldı.

MHP Samsun Milletvekili Osman Çakır ise affın başlangıç tarihini 1995 olarak belirlerken, bazı disiplin suçlarının da af kapsamı dışında yer almasını istedi. Teklife göre öğrenciler kanunun yayımı tarihinden itibaren iki ay içinde başvurmaları halinde yeniden yükseköğretim öğrenciliğine kabul edilecek. Bu öğrencilere başarısız olduğu tüm derslerden iki sınav hakkı verilecek. Teklifte, bayrak törenine saygı göstermeyen, öğrenciler ve görevlileri şiddet kullanarak kurum dışına çıkaranlar, uyuşturucu madde kullandığı için okuldan uzaklaştırılanlara af kapsamı dışında bırakılıyor.

Muhalefetten gelen teklifler AKP hükümetinin geçit vermemesi nedeniyle bugüne kadar Meclis'te görüşülemedi. Yeni yasama yılında AKP'den gelecek teklif ya da hükümet tasarısının muhalefetin de düzenlemeyi istemesi nedeniyle hızla yasalaşabileceği ifade edildi.

Son öğrenci affı Mart 2005'te yapılmış ve 2001-2005 tarihleri arasını kapsamıştı.

Radikal

Devlet, kaç üniversiteli işsiz olduğunu bilmiyor!!

Devlet Personel Daire Başkanlığı (DPB), son 5 yılda üniversitelerden 1 milyon 573 bin 716 gencin mezun olduğunu, ancak bunların kaçının işsiz olduğunun bilinmediğini açıkladı. DPB, devletin ihtiyaç duyduğu personel temini konusunda sorun yaşamadığını da bildirdi.

Karaman Milletvekili Hasan Çalış, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde 24 bin yüksekokul mezunundan yüzde 72'sinin işsiz ve iş aramaktan ümidini kesmiş olduğuna dikkat çekerken, Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği`nin merkez ve taşra teşkilatında çalıştırılmak amacıyla açtığı 156 kişilik ziraat mühendisi kadrosu için de 2 bin 330 başvuru yapıldığına işaret etti. Çalış, son beş yılda mezun olan yüksekokul mezunu gençlerin sayısını ve kaçının işsiz olduğunun yanıtlanmasını istedi.

Soru önergesi, Başbakanlık tarafından yönlendirildiği Devlet Personel Daire Başkanlığı'nca hazırlanan bilgi notundan yararlanarak yanıtlanıdı. DPB`nin hazırladığı metne göre, son 5 yılda 983 bin 622'si lisans, 590 bin 94'ü önlisans olmak üzere toplam 1 milyon 573 bin 716 kişinin üniversiteden mezun oldu. DPB, "Tabloda yer verilen mezunlardan kaç kişinin işsiz olduğuna ilişkin bir bilgi Başkanlığımızda mevcut olmayıp, istihdama ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumunun internet sitesinde ve her yıl yükseköğretimden mezun olan aday sayısına göre değil toplam işgücü baz alınarak yayımlanmaktadır" açıklamasında bulundu.

-DEVLET, PERSONEL BULMAKTA SIKINTI ÇEKMİYORMUŞ-

DPB, kamu kurumlarına ise istihdamın KPSS ile yapıldığına değinerek, söz konusu sınavın memur alımlarında kayırmacılığın önüne geçilmesi ve objektif bir yerleştirme yapılabilmesi amacıyla olduğunu bildirdi. DPB, "Bu sınava giren adayların istihdamı kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet ihtiyaçları, bütçe imkânları ve ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum dikkate alınarak ilan edilmiş kadro ve pozisyonlarla sınırlı bulunmaktadır. KPSS sonuçlarına göre kamu kurum ve kuruluşlarının münhal bulunan kadro ve pozisyonları için yapılan merkezi yerleştirme işlemlerinde kamunun ihtiyaç duyduğu personelin temin edilememesi gibi bir sorun da bulunmamaktadır" açıklamasında bulundu.

SON 5 YILIN ÜNİVERSİTE MEZUN SAYISI

2002-2003 2003-2004 2004-2005 2005-2006 2006-2007

LİSANS 178.806 186.474 195.330 201.181 221.831

ÖNLISANS 104.105 102.345 109.855 128.257 145.532

TOPLAM 282.911 288.819 305.185 329.438 367.363

(*): DPB tarafından açıklanan veriler

Haberler.com

Avusturya`da okudular, mezuniyet törenini Türkiye`de yaptılar

Yurtdışında öğrenci okutan Uluslararası Öğrencileri ve Öğrenci Aktivitelerini Destekleme Derneği (WONDER) ilk mezunlarını verdi.

700 öğrencisi bulunan derneğin 95`inin mezuniyet töreni önceki gece Grand Cevahir Hotel`de gerçekleşti. Törene Viyana`dan 2 milletvekili ve 20 profesör gelerek `özgürlük` çağrısında bulundu. WONDER Genel Başkanı Yusuf Kara, tören öncesi yaptığı konuşmada, Avurturya`da başörtüsü sorununun yaşanmadığına dikkat çekerek, "Orası artık ikinci ulusumuz. Onlar hoşgörüleriyle bunu bize kabul ettirdiler." dedi. İmam Hatip Lisesi Mezunları Derneği (ÖNDER) Genel Başkanı Yusuf Ziyaettin Sula ise konuşmasında, mezunları yakından tanıdığını söyleyerek, Avusturya`da okuyan öğrencilerin Türkiye`deki sıkıntıları anlatmadığını ve Türkiye`den asla şikayet etmediklerini dile getirdi. Ensar Vakfı Başkanı Ahmet Şişman ise ülke içerisinde bu güzel sonuçları yaşatan herkese teşekkürlerini sunarak, "Bu toplantımız bir başarıya katılma toplantısıdır." dedi. Törende Viyana Kardinali Dr. Christoph Kardinal Schönborn`un gönderdiği yazı da okundu. Yazıda Türk gençlerinden duyulan memnuniyet dile getirildi.

Mezunlar arasında 4 yıllık fakülteyi üç buçuk yılda bitiren Elif Oyuk, derece ödülünü Huzur Giyim`in sahibi Turgut Gencol`dan aldı. WONDER`in kurucu öğrencilerinden Ayşegül Arar da ödülünü İstanbul Milletvekili İdris Naim Şahin`den aldı. Tuluyhan Uğurlu`nun mini konser verdiği geceye AK Parti`den 6, Avusturya`dan da iki milletvekili katıldı. Viyana Teknik ve Ekonomi Üniversitesi`nden 20 profesörün de eşlik ettiği tören 72`si kız 23`ü erkek olmak üzere 95 öğrencinin kep atmasıyla sona erdi.

Arif Bayraktar

Zaman

Yetiştirme yurdundan olimpiyat kürsüsüne

Pekin`de dün başlayan 29. Yaz Olimpiyat Oyunları`nda Türkiye ilk madalyasına halterde Sibel Özkan ile ulaştı. Çin`in uzun süredir konuşulan kirli havasına nazaran güneşli ve açık bir günde olimpiyatların ilk karşılaşmaları dünyaya merhaba dedi.

Dudakları tebessüm ettiren bu güneşli günde halterde kazandığımız başarı, ülkemizin yüzünü de güldürdü. Aslında en fazla yüzü gülen kişi madalya kazanan Sibel`di. Bayanlar 48 kiloda mücadele eden Sibel Özkan, koparmada 88, silkmede de 111 kiloluk kaldırışlarıyla toplamda 199 kiloya ulaşarak gümüş madalyanın sahibi oldu. Annesi vefat ettikten sonra yetiştirme yurdunda büyüyen yetenekli sporcu, hayatla olan mücadelesine çok erken başlar. Konya Necati Çetinkaya Kız Öğrenci Yetiştirme Yurdu`nda kalan Özkan, 6 yıl önce judoyla spora adım atar. Daha sonra milli takım antrenörü Talat Ünlü`nün keşfettiği Özkan, haltere başlar. Kısa sürede bu spora adapte olur. Hayatın acılarına ve ağırlıklarına zaten alışkındır Sibel. Onun için barın ucuna takılı ağırlıklar çocuk oyuncağı gibidir. Çalışma ve antrenmanlarını aksatmayan sporcu, kısa süre sonra seçildiği milli takım ile şimdi başarıdan başarıya koşuyor.

SİBEL, YETİŞTİRME YURDUNDAN OLİMPİYAT KÜRSÜSÜNE ÇIKTI

Çin Halk Cumhuriyeti`nin başkenti Pekin`de başlayan 2008 Olimpiyat Oyunları`nda Türkiye`nin ilk madalyası halterden geldi. Bayanlar 48 kiloda mücadele eden milli sporcumuz Sibel Özkan toplamda 199 kg. ile ikinci olup gümüş madalya kazanırken, aynı sıkletteki diğer haltercimiz Nurcan Taylan sıfır çekti. İbretlik bir yaşam öyküsüne sahip olan Sibel Özkan, çok mutlu olduğunu ifade ederken, daha iyi bir derece elde edemediği için Türk halkından özür diledi.

Çin`in uzun süredir konuşulan kirli havasına nazaran güneşli ve açık bir günde olimpiyatların ilk müsabakaları dün tüm dünyaya `merhaba` dedi. Tebessüm ettiren bu güneşli günde halterde kazandığımız başarı, ülkemizin yüzünün uluslararası arenada gülmesine vesile oldu. Aslında en fazla sevinen kişi Sibel`di. Annesi vefat ettikten sonra yetiştirme yurdunda büyüyen yetenekli sporcu, hayatla mücadelesine çok erken başlar. Konya Necati Çetinkaya Kız Öğrenci Yetiştirme Yurdu`nda kalan Özkan, 6 yıl önce judoyla spora adım atar. Daha sonra Milli Takım antrenörü Talat Ünlü`nün keşfettiği Özkan, haltere başlar. Bu spora kısa sürede adapte olan Sibel, hayatın acılarına zaten alışkındır. Onun için barın ucuna takılı olan ağırlıklar çocuk oyuncağı gibidir.

Çalışmayı çok seven ve hiçbir antrenmanını aksatmayan başarılı sporcu, kısa sürede Milli Takım`a girmeyi başarır. 3 Mart 1988 Afyonkarahisar doğumlu genç sporcu, Talat Ünlü ve Osman Nuri Vural hocalardan pek çok şey öğrenir. Milli Takım`da kendine yer veren hocalarının yüzünü kara çıkarmaz ve gençlerde Avrupa şampiyonu olur. Daha sonra dünya şampiyonalarında derece elde etmeyi başaran şampiyon halterci, Avrupa rekorunu da kırınca büyük umutlar vaat etmeye başlar. Aynı zamanda Tokat Gazi Osman Paşa Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu`nda öğrenim gören milli sporcunun, hedefi artık olimpiyatlarda bu sporun zirvesine çıkmaktır. Genç sporcu, geçen yıl 2008 Pekin Olimpiyatları`na hazırlanmaya başlar. Pekin`de madalya alacağının sinyalini ise iki ay önce Kolombiya`da gerçekleşen Dünya Genç Bayanlar Halter Şampiyonası`nda, 48 kiloda 3 altın madalya kazanarak verir. Sibel`in ağzından yetiştirme yurdundaki bir gününü öğrendiğimizde neden en fazla gülmeyi onun hak ettiğini anlayabiliyoruz: "Sabahları saat 04.45`te kalkardım. Hazırlanır, kahvaltımı yapardım. 07.00`de okula giderdim. 14.00`te okuldan yurda döner ve 16.30`a kadar etüt saatinde ders çalışırdım. Akşam spor salonuna gidiyor ve 19.00-21.00 saatleri arasında antrenman yapıyordum. 21.00`i geçiremiyordum, çünkü yurda girişlerin son saati bu. Yurtta ne çıkıyorsa, onu yiyordum. Özel bir şey yapmıyordum." Pekin Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Spor Salonu`ndaki oyunların halter müsabakalarında bayanlar 48 kiloda 14 sporcu mücadele etti. Koparmada podyuma 13. sırada çıkan Sibel Özkan, son hakkında 88 kiloluk barı kaldırdı. Özkan, silkmede ilk hakkında 108 kiloluk barı kaldırmasına karşın kontrol edemeyince başarısız oldu. Aynı ağırlığı 2. hakkında kaldıran Özkan, son hakkında da 111 kiloluk kaldırışıyla toplamda 199 kiloya ulaştı ve gümüş madalya kazandı. Bu sıklette ev sahibi ülkeden Xiexia Chen, koparmada 95 ve silkmede 117 kiloluk kaldırışlarıyla toplamda 212 kiloya ulaştı ve zorlanmadan altın madalyanın sahibi oldu. Bronz madalyayı ise Tayvanlı Chen Wei Ling, toplamda 196 kiloyla kazandı.

Bu başarı için uzun yıllar beklediğini ve çok çalıştığını belirten Sibel Özkan, "Madalya gitti geldi diyebilirim. Rakibim bir ara kiloyu kaldırıyordu ve ben de dua ettim. Dualarım tuttu. Gümüş madalya aldığım için çok mutluyum." dedi. Milli sporcu, şimdiki hedefinin 2009 Dünya Şampiyonluğu olduğunu söyledi. Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay ise başarılı halterciye, madalya töreninden sonra 3 bin dolar harçlık verdi.

Nurullah Kaya








© 2006, 2007, 2008 - Ozelders.com - Özel Ders İlanları
Site Haritası | Site Kullanım Kuralları | Gizlilik Politikası